Taliban, Afgan medyasında canlılara ait görsellerin yayınlanmasını yasakladı

‘Emri bi’l Ma'ruf Nehyi ani’l Munker’ yasası 35 maddeden oluşuyor

TT

Taliban, Afgan medyasında canlılara ait görsellerin yayınlanmasını yasakladı

Taliban, Afgan medyasında canlılara ait görsellerin yayınlanmasını yasakladı

Afgan Taliban hükümeti, medya kuruluşlarının canlıların fotoğraflarını yayınlamasını yasakladı ve bu tedbirin kademeli olarak uygulanması için çeşitli vilayetlerdeki gazetecileri uyardığını belirtti.

sxcvf
Taliban'ın Emri bi’l Ma'ruf Nehyi ani’l Munker Bakanlığı Sözcüsü Seyfulislam Hayber, 16 Ekim 2024 tarihinde Kabil'de gazetecilere açıklamalarda bulunurken (EPA)

Emri bi’l Ma'ruf Nehyi ani’l Munker Bakanlığı Sözcüsü Seyfulislam Hayber AFP'ye yaptığı açıklamada, “Yasa Afganistan'ın tüm bölgeleri için geçerli ve kademeli olarak uygulanacak. Canlı varlıkların görüntüleri şeriat yasasını ihlal ediyor” ifadelerini kullandı.

zxcvfbg
Kabil'deki Emri bi’l Ma'ruf Nehyi ani’l Munker Bakanlığı'nın giriş kapısında nöbet tutan Taliban güvenlik personeli, 16 Ekim 2024. (EPA)

Taliban yetkilileri yaz aylarında, hareketin 2021'de iktidara dönmesinden bu yana uyguladığı katı şeriat hukuku anlayışına göre Afganların yaşamlarını düzenleyen 35 maddelik bir Emri bi’l Ma'ruf Nehyi ani’l Munker (iyiliği emredip kötülükten sakındırmak) yasası yayınladı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “Bu kurallar uygulanırken hiçbir güç kullanılmayacak. Bu sadece insanlara rehberlik etmek ve bu şeylerin gerçekten şeriata aykırı olduğunu ve kaçınılması gerektiğini bildirmekle ilgilidir” ifadeleri yer aldı.

Söz konusu yasa, canlı varlıkların görüntülerini bulundurmayı ve ‘şeriata ve dine düşman’ ya da ‘Müslümanlara hakaret eden’ içerikleri yasaklıyor.

fbggb
Kabil'deki Emri bi’l Ma'ruf Nehyi ani’l Munker Bakanlığı'nda toplanan Müslüman âlimler 16 Ekim 2024 tarihinde düzenlenen bir toplantının ardından Bakanlık’tan ayrılıyor. (EPA)

Ancak bu metnin büyük bir kısmı henüz sıkı bir şekilde uygulanmadı ve Taliban hükümeti düzenli olarak sosyal medyada insanların fotoğraflarını yayınlıyor.

Emri bi’l Ma'ruf Nehyi ani’l Munker Bakanlığı geçtiğimiz ağustos ayında, yetkililerin İslam hukuku yorumunu yansıtan toplu taşıma, medya ve kutlamalar gibi günlük yaşamı düzenleyen yasalar yayınladı.

Yasanın 17. maddesi canlı varlıkların görüntülerinin yayınlanmasını yasaklayarak Afgan medyası ve basın özgürlüğü açısından doğuracağı sonuçlar konusunda endişelere yol açtı.

Emri bi’l Ma'ruf Nehyi ani’l Munker Bakanlığı Sözcüsü Seyfulislam Hayber, Tahar, Maidan, Vardak ve Kandahar vilayetlerindeki devlet medya kuruluşlarına insan ve hayvan gibi ruhu olan hiçbir şeyin görüntüsünü yayınlamamaları ya da göstermemeleri talimatı verildiğini bildirdi.

