Güney Afrika, İsrail'in Gazze'deki "soykırımına" ilişkin "delilleri" Adalet Divanı'na sundu

Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)
Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)
TT

Güney Afrika, İsrail'in Gazze'deki "soykırımına" ilişkin "delilleri" Adalet Divanı'na sundu

Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)
Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)

Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa'nın ofisi dün yaptığı açıklamada, Güney Afrika'nın, Pretoria'nın İsrail'i Gazze Şeridi'nde işlemekle suçladığı "soykırımın" "kanıtını" Uluslararası Adalet Divanı'na sunduğunu duyurdu.

Cumhurbaşkanlığı, belgenin, İbrani devletinin reddettiği "İsrail hükümetinin Soykırım Sözleşmesini nasıl ihlal ettiğini gösteren kanıtlar içerdiğini" belirtti.

Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı (UAD) dün belgenin yetkililerinden biri aracılığıyla ulaştığını doğruladı, ancak daha fazla ayrıntı vermekten kaçındı. Güney Afrika başkanlığına göre “kanıtlar, İsrail tarafından işlenen soykırım eylemlerinin, soykırım yapmak için özel bir niyete dayandığını göstermekte.” Raporda “İsrail'in soykırıma teşviki önlemedeki başarısızlığı, soykırımın kendisini önlemedeki başarısızlığı ve İsrail'in soykırımı teşvik edenleri cezalandırmadaki başarısızlığı” vurgulanmakta.

Cumhurbaşkanlığı, mahkeme geleneğine göre "kamuya açıklanamayan" belgede, 750 sayfadan fazla not ve 4.000 sayfadan fazla ek yer aldığını açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı davaya birçok ülke katıldı: Bolivya, Kolombiya, Libya, İspanya ve Meksika. Uluslararası Adalet Divanı'nın kararları hukuken bağlayıcı olmasına rağmen, mahkemenin bunları uygulamaya koyacak somut bir yaptırım gücü yok.



İran devlet medyası: Kerec saldırısında 8 kişi öldü, 95 kişi yaralandı

1 Nisan'da Tahran semalarında bombalamadan yükselen dumanlar (AFP)
1 Nisan'da Tahran semalarında bombalamadan yükselen dumanlar (AFP)
TT

İran devlet medyası: Kerec saldırısında 8 kişi öldü, 95 kişi yaralandı

1 Nisan'da Tahran semalarında bombalamadan yükselen dumanlar (AFP)
1 Nisan'da Tahran semalarında bombalamadan yükselen dumanlar (AFP)

İran devlet medyası, Kerec'deki B1 köprüsüne düzenlenen saldırıda 8 kişinin öldüğünü, 95 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Tahran'ın batısındaki Kerec şehrinde bulunan ana köprü