Paris Konferansı Lübnan'a yardım ve çözüm sözü veriyor

Askeri kaynak: 1701 sayılı BM kararını uygulamak için ordunun bir milyar dolara ve 6 bin gönüllüye ihtiyacı var

(soldan sağa) Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib ve Fransa Savunma Bakanı Sebastien Lecornu (AP)
(soldan sağa) Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib ve Fransa Savunma Bakanı Sebastien Lecornu (AP)
TT

Paris Konferansı Lübnan'a yardım ve çözüm sözü veriyor

(soldan sağa) Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib ve Fransa Savunma Bakanı Sebastien Lecornu (AP)
(soldan sağa) Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib ve Fransa Savunma Bakanı Sebastien Lecornu (AP)

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, dün (perşembe) Paris'te düzenlenen Lübnan konulu uluslararası konferansa katılanların insani yardım ve askeri destek için 1 milyar dolar taahhüt ettiğini, bunun 800 milyon dolarının insani yardım, 200 milyon dolarının da askeri yardım için ayrıldığını söyledi.

70'ten fazla ülke ve uluslararası kuruluşu bir araya getiren konferansın sonunda konuşan Barrot şu ifadeleri kullandı: “Birleşmiş Milletler (BM) çağrısına, önemli ayni katkılarla tamamlanan 800 milyon dolarlık hayati katkıları duyurarak yanıt verdik. Uluslararası toplum göreve hazır. Biz bu zorluğun üstesinden geleceğiz.”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise konferansın açılışında yaptığı konuşmada, katılımcıları Lübnan’ı desteklemek için ‘büyük yardım’ sağlamaya çağırdı. Lübnan Başbakanı Necib Mikati de uluslararası toplumu derhal ateşkes için ‘el ele vermeye’ davet ederken, “Savaş bir an önce durmalı” dedi.

Lübnan ordusunun Litani'nin güneyine konuşlandırılmasına yönelik hazırlıklar konusunda Lübnanlı bir askeri kaynak, 1701 sayılı BM kararının uygulanması için ordunun rolünün güçlendirilmesinin Litani'nin güneyinde yaklaşık 10 bin askerin bulunmasını gerektireceğini, bunun da takriben 6 bin gönüllü anlamına geldiğini söyledi. Kaynak ayrıca, bu planın ‘1 milyar dolarlık finansman gerektirdiğini’ belirtti.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.