Hayber önceki gün AP'ye yaptığı açıklamada, bakanlığın ahlak yasalarını uygulamaktan sorumlu olduğunu söyledi. Hayber, kuralların yabancılar da dahil olmak üzere tüm medya kuruluşları için mi yoksa sadece Afgan kanalları ve internet siteleri için mi geçerli olduğu konusuna açıklık getirmedi. Kuralların nasıl uygulanacağını ya da uyum için bir son tarih olup olmadığını da söylemedi.

Kandahar'daki gazeteciler pazartesi günü AFP'ye bakanlıktan herhangi bir açıklama almadıklarını ve henüz fotoğraf ya da video çektikleri için ahlak polisi tarafından tutuklanmadıklarını söylediler.

Taliban'ın 1996-2001 yılları arasında iktidarda olduğu dönemde canlıların görüntüleri ülke genelinde yasaklanmıştı, ancak 2021'de iktidara gelmelerinden bu yana benzer bir yasa yaygın olarak uygulanmadı.

Taliban iktidara geldiğinde Afganistan'da bin 700'ü kadın olmak üzere 8 bin 400 medya çalışanı vardı. Basın kaynaklarına göre şimdi ise 560'ı kadın olmak üzere sadece 5 bin 100 kişi kaldı. Onlarca medya kuruluşu kapatıldı ve Afganistan üç yıl içinde sivil toplum kuruluşu Sınır Tanımayan Gazeteciler'in basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 122’nci sıradan 178’inci sıraya geriledi.



Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
TT

Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)

Çin hükümetinin, Meta'nın Manus'u satın alma işlemini durdurması, Washington-Pekin hattındaki teknoloji rekabetini kızıştırdı.

Vuhan'da üç mühendis tarafından kurulan Manus, otonom görevleri yerine getirebilen yapay zeka ajanıyla Silikon Vadisi'nin dikkatini çekmişti.

2025'in sonunda Meta, şirketi satın almak için anlaşmaya varmıştı. Bu gelişme, Çinli bir girişimin küresel pazara açılması için önemli bir fırsat olarak görülüyordu.

Ancak Pekin yönetimi, DeepSeek'ten sonra çok konuşulan yapay zeka şirketinin CEO'su Xiao Hong'la baş bilim insanı Ji Yichao'ya geçen ay yurtdışına çıkış yasağı getirmişti.

Çin hükümeti, ocak ayında süreçle ilgili inceleme de başlatmıştı. Ülkenin ana ekonomik planlama organı Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu'ndan (NDRC) pazartesi günü yapılan açıklamada, Manus'un devrinin yatırım kurallarını ihlal ettiğinin belirlendiği bildirilmişti.

New York Times'ın analizine göre, 2 milyar dolarlık anlaşmayı suya düşüren bu adım, Pekin'in yapay zeka teknolojilerini "stratejik varlık" olarak gördüğünü açık biçimde ortaya koydu.

Meta ve Manus'la ilgili son gelişmeler, Washington ve Pekin'in ileri teknoloji üzerinden yürüttüğü jeopolitik mücadeleyi de tırmandırdı.

Haberdeki verilere göre Çinli şirketlerle yabancı yatırımcılar arasındaki anlaşmalar 2021'den bu yana düşüşte. 2024'te işlem sayısı yüzde 73 azalırken, toplam hacim 54 milyar dolardan 7,8 milyar dolara geriledi.

Artan siyasi riskler nedeniyle birçok girişim ve yatırımcı strateji değiştiriyor. Çinli start-up'lar artık daha çok yerel yatırımcılara yönelirken, ABD'li fonlar da regülasyon risklerinden kaçınmak için geri çekiliyor.

Bazı şirketlerse Singapur gibi üçüncü ülkeler üzerinden küreselleşmeye çalışıyor. Örneğin TikTok'un sahibi ByteDance ve moda firması Shein, merkezlerini Singapur'a taşımıştı.

Geçen yıl Çin'de kurulan Manus da kısa süre içinde Singapur'a taşınmış, daha sonra da Meta tarafından satın alınmıştı.

Uzmanlara göre Çin'in müdahalesi yalnızca tek bir anlaşmayı değil gelecekteki benzer işlemleri de etkileyebilir.

