ABD'nin askeri yığınağı ve İsrail’i ölümüne savunmak

Pentagon Ortadoğu'ya daha fazla asker gönderileceğini duyurdu

USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisi ve savaş uçakları, 2 Temmuz 2013 (Reuters)
USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisi ve savaş uçakları, 2 Temmuz 2013 (Reuters)
TT

ABD'nin askeri yığınağı ve İsrail’i ölümüne savunmak

USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisi ve savaş uçakları, 2 Temmuz 2013 (Reuters)
USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisi ve savaş uçakları, 2 Temmuz 2013 (Reuters)

Con Coughlin

ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Ortadoğu'ya daha fazla asker gönderileceğini açıklamasıyla birlikte, İsrail ve Hizbullah arasında giderek kötüleşen çatışmanın daha geniş kapsamlı bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıdığı yönündeki endişeler arttı.

ABD'nin bölgede halihazırda 40 bin askerden oluşan bir gücü bulunuyor. Bu gücün temel amacı, Washington'ın müttefiklerini İran'ın ve bölgedeki vekiller ağının yarattığı tehditten korumak. Bu güç özellikle İran ya da vekillerinden biri, Yahudi devletini doğrudan saldırmakla tehdit ettiğinde İsrail'i savunmak için kullanılıyor.

Bu durumun bir sonucu olarak ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon, İngiltere ve Fransa ile birlikte Yemen’deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz'de İsrail'le bağlantılı olduğunu iddia ettikleri ticari gemilere saldırılar düzenlemeye başlamasının ardından Husilere karşı bir askeri operasyon başlattı. Yemen’deki Husi mevzileri hedef alındı. Kızıldeniz'de seyrüsefer güvenliği için devriyeler yoğunlaştırıldı.

İsrail, Şam’daki İran konsole düzenlediği hava saldırısına misilleme olarak İsrail'e ilk doğrudan saldırısını düzenlemesinin ardından, ABD ordusu da İsrail'in savunmasında öncü bir rol oynadı.

İran'ın nisan ayında İsrail'in Şam'daki İran elçiliğine düzenlediği hava saldırısına misilleme olarak İsrail'e düzenlediği ilk doğrudan saldırısından sonra ABD ordusu da İsrail'in savunmasında öncü bir rol oynadı. ABD’nin bölgeye konuşlandırdığı hava savunma sistemleri İran'ın İsrail'e fırlattığı yaklaşık 300 roket ve insansız hava aracını (İHA) yakalayarak imha etti.

Bu yüzden ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) pazartesi günü İsrail ve Hizbullah arasında tırmanan şiddete karşılık olarak Ortadoğu'ya ‘küçük’ bir birlik göndereceğini açıklamasının, ABD'nin tansiyonun giderek yükseldiği çatışma sarmalına daha fazla dahil olabileceğine dair endişeleri arttırması kaçınılmaz.

“İran'ın nisan ayında İsrail'in Şam'daki İran elçiliğine düzenlediği hava saldırısına misilleme olarak İsrail'e düzenlediği ilk doğrudan saldırısında ABD ordusu da İsrail'in savunmasında öncü bir rol oynadı.

Pentagon Sözcüsü Tümgeneral Pat Ryder, bu hafta düzenlediği basın toplantısında, çatışmaların tırmanması halinde, ABD güçlerinin İsrail'i savunmak için harekete geçirilmesi ihtimalini göz ardı etmedi. Tümgeneral Ryder, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerilimler ve tırmanış göz önüne alındığında, daha geniş bir bölgesel çatışma potansiyeli var. Henüz o noktaya geldiğimizi sanmıyorum ama bu tehlikeli bir durum” ifadelerini kullandı. Tümgeneral Ryder, gönderilen birliklerin sayısına ve nasıl bir rol üstleneceklerine dair detay vermekten kaçındı.

ABD, bölgede halihazırda konuşlu 40 bin askerinin yanı sıra, Akdeniz'de binlerce deniz piyadesinin bulunduğu bir düzineden fazla savaş gemisi konuşlandırdı.

