İsrail ordusu Beyrut'un güney banliyölerine peş peşe hava saldırıları düzenledi

Hizbullah İsrail'e yaklaşık 135 füzeyle saldırdı

İsrail'in pazartesi gecesi düzenlediği yoğun hava saldırılarının ardından Beyrut'un güney banliyölerindeki çeşitli bölgelerden duman bulutları yükselirken, 7 Ekim 2024 (AFP)
İsrail'in pazartesi gecesi düzenlediği yoğun hava saldırılarının ardından Beyrut'un güney banliyölerindeki çeşitli bölgelerden duman bulutları yükselirken, 7 Ekim 2024 (AFP)
TT

İsrail ordusu Beyrut'un güney banliyölerine peş peşe hava saldırıları düzenledi

İsrail'in pazartesi gecesi düzenlediği yoğun hava saldırılarının ardından Beyrut'un güney banliyölerindeki çeşitli bölgelerden duman bulutları yükselirken, 7 Ekim 2024 (AFP)
İsrail'in pazartesi gecesi düzenlediği yoğun hava saldırılarının ardından Beyrut'un güney banliyölerindeki çeşitli bölgelerden duman bulutları yükselirken, 7 Ekim 2024 (AFP)

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerini peş peşe düzenlediği yeni hava saldırılarıyla hedef aldı. Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA, dün akşam Beyrut'un güney banliyölerine hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi. Düşman savaş uçaklarının güney banliyölerine peş peşe hava saldırıları düzenlediğini aktaran NNA, daha sonra bölgedeki çeşitli mahallelere altı hava saldırısı düzenlendiğini kaydetti.

İsrail ordusu tarafından yapılan yeni tahliye uyarılarının ardından güney banliyölerine iki yeni hava saldırısı düzenlendi. NNA, güney banliyölerinin ilki el-Kefaat civarına, ikincisi Burc el-Beracne’ye olmak üzere iki hava saldırısıyla hedef alındığını aktardı.

İsrail ordusu tarafından dün akşam yapılan açıklamada, dün gerçekleştirilen yoğun hava saldırıları kapsamında Lübnan'ın güneyindeki 120'den fazla Hizbullah hedefinin ‘bir saat içinde’ vurulduğu duyuruldu. Açıklamada, “İsrail Hava Kuvvetleri geniş çaplı bir hava saldırısı gerçekleştirerek bir saat içinde Lübnan’ın güneyinde 120'den fazla terörist hedefi vurdu” ifadeleri kullanıldı. Hedeflerin Rıdvan Gücü ve füze sistemleri de dahil olmak üzere çeşitli Hizbullah birimlerine ait olduğu belirtildi.

Reuters’ın haberine göre İsrail ordusu dün sabah saatlerinde Beyrut'un güney banliyölerini hedef alan hava saldırıları düzenledi. Saldırılar sonucu bölgede yoğun duman bulutları oluştu.

ju6jk
Dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlenen ve Sin el-Fil semtinden görülen hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde savaşın fitilini ateşleyen Hamas Hareketi’nin daha önce eşi ve benzeri görülmemiş saldırısının birinci yıldönümünde dün öğleden sonra Hizbullah'ın İsrail’e 135 füzeyle saldırdığını duyurdu. Ordudan yapılan açıklamada “Saat 17.00 (GMT 14:00) itibariyle Hizbullah terör örgütü tarafından Lübnan'dan fırlatılan 135 füze İsrail topraklarına ulaştı” denildi. Fransız Haber Ajansı AFP'nin haberine göre İsrail'in kuzeyinde defalarca siren sesleri duyuldu.

Hizbullah tarafından dün yapılan açıklamada, özellikle geçtiğimiz aydan bu yana Hizbullah'ın kaleleri başta olmak üzere Lübnan’ın çeşitli bölgelerini hedef alan ağır hava saldırılarının ve iki taraf arasında geçtiğimiz hafta sahada gerçekleşen çatışmaların ardından Lübnan'ın güneyinde sınırdaki iki bölgede İsrail askerlerinin toplandığı yerlerin hedef alındığı belirtildi.

Açıklamada, Marun er-Ras beldesinde düşman güçlerinin toplandığı bir noktanın füzeyle vurulduğu kaydedildi. Daha önce yapılan açıklamalarda İsrail'in kuzeyindeki bölgelerin ve askeri mevzilerin füzelerle hedef alındığını duyurulmuştu. Hizbullah tarafından yapılan bir diğer açıklamada ise Belida beldesindeki el-Kal’a bölgesinde toplanan düşman İsrail askerlerinin füzeler ve toplarla hedef alındığı bildirildi.

