Arakçi Kahire'ye gerçekleştirmesi beklenen ziyaretinde hangi dosyaları ele alacak?

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, New York'taki BM toplantıları çerçevesinde İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile bir araya geldi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, New York'taki BM toplantıları çerçevesinde İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile bir araya geldi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arakçi Kahire'ye gerçekleştirmesi beklenen ziyaretinde hangi dosyaları ele alacak?

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, New York'taki BM toplantıları çerçevesinde İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile bir araya geldi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, New York'taki BM toplantıları çerçevesinde İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile bir araya geldi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin yaklaşık iki ay önce göreve gelmesinden bu yana Kahire'ye ilk ziyaretini, Tahran'ın da çatışmaların taraflarından biri olduğu Ortadoğu'daki gerilimin arttığı bir dönemde yapması bekleniyor. Arakçi'nin diplomasi çantasında pek çok dosya var.

Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre, İranlı resmi kaynakların ‘yakında Kahire'ye yapılacağını’ söylediği ziyaret, ‘Gazze ve Lübnan dosyalarının yanı sıra ikili ilişkiler ve İsrail'in bölgeyi kapsamlı bir savaşa sürükleyecek tepkisini önleyecek herhangi bir ateşkeste Kahire'nin arabuluculuğu’ başta olmak üzere kilit dosyalar taşıyacak.

Bu ayın başlarında İran, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın geçen ay sonunda Beyrut'a düzenlenen bir İsrail saldırısında ve Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye'nin temmuz ayında Tahran'da düzenlenen bir İsrail saldırısında öldürülmesine tepki olarak İsrail'e bir füze saldırısı düzenledi.

Tahran, İran'ın nükleer ya da petrol tesislerinin hedef alınabileceği ve bunun da bölgede ciddi bir gerilime yol açabileceği korku ve uyarıları arasında İsrail'in vereceği yanıtı bekliyor.

Bölge turu kapsamında uçağı dün (pazar) Bağdat Havaalanı’na indiğinde kısa bir açıklama yapan Arakçi, Bağdat ziyaretinin amacının ‘bölgeyi herhangi bir savaş felaketinden uzak tutmak için Irak hükümetiyle istişarelerde bulunmak’ olduğunu belirtti. Arakçi, “Bölge temkinli bir durum yaşıyor. Genişleyerek kapsamlı bir savaşa yol açabilecek çatışmaların şiddetlenme ihtimali var” ifadelerini kullandı.

 xcfdbgn
İsrail'in bir eve düzenlediği saldırının ardından meydana gelen yıkımdan (Reuters)

Bağdat ziyareti öncesinde İranlı medya kuruluşları, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'ne bağlı Noor News'in Irak Dışişleri Bakanlığı'ndan bir kaynağa dayandırdığı haberine göre Arakçi'nin önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın ‘bölgeyi sakinleştirecek önlemler’ konulu yazılı mesajıyla Kahire'ye gideceğini bildirdi. İran resmi haber ajansı IRNA da dün (Pazar) medya kaynaklarına dayandırdığı haberinde Arakçi'nin yakında Mısır'ı ziyaret edeceğini duyurdu. Arakçi'nin Kahire ziyareti sırasında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, İstihbarat Şefi Abbas Kamil ve Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati ile görüşeceği belirtilirken, “Kahire'den Arakçi'nin ziyaretine ilişkin herhangi bir teyit gelmedi” denildi.

İran Dışişleri Bakanı geçtiğimiz iki gün içinde Katar ile Suudi Arabistan'a iki resmi ziyarette bulundu ve bu iki ülkenin yetkilileriyle ikili ve bölgesel konularda görüşmeler yaptı.

İran uzmanı ve İran Politikaları Analizi Arap Forumu Başkanı Dr. Muhammed Muhsin Ebu’n Nur'a göre bu ziyaret, İran'ın Kahire'den destek alma ya da İsrail'le gerilimin artırılması konusunda istişare veya koordinasyon sağlama girişimini içeriyor.