Bu devasa güce yakında, pazartesi günü iki destroyer ve bir kruvazör eşliğinde Virginia Limanı'ndan ayrılan USS Harry S. Truman uçak gemisi de eklenecek. Tüm bunlar ABD'nin şu an Umman Körfezi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile birlikte bir kez daha Ortadoğu'da konuşlandırılmış iki uçak gemisine sahip olacağı anlamına geliyor.

ABD'nin Ortadoğu'daki askeri yığınağını arttırması, Biden yönetiminin İsrail ve Hizbullah arasındaki gerilimin, İran'ı nihayetinde çatışmaya daha fazla dahil olmaya itebileceği endişelerini körüklediğini gösterdi.

Hizbullah'ın başlıca destekçisi olan İran, son günlerde Lübnan'da yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor. İsrail'in geçtiğimiz hafta Lübnan'da Hizbullah üyeleri tarafından kullanılan çağrı cihazları ve telsizleri patlaması sonucu çok sayıda can kaybına neden olmakla suçlanmasının ardından, İran'ın çatışmaya daha fazla müdahil olma riski arttı.

ABD, bölgede halihazırda konuşlu 40 bin askerinin yanı sıra, Akdeniz'de binlerce deniz piyadesinin bulunduğu bir düzineden fazla savaş gemisi konuşlandırdı.

İran İsrail'i ‘toplu katliam’ yapmakla suçlayarak karşılık verdi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Nasır Kenani, suçlamayla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Siyonist rejim tarafından işlenen terör eylemini kınıyoruz” dedi.

Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul görüşmeleri için bu hafta New York'a yaptığı ziyaret sırasında CNN'e verdiği röportajda, Hizbullah’ın İsrail'e karşı tek başına mücadele edemeyeceğini söyledi.

Pezeşkiyan, CNN’de yayınlanan röportajda, “Hizbullah, Batı ve Avrupa ülkeleri ile ABD tarafından savunulan, desteklenen ve silahlandırılan bir devlete karşı tek başına duramaz. Lübnan'ın İsrail'in elinde yeni bir Gazze olmasına izin vermemeliyiz” ifadelerini kullandı.

ABD bölgedeki askeri varlığını arttırırken, Tahran'ı İsrail'e daha fazla saldırı düzenlemesi halinde ‘feci’ sonuçlarla karşılaşacağı konusunda doğrudan uyardı.

dffrgth
Lübnan'ın güneyindeki Aramta beldesinde bulunan bir kampta eğitim gören Hizbullah üyeleri, 21 Mayıs 2023 (Reuters)

ABD'nin bölgedeki asker sayısını artması, aynı zamanda Biden yönetiminin Gazze'de ateşkesi uygulama ihtimalinin hızla azaldığını gösteriyor. Ancak Beyaz Saray hem Lübnan hem de Gazze'de gerilimi azaltma konusundaki kararlılığını sürdürüyor.

İsrail'in Hizbullah'ın roket fırlatma sahalarını hedef aldığını iddia ederek bir dizi hava saldırısı başlatmasının ardından Biden yönetimi her iki tarafı da itidalli olmaya ve derhal ateşkese varmaya çağırdı. Beyaz Saray, diplomatik bir çözümün halen mümkün olduğuna inanıyor. Beyaz Saray sözcüsü Karine Jean-Pierre, Biden yönetiminin gerilimin daha da tırmanmasından endişe duyduğunu ve korktuğunu söyledi.

ABD'li yetkililer, 1980'li yıllarda Lübnan'a gerçekleştirdikleri ve ABD’nin Beyrut Büyükelçiliğine ve Deniz Piyadelerinin kullandığı üsse bomba yüklü kamyonlarla düzenlenen saldırı nedeniyle yüzlerce ABD askeri personeli ve diplomatının ölümüyle sonuçlanan son büyük askeri müdahaledeki hataları tekrarlamamaya dikkat edeceklerdir.

ABD'li yetkililer, 1980'li yıllarda Lübnan'a gerçekleştirdikleri ve yüzlerce ABD askeri personeli ve diplomatının ölümüyle sonuçlanan son büyük askeri müdahaledeki hataları tekrarlamamaya dikkat edeceklerdir.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, tansiyonu düşürmek amacıyla İsrailli mevkidaşı Yoav Gallant'ı şimdiye kadar iki kez telefonla aradı. Her iki görüşmede de Gazze'de ateşkese varılması için İsrailli yetkililere baskı yapmaya devam etti.