Diğer yandan Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) yayın organı Global Times'ın analizinde, Pekin yönetiminin Manus'la ilgili adımı ABD'yle jeopolitik rekabet nedeniyle atmadığı savunuluyor.

Yapay zeka, veri ve algoritmaları içeren anlaşmaların "hiçbir zaman sıradan ticari işlemler olarak değerlendirilmediği" belirtilirken, Çin'in "stratejik teknoloji sektörlerinde güvenlik incelemeleri" yapma hakkına sahip olduğu ifade ediliyor.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times


Zohran Mamdani'den Kral III. Charles'a elmas çıkışı: İade etmelisiniz

Mamdani, Kral Charles ve eşi Camilla'yla 11 Eylül töreninde el sıkıştı (Reuters)
Mamdani, Kral Charles ve eşi Camilla'yla 11 Eylül töreninde el sıkıştı (Reuters)
TT

Zohran Mamdani'den Kral III. Charles'a elmas çıkışı: İade etmelisiniz

Mamdani, Kral Charles ve eşi Camilla'yla 11 Eylül töreninde el sıkıştı (Reuters)
Mamdani, Kral Charles ve eşi Camilla'yla 11 Eylül töreninde el sıkıştı (Reuters)

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, ABD'yi ziyaret eden Kral III. Charles'la birebir görüşmeyi reddetti.

Mamdani, Manhattan'da dün düzenlenen basın toplantısında Kral Charles'la birebir görüşme yapıp yapmayacağına dair soruları yanıtladı.

Belediye başkanı, Kral Charles'la 11 Eylül Anıtı ve Müzesi'ndeki törene katılacağını ancak Britanya monarşisinin başındaki isimle etkileşiminin bununla sınırlı kalacağını söyledi.

Kral Charles'la özel bir görüşme yapsa ne konuşacağı sorulduğundaysa Mamdani, "Muhtemelen ona Kuh-i Nur'u iade etmesini önerirdim" yanıtını verdi.

34 yaşındaki Mamdani'nin, 1840'larda Britanya İmparatorluğu'nun kolonisiyken 11 yaşındaki bir Hint prensinden alınarak Kraliçe Victoria'ya sunulan 105,6 karatlık elmasa atıfta bulunması ABD ve İngiliz basınında geniş yankı uyandırdı.

Mamdani, Uganda'nın başkenti Kampala'da Hint asıllı Ugandalı akademisyen Mahmood Mamdani ile Hindistanlı film yapımcısı Mira Nair'in oğlu olarak dünyaya geldi.

Telegraph'ın haberinde, postkolonyalizm alanında çalışan Mahmood Mamdani ve eşinin de elmasın geri gönderilmesi gerektiğini savunanlar arasında yer aldığına dikkat çekiliyor.

ABD'nin en büyük sosyalist örgütü Amerika Demokratik Sosyalistleri'ne (DSA) üye Mamdani'nin, Charles ve eşi Camilla'yla konuştuktan sonra törende genellikle onlardan uzakta durması da dikkat çekti.

Mamdani'nin sözcüsü Joe Calvello şu açıklamayı yaptı:

Belediye başkanı genel olarak bir kral fikrine karşı.

New York Times'ın aktardığına göre Mamdani'nin adı, Charles'ın Harlem'deki ziyaretine katılacak kişiler arasında da geçiyordu. Ancak belediye başkanı, kralın kentsel tarım alanında faaliyet gösteren kâr amacı gütmeyen Harlem Grown'a yaptığı ziyarete katılmadı.

Mamdani, geçen yılki belediye başkanlığı seçimlerini kazanarak New York'u yöneten ilk Müslüman ve ilk Hint asıllı Amerikalı olmuştu. 

Independent Türkçe, Guardian, Telegraph, New York Times


İran savaşının ABD’ye maliyeti açıklanandan çok daha yüksek

Trump, İran'ın taleplerine rağmen Hürmüz'deki ablukayı sonlandırmıyor (ABD Donanması)
Trump, İran'ın taleplerine rağmen Hürmüz'deki ablukayı sonlandırmıyor (ABD Donanması)
TT

İran savaşının ABD’ye maliyeti açıklanandan çok daha yüksek

Trump, İran'ın taleplerine rağmen Hürmüz'deki ablukayı sonlandırmıyor (ABD Donanması)
Trump, İran'ın taleplerine rağmen Hürmüz'deki ablukayı sonlandırmıyor (ABD Donanması)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran savaşının şimdiye dek 25 milyar dolara mal olduğunu söylese de uzmanlar gerçek rakamın çok daha yüksek olduğunu belirtiyor. Diğer yandan Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayla Tahran'ı geri adım atmaya zorlayan Washington, bölgedeki gemi trafiğini normale döndürmek için alternatif koalisyon kurma peşinde.

Pentagon yetkilisi Jules Hurst, ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi'ne dün yaptığı açıklamada, İran savaşı için şimdiye kadar yaklaşık 25 milyar dolar harcandığını söyledi. Hurst, bu miktarın çoğunun mühimmatlara gittiğini belirtti.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise sözkonusu miktara hasar gören ABD üslerinin onarımı gibi masrafların dahil olup olmadığına ilişkin açıklama yapmayı reddetti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan Amerikalı yetkililere göre, ABD'nin savaşta hasar gören Ortadoğu'daki askeri tesislerinin onarımı ve askeri ekipmanın yenilenmesi de hesaba katıldığında gerçek maliyet 40 ila 50 milyar dolara yükseliyor.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan savaşta İran'ın dini lideri Ali Hamaney başta olmak üzere Devrim Muhafızları'ndan birçok üst düzey askeri yetkili öldürülmüştü.

İran ise İsrail'in yanı sıra ABD'nin müttefiki Körfez ülkelerine misilleme yapmıştı. İran ordusu ve Tahran destekli Şii milislerin saldırılarında Bahreyn, Kuveyt, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Katar'daki ABD askeri üsleri hedef alınmıştı.

Misillemelerde ABD ordusuna ait füze bataryalarına bağlı radar sistemleri hasar görmüştü. Ayrıca Suudi Arabistan'daki ABD üssüne düzenlenen saldırıda Amerikan Hava Kuvvetleri'ne ait E-3 Sentry uçağı imha edilmişti.

Komitedeki Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Ro Khanna da 25 milyar doların gerçekçi olmadığını söyledi. Pentagon yetkilileri, daha önce Kongre'ye savaşın yalnızca ilk 6 gününde yaklaşık 11 milyar dolar harcandığını bildirmişti.

Diğer yandan ABD ve İran arasındaki anlaşmazlık nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik her geçen gün artıyor.

Wall Street Journal'ın haberine göre ABD Dışişleri Bakanlığı, yabancı ülkelerin misyonlarına, gemilerin bölgeden geçişini sağlayacak yeni bir uluslararası koalisyon kurulmasını istediklerini bildiren notlar gönderdi.

Koalisyonun bilgi paylaşımı yapacağı, diplomatik koordinasyon sağlayacağı ve muhtemel yaptırımları uygulayacağı belirtildi. Bunun, Birleşik Krallık ve Fransa'nın önerdiği ortak deniz misyonunu tamamlayıcı nitelikte olacağı ifade edildi.

CNN'in analizinde, Trump'ın ablukayı uzatarak Tahran'ı yıldırmaya çalıştığı belirtiliyor. Ancak artan petrol fiyatları ve enflasyon riskinin, kasımda ABD'de düzenlenecek ara seçimler öncesi Trump'ın elini zayıflatabileceğine dikkat çekiliyor.

Ayrıca uzmanlar, ekonomik şartların kötüleşmesiyle İran'da rejim karşıtı protestoların patlak verebileceğini ancak bu şartların olgunlaşmasının uzun süre alacağını söylüyor.

Bazı analistler, Ali Hamaney'in öldürülmesine rağmen geri adım atmayan ve onlarca yıldır Batı yaptırımları altında yaşayan İran'ın, sadece ekonomik kriz yüzünden teslim olmayacağını vurguluyor.

Independent Türkçe, Reuters, Wall Street Journal, CNN