Netanyahu: Hamas'ı yok ettikten sonra İran'a yanıt vereceğiz ve Hizbullah'ı yok edeceğiz

Netanyahu, Macron'un İsrail'e silah ambargosu uygulanması çağrısında bulunmasının ‘utanç verici’ olduğunu söyledi

TT

Netanyahu: Hamas'ı yok ettikten sonra İran'a yanıt vereceğiz ve Hizbullah'ı yok edeceğiz

Netanyahu: Hamas'ı yok ettikten sonra İran'a yanıt vereceğiz ve Hizbullah'ı yok edeceğiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün (Cumartesi) akşam İsrail medya kanalları tarafından yayınlanan video mesajında ülkesinin İran'a karşılık vermeye kararlı olduğunu ve bunu yapacağını söyledi.

Açıklama, dünya İran'ın geçtiğimiz salı günü gerçekleştirdiği füze saldırısına İsrail'in vereceği yanıtı beklerken geldi. İran, İsrail'in Beyrut ve Tahran'da Hizbullah ve Hamas liderlerini öldürdüğü saldırılara karşılık olarak İsrail'e yaklaşık 200 füze fırlattı.

Netanyahu, “Dünyadaki hiçbir ülke İran'ın saldırısını kabul etmeyeceği gibi İsrail de kabul etmeyecektir. Tarihin en büyük saldırılarından birinde bize yüzlerce füze fırlattılar. İran bize saldırdıktan sonra kendimizi savunma hakkımız var” ifadelerini kullandı.

‘Gazze Şeridi, Lübnan, Yemen, Suriye ve Irak'tan gelen tüm saldırıların arkasında İran'ın olduğunu’ kaydeden Netanyahu, “Buna bir son vereceğiz... İran'ın tüm tehditlerine karşı koyacağız” dedi.

Netanyahu, Lübnan cephesindeki savaşla ilgili olarak da şunları söyledi: “Kuzey cephesindeki güç dengesini değiştireceğime söz verdim ve şu anda yaptığımız da bu. Kuzeyde askeri bir çözüm gerekliydi.”

Netanyahu sözlerini şöyle sürdürdü: “Hasan Nasrallah ve Hizbullah liderliğini ortadan kaldırdık, füze sistemlerinin büyük bir bölümünü yok ettik ve güçlerimiz şu anda sınırlarımıza yakın Hizbullah tünelleri tehdidini ortadan kaldırıyor.”

Netanyahu, önceki dönemde Hamas’ın Gazze Şeridi'ndeki kabiliyetlerinin yok edilmesine odaklanıldığını ve şimdi İsrail'in güçlerini kuzey cephesine yönlendirdiğini açıkladı. Hamas'ın bir yıl önce İsrail'e yönelik eşi benzeri görülmemiş saldırısına atıfta bulunan Netanyahu, İsrail'in şu anda gerçekleştirdiği saldırıların ‘7 Ekim katliamından daha büyük bir katliamı önlediğini’ söyledi.

Netanyahu, o tarihten bu yana Gazze Şeridi'ndeki esirlerin evlerine geri getirilmesi konusundaki kararlılığını vurguladı.

Netanyahu ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İsrail'e silah tedarikini durdurma çağrısını da kınadı. Netanyahu, “İsrail, İran'ın başını çektiği barbar güçlerle savaşırken, tüm medeni uluslar İsrail'in yanında durmalıdır. Ancak Macron ve diğer Batılı liderler şimdi İsrail'e silah ambargosu uygulanması çağrısında bulunuyor. Bundan utanmaları gerekir” dedi.

İsrail Başbakanı, “İran Hizbullah'a, Husilere, Hamas'a ve diğer vekil güçlerine silah ambargosu uyguluyor mu? Elbette hayır. Bu gruplar Tahran tarafından destekleniyor ve İsrail'e karşı sözde ‘direniş eksenini’ oluşturuyor” şeklinde konuştu.

Netanyahu “Bu terörizm ekseni birleşmiş durumda. Ancak bu terör eksenine karşı çıkması gereken ülkeler İsrail'e silah tedarikini durdurma çağrısı yapıyor. Ne kadar utanç verici” dedi.

İsrail'in onların desteği olmadan da kazanacağını vurgulayan Netanyahu sözlerini şöyle noktaladı: “Ancak onların utancı savaş kazanıldıktan sonra da devam edecek. İçiniz rahat olsun, İsrail bizim için ve dünyada barış ve güvenlik için savaşı kazanana kadar savaşacak.”