Ancak ateşkes umutları hızla azalırken Gallant, İsrail'in Gazze'deki askeri faaliyetlerinin yoğunluğunun, İsrail'in operasyonlarının ağırlık merkezini güneyden kuzeye kaydırmaya karar verdiğini gösterdiğini söyledi. İsrail Savunma Bakanı, Gazze'deki askeri operasyonların kuzeyde artan çatışmalar nedeniyle geri planda kalabileceğini de belirtti.

Hizbullah, 7 Ekim'deki Aksa Tufanı Operasyonu sonrası Hamas'ı desteklemek amacıyla İsrail'in kuzeyine roketli saldırılar başlattı. Bu yüzden ABD'li yetkililer, Gazze'de varılacak bir ateşkes anlaşmasının Lübnan'daki gerilimin yatışmasına yardımcı olabileceğine inanıyor.

Ancak diplomatik çabaların çatışmaların sona erdirilmesi yönünde kayda değer bir ilerleme sağlayamaması nedeniyle tüm göstergeler, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların belirgin bir şekilde artacağına işaret ediyor. İran destekli milisler İsrail'e roket atmaya devam ederken İsrail savaş uçakları da Beyrut'taki hedefler de dahil olmak üzere Lübnan'daki Hizbullah mevzilerine saldırmaya devam ediyor.

İsrail, başlıca hedeflerinden biri olarak Hizbullah'ın üst düzey komutanlarının tasfiyesini sürdürmeyi planlıyor. İsrail, Lübnan’ın güney banliyölerine düzenlediği son hava saldırısında Hizbullah’ın güney cephesi komutanı Ali Karaki'yi hedef aldı.

Hizbullah'ın sağlık durumunun iyi olduğunu ve güvenli bir yere götürüldüğünü iddia ettiği Karaki'nin saldırıda ölüp ölmediği belirsizliğini koruyor. Şarku’l Avsat’ın Majalla'dan aktardığı analize göre aralarında İbrahim Akil’in de olduğu Hizbullah'ın üst düzey askeri komutanlarından bazılarının öldürülmesi, Hizbullah'ın İsrail saldırısına karşı etkili bir yanıt planlayabilmesini ciddi şekilde engelledi.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in son hava saldırısı dalgasında, aralarında en az 50 çocuğun da bulunduğu 558 kişinin öldüğünü ve bin 800'den fazla kişinin yaralandığını açıkladı.

İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri saldırıları temelde hava saldırılarıyla sınırlı kalsa da İsrail'in kuzeyindeki evlerini terk eden yaklaşık 60 bin İsraillinin geri dönebileceği bir tampon bölge oluşturmak amacıyla Lübnan'ın güneyinde kara harekâtı düzenlemeyi düşünebileceğine dair korkular devam ediyor.

İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri saldırıları temelde hava saldırılarıyla sınırlı kalsa da Lübnan'ın güneyinde kara harekâtı düzenlemeyi düşünebileceğine dair korkular devam ediyor.

İsrail ve Hizbullah şimdiye kadar 2006 yılında 34 gün süren ve taraflardan hiçbirinin lehine sonuçlanmayan kanlı savaştaki çatışmaların tekrarlanmasından kaçınmaya çalıştılar.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu halkını ‘karmaşık günler’ beklediği konusunda uyardı. Ancak yeni stratejinin İsrail'in Hizbullah'a karşı inisiyatifi yeniden ele geçirmesini sağlayacağını söyleyen Netanyahu, “Kuzeydeki güvenlik ve güç dengesini değiştireceğimize söz vermiştim. Şimdi de bunu yapıyoruz” diye konuştu.

İsrail, Lübnan'da artan sivil kayıp oranını en aza indirmek amacıyla, Hizbullah'ın roket sakladığını iddia ettiği köyleri boşaltmaları konusunda uyarıda bulunarak en az 80 bin kişiyle temas kurmaya çalıştığını ve Gazze'de uyguladığı taktiği tekrarladığını söyledi.

dfvfdv
İsrail füzeleri Hizbullah'ın Lübnan'dan attığı diğer füzeleri engelledi, 16 Eylül 2024 (AFP)

İsrail’in gönderdiği kısa mesajlar ve ses kayıtları, bölge sakinlerini Hizbullah tarafından kullanılan binaların olduğu köyleri terk etmeleri ve geri dönmelerinin güvenli olduğuna dair yeni bir mesaj alana kadar, buraların bin metre uzağında kalmaları konusunda uyardı.

Bunu daha sonra Netanyahu’nun tüm Lübnanlı sivilleri tehlikeden uzak durmaya çağıran bir video mesajı izledi.

Diğer taraftan BM, Lübnan'da sivil ölümlerinin artmasından endişe duyduğunu ve on binlerce insanın evlerini terk ettiğini bildirdi.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) sözcüsü Matthew Saltmarsh, salı günü Cenevre'de gazetecilere yaptığı açıklamada, “Dün ve gece boyunca on binlerce insan evlerini terk etmek zorunda kaldı ve sayılar artmaya devam ediyor. Sivil kayıplar kabul edilemez” dedi.

Uluslararası toplumdan gelen itidal çağrılarına rağmen İsrail, Hizbullah'a karşı geri adım atma belirtisi göstermiyor. İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, Hizbullah'ın kalelerine yönelik geniş çaplı saldırıların 'Kuzey Okları Operasyonu' olarak adlandırıldığını açıkladı. Halevi, İsrail'in operasyonun sonraki adımları için hazırlık yaptığını da söyledi.

Çatışan taraflar, çatışmaları azaltmaya istekli görünmediğinden, tüm göstergeler, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların daha da tırmanacağına ve bunun tüm bölgenin güvenliği üzerinde yaratacağı etkilere işaret ediyor.



ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
TT

ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)

ABD Kongresi, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda Tahran'la tehlikeli bir çatışma olasılığına karşı hazırlık yapan ABD ordusunun da katılımıyla, Başkan Donald Trump'ın milletvekillerinin onayı olmadan İran'a saldırı başlatmasını engelleyecek bir karar tasarısı üzerinde önümüzdeki hafta oylama yapabilir.

Kongre üyeleri, Trump'ın Cumhuriyetçi partili bazı üyeleri ve Demokratlar da dahil olmak üzere, başkanın Kongre onayı olmadan yabancı ülkelere karşı askeri harekât düzenlemesini engelleyen kararlar geçirmeye defalarca çalıştılar, ancak başarılı olamadılar.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre ABD Anayasası, ulusal güvenlikle ilgili sınırlı durumlar dışında, savaş ilan etme ve askerleri savaşa gönderme yetkisini başkana değil, Kongreye vermektedir.

ABD ordusu,Trump'ın bir saldırı emri vermesi durumunda haftalarca sürebilecek operasyonlara hazırlanıyor.

Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçiler hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde az bir çoğunluğa sahip olsalar da Kongre'nin ulusal güvenlik konularında başkanın yetkisini kısıtlamaması gerektiğini savunarak bu kararlara karşı çıkıyorlar.

Geçtiğimiz ayın sonlarında, Virginia'dan Demokrat Senatör Tim Kaine ve Kentucky'den Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, Kongre tarafından açıkça savaş ilanıyla yetkilendirilmedikçe İran'a karşı düşmanca eylemleri yasaklayan bir karar tasarısını Senato'ya sundular.

Görsel kaldırıldı.Washington'daki Kongre binasında ABD bayrağı (Reuters)

ABD askeri unsurlarının İran'a doğru hareket ettiği bir dönemde Kaine dün yaptığı açıklamada, "Eğer bazı meslektaşlarım savaşı destekliyorsa, masalarının altına saklanmak yerine, cesurca oy verip seçmenlerine hesap vermeliler" ifadelerini kullandı.

Kaine'in bir yardımcısı, karar tasarısının Senato'da oylamaya sunulması için henüz bir zaman çizelgesi belirlenmediğini söyledi.

Temsilciler Meclisi'nde, Kentucky'den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie ve Kaliforniya'dan Demokrat Temsilci Ro Khanna, önümüzdeki hafta benzer bir karar tasarısı üzerinde oylama yapılması için girişimde bulunacaklarını açıkladılar.

Khanna, X platformunda yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı: "Trump'ın yetkilileri, İran'a yönelik saldırı olasılığının yüzde 90 olduğunu söylüyor. Bunu Kongre onayı olmadan yapamaz."


Trump, İran'a nasıl bir saldırı düzenlemeyi planlıyor?

Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
TT

Trump, İran'a nasıl bir saldırı düzenlemeyi planlıyor?

Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağı artırırken, Amerikan medyası İran'a saldırı senaryolarını masaya yatırdı.

CNN'in analizinde, İran'a saldırı durumunda askeri ve siyasi liderlerin hedef alınabileceği veya nükleer tesislere sınırlı saldırılar düzenlenebileceği belirtiliyor.

Nükleer tesislere saldırının, geçen yıl haziranda düzenlenenlere kıyasla "daha büyük ölçekli" olacağı savunuluyor.

İran'a yönelik olası saldırılar için ABD ordusuna bir hedef listesi sunulmadı. Bu da Trump'ın henüz herhangi bir askeri harekat emri vermediğinin işareti. Beyaz Saray yetkilileri, Cumhuriyetçi liderin diplomatik çözümden yana tercihini sürdürdüğünü söylüyor.

ABD Başkanı, perşembe günkü açıklamasında "10 gün içinde" bir anlaşmanın yapılıp yapılamayacağının belli olacağını söylemiş, daha sonra bu süreyi 15 güne çıkardığını bildirmişti. Müzakerelerde anlaşma sağlanamaması halinde İran'a saldırma tehdidini de yinelemişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Trump'a yakın iki üst düzey yetkili, ABD Başkanı'nın hazirandaki saldırı emrini vermeden önce de son ana kadar beklediğini söylüyor. Venezuela'ya geçen ay düzenlenen operasyonda da benzer bir sürecin yaşandığını aktarıyorlar.

Wall Street Journal'ın analizinde, İran'ın anlaşmaya yanaşmaması halinde Trump'ın geniş ölçekli saldırı talimatı vererek Tahran yönetimini devirmeye çalışabileceği yazılıyor.

Bunun yanı sıra Trump'ın "sınırlı saldırı" seçeneğini değerlendirdiği de belirtiliyor. Bu seçenekle Trump, küçük ölçekli saldırılarla İran'ı anlaşmaya yapmaya zorlayabilir.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen bir ABD'li yetkili, İran uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurana kadar saldırıların artarak devam edebileceğini savunuyor. Diğer yandan böyle bir hamlenin Tahran yönetiminin müzakerelerden çekilmesine yol açabileceğine de dikkat çekiliyor.

İran muhtemel ABD saldırılarına karşı güçlü misilleme yapılacağı uyarısında bulunmuştu. Ülkenin dini lideri Ali Hamaney, bu haftaki açıklamasında "Dünyanın en güçlü ordusu bile bazen öyle bir tokat yiyebilir ki yerinden kalkamayabilir" demişti.

İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a düzenlediği saldırılarla 12 gün süren savaş nedeniyle kesintiye uğrayan diplomatik süreç, tarafların Umman'da masaya oturmasıyla yeniden başladı.

Maskat'taki ilk tur görüşmelerin ardından müzakereler Cenevre'ye taşındı. İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık ederken, ABD'yi ise Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Witkoff temsil ediyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
TT

İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford, dün Akdeniz'e girerken görüntülendi. Bu durum, Başkan Donald Trump'ın emriyle yoğunlaştırılmış askeri konuşlandırma kapsamında İran'a karşı askeri müdahale olasılığını gündeme getirdi.

Atlantik Okyanusu'nu Akdeniz'den ayıran Cebelitarık Boğazı'nı geçen geminin fotoğrafı, AFP tarafından Cebelitarık'tan yayınlandı.

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (AP)Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (Arşiv-AP)

Trump dün, Tahran ve Washington arasında İran'ın nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varılamaması durumunda İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi "değerlendirdiğini" söyledi.

Bir önceki gün ise karar verme süresinin 10 ila 15 gün olduğunu belirtmişti.

ABD'ye ait bir diğer uçak gemisi olan USS Abraham Lincoln, ocak ayının sonundan beri Ortadoğu'da bulunuyor.

USS Gerald R. Ford'un Akdeniz'e gelmesiyle birlikte, İran'a karşı olası saldırılara hazırlık amacıyla önemli bir askeri yığılmanın yaşandığı bölgede ABD'nin ateş gücü önemli ölçüde arttı.

Aşağıda, Orta Doğu'da veya yakınlarında konuşlandırılmış en önemli Amerikan askeri varlıklarının listesi yer almaktadır:

Gemiler

ABD'li bir yetkilinin açıklamasına göre Washington'un şu anda Ortadoğu'da 13 savaş gemisi bulunuyor: bir uçak gemisi (USS Abraham Lincoln), dokuz muhrip ve üç kıyı muharebe gemisi.

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Ford, dün çekilen fotoğrafta Cebelitarık Boğazı'ndan Akdeniz'e geçerken görüntülendi. Üç muhrip eşliğinde konuşlanan geminin varlığıyla, Ortadoğu'daki ABD savaş gemisi sayısı toplam 17'ye ulaşacak.

Her bir uçak gemisi binlerce denizci ve onlarca savaş uçağından oluşan hava filoları taşıyor. İki ABD uçak gemisinin aynı anda Ortadoğu'da bulunması nadir görülen bir durumdur.

Uçaklar

İki uçak gemisinde bulunan uçaklara ilave olarak, X platformundaki açık kaynaklı istihbarat bilgilerine, Flightradar24 uçuş takip sitesine ve medya haberlerine göre, Amerika Birleşik Devletleri Ortadoğu'ya onlarca başka savaş uçağı konuşlandırdı.

Bu uçaklar arasında F-22 Raptor ve F-35 Lightning hayalet savaş uçakları, F-15 ve F-16 savaş uçakları ve operasyonlarını desteklemek için gerekli olan KC-135 havadan yakıt ikmal tankerleri de bulunmaktadır.

New York'taki Soufan Araştırma Merkezi, "50 ilave Amerikan savaş uçağı, F-35, F-22 ve F-16, bu hafta Körfez Arap devletlerindeki üslerde konuşlandırılmış yüzlerce uçağa katılmak üzere bölgeye gönderildi" diye yazdı ve bu adımların "Trump'ın (neredeyse her gün tekrarladığı) görüşmelerin başarısız olması durumunda geniş çaplı bir hava ve füze harekatına girişme tehdidini güçlendirdiğini" belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Financial Times'ten aktardığına göre bu hafta onlarca askeri yakıt ikmal ve nakliye uçağı Atlantik Okyanusu'nu geçti. Flightradar24'ten alınan verilere göre son üç günde 39 tanker uçağı potansiyel operasyon bölgelerine daha yakın yerlere yeniden konumlandırıldı. Aynı dönemde C-17 Globemaster III'ler de dahil olmak üzere 29 ağır nakliye uçağı ise Avrupa'ya uçtu.

Bir C-17 uçağı üsten Ürdün'e doğru yola çıktı. Gerçek zamanlı komuta ve kontrol operasyonlarının önemli bir bileşeni olan altı adet E-3 Sentry AWACS erken uyarı ve kontrol uçağı da konuşlandırıldı.

Trump, Tahran'dan yaklaşık 5 bin 200 kilometre uzaklıktaki Diego Garcia'daki ortak ABD-İngiltere üssünü saldırılar başlatmak için kullanma olasılığını öne sürdü; Londra ise bu öneriye ilişkin çekincelerini dile getirdi.

 "Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Hava savunma sistemleri

Raporlar ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'daki karasal hava savunmasını güçlendirdiğini, bölgedeki güdümlü füze destroyerlerinin ise denizde hava savunma yetenekleri sağladığını gösteriyor.

Bu ay, Patriot ve THAAD füze ve uçak savunma sistemlerini işleten 69. Hava Savunma Tugayı'nın merkezi olan Fort Hood'dan altı uçuş gerçekleştirildi.

Üslerdeki ABD güçleri

Kara birliklerinin İran'a karşı herhangi bir saldırı eylemine katılmaları beklenmese de Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'da misillemeye karşı savunmasız kalabilecek on binlerce askeri personeli bulunmaktadır.

Tahran, Haziran 2015 yılında Washington'un üç İran nükleer tesisini bombalamasının ardından Katar'daki Amerikan üssüne füze fırlatmıştı, ancak bu füzeler hava savunma sistemleri tarafından düşürüldü.