İran'ın bölgedeki mevcut gerginliğe iki şekilde yaklaştığı kesin: Askeri ve diplomatik. İran'ın Kahire'ye gelmeden ve bu konuda Kahire'yle koordinasyon kurmadan bölgede herhangi bir diplomatik yaklaşımın sürdürülemeyeceğini düşünen Ebu’n Nur'a göre, ‘özellikle de Tel Aviv'in geçen mayıs ayında Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafını ve Philadelphia Koridoru’nu kontrol altına almasının ardından Mısır ile İsrail arasında bir gerilim durumu söz konusu olduğundan’, Arakçi'nin ziyareti ikinci çerçeveye (diplomatik) giriyor. Bu ziyaret, bölge ülkelerini İsrail'e karşı harekete geçirmeyi, böylece ya tamamen Tahran'ın yanında yer almalarını ya da tarafsız kalmalarını sağlamayı amaçlıyor. Dolayısıyla İran, Kahire'nin desteğini arıyor ve İsrail'in sınırlı ya da büyük olması fark etmeksizin vereceği yanıtla ilgili tüm senaryolara hazırlık için Kahire'yle koordinasyonu sürdürüyor.

sxcdvg
Beyrut'un güneyindeki Choueifat kasabasında İsrail'in gece düzenlediği hava saldırısında hedef alınan fabrikadaki yıkımı inceleyen bir adam (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere göre İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant birkaç gün önce yaptığı açıklamada, İran'a füze saldırısının ardından verilecek yanıtın ‘ölümcül, kesin ve şaşırtıcı’ olacağını söyledi. Amerikan Axios internet sitesi de kaynaklara dayanarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ‘İran'a karşı büyük bir askeri harekata’ hazırlandığını aktardı.

Ebu’n Nur'a göre İran, İran-İsrail çatışmasında ‘Mısır'ın her zaman dürüst bir arabulucu’ olduğuna inanıyor. Bu nedenle İran diplomasisinin Kahire ile koordinasyon içinde olması ya da İsrail'e vereceği yanıtlar konusunda görüş alması veya istişare etmesi gerekiyor.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan daha önce yapılan açıklamalara göre Gazze ve Lübnan krizleri ve bölgedeki gerilimin azaltılması Mısır Dışişleri Bakanı'nın bölgedeki çeşitli taraflarla temas ve görüşmelerinde ön sıralarda yer alıyor. Son olarak Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Âl Sani ile Gazze Şeridi'ndeki son gelişmeler ve Lübnan'daki gelişmeler ele alındı.

İran uzmanı Vicdan Afravi, Tahran'ın, ABD ve diğer büyük ülkelerle olan iyi ilişkilerinin yanı sıra, Ortadoğu'da olumlu bir rol oynaması, taraf tutmaması, ülkelerin içişlerine olumsuz bir şekilde karışmaması ve Gazze'deki arabuluculuk dosyasına öncülük etmesi nedeniyle Mısır'a büyük önem verdiğini düşünüyor.

İranlı uzmana göre ziyaretin amacı Mısır'ın ateşkeste olumlu bir rol oynaması ve İsrail'in büyük bir saldırıda bulunarak İran'ın sert bir karşılık vermesini ve bunun da bölgedeki tehditleri arttırmasını önlemek. Arakçi'nin ziyaretinde iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin de ele alınacağını belirten Afravi, mevcut gerginlik ışığında ilişkilerin normalleşmesi ihtimalini dışladı.

Bedr Abdulati, eylül ayı sonunda New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun üst düzey oturumları çerçevesinde İran Dışişleri Bakanı ile bir araya geldi. Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre görüşmede, ‘İsrail'in haksız hamleleri ve bunun bölge güvenliğine yansımaları ışığında Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki tehlikeli gelişmeler başta olmak üzere ortak çıkarları ilgilendiren çeşitli konularda görüş alışverişinde bulunuldu ve gerilimin düşürülmesinin ve bölge halkının güvenlik ve istikrarını tehdit eden bölgesel bir savaşa sürüklenmesinin önlenmesinin önemi vurgulandı.’



Kallas, İran sorununa ‘diplomatik çözüm’ çağrısında bulundu: Başka bir savaş istemiyoruz

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
TT

Kallas, İran sorununa ‘diplomatik çözüm’ çağrısında bulundu: Başka bir savaş istemiyoruz

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas bugün, İran ile ABD arasında beklenen görüşmeler öncesinde, Tahran dosyası için ‘diplomatik bir çözüm’ çağrısında bulundu. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’ı askeri müdahalelerle tehdit ettiği bir döneme denk geldi.

Kallas, AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, “Bu bölgede bir başka savaşa ihtiyacımız yok; zaten çok sayıda savaş var” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Kallas, “İran şimdiye kadarki en zayıf dönemini yaşıyor. Bu zamanı diplomatik bir çözüm bulmak için değerlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi dün, ABD ile İran arasındaki yeni müzakere turunun önümüzdeki perşembe günü Cenevre’de yapılacağını duyurdu. Busaidi, müzakereler için ‘ekstra çaba göstermeye yönelik olumlu bir ivme’ olduğunu da belirtti.

ABD, İran’dan uranyum zenginleştirme stokundan vazgeçmesini, Washington’a göre nükleer bomba yapımında kullanılabilecek bu stokların imhasını, Ortadoğu’daki silahlı gruplara desteğini durdurmasını ve füze programına kısıtlamalar getirilmesini talep ediyor.

İran ise nükleer programının barışçıl olduğunu vurguluyor, ancak yaptırımların kaldırılması karşılığında bazı sınırlamaları kabul etmeye hazır olduğunu söylüyor. Tahran, nükleer konuyu füze programı veya silahlı gruplara destek gibi diğer meselelerle ilişkilendirmeyi ise reddediyor.


Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
TT

Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu’da kapsamlı barış planının başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair tartışmalar sürerken, özellikle Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmeyeceğini düşünen çevreler planın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getiriyor. Bu kesimler, İsrail hükümetinin de bu durumu, süreci bütünüyle sekteye uğratmak için kullanabileceğini ve müzakereleri zorlaştıracak çok sayıda ağır şart öne sürebileceğini savunuyor. Buna karşılık ABD yönetimine yakın isimler ise iyimser mesajlar veriyor. Projede kilit sorumluluklar üstlenen üç İsrailli yetkili de bu isimler arasında yer alıyor.

Söz konusu isimler, ABD Başkanı’nın planın başarıya ulaşması konusunda kararlı olduğunu ve sürecin sabote edilmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. Ayrıca şimdiye kadar atılan adımların, biriken engellere rağmen ‘umut verici’ olduğunu ifade ediyorlar.

dvfd
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, toplu iftar yapan yerinden edilmiş aileler, 21 Şubat 2026 (AFP)

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, ABD ekibi tarafından görevlendirilen ve İsrail’i resmen temsil etmeyen İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, sürecin artık geri dönülmez biçimde başladığını aktardı. Yetkililer, Mısır, Türkiye ve Katar’ın Hamas’ı iş birliğine ikna etmek için etkili bir rol üstlendiğini ifade etti.

Gazete, İsrail’in siyasi ve askeri liderliğinde birçok ismin Trump’ın vizyonuna ve bu vizyona inanan danışmanları Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın planı fiilen hayata geçirme kapasitesine kuşkuyla yaklaştığını yazdı. Söz konusu iki ismin, planın uygulanma mekanizmalarını oluşturmak ve başarıya ulaştırmakla görevlendirildiği belirtildi.

Buna karşılık Barış Konseyi’nde yer alan İsrailli yetkililer (İş insanı Yakir Gabay, teknoloji sektörü yöneticisi Liran Tancman ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD koordinasyon merkezindeki temsilcisi Michael Eisenberg) Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmesi ve Filistinlilerin okul müfredatını ‘barış ve hoşgörü kültürünü’ esas alacak şekilde değiştirmesi halinde Trump’ın projesinin ‘Gazze Şeridi’ni gerçek bir rivieraya dönüştürmek için tarihi bir fırsat’ olacağını savundu.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre yetkililer, projenin arkasında ‘engellenmesi zor, sağlam, profesyonel ve dengeli bir çekirdek oluşturan’ Amerikalı, Arap ve uluslararası isimlerden oluşan bir kadronun bulunduğunu ifade etti.

Ancak aynı yetkililer, Hamas’tan talep edilen hususun ‘taviz verilemeyecek belirleyici unsur’ olduğuna da dikkat çekti.

İlk görev

Barış Konseyi üyesi Yakir Gabay, projenin uygulanmasına ilişkin vizyonunu açıklarken, “İlk görev 70 milyon ton moloz ve patlayıcı kalıntısını temizlemek, geri dönüştürülebilecek malzemeleri değerlendirmek, yüzlerce kilometrelik tüneli yıkıp doldurmak ve Gazze sakinleri için dayanıklı çadırlar ile konteynerlerden oluşan geçici konutları hızla organize etmek olacak. Bu adımlar, altyapı ve konut inşasıyla eş zamanlı yürütülecek” dedi.

dfvfdv
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, yerinden edilmiş kişiler için kurulan çadırlar (AFP)

Gabay, modern hastaneler, okullar, fabrikalar, tarım alanları, karayolu ve demiryolu ağları, enerji, su ve veri merkezleri ile bir liman ve havaalanı inşasını içeren ayrıntılı bir plan hazırlandığını belirtti.

Ortadoğu’da milyonlarca konut inşa etmiş deneyimli müteahhitlerin projeye dahil edileceğini kaydeden Gabay, ‘uygun maliyetli’ konut üretimi için finansmanın hazır olduğunu, yüz binlerce kişiye istihdam sağlanacağını ifade etti.

Konut ve iş alanlarının yanı sıra 200 otelin inşasının da planlandığını açıkladı.

Gabay ayrıca, bu çerçevede Jared Kushner’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, Gazze’de Ali Şaas liderliğinde kurulan teknokrat hükümete ve yolsuzlukla mücadele konusunda sağlanan mutabakata dayandıklarını söyledi.

Yüksek teknoloji girişimcisi ve hükümete bağlı siber merkez danışmanı Liran Tancman ise Amerikalı, Arap ve Filistinli taraflarla iş birliği içinde modern teknolojik çözümler geliştirilmesini öngören bir planın uygulanmasından sorumlu olduğunu belirtti. Gazze Şeridi’nde internet altyapısının 2G’den beşinci nesil teknolojiye yükseltileceğini ve hizmetin halka ücretsiz sunulacağını vaat eden Tancman, Gazze Şeridi’nde üretilen mal ve ürünlerin yurt dışına ihracı için modern mekanizmaların oluşturulduğunu da açıkladı.

Yeni bir çağ

İsrailli yetkililer, Yedioth Ahronoth gazetesine yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nin yeniden imar planının fiilen Refah’ta başladığını ve üç yıl süreceğini bildirdi. İsrail’in halihazırda moloz temizleme çalışmalarını yürüttüğünü belirten yetkililer, ilk aşamada 500 bin kişiyi barındıracak 100 bin konut inşa edileceğini, yalnızca altyapı maliyetinin 5 milyar dolar olacağını ifade etti. Hedefin, Gazze Şeridi’ndeki tüm vatandaşlar için 400 bin konut inşa etmek olduğu; altyapı için 30 milyar dolar ve yeniden inşa için aynı tutarda kaynak öngörüldüğü kaydedildi.

vfdvfd
Gazze şehrindeki er-Rimal Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş bir kadın, seyyar su tankerlerinden doldurduğu iki su kabını taşıyor, 21 Şubat 2026 (AFP)

Gazete, Barış Konseyi’nden üst düzey bir üyenin, “Hamas planla olumlu şekilde etkileşime girerse bunun iyi bir karşılığı olur. İsrail’de liderleri için af çıkabilir, hatta silahları para karşılığında satın alınabilir. En önemlisi, Gazze ve halkı dünyaya açık ve bağlantılı yeni bir döneme geçer” ifadelerini aktardı.

Öte yandan The Times of Israel’e konuşan bir ABD’li yetkili, Yedioth Ahronoth’ta yer alan bilgilerin büyük bölümünü doğruladı. Yetkili, “Hamas silah bırakmayı kabul etmeden fon akışı başlamaz. Ancak İsrail’in de olumlu bir tutum sergilemesi gerekecek” dedi.

The Times of Israel’e konuşan bir Arap diplomat ise “Ortadoğu’da kibir tehlikeli olabilir” uyarısında bulunarak, ABD’nin Gazze’nin yeniden inşasını ve bölgede yeni bir teknokrat hükümet kurulmasını kapsayan planının ikinci aşamasının başarıya ulaşması için hem İsrail hem de Hamas üzerindeki sürekli baskının gerekli olacağını söyledi.

Bölgesel arabulucuların Hamas ile yürüttüğü silahsızlanma görüşmelerine de vakıf olduğu belirtilen diplomat, Washington’un bu konuda bir anlaşmaya varılabileceğine inanması için gerekçeler bulunduğunu aktardı.

Ancak diplomat, silahsızlanma sürecinin zaman alacağını ve Hamas’ın bazı üyelerinin, Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere oluşturulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi gözetimindeki kamu sektörüne entegre edilmesini gerektireceğini ifade etti. İsrail’in bu çerçeveye karşı çıkmasının muhtemel olduğunu belirten diplomat, Tel Aviv yönetiminin söz konusu komitenin başarısını kolaylaştıracağı konusunda da ciddi şüpheler bulunduğunu dile getirdi.


İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
TT

İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)

 

Üst düzey bir İranlı yetkili dün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında, ülkesinin nükleer programına kısıtlamalar getirilmesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması ya da tamamen kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi. Yetkili, artan askeri çatışma endişeleri gölgesinde yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını belirtti.

İran ile ABD, Tahran’ın nükleer programı konusunda onlarca yıldır süren anlaşmazlığı ele almak üzere bu ayın başında müzakerelere yeniden başlamıştı. Süreç, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri kapasitesini artırmasıyla eş zamanlı yürürken, daha geniş çaplı bir savaş ihtimaline dair kaygıları da artırdı.

İran, ABD güçleri tarafından hedef alınması halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerini vurmakla tehdit ediyor.

Yetkili, “Son tur görüşmeler, yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması veya kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda ABD’nin tutumunun İran’ın taleplerinden farklı olduğunu ortaya koydu. Tarafların yaptırımların kaldırılmasına ilişkin makul bir takvim üzerinde uzlaşması gerekiyor. Bu yol haritası makul ve ortak çıkarlara dayalı olmalı” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi cuma günü yaptığı açıklamada, birkaç gün içinde alternatif bir taslak hazırlanmasının beklendiğini belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik sınırlı askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiğini ifade etmişti.

Taviz vermeye hazır olma

Tahran, önceki müzakerelerde büyük bir anlaşmazlık noktası olan ‘zenginleştirmenin tamamen durdurulması’ yönündeki ABD talebini reddetmesine rağmen, nükleer programına ilişkin bazı tavizler vermeye hazır olduğunu bildirdi.

Washington, İran topraklarında uranyum zenginleştirilmesini nükleer silah edinmeye giden potansiyel bir yol olarak değerlendiriyor. Tahran ise bu suçlamayı reddederek uranyumu barışçıl amaçlarla zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor.

ABD ayrıca, İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini istiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) geçen yıl, İran’ın yüzde 60 saflık düzeyine kadar zenginleştirilmiş 440 kilogramın üzerinde uranyum stokuna sahip olduğu tahmininde bulunmuştu. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre İranlı yetkili, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir bölümünü ihraç etmeyi, en yüksek zenginleştirme seviyesini düşürmeyi ve bölgesel bir uranyum zenginleştirme konsorsiyumu oluşturmayı içeren bir seçeneği ciddi biçimde değerlendirebileceğini söyledi. Ancak bunun karşılığında İran’a ‘barışçıl amaçlarla nükleer zenginleştirme’ hakkının tanınması gerektiğini vurguladı. Yetkili, “Müzakereler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varılması mümkün” şeklinde konuştu.

Her iki taraf için de faydaları

İranlı yetkili, diplomatik bir çözümün hem Tahran hem de Washington için ekonomik faydalar sağlayacağını belirtti. Üst düzey İranlı yetkili, müzakere edilen ‘ekonomik paketin’ ABD’ye İran’ın petrol sektöründe ciddi yatırım fırsatları ve somut ekonomik çıkarlar sunmayı içerdiğini söyledi. Ancak Tahran’ın petrol ve maden kaynakları üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Yetkili, “Nihayetinde ABD, İran için en fazla ekonomik bir ortak olabilir. Amerikan şirketleri her zaman İran’daki petrol ve gaz sahalarında yüklenici olarak yer alabilir” ifadelerini kullandı.