Musk ve Putin'in "gizli konuşmaları" ABD'yi alarma geçirdi

Amerikan milyarder Elon Musk'ın, ABD'nin en büyük rakiplerinden Vladimir Putin'le düzenli görüştüğüne dair iddialar Washington'da endişe uyandırdı (Reuters)
Amerikan milyarder Elon Musk'ın, ABD'nin en büyük rakiplerinden Vladimir Putin'le düzenli görüştüğüne dair iddialar Washington'da endişe uyandırdı (Reuters)
TT

Musk ve Putin'in "gizli konuşmaları" ABD'yi alarma geçirdi

Amerikan milyarder Elon Musk'ın, ABD'nin en büyük rakiplerinden Vladimir Putin'le düzenli görüştüğüne dair iddialar Washington'da endişe uyandırdı (Reuters)
Amerikan milyarder Elon Musk'ın, ABD'nin en büyük rakiplerinden Vladimir Putin'le düzenli görüştüğüne dair iddialar Washington'da endişe uyandırdı (Reuters)

Teknoloji milyarderi Elon Musk'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le 2022'den beri düzenli iletişim kurduğu öne sürülüyor. 

Amerikan gazetesi Wall Street Journal'ın (WSJ) iletişime geçtiği ve kimliklerinin açıklanmasını istemeyen ABD'li, Avrupalı ve Rus yetkililer, ikilinin hem işle hem de jeopolitik meselelerle ilgili konuştuğunu söylüyor.

Rus istihbaratından bir yetkili, geçen yıl Kremlin'in Musk'la iletişime geçerek, Tayvan üzerinde Starlink uydularını etkinleştirilmesini istediğini iddia ediyor. Bu talebin, Rusya'nın Batı yaptırımlarını atlatmak için giderek daha fazla bel bağladığı Çin'e bir iyilik olarak yapıldığı savunuluyor. Starlink, görüşmelere rağmen Tayvan'da henüz kullanıma açılmadı. Çin'in Washington Büyükelçiliği, iddialarla ilgili yorum yapılmayacağını bildirdi. 

Musk'ın ABD ordusu ve istihbarat kurumlarıyla derin iş bağları bulunuyor. CEO'su olduğu SpaceX, Amerikan devletiyle 2021'de 1,8 milyar dolarlık, detayları gizli tutulan bir anlaşma yapmıştı. Starlinkleri üreten SpaceX, Pentagon ve NASA'ya roket fırlatıcıları da tasarlıyor. 

WSJ'nin aktardığına göre, Musk'ın belirli gizli bilgilere erişim iznine sahip olması da endişe yaratıyor. Musk, Pensilvanya eyaletinin Philadelphia kentinde Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump'a destek için katıldığı mitingde şunları söylemişti: 

Çok gizli bilgilere erişim iznim var ama şunu söylemeliyim ki, gizli tutmalarının nedeni bunların çok sıkıcı olması.

Pentagon'dan yapılan açıklamada, kişilere sağlanan güvenlik erişimi yetkilerine dair bilgi paylaşılamayacağı belirtildi. ABD'li kaynaklardan biri, Amerikan savunma yetkililerinin Musk ve Putin'in iletişiminden "hoşnut olmadığını" söylüyor. 

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Putin ve Musk arasındaki tek telefon görüşmesinin "uzay teknolojileri ve gelecekteki teknolojik gelişmeler" üzerine yapılan bir konuşmadan ibaret olduğunu savundu. Putin'in ya da Kremlin yetkililerinin Musk'la düzenli görüştüğüne dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.

Musk, Putin'le konuştuğuna dair tek açıklamayı Ekim 2022'de yapmıştı. Teknoloji milyarderi, Nisan 2021'de gerçekleşen konuşmada uzayla ilgili meselelerin ele alındığını söylemişti. 

Putin ise Eylül 2023'te yaptığı açıklamada Musk'ı överek "Kendisi kesinlikle olağanüstü birisi. Bunun kabul edilmesi gerekiyor" demişti.

Haberde, Musk'ın Rusya Devlet Başkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı Sergey Kiriyenko'yla da görüştüğü öne sürülüyor. İkilinin ne konuştuğu bilinmiyor. Tesla CEO'su Musk, iddialarla ilgili yorum yapmayı reddetti.

WSJ, Musk'ın 5 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimlerinde Trump'ı desteklediğini hatırlatarak, Putin'le konuştuğuna dair iddialara yönelik şu değerlendirmeleri paylaşıyor:

Musk, bu yıl Donald Trump'ın seçim kampanyasının önemli bir destekçisi oldu. Trump'ın kazanması halinde yönetimde kendine bir rol de verilebilir. ABD ve müttefikleri son yıllarda Putin'i izole etmiş olsa da, Musk'ın diyaloğu Rus liderle yeniden yakınlaşma sinyali verebilir ve Trump'ın Ukrayna'daki savaş gibi büyük meseleler üzerinde anlaşma yapma arzusunu pekiştirebilir.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Newsweek 



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.