Filistin benzetmesi, iki ülkeyi BMGK'de karşı karşıya getirdi

Hindistan, Pakistan Başbakanı'nın konuşmasını "saçmalık" diye niteledi

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Filistin benzetmesi, iki ülkeyi BMGK'de karşı karşıya getirdi

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in Himalaya bölgesindeki halkla Filistinliler arasında benzetme yapmasının ardından Hindistan ve Pakistan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Keşmir konusunda karşı karşıya geldi.

Keşmir, Hindistan'la Pakistan arasındaki onlarca yıl süren tartışmanın merkezinde yer alıyor. İki ülke de bölgenin kendisine ait olduğunu iddia ettiği halde yalnızca bir kısmını kontrol ediyor.

Şerif, cuma günkü konuşmasında Keşmir halkının, Filistinlilere benzer şekilde yüz yıldır "özgürlük ve kendi kaderini tayin etme hakkı" için mücadele verdiğini söyledi.

Şerif "Hindistan, barışa doğru yol almaktansa Güvenlik Konseyi'nin Cammu ve Keşmir kararlarını uygulama taahhüdünden geri adım attı" dedi.

Hindistan ve Pakistan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından 1948'de kabul edilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı'yla, hükümetlere Keşmir'deki durumu kötüleştirmekten her şekilde kaçınma çağrısı yapılmıştı.

Şerif "güvenli ve kalıcı barışı" sağlamak için Hindistan'ın 5 yıl önce aldığı "tek taraflı ve yasadışı uygulamaları geri çevirmesi" gerektiğini ileri sürdü. Yeni Delhi'nin "Cammu ve Keşmir tartışmasına, BM Güvenlik (Konseyi) kararlarıyla ve Keşmir halkının dilekleriyle uyumlu, barışçıl bir çözüm bulunabilmesi için diyaloglara dahil olması" gerektiğini ekledi.

Başbakan Narendra Modi'nin liderliğindeki Hindistan hükümeti, Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgenin yarı-özerk statüsünü kaldırarak, eski eyaleti birlik toprağı statüsüne düşürmüştü. Bölge ayrıca, Ladah ve Cammu-Keşmir olmak üzere doğrudan Yeni Delhi tarafından yönetilen iki birlik toprağına ayrılarak bölgeleri kontrol etmek üzere yönetici atanmasını mümkün kılmıştı.

Şerif, Hindistan'ı bölgede yargısız infazlar, uzun süreli sokağa çıkma yasakları ve başka "baskıcı faaliyetlerle" de suçladı.

Hindistan, Genel Kurul'daki yanıt hakkını Pakistan'a karşılık vermek için kullanarak Şerif'in konuşmasını "saçmalık" diye niteledi.

Hindistan'ın Birleşmiş Milletler daimi temsilcisi yardımcısı Bhavika Mangalanandan "Orduyla yönetilen, dünya çapında terörizm, uyuşturucu ticareti ve ulusötesi suçla bilinen bir ülke, dünyanın en büyük demokrasine saldırma cüreti gösteriyor" dedi.

Mangalanandan, Pakistan'ı uzun zamandır "sınır ötesi terörizmi komşularına karşı bir silah olarak kullanmakla" suçladı.

Böyle bir ülkenin herhangi bir yerdeki şiddetten bahsetmesi, ikiyüzlülüğün en kötü örneği.

Pakistan, BM'de düzenli bir şekilde Keşmir'i gündeme getiriyor ve her zaman Hindistan'ın tepkisini çekiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel statünün kaldırılmasından bu yana, 5 yıldır ilk kez BM'deki konuşmasında Keşmir'e değinmemişti.

Erdoğan "Yükselen ekonomileri bir araya getiren BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) ile ilişkilerimizi geliştirme irademizi canlı tutuyoruz" demişti.

Gazze'deki sağlık bakanlığı, İsrail'in Gazze'ye askeri saldırılarında yaklaşık bir yıl içinde en az 41 bin 586 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 96 bin 210 kişininse yaralandığını bildiriyor. Savaş, Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'in güneyine düzenlediği ve çoğunluğu sivil olan neredeyse 1200 kişinin hayatını kaybettiği ve 250 kişinin kaçırıldığı saldırıya karşılık verilmesiyle başlamıştı.

Independent Türkçe



Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
TT

Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)

ABD Yüksek Mahkemesi, 6'ya 3'lük çoğunlukla, Başkan Donald Trump'ın küresel ticareti aksatan bir dizi gümrük vergisi uygulayarak yetkisini aştığı ve yönetimin ekonomik gündemine darbe vurduğu sonucuna vardı.

Trump, gümrük vergilerini politikasının temel taşlarından biri haline getirmiş, hatta onları "en sevdiği kelime" olarak nitelendirmişti. Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre birkaç eyalet valisiyle yaptığı özel bir toplantıda karardan haberdar edildiğinde bunu "utanç verici" olarak nitelendirdi.

Yüksek Mahkeme yargıçlarının çoğunluğu, Anayasa'nın Kongre'ye gümrük vergileri de dahil olmak üzere vergi koyma yetkisini "çok açık bir şekilde" verdiğini ve Anayasa'yı hazırlayanların yürütme organına vergi koyma yetkisinin hiçbir bölümünü vermediğini vurguladı.

Karara ilişkin uluslararası tepkiler ardı ardına geldi; Avrupa Birliği kararı "dikkatlice analiz ettiğini" ve ABD yönetimiyle iletişim halinde olduğunu açıklarken, Kanada kararı Trump'ın gümrük vergilerinin "haksız" olduğunu doğrulayan bir gelişme olarak değerlendirdi.

Birleşik Krallık, kararın sonuçlarını görüşmek üzere Washington ile iş birliği yapacağını ifade etti.


Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.