Ukrayna saldırılarını Rusya'nın derinliklerine doğru genişletiyor

Paris, dondurulmuş Rus varlıkları sayesinde Kiev'e askeri teçhizat sağlıyor

Askere çağrılan Ruslar, Rusya'nın Rostov bölgesindeki Bataysk'ta kışlalarına gitmeden önce sıraya giriyor. (Reuters)
Askere çağrılan Ruslar, Rusya'nın Rostov bölgesindeki Bataysk'ta kışlalarına gitmeden önce sıraya giriyor. (Reuters)
TT

Ukrayna saldırılarını Rusya'nın derinliklerine doğru genişletiyor

Askere çağrılan Ruslar, Rusya'nın Rostov bölgesindeki Bataysk'ta kışlalarına gitmeden önce sıraya giriyor. (Reuters)
Askere çağrılan Ruslar, Rusya'nın Rostov bölgesindeki Bataysk'ta kışlalarına gitmeden önce sıraya giriyor. (Reuters)

Ukrayna dün (Pazar) yaptığı açıklamada, gece boyunca insansız hava araçlarıyla (İHA) yapılan saldırıda sınırdan yaklaşık 750 kilometre uzaklıktaki bir Rus patlayıcı fabrikasının hedef alındığını duyurdu. Kiev, Rus ordusunun ikmali için hayati öneme sahip olduğunu söylediği enerji ve askeri tesisleri vurmak için defalarca Rus topraklarının derinliklerine İHA saldırıları düzenledi.

İHA sürüsü

Ukrayna güvenlik birimlerinden bir kaynak AFP'ye yaptığı açıklamada, İHA’ların Rusya'nın Nijniy Novgorod kenti dışındaki Dzerjinsk'te bulunan Sverdlov patlayıcı fabrikasını vurduğunu söyledi. Rus yetkililer İHA’ların bölgeyi hedef aldığını doğruladı, ancak saldırının engellendiğini bildirdi.

Nijniy Novgorod Bölge Valisi Gleb Nikitin Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Hava savunma ve elektronik harp araçları Dzerjinsk sanayi bölgesi kampüsüne yönelik bir İHA saldırısını püskürttü. Sanayi kuruluşunun kampüsünde bulunan itfaiye istasyonunun dört çalışanı hafif yaralandı” ifadelerini kullandı.

Rusya'nın en büyük askeri patlayıcı üreticilerinden biri olan Sverdlov fabrikasına ABD ve Avrupa Birliği (AB) tarafından yaptırım uygulanıyor. Rus sosyal medyasında yayınlanan görüntülerde bölgede büyük bir patlama olduğu ve küçük İHA’ların hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğü görülüyor.

Diğer yandan Kiev, fabrikanın üretim kapasitesine verilen zararın niteliği hakkında bilgi vermedi. Rusya Savunma Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın iki hafta içinde gerçekleştirdiği en büyük hava bombardımanında, gece boyunca kendi topraklarına fırlatılan 110 Ukrayna İHA’sını düşürdüğünü duyurmuştu.

Karşı saldırı

Rusya, Kiev'in yerleşim yerlerini hedef aldığını söylediği Ukrayna'ya bir dizi saldırı düzenledi. Şehrin acil servislerine göre Kryvyi Rig şehrine yapılan saldırıda en az 17 kişi yaralandı. Rusya ayrıca Ukrayna'nın kuzeydoğusundaki Sumi bölgesindeki bir elektrik santraline de saldırdı ve santralin operatörünün Telegram'da bildirdiğine göre yaklaşık 37 bin kişinin elektriğinin kesintiye uğramasına neden oldu. Moskova'nın üretim kapasitesinin büyük bir kısmını yok etmesi ve enerji tesislerini vurmaya devam etmesi nedeniyle Kiev savaşın en sert kışına hazırlanıyor. Geçmiş kışlarda milyonlarca insan sık sık yaşanan elektrik kesintileri ve sıfırın altındaki sıcaklıklarda ısınma sıkıntısı çekmişti.

Rusya'da havacılık yetkilileri, hava güvenliği endişeleri nedeniyle dün sabah Ukrayna sınırından yaklaşık bin kilometre uzaklıktaki Kazan Havaalanı’nı geçici olarak kapattıklarını duyurdu. Rusya Federal Hava Taşımacılığı Ajansı (Rosaviatsiya) uçuşların askıya alınma nedenini belirtmedi, ancak benzer kısıtlamalar genellikle Ukrayna araçlarıyla yapılan saldırılar rapor edildiğinde uygulanıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Şubat 2022'deki Ukrayna işgalinden bu yana Moskova'nın müttefikleri ve ortaklarının en büyük buluşması olan BRICS zirvesi kapsamında önümüzdeki hafta Çin, Brezilya ve Türkiye liderleriyle aynı şehirde bir araya gelecek.

Dondurulmuş varlıkların ‘faydaları’

Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Sebastien Locornu, La Tribune Dimanche gazetesine verdiği röportajda, ülkesinin bu yılın sonunda Ukrayna'ya 12 yeni CAESAR topu da dahil olmak üzere askeri teçhizat satın almak için dondurulmuş Rus varlıklarından 300 milyon euro faiz topladığını açıkladı. Locornu, “Dondurulmuş Rus varlıklarının faizini Ukrayna'ya askeri teçhizat satın almak için kullanıyoruz. Fransa sadece 2024 yılı sonunda 300 milyon euro topladı” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Ukrayna'nın halihazırda 60 kadar CAESAR topunu teslim aldığı ve 2024 yılı sonuna kadar 80 kadarını teslim alacağı belirtildi. Kiev'in yeni ekipman alımlarının açıklanması, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin Rusya'ya karşı durmak için müttefiklerinden destek almaya devam etmeyi umduğu bir dönemde geldi.



Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
TT

Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)

Yüzük Kardeşliği (The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring) oyuncu kadrosu 23 yıl sonra gerçekten yeniden bir araya gelirse, Frodo Baggins biraz farklı görünebilir ama içiniz rahat olsun: Karakteri yine Elijah Wood canlandıracak.

Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings) yıldızı Wood, Andy Serkis'in yöneteceği The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum'la Orta Dünya'ya dönmek konusunda şimdilik ser verip sır vermiyor. Ancak reddetmediği tek bir şey var: Yakın zamanda kimsenin onun yerini doldurmasını istemiyor.

Sunday Times'a konuşan 45 yaşındaki Wood, yeni filmde rolünü yeniden canlandırıp canlandırmayacağı sorulduğunda şunları söyledi:

Henüz resmi bir duyuru yapılmadı ancak geçen ağustostaki etkinlikte, Ian McKellen baklayı ağzından çıkardı. Dolayısıyla ihtimal son derece yüksek. Resmi açıklama gelene kadar bir şey söyleyemem ama yeni bir film düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor. Orta Dünya gibi bir dünya için yeni filmler sözkonusu olduğunda insan biraz tedirgin oluyor, herkes bu evrenin bütünlüğünün korunmasını umuyor. Ancak bu hikaye eğlenceli ve sürükleyici. Gerçekten de ekibin yeniden bir araya geldiği hissini veriyor.

"Ben hayatta olduğum sürece başkası oynayamaz"

Elijah Wood, kahraman hobbit Frodo Baggins rolünde Shire'a dönüp dönmeyeceğini resmen teyit etmese de McKellen'ın "Ben hayatta olduğum sürece kimsenin Gandalf'ı oynamasını istemem" sözlerine destek verdi. 

Wood, "Bunu tamamen anlıyorum. Ben de hayatta olduğum ve gücüm yettiği sürece Frodo'yu başka birinin oynamasını kesinlikle istemem" dedi.

Vizyon tarihi ertelendi

Gişe canavarı üçlemenin yönetmeni Peter Jackson, iki yıl önce Andy Serkis'in hem yönetip hem de Gollum karakteriyle başrolde yer alacağı yeni bir canlı çekim filmin yapımcılığını üstleneceğini duyurmuştu. Başlangıçta 2026'da vizyona girmesi planlanan film, son takvime göre Aralık 2027'de gösterime çıkacak.

Serinin eski yıldızları sessizliklerini korumaya çalışsa da Ağustos 2025'te Londra'daki bir hayran etkinliğinde McKellen, beklenen müjdeyi vermişti: 

Size oyuncu kadrosuyla ilgili iki sır vereceğim; filmde Frodo ve Gandalf adında karakterler var.

Diğer yıldızlar ne diyor?

Orlando Bloom, geçen yıl sarı peruğunu takıp Legolas rolü için yeniden kamera karşısına geçmesi istenirse buna seve seve "evet" diyeceğini söylemişti. Bloom, "Legolas'ı başkasının oynadığını görmekten nefret ederim. Ne yapacaklar? Yerime başka birini mi koyacaklar?" diyerek rolüne olan bağlılığını vurgulamıştı.

Aragorn karakterine hayat veren Viggo Mortensen ise 2024'te GQ'ya yaptığı açıklamada, Gondor Kralı rolünü yeniden canlandırması için "doğru şartların" oluşması gerektiğini söylemişti. 

Mortensen, "Hikayenin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Bu karakteri oynamayı seviyorum ama sadece şu anki yaşıma ve karakterin ihtiyaçlarına uygunsa bunu yaparım. Aksi takdirde bu saçma olurdu" diyerek kapıyı açık bırakmıştı.

Independent Türkçe, Entertainment Weekly, Sunday Times, GQ


ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
TT

ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)

ABD, İran'ın ardından Afganistan'ı da "haksız yere tutukluluğu destekleyen devlet" ilan etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, pazartesi günkü açıklamasında "Taliban, fidye veya siyasi tavizler elde etmek için kişileri kaçırarak terörist taktikler kullanmaya devam ediyor" dedi.

Rubio, Taliban yönetiminin "Dennis Coyle, Mahmoud Habibi ve Afganistan'da haksız yere tutuklanan tüm Amerikalıları derhal serbest bırakması" çağrısında da bulundu.

ABD'li akademisyen Coyle, geçen yıl Taliban'a bağlı güvenlik güçlerince gözaltına alınmıştı. Kabil yönetimi, 64 yaşındaki Coyle'un neden yakalandığına dair açıklama yapmamış ancak ABD vatandaşı hakkında hukuki işlem başlatılacağını duyurmuştu.

Amerikalı iş insanı Mahmoud Habibi de 2022'de Taliban'a bağlı istihbarat yetkililerince yakalanmıştı. Washington yönetimi, Habibi'yle ilgili bilgi paylaşacak kişilere 5 milyon dolar para ödülü verileceğini bildirmişti.

CNN'in analizinde Washington'ın, bu adımla Taliban'ın Amerikalıları kaçırmasını engellemeyi amaçladığı yazılıyor. Ayrıca ABD'nin, Afganistan'a seyahat kısıtlamaları getirme ihtimalinin de arttığı ifade ediliyor.

ABD, halihazırda Kuzey Kore için böyle bir seyahat kısıtlaması uyguluyor. Washington yönetimi, vatandaşlarının onay almadan ABD pasaportlarıyla Kuzey Kore'ye seyahat etmesine izin vermiyor.

Diğer yandan Beyaz Saray'ın, 28 Şubat'ta İsrail'le ortak askeri harekatı başlatmadan bir gün önce de İran için aynı kategorilendirmeyi yaptığına dikkat çekiliyor.

Afganistan Dışişleri Bakanlığı'ndan 1 Mart'ta yapılan açıklamada, ABD-İsrail harekatının İran'ın "ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği" belirtilmiş, masum sivillerin öldürüldüğü vurgulanmıştı.

ABD'nin 2021'de Afganistan'dan çekilmesiyle ülkenin yönetimi tekrar Taliban'a geçmişti.

Independent Türkçe, CNN, The Hill


Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
TT

Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)

İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in Toronto'dan Frankfurt'a, Dubai'den Londra'ya dünyanın farklı yerlerinde emlak yatırımları yaptığı öne sürülüyor.

Bloomberg'ün araştırmasına göre Hamaney, yaptırımları üçüncü kişiler aracılığıyla aşarak yurtdışında 400 milyon euro değerinde "mülk imparatorluğu" kurmuş. Gayrimenkul ağındaki hiçbir varlığın kendi adına kaydedilmediği aktarılıyor.

Yeni Ayetullah'ın portföyünde Londra'daki lüks gayrimenkullerden, Dubai'de bir villa ve Frankfurt'la Mallorca'da lüks oteller yer alıyor.

Mülklerin satın alınmasında kullanılan fonların büyük ölçüde İran'ın petrol gelirlerinden elde edildiği, Birleşik Krallık (BK), İsviçre, Lihtenştayn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) finans kurumları aracılığıyla paravan şirketler üzerinden aktarıldığı belirtiliyor.

Almanya'nın finans merkezi Frankfurt'taki 5 yıldızlı Hilton Frankfurt Gravenbruch oteli, kayıtlara göre 2011'den beri İranlı iş insanı Ali Ansari'nin bir ortağıyla bağlantılı kuruluşlar tarafından işletiliyor. Otel, 2024'te Hilton'ın yönetimine geçmiş.

Hamaney'le yakın bağlara sahip bankacı Ansari, İran Devrim Muhafızları'nı fonladığı gerekçesiyle BK tarafından geçen yıl yaptırım listesine alınmıştı.

Ansari ise avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Devrim Muhafızları veya Mücteba Hamaney'le herhangi bir bağlantısı olmadığını savundu.  

Telegraph'ın aktardığına göre Hamaney, Londra'daki İsrail Büyükelçiliği'ne yakın iki lüks apartmanın da sahibi.

Ansari'nin ilk apartmanı Mart 2014'te 16,75 milyon sterline (yaklaşık 1 milyar TL), ikincisini de Kasım 2016'da 19 milyon sterline (yaklaşık 1,1 milyar TL) satın aldığı belirtiliyor.

Kensington Sarayı'na yakın mülklerin bugünkü toplam değerinin 50 milyon sterline (yaklaşık 3 milyar TL) yakın olduğu aktarılıyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü'nden Farzin Nadimi, Bloomberg'e şunları söylüyor:

Mücteba, İran ve yurtdışındaki çeşitli kuruluşlarda önemli hisselere veya fiili kontrole sahiptir. Onun finans ağı incelendiğinde, hesapların ana sahibinin Ali Ansari olduğu görülüyor. Bu da Ansari'yi bugün ülkedeki en etkili oligarklardan biri yapıyor.

57 yaşındaki Ansari, Tahran'daki dünyanın en büyük alışveriş merkezi Iran Mall'un inşaatına finansman sağlayan Ayandeh Bankası'nı 2013'te kurmuştu. Banka geçen yıl ekimde iflas etmiş, malvarlığı İran Merkez Bankası'nın kararıyla devlete ait Melli Bank'a devredilmişti.

Bloomberg'ün analizinde, Hamaney'in paravan şirketler ve üçüncü kişiler üzerinden gayrimenkul satın almasının, "İranlı elitlerin sermayesinin yurtdışında nasıl aktarıldığını ortaya koyduğu" yazılıyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta düzenlediği ortak askeri operasyonda İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey yetkililer öldürülmüştü.

Yeni lideri seçmekle görevli 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi'nin 8 Mart'taki açıklamasında, "ezici oy çoğunluğuyla" göreve Mücteba'nın seçildiği bildirilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Ali Hamaney'in oğlu Mücteba'nın yönetime gelmesinden memnun olmadığını belirterek, "Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok" demişti.

Independent Türkçe, Bloomberg, Euronews, Telegraph