Birleşmiş Milletler, Sudan HDK komutanının kardeşine yaptırım uyguladı

Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı Muhammed Hamdan Dagalo'nun (Hemedti) (Arşiv-AP)
Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı Muhammed Hamdan Dagalo'nun (Hemedti) (Arşiv-AP)
TT

Birleşmiş Milletler, Sudan HDK komutanının kardeşine yaptırım uyguladı

Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı Muhammed Hamdan Dagalo'nun (Hemedti) (Arşiv-AP)
Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı Muhammed Hamdan Dagalo'nun (Hemedti) (Arşiv-AP)

Birleşmiş Milletler (BM), dün Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) komutanının küçük kardeşi olan Algoney Hamdan Dagalo Musa ile birlikte, Sudan’da savaşmak üzere Kolombiyalı eski askerleri işe almakla suçlanan üç Kolombiyalı paralı askere yaptırım uyguladı.

BM nezdindeki Birleşik Krallık Misyonu tarafından yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yaptırımları ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’nın önerisiyle kabul ettiği bildirildi.

Yaptırım listesinde Algoney Hamdan Dagalo Musa’nın, HDK adına silah ve askerî teçhizat temin etme faaliyetlerini yönettiği ifade edildi.

Ayrıca Alvaro Andrés Quijano Becerra, Claudia Viviana Oliveros Forero ve Mateo Andrés Duque Botero isimli üç kişinin de yaptırım kapsamına alındığı ve bu kişilerin eski Kolombiyalı askerlerin Sudan’daki çatışmalara katılması için kilit rol oynadığı belirtildi.

BM açıklamasına göre video ve fotoğraf kanıtları, söz konusu kişilerin HDK’ye taktik ve teknik destek sağladığını, piyade, topçu, drone operatörü ve araç kullanımı gibi alanlarda görev aldıklarını ve hatta çocuklara savaş eğitimi verdiklerini ortaya koydu.

ABD, Birleşik Krallık ve Fransa şubat ayında, el-Faşir kuşatması sırasında işlenen ihlaller nedeniyle HDK’nın dört üst düzey komutanına yaptırım uygulamıştı.

Kolombiyalı paralı askerlerin Hartum, Omdurman, Kordofan ve El-Faşir dahil olmak üzere Sudan’ın çeşitli bölgelerindeki çatışmalarda yer aldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın yardım kuruluşlarından aktardığına göre Sudan ordusu ile HDK arasında üç yıldır süren savaş, dünyanın en ağır insani krizlerinden birine yol açtı.

Nisan ayında ABD, HDK için Kolombiyalı eski askerlerin işe alınmasında rol oynadıkları gerekçesiyle beş şirket ve kişiye daha yaptırım uygulamış ve yüzlerce eski Kolombiyalı askerin HDK’ye destek vermek üzere Sudan’a gittiğini açıklamıştı.


Ultra-Ortodoks Yahudiler, zorunlu askerlik uygulamasına karşı protesto amacıyla İsrail askeri polis şefinin evini bastı

Zorunlu askerlik hizmetine karşı çıkan ultra-Ortodoks bir Yahudi protestocu, (AFP)
Zorunlu askerlik hizmetine karşı çıkan ultra-Ortodoks bir Yahudi protestocu, (AFP)
TT

Ultra-Ortodoks Yahudiler, zorunlu askerlik uygulamasına karşı protesto amacıyla İsrail askeri polis şefinin evini bastı

Zorunlu askerlik hizmetine karşı çıkan ultra-Ortodoks bir Yahudi protestocu, (AFP)
Zorunlu askerlik hizmetine karşı çıkan ultra-Ortodoks bir Yahudi protestocu, (AFP)

İsrail’de zorunlu askerliğe karşı çıkan bir grup vicdanî retçi ultra-Ortodoks Yahudi, dün İsrail askeri polis şefinin evine baskın düzenledi ve yoklama çağrılarına uymayanlara yönelik cezai tedbirleri protesto etmek için bahçesinde oturma eylemi yaptı.

Bu gelişme, İsrail Yüksek Mahkemesi’nin pazar günü devlete, askerlikten kaçınan ultra-Ortodoks Yahudilere sağlanan mali ayrıcalıkları durdurma ve haklarında cezai soruşturmalar başlatma kararı vermesinin ardından geldi.

