Sih aktiviste suikast davası: Oklar Hindistan lideri Modi'ye döndü

Eski Hindistan istihbaratı görevlisine dava açıldı.

Gurpatwant Singh Pannun, Sih ayrılıkçısı SJF'yi 2007'de kurmuştu (AFP)
Gurpatwant Singh Pannun, Sih ayrılıkçısı SJF'yi 2007'de kurmuştu (AFP)
TT

Sih aktiviste suikast davası: Oklar Hindistan lideri Modi'ye döndü

Gurpatwant Singh Pannun, Sih ayrılıkçısı SJF'yi 2007'de kurmuştu (AFP)
Gurpatwant Singh Pannun, Sih ayrılıkçısı SJF'yi 2007'de kurmuştu (AFP)

ABD, Sih aktivist Gurpatwant Singh Pannun'a suikast girişiminde rol oynadığı gerekçesiyle Hindistan istihbaratının eski çalışanı Vikash Yadav hakkında hukuki işlem başlattı.

New York'ta perşembe günü açılan davada, Yadav'ın Adalet için Sihler (SJF) adlı örgütün lideri Pannun'a yönelik suikastı Hindistan'dan organize ettiği öne sürülüyor. 

İddianamede, Hindistan'ın dış istihbarat servisi Araştırma ve Çözümleme Kanadı'nın (RAW) eski görevlilerinden Yadav'ın, Pannun'a suikast düzenlemek için ABD'de yaşayan Nikhil Gupta'yla Mayıs 2023'te anlaştığı savunuluyor. 

Geçen yıl yakalanan Gupta hakkında başlatılan hukuki süreç de devam ediyor. Gupta, Pannun'u öldürmesi için biriyle anlaşmaya çalışırken, bu kişinin polise haber vermesi sonucu yakalanmıştı. Böylece suikast planı da ortaya çıkmıştı. 

Birleşik Krallık'ın kamu yayıncısı BBC, Yadav hakkındaki iddianameyle, bu süreçte ilk kez Hindistan hükümetinin bir Sih aktiviste yönelik suikast girişimiyle doğrudan ilişkilendirildiğine dikkat çekiyor. 

Hindistan yönetimi, ABD'li yetkililerle işbirliği yapıldığını belirtirken, Yadav hakkındaki suçlamalara ilişkin açıklamada bulunmadı. ABD Dışişleri Bakanlığı da Hindistan'ın işbirliğinden memnuniyet duyduklarını aktardı. 

İddianamede, Yadav'ın RAW'da "kıdemli saha yetkilisi" olduğu belirtiliyor. İstihbarat teşkilatında nasıl bir görev yaptığı tam olarak açıklanmazken, "güvenlik denetimi ve istihbarattan" sorumlu olduğu ifade ediliyor.

ABD ve Kanada pasaportlarına sahip Pannun, Hintli ajanlar tarafından kendine suikast planlandığı iddialarına ilişkin geçen yıl yaptığı açıklamada şunları söylemişti: 

Amerikan topraklarında bir ABD vatandaşının tehdit edilmesi, ABD'nin egemenliğine karşı bir meydan okumadır.

Bağımsız Halistan fikrini savunan SJF, Hindistan'da yasaklı bir örgüt. Narendra Modi hükümeti, Pannun'u da "terörist" diye niteliyor. 

ABD'deki iddianame, Kanada ve Hindistan arasındaki gerginliğin tekrar tırmandığı bir döneme denk geldi. 

csdvf
Yadav'ın ne kadar süre RAW'da çalıştığına dair bilgi paylaşılmadı (ABD Adalet Bakanlığı)

Ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar'ın 18 Haziran 2023'te Kanada'nın Britanya Kolumbiyası bölgesindeki Surrey şehrinde yer alan bir Sih tapınağının önünde öldürülmüştü. Kanada, olaydan Hindistan hükümetini sorumlu tutmuş, daha sonra iki ülke arasında kriz yaşanmıştı. 

Kanada Kraliyet Atlı Polisi'nden 14 Ekim'de yapılan açıklamayla gerginlik tekrar yükseldi. Ottava yönetimi, Yeni Delhi'nin Kanada'daki diplomatlar aracılığıyla Sih aktivistlerle ilgili bilgi topladığını, daha sonra da suç çeteleriyle anlaşarak bu kişilere saldırı düzenlediğini iddia etmişti. 

Kanada Başbakanı Justin Trudeau da Hindistan'ı, Kanada topraklarında vatandaşlarına yönelik şiddet kampanyası yürütmekle suçlamıştı. 

Hindistan ise iddialara tepki göstermiş, daha sonra 6'şar diplomat karşılıklı sınır dışı edilmişti.

Independent Türkçe, New York Times, BBC



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.