Hizbullah, İsrail’in Hayfa şehrinin güneyindeki bir askeri üssü Fadi-1 füzeleriyle hedef aldığını ve 65 kilometre uzaklıktaki Tiberya şehrine bir saldırı daha düzenlediğini, günün ilerleyen saatlerinde gerçekleşen ikinci bir saldırıda ise Hayfa'nın kuzeyindeki bazı bölgeleri füzelerle vurduğunu duyurdu.

NNA, İsrail Hava Kuvvetleri'nin Tire bölgesindeki 30'dan fazla köye ve ilçeye hava saldırıları düzenlediğini bildirdi. Bir güvenlik kaynağı, İsrail’in Beyrut Havaalanı çevresi de dahil olmak üzere çeşitli bölgeleri vurduğunu söyledi.

İsrail'in Hükümet Sözcüsü David Mencer, dün sabah yaptığı açıklamada, geçtiğimiz hafta İsrail tarafından gerçekleştirilen bir hava saldırısında hedef alındığına dair haberlerin yapıldığı Hizbullah'ın yeni genel sekreteri olması muhtemel üst düzey isimlerinden Haşim Safiyuddin’in öldürüldüğüne dair ellerinde herhangi bir teyit olmadığını belirtti.

fgrthyj6
Lübnan'ın güneyindeki Sur kentinde İsrail'in hava saldırısının ardından bir binada meydana gelen hasarı gösteren bir fotoğraf, 7 Ekim 2024 (AFP)

Mencer, internet üzerinden düzenlediği basın toplantısında İsrail'in Safiyuddin’in ölümünü teyit edip edemeyeceği sorusuna verdiği yanıtta, “Henüz bu teyit elimizde yok, teyit edilir edilmez İsrail ordusunun internet sitesinden duyuracağız” ifadelerini kullandı.

İsrail ordusu dün Lübnan'ın güneyinde kapsamlı hava saldırıları düzenlediğini duyurdu. Alman Haber Ajansı DPA’nın haberine göre İsrail ordusunun Arapça konuşan sözcüsü Avichay Adraee, dün X platformundan yaptığı açıklamada, “İsrail savaş uçakları şu anda Lübnan'ın güneyinde Hizbullah’a ait terör hedeflerine yönelik kapsamlı hava saldırıları düzenliyor” dedi.

grthyj
İsrail'in Lübnan'ın güneyinde İsrail sınırı yakınlarındaki el-Hiyam köyüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 7 Ekim 2024 (AFP)

NNA’nın bildirdiğine göre İsrail savaş uçakları güneyde Şihabiye, Mahruna, Nefahiye, Keferduneyn, Mecadil ve Cennata beldeleri arasındaki bölge, Tayrdiba ve Maareke ve Nebatiye'deki es-Saraya el-Kadim Mahallesi ile Cebel el-Ruveys – eş-Şakif arasındaki bölgeyi hedef alan hava saldırıları gerçekleştirdi.



Sri Lanka'da vurgun: Avustralya'ya ödenecek borç çalındı

Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)
Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)
TT

Sri Lanka'da vurgun: Avustralya'ya ödenecek borç çalındı

Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)
Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)

Bilgisayar korsanları, Sri Lanka Maliye Bakanlığı'nın sistemine girerek 2,5 milyon dolar çaldı.

BBC'nin aktardığına göre çalınan fonlar, Avustralya'ya yapılan borç ödemesinin bir parçasıydı. Yetkililer, ayrıntılar ancak ortaya çıkmaya başlasa da paranın ocak ayında çalındığını düşünüyor.

Sri Lanka yönetimi, Avustralya'nın borç ödemesinde sorun yaşandığına ilişkin şikayette bulunmasından sonra hırsızlık yapıldığını fark etmiş.

Maliye Bakanlığı Sekreteri Harshana Suriyapperuma, perşembe günü yaptığı açıklamada, "Sri Lanka ödemeleri zamanında yapmış olsa da, siber suçlular müdahale ederek parayı amaçlanan alıcı yerine başka banka hesaplarına aktardı" dedi.

Suriyapperuma, Maliye Bakanlığı'na bağlı Kamu Borç Yönetimi Ofisi'ndeki 4 üst düzey yetkilinin görevden uzaklaştırıldığını ve olayla ilgili inceleme başlatıldığını bildirdi.

Sekreter, ödeme bilgilerinin yer aldığı e-postaların tutulduğu sunucuya yapılan saldırılar sonucu paranın çalındığını düşündüklerini belirtti.

Avustralya'nın Sri Lanka Yüksek Komiseri Matthew Duckworth, X'teki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Sri Lanka yetkilileri olayla ilgili inceleme yürütüyor ve soruşturmaya destek veren Avustralyalı yetkililerle işbirliği içinde çalışıyor.

AFP'nin aktardığına göre bu, Sri Lanka'da bir devlet kurumundan bilgisayar korsanları tarafından çalınan en büyük miktar. Bilgisayar korsanlarının hırsızlığı, Güney Asya ülkesinin ciddi bir ekonomik krizden çıkmaya çalıştığı dönemde gerçekleşti.

Nisan 2022'de 83 milyar doları aşan borç yükü nedeniyle temerrüde düşen ülkede gıda, yakıt, ilaç kıtlığı ve elektrik kesintileri yaşanmıştı.

Kriz geniş çaplı protestolara yol açmış ve dönemin Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa istifa ederek ülkeden ayrılmıştı.

Ülke, 2023'te IMF'yle 2,9 milyar dolarlık kurtarma paketi anlaşması imzalamış ve borç yapılandırma sürecini tamamladığını açıklamıştı.

IMF'den bu ayın başında yapılan açıklamada Sri Lanka'ya yönelik Genişletilmiş Fon Kolaylığı (EFF) kapsamında 700 milyon dolar finansman sağlanacağı duyurulmuştu.

Independent Türkçe, BBC, ABC


Savaş ve yaptırımlar, Çin yuanının yaygınlaşmasını nasıl sağladı?

Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
TT

Savaş ve yaptırımlar, Çin yuanının yaygınlaşmasını nasıl sağladı?

Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)

Rusya-Ukrayna savaşıyla İran'daki çatışmalar, Çin'in resmi para birimi yuanın küresel nüfuzunu artırma çabalarına katkı sağlıyor.

New York Times'ın analizine göre Pekin yönetimi, yuanı küresel ölçekte yaygınlaştırmayı artık yalnızca ekonomik değil, "doğrudan bir ulusal güvenlik meselesi" olarak görüyor.

Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Çin, ABD doları merkezli küresel finans sistemine bağımlılığından kurtulmayı hedefliyor. Doğu Asya devi, yuanı uluslararası ticarette yaygınlaştırarak ABD'nin finansal baskı gücünü azaltmayı istiyor.

Rusya-Ukrayna savaşı ve İran'daki çatışmalara ek olarak Batı'nın Tahran ve Kremlin'e uyguladığı yaptırımlar da Çin'in bu yöndeki hedeflerine ulaşması için bir manevra alanı sağlıyor.

İran petrolü satın alan bazı ülkeler ödemeleri yuanla yapıyor. Rusya da Çin'le ticaretinin büyük bölümünü artık yuan üzerinden gerçekleştiriyor.

Pekin yönetimi, para biriminin küresel yaygınlığını ve gücünü artırma girişimlerini en az 20 yıldır yürütüyor.

Bu kapsamda Çin, onlarca merkez bankasıyla toplam 600 milyar dolarlık swap hattı oluşturdu. Bu sayede ülkeler dolara ihtiyaç duymadan yuan kullanabiliyor.

Pekin'in 2015'te kurduğu Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi (CIPS), SWIFT'e alternatif olarak çalışıyor. SWIFT'ten çıkarılan Rus ve İran bankaları CIPS'e yönelirken, katılımcı banka sayısı 75'ten yaklaşık 200'e yükseldi.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan İran savaşında Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve enerji arzındaki riskler de Çin parasının kullanımını artırdı.

Diğer yandan yuanın, ABD dolarının hakimiyetini kırması önünde ciddi engeller de var.

Sermaye hareketlerinin sıkı kontrol altında olması, Çin dışına para çıkışının sınırlı tutulması ve ABD dolarına kıyasla yabancı yatırımcılar için erişimi zor bir para birimi olması yuanı küresel açıdan dezavantajlı kılıyor.

Bazı uzmanlara göre Pekin'in hedefi jeopolitik ve ekonomik kriz dönemlerinde kullanılabilecek alternatif bir sistem kurarak Washington'ın küresel finans üzerindeki "boğucu etkisini" zayıflatmak.

The Economist'in analizinde de Çin'in enerji ticaretini yuan üzerinden yürütme çabalarının, bu para birimini "daha istikrarlı bir liman" gibi göstermeye başladığına işaret ediliyor.

Analizde, Çin lideri Şi Cinping'in bu imajı güçlendirerek ülkesini sadece bir üretim devi değil, aynı zamanda bir "finansal güç merkezine dönüştürmeyi" hedeflediği vurgulanıyor.

Çin Komünist Partisi'nin martta yayımladığı Hükümet Çalışma Raporu'nda, 2026'da ülke ekonomisinin yüzde 4,5 ila 5 büyümesinin öngörüldüğü bilgisi paylaşılmıştı.

Ayrıca ülkenin özellikle hizmet sektöründe pazar erişimini genişleteceği, telekomünikasyon, biyoteknoloji ve yabancı sermayeli hastanelerle ilgili açılımlar yapacağı bildirilmişti.

Independent Türkçe, New York Times, The Economist, Global Times


Orban’ın mağlubiyeti, İsrail muhalefetine umut oldu: Netanyahu da aynı kaderi paylaşabilir

Netanyahu ve Orban, birbirlerine ve ABD'ye verdikleri destekle dikkat çekiyor (AFP)
Netanyahu ve Orban, birbirlerine ve ABD'ye verdikleri destekle dikkat çekiyor (AFP)
TT

Orban’ın mağlubiyeti, İsrail muhalefetine umut oldu: Netanyahu da aynı kaderi paylaşabilir

Netanyahu ve Orban, birbirlerine ve ABD'ye verdikleri destekle dikkat çekiyor (AFP)
Netanyahu ve Orban, birbirlerine ve ABD'ye verdikleri destekle dikkat çekiyor (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kasımda düzenlenmesi öngörülen seçimlere hazırlanırken, "gerçek dostum" dediği Macaristan Başbakanı Viktor Orban'la aynı kaderi paylaşmak istemiyor.

Yahudi Telgraf Ajansı'nın (JTA) analizine göre Netanyahu'nun rakipleri, "İsrail'de de Orban'ınkine benzer bir sürpriz yaşanacağına" dair umutlu.

Londra School of Economis'ten araştırmacı Yonatan Levi, İsrail kamuoyunun Macaristan'daki seçimlere yoğun ilgisinin, Orta Avrupa ülkesinin Netanyahu ve ortakları açısından bir model gibi görülmesinden kaynakladığını belirtiyor:

Viktor Orban'ın mahkemeleri kontrol altına almasına, özgür medyayı ortadan kaldırmasına ve kamu hizmetlerini tamamen siyasallaştırmasına olanak tanıyan birçok yasa ve reform, son yıllarda İsrail'de de teşvik edildi. Dolayısıyla İsrailliler, mevcut demokratik gerileme yolunda devam ederse İsrail'de neler olabileceğini anlamak için Macaristan'a bakıyordu.

Analiste göre Macaristan'da 16 yıldır iktidarda olan Viktor Orban'ın genel seçimleri rakibi Peter Magyar karşısında kaybetmesiyse "İsrail'de de farklı bir geleceğin mümkün olduğu" görüşünü kuvvetlendirdi:

Son haftalardaki önemli gelişmeler nedeniyle İsrailliler, kendi ülkelerinde demokrasiyi kademeli olarak aşındıran Netanyahu ve Orban gibi popülist liderlerin nasıl yenilgiye uğratılabileceğini anlamak için Macaristan'ı yakından inceliyor.

Magyar, Orban'ın liderliğindeki radikal sağ Fidesz'den ayrılıp 2024'te merkez sağ çizgideki Tisza'ya geçmişti.

İsrail'deki bazı muhalif liderler de bu denklemden hareketle kendilerini "Magyar'ın İsrail versiyonu" olarak konumlandırıyor.

Eski İsrail Başbakanı ve ana muhalefet partisi Gelecek Var'ın lideri Yair Lapid, Macarsitan'daki seçimlerin ardından yaptığı açıklamada, Magyar'ın Orban'ın partisinde yetiştiğine işaret ederek, 45 yaşındaki siyasetçinin sağcı ekonomi politikalarının Gelecek Var'ın çizgisine yakın olduğunu savunmuştu.

Lapid de 2013-2014'te Netanyahu'nun partisi Likud'la koalisyon anlaşmasına vararak, başbakanın hükümetinde maliye bakanı olarak görev yapmıştı.

Liberal çizgideki Demokratlar Partisi Başkanı Yair Golan da umudu Magyar'da görenlerden. Muhalif lider, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullanmıştı:

Orban her şeyi denedi: Medyayı ele geçirdi, yargı sistemini zayıflattı ve iktidarının yıkılmayacağına dair bir gerçeklik yaratmaya çalıştı. Ama sonunda Macar halkı sandıkta sözünü söyledi. Bizim için bu, tam burada yaşanacak olanların canlı bir hatırlatıcısı.

Bazı analistler, Magyar'ın İsrail'deki versiyonunun dindar siyasetçi Naftali Bennett olabileceğine işaret ediyor.

Siyasete 2005'te Netanyahu'nun yardımcısı olarak giren ve ırkçı açıklamalarıyla tanınan Bennet, 13 Haziran 2021-30 Haziran 2022'de İsrail başbakanıydı.

Öte yandan bazı uzmanlar Bennett'in, Netanyahu seçmenlerini kendi yanına çekebileceğini düşünmüyor. Fakat sağcı siyasetçinin benzer çizgideki partilerle kurabileceği bir koalisyonun güçlü olabileceği aktarılıyor.

Netanyahu, seçim zaferinin ardından Magyar'ı tebrik etmişti. Öte yandan Tisza liderinin bu hafta yaptığı açıklamada, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan Netanyahu'nun Macaristan'ı ziyaret etmesi durumunda tutuklanabileceğini söylemesi dikkat çekmişti.

Independent Türkçe, JTA, Haaretz