Söz konusu eylem, askeri ve siyasi liderlikten sert tepkiler aldı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, onlarca protestocunun Yuval Yemin’in Aşkelon’daki evinin bahçesinde slogan attığı görülürken, Yemin’in olay sırasında ailesiyle birlikte evde olduğu ifade edildi.

Başbakan Binyamin Netanyahu, “Askeri polis başkanına yönelik vahşi ve şiddet içeren saldırıyı şiddetle kınıyorum ve sorumlular hakkında kararlı adımlar atılmasını istiyorum” dedi.

Savunma Bakanı Yisrael Katz ise Yemin’in evine “ailesi içerideyken kasıtlı şekilde girilmesini” kınayarak, güvenlik güçlerine yönelik her türlü girişimin “kırmızı çizginin aşılması” anlamına geldiğini vurguladı.

Ultra-Ortodoks Yahudiler, İsrail’in 1948 yılında kuruluşundan bu yana dini eğitimle meşgul olmaları şartıyla zorunlu askerlikten muaf tutuluyordu. Ancak mahkeme son yıllarda bu istisnayı sık sık tartışmaya açtı ve 2024’te hükümeti bu grubu askere almaya zorlayan bir karar verdi.

Buna rağmen Netanyahu’nun iktidarda kalmak için ultra-Ortodoks partilerin desteğine ihtiyaç duyması, bu muafiyetin kaldırılmasına karşı çıkmasına yol açıyor.

Ultra-Ortodoks (Haredi) toplumu, İsrail’deki Yahudi nüfusun yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturuyor ve askerlik çağında yaklaşık 66 bin erkek bulunuyor. Son mahkeme kararıyla birlikte, bu gruba yerel vergiler, toplu taşıma ve çocuk bakımında sağlanan mali desteklerin de fiilen kesilmesi öngörülüyor.


Kosova meclisi cumhurbaşkanını seçemedi, ülke yeni seçimlere gidiyor

Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)
Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)
TT

Kosova meclisi cumhurbaşkanını seçemedi, ülke yeni seçimlere gidiyor

Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)
Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)

Kosova Parlamentosu, dün gece yapılan oylamada yeni cumhurbaşkanını seçemedi. Bu gelişme, ülkede bir yılı biraz aşan süre içinde üçüncü kez erken genel seçimlere gidilmesinin önünü açtı.

Parlamento Başkanı Albulena Haxhiu, milletvekillerine yaptığı açıklamada “Bu oturum mevcut yasama döneminin sonunu getirmiştir. Anayasal süre olan 45 gün içinde seçimler yapılacaktır” dedi.

Geçen yıl yapılan genel seçimlerde sol-orta çizgideki Vetevendosje (Kendin Karar Ver Hareketi), Başbakan Albin Kurti liderliğinde en fazla oyu almasına rağmen, parlamentodaki tıkanıklık nedeniyle üst düzey görevlendirmelerde zorluk yaşadı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu durum, Kosova’nın 2025 yılı boyunca büyük ölçüde işlevsiz bir parlamentoya sahip olmasına yol açtı.

Krizin bir bölümü aşılmış olsa da milletvekilleri arasındaki sert görüş ayrılıkları nedeniyle Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin görev süresinin nisan ayı başında resmen sona ermesinin ardından ülke haftalarca cumhurbaşkansız kaldı. Osmani, görevlerini geçici olarak Haxhiu’ya devretmişti.

Son günlerde sürekli oturum halinde toplanan meclis, dün gece yarısından kısa süre önce yeni cumhurbaşkanını seçme süresinin dolmasıyla oturumunu sonlandırdı. Bu durum, ülkeyi erken seçim sürecine soktu.

Muhalefet partileri oturumu boykot ederken, yalnızca iktidardaki Vetevendosje milletvekilleri ve azınlık temsilcileri salonda hazır bulundu.

Ancak bu katılım, cumhurbaşkanı seçimi için gerekli olan üçte iki çoğunluğa ulaşmaya yetmedi.

Kosova, geçen yılın başındaki sonuçsuz genel seçimlerin ardından siyasi kriz yaşıyordu. Bu kriz, aralık ayında erken seçimlerin yapılmasına neden oldu.

Kurti’nin partisi seçimleri kazanmış olsa da desteklediği cumhurbaşkanını seçmek için gerekli sandalye çoğunluğunu elde edemedi.