Trump'ın bahis oranı aniden düşse de sebebi belirlenemedi

Dr. Thomas Miller'ın modeli, Trump'ın Seçiciler Kurulu'nda alacağı oylara dair tahminlerde son 10 günde 230'dan 275'e çıktığını gösteriyor.

Bir veri bilimcinin son tahmini, Trump'ın 275 Seçiciler Kurulu oyuyla kazanacağı yönünde (Reuters)
Bir veri bilimcinin son tahmini, Trump'ın 275 Seçiciler Kurulu oyuyla kazanacağı yönünde (Reuters)
TT

Trump'ın bahis oranı aniden düşse de sebebi belirlenemedi

Bir veri bilimcinin son tahmini, Trump'ın 275 Seçiciler Kurulu oyuyla kazanacağı yönünde (Reuters)
Bir veri bilimcinin son tahmini, Trump'ın 275 Seçiciler Kurulu oyuyla kazanacağı yönünde (Reuters)

2024 ABD başkanlık seçimlerini kimin kazanacağını tahmin eden bir model inşa eden veri bilimcisi, Donald Trump'ın geçen hafta aniden öne geçtiğini söylüyor.

Northwestern Üniversitesi'nden Dr. Thomas Miller, Seçiciler Kurulu oylarına dair günlük tahminlerini paylaştığı The Virtual Tout isimli bir internet sitesi yürütüyor. Ayrıca bu tahminleri, 13 Temmuz'da Trump'a yönelik suikast girişimi ve J.D. Vance'le Tim Walz'ın 1 Ekim'deki münazarası gibi seçmenleri etkileyebilecek önemli olayları içeren bir zaman çizelgesiyle grafiğe yerleştiriyor.

Geçen ayın sonunda Miller, Kamala Harris'i Trump'ın önüne yerleştirmişti. 30 Eylül'de Harris'in 308 Seçiciler Kurulu oyu alacağı, Trump'ın ise 230'da kalacağı öngörülüyordu.

Ancak Demokratın sayıları bir hafta boyunca düştükten sonra, Cumhuriyetçi aday 7 Ekim'de Harris'in 268 oyuna karşı 270 delegeyle öne geçmişti.

xscdfv
Northwestern Üniversitesi'nden bir veri bilimci, Donald Trump'ın seçimi yalnızca birkaç Seçiciler Kurulu oyuyla kazanabileceğini öngörüyor. Ancak Miller, bu tahminlerin seçim gününe kadar tersine dönebileceğini söylüyor (AP)

Miller, Trump'ın seçimi ihtiyaç duyduğu en az 270 delegenin biraz daha fazlasıyla, 275 Seçiciler Kurulu oyuyla kazanacağını perşembe sabahı itibarıyla öngörerek Harris'in hanesine 263 delege yazıyor. Ancak bu değişikliğin sebebini bilmeyen uzman, kalıcı olacağına da inanmıyor.

Miller'ın internet sitesinde "6 ile 7 Ekim arasında, Demokrat adayların gün sonu tahminlerindeki düşüşüne neden olabilecek tek bir olay tespit etmedik" yazıyor.

Miller'ın metodolojisi, popüler bir siyasi bahis sitesi olan PredictIT'ye dayanıyor. Miller, oy dağılımını tahmin etmek için sitedeki günlük bahis oranlarını analiz ediyor ve bu yöntemin klasik fikir anketlerinden daha güvenilir olduğunu ileri sürüyor.

Northwestern Üniversitesi'ne konuşan Miller "Tahmin piyasaları, anketörlerden ve uzmanlardan daha güvenilir" dedi.

Bahis piyasası, insanların fikrini veya tercihini belirtmesini değil ortaya para koymasını talep ediyor.

Miller "Ortaya para koyduğunda, bahse girdiğin şeye inanıyorsun" diye ekledi.

Sonucu sevmeyebilirsin ama gerçekleşeceğini düşünüyorsun.

Miller, Fortune Magazine'e bu seçimde "tarihte ilk kez" bir yarışın bu kadar sık, ucu ucuna veya büyük bir farkla sonuçlanmak arasında gidip geldiğini söyledi.

sd5th
Kamala Harris, tahmin modelinde geçen hafta geriye düştü (AFP)

Miller "Bu seçimin dinamiğinde, bir aday çok öne çıktıktan sonra yarış her seferinde tekrar eşitliğe dönüyor" dedi.

Halihazırda bu noktada duruyor. Dakikası dakikasına takip ediyorum ve sonuçlar, 270 Seçici Kurulu oyunun civarında inip çıkıyor.

Ancak Miller, 5 Kasım yaklaşırken tahminlerinde Trump'ın önde kalacağına inanmıyor.

Miller, Fortune'a "Son derece bölünmüş bir halkız" dedi.

5 Kasım'a kadar olan 26 günde en olası trend, tahminlerin sürekli başabaş olması. Gelecek ay çılgın geçecek.

Öte yandan son ulusal anketlerin ortalaması Harris'i, Trump'ın 2,6 puan önünde gösteriyor. Yakın tarihli bir YouGov anketinde de Walz'la olan münazarasının ardından Vance'in popülerliğinde bir artış yaşandığı görülüyor.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.