Efes'te keşfedilen Romalı gladyatör mezarından gladyatör çıkmadı

Bulgular, Akdeniz'in son derece önemli antik liman kenti Efes'in tarihine daha fazla ışık tutuyor.

Yeni keşfedilen Roma gladyatörünün mezarından 12 kişinin kemikleri çıktı (Kültür ve Turizm Bakanlığı)
Yeni keşfedilen Roma gladyatörünün mezarından 12 kişinin kemikleri çıktı (Kültür ve Turizm Bakanlığı)
TT

Efes'te keşfedilen Romalı gladyatör mezarından gladyatör çıkmadı

Yeni keşfedilen Roma gladyatörünün mezarından 12 kişinin kemikleri çıktı (Kültür ve Turizm Bakanlığı)
Yeni keşfedilen Roma gladyatörünün mezarından 12 kişinin kemikleri çıktı (Kültür ve Turizm Bakanlığı)

Romalı bir gladyatörün yeni ortaya çıkarılan mezarı, kimliği belirlenemeyen 12 kişinin kemiklerini içeriyor ancak gladyatörün kalıntıları yok.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan araştırmacılar, buluntunun son derece önemli bir antik Akdeniz liman kentinin tarihine daha fazla ışık tuttuğunu söyledi.

Efes'teki Ayasuluk Tepesi'nde bulunan mezar, 3. yüzyılda yaşamış Euphrates adlı bir gladyatöre aitti ancak iki yüzyıl sonra 12 erkek ve kadın için "toplu mezar" olarak yeniden kullanıldı.

Efes, Bizans İmparatorluğu'na bağlı bir antik Yunan şehriydi.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi'nden arkeolog Sinan Mimaroğlu, Live Science'a, "Mezardaki yazıdan, başlangıçta gladyatörler için kullanıldığını biliyoruz. Lahit, MS 3. yüzyılda inşa edilmiş" diye konuştu.

Arkeologlar, mezarın özenli tasarımına ve yapımında kullanılan malzeme türlerine dayanarak, gömülen kişilerin muhtemelen üst sınıfa ya da din adamlarına mensup olduğunu düşünüyor.

Türkiye Today'e konuşan Dr. Mimaroğlu, "Sıradan birinin bir kilisenin içine böylesine titiz bir şekilde gömülmesi pek olası değil" dedi.

Ancak gladyatör ve hayatı hakkında, yapının üzerine kazınmış adı dışında çok az şey biliniyor.

Araştırmacılar halen gladyatörü ve yaşadığı dönemi daha iyi anlamak için lahdin kapağındaki gravürleri inceliyor.

Araştırmacılar, mezarlığın daha sonra ahşap çatılı bir bazilikaya ve ardından kubbeli bir kiliseye dönüştürüldüğünü söyledi.

Bilim insanları mezara 8. yüzyıl civarında bir kapak eklendiğini ve 5. yüzyıla tarihlenen üç haç kabartması bulunduğunu tespit etti.

Bazilikanın yaklaşık 20 cm altında gömülü mermer bir zemin, bir drenaj sistemi ve birkaç mezar daha vardı.

xscds
Efes Antik Kenti'nde bir yapının kalıntıları (Kültür ve Turizm Bakanlığı)​​​​​​

UNESCO'ya göre son keşif, antik Akdeniz dünyasının en büyük ve en önemli kentlerinden biri olduğu düşünülen antik kentin tarihine daha fazla ışık tutuyor.

Kentin kökenleri gizemini koruyor ancak arkeologlar Persler ve Yunanlılar da dahil bir dizi fatih tarafından yönetildiğini söylüyor.

Daha sonra Roma Cumhuriyeti döneminde Efes, "özgür" bir şehir ve antik Doğu-Batı ticaretinin önemli bir noktası olarak tanındı.

Yunanistan, İtalya ve Roma'nın geri kalanına ürün ihraç etmek için kullanılan en önemli Akdeniz limanlarından biriydi.

Daha sonraki dönemlerde şehir, Aziz Pavlus'un misyonlarının çoğunu başlattığı bir üs olarak hizmet vererek Hıristiyanlığın yayılmasında kilit rol oynadı.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.