İsrail,  Beyrut’taki Hizbullah'ın merkez karargahlarını vurdu:  Hedefte Nasrallah var

TT

İsrail,  Beyrut’taki Hizbullah'ın merkez karargahlarını vurdu:  Hedefte Nasrallah var

İsrail,  Beyrut’taki Hizbullah'ın merkez karargahlarını vurdu:  Hedefte Nasrallah var

İsrail ordusu Hizbullah'ın merkez karargahlarının hedef alındığını açıkladı. İsrail medyası hedefte Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın olduğunu duyururken İran medyası ise Nasrallah'ın hayatta ve güvenli yerde olduğunu aktardı.

İsrail savaş uçakları bu akşam (Cuma) Beyrut'un güney banliyösündeki bir yerleşim yerine  şiddetli saldırılar düzenledi. Bölge sakinleri, dumanlar yükselmeden dakikalar önce art arda 10'dan fazla patlama sesi duyulduğunu belirttiler.

Saldırıların çok sayıda yüksek binayı yerle bir ettiğini ifade eden görgü tanıkları birkaç metre derinliğinde bir çukurun açıldığını söyledi.

Hizbullah'a yakın bir kaynağa göre, 2006 yazında İsrail’e karşı başlatılan savaştan bu yana Hizbullah kalesine düzenlenen en ağır saldırıda altı bina tamamen yıkıldı. AFP'ye isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan kaynak şunları söyledi: “(Hizbullah'ın) korunaklı bölgesinde altı bina tamamen dümdüz edildi.”

rfgtı45hy6ju7k
İsrail'in Hizbullah'ın Dahiya'daki merkez karargahına düzenlediği saldırının gerçekleştiği yerden dumanlar yükseliyor (AFP)

İsrail ordusu, Hizbullah merkez karargâhına hassas bir saldırı gerçekleştirildiğini ve büyük bir yıkıma yol açtığını duyurdu. İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari'ye göre karargâh Beyrut'un banliyölerinin kalbindeki konut binalarının altında yer almaktadır.

İsrail ordusu, Hizbullah'ın Beyrut'taki komuta merkezini vurduğunu açıklamasından saatler sonra savaş uçaklarının Lübnan'da aralarında fırlatma rampaları ve silah depolarının da bulunduğu Hizbullah hedeflerini vurduğunu söyledi.

Kanal 13 İsrailli bir yetkilinin şu sözlerini aktardı: Operasyon yapıldığında Amerikalıları bilgilendirdik.

İsrail medyası hedefin Nasrallah olduğunu söylerken, Hizbullah'a yakın bir kaynak Hizbullah genel sekreterinin “iyi” olduğunu doğruladı.

İran medyası güvenlik kaynaklarının Nasrallah güvenli bir yerde ve İsrail medyasının yaydığı haberler doğru olmadığını aktardı.

dcfvrgb
Lübnanlı askerler ve sağlık görevlileri İsrail hava saldırılarında Hizbullah'ın karargahının hedef alındığı yerde (AFP)

İsrail'in Birleşmiş Milletler temsilcisi

İsrail'in Birleşmiş Milletler temsilcisi Danny Danon, İsrail'in Cuma günü Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarının İsrail'e saldırı planlayan “kötü insanların” toplantısını hedef aldığını söyledi. Danon İsrail'in Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ı hedef alıp almadığını teyit etmekten kaçındı ancak Nasrallah'ın cezalandırılmayı hak eden “kötü bir aktör” ve “terörist” olduğunu söyledi.

Biden

ABD Başkanı Joe Biden, ABD'nin İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırısından haberdar olmadığını ve bu saldırıya katılmadığını söyledi.

Mikati

Bu gerilim karşısında Lübnan'ın geçici Başbakanı Necip Mikati Cuma günü uluslararası topluma İsrail'i Lübnan'a karşı yürüttüğü “imha savaşını” durdurması için “caydırma” çağrısında bulundu. New York'ta bulunan Mikati, ofisinden yapılan açıklamada şunları söyledi “Yeni saldırganlık, İsrailli düşmanın tüm uluslararası çabalara ve ateşkes çağrılarına kulak asmadığını kanıtlıyor; bu da uluslararası topluma bu düşmanı caydırma, zorbalığını ve Lübnan'a karşı yürüttüğü imha savaşını durdurma sorumluluğunu yüklüyor.”

İki ölü ve 76 yaralı

Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan ilk bilançoya göre İsrail saldırılarında iki kişi öldü, 76 kişi de yaralandı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki Haret Hreik'e art arda düzenlediği saldırılarda iki kişi öldü, 15'i hastaneye kaldırılan 76 kişi de yaralandı” denildi. Bakanlık, enkaz kaldırma çalışmaları devam ettiği için ölü sayısının artabileceğini söyledi.

İran

İran'ın Beyrut Büyükelçiliği, İsrail saldırısının oyunun kurallarını değiştiren ciddi bir tırmanma olduğunu ve saldırının “uygun cezayı” hak eden bir “suç” olduğunu söyledi.

Bı̇rleşmı̇ş Mı̇lletler

Birleşmiş Milletler Cuma günü yaptığı açıklamada İsrail'in Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney banliyölerine yönelik saldırılarını büyük bir endişeyle takip ettiğini belirtti. Örgütün sözcüsü Stephane Dujarric bir basın brifinginde yaptığı açıklamada, “BM Beyrut'a yönelik saldırıları büyük bir endişeyle takip ediyor” dedi.



Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
TT

Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)

Başkan Donald Trump'ın ithalata yeni gümrük vergileri uygulama sözü vermesinin ardından finansal ve ekonomik çalkantı korkuları arasında, Amerika'nın dünya genelindeki ticaret ortakları yeni belirsizlikleri değerlendirmeye başladı.

Yüksek Mahkeme'nin ikinci döneminin başında uygulamaya koyduğu kapsamlı gümrük vergileri paketini iptal etmesinden saatler sonra Trump, farklı bir yasa kapsamında salı gününden itibaren 150 gün süreyle tüm ülkelerden yapılan ithalata yeni gümrük vergileri uygulayacağını söyledi. Başlangıçta yüzde 10 olarak belirlediği oranı, "derhal geçerli olmak üzere" yüzde 15'e çıkardı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı açıklamada, mahkemenin "son derece Amerikan karşıtı" kararının ardından ithalat tarifelerini "tamamen izin verilen seviyeye" çıkarmaya karar verdiğini söyledi.

Bu karar, ekonomistlerin daha fazla önlem alınabileceği ve bunun da finansal kaosa yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmasına neden oldu.


Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
TT

Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)

ABD merkezli haber sitesi Axios, ABD'li yetkililere dayandırdığı bir haberde, Başkan Donald Trump yönetiminin İran ile başa çıkmak için birkaç seçenek üzerinde düşündüğünü, bunların arasında İran'ın kendi topraklarında ancak bunun nükleer silah edinmeye giden bir yol olmadığını kanıtlayan ayrıntılı teknik önlemleri içermesi şartıyla, sınırlı ve sembolik şekilde uranyum zenginleştirme yapmasına izin verecek bir formülün kabul edilmesinin de bulunduğunu aktardı.

Axios, Trump'ın çeşitli askeri seçenekleri de değerlendirdiğini, ancak ara seçim yılındaki ABD ekonomisi üzerindeki etkisinden korktuğu için uzun soluklu bir savaş yerine Venezuela'da olduğu gibi hızlı saldırıları tercih ettiğini ekledi. Axios’a göre bazıları Trump’a hava saldırıları ile tek başına bunu başarmanın zorluğu nedeniyle, Tahran'da rejim değişikliği fikrinden vazgeçmesini tavsiye etti.

Öte yandan Trump, dünya önünde zayıf görünmemek için, askeri harekat ya da anlaşma yoluyla İran'a karşı bir zafer elde etmeden geri adım atmaktan korkuyor. Reuters, Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkilinin, Trump'ın agresif söylemlerine rağmen, Washington'da İran'a yönelik bir sonraki adım konusunda hala bir fikir birliği bulunmadığını, Trump'ın ise Tahran'ın yeni bir anlaşma taslağı şeklinde hazırladığı öneriyi beklediğini söylediğini aktardı.

Diğer taraftan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ülkesinin dünya güçlerinin baskısına ‘boyun eğmeyeceğini’ söyledi. Başka bir gelişmede ise Tahran üniversitelerinde Erbain Yas Törenleri ile eş zamanlı olarak protestolar yeniden başladı.

 


Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile nükleer görüşmeler sürerken dünya güçlerinin baskısına "boyun eğmeyeceğini" söyledi.

Reuters'ın haberine göre Pezeşkiyan televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Dünya güçleri bizi boyun eğmeye zorlamak için sıraya giriyor... ama bize yarattıkları tüm sorunlara rağmen başımızı eğmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü, İran'a iki taraf arasındaki devam eden müzakerelerde "anlamlı bir anlaşmaya" varması için 15 günlük bir ültimatom verdi, aksi takdirde "kötü sonuçlarla" karşılaşacakları uyarısında bulundu. Tahran ise uranyum zenginleştirme hakkını yineledi.

ABD'nin bölgedeki askeri yığılması devam ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD müttefiki olan ülkesinin Tahran'ın herhangi bir saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği konusunda uyardı.

ABD ve İran, Umman'ın arabuluculuğuyla 6 Şubat'ta dolaylı görüşmelere yeniden başladı. Salı günü Cenevre'de ikinci tur görüşmeleri gerçekleştirdikten sonra müzakerelere devam etme niyetlerini açıkladılar.

İran çarşamba günü bu müzakereleri ilerletmek için bir taslak çerçeve hazırladığını açıklarken, ABD, Tahran'a saldırmak için "birden fazla neden" olduğunu belirterek uyarı tonunu korudu.

Trump, “Yıllar içinde İran'la uygulanabilir bir anlaşmaya varmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Uygulanabilir bir anlaşmaya varmalıyız, yoksa kötü şeyler olacak” dedi.

Şöyle devam etti: “Bir adım daha ileri gitmemiz gerekebilir, gitmeyebiliriz veya bir anlaşmaya varabiliriz. Bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz.” Daha sonra Trump, gazetecilere sürenin “10-15 gün” olduğunu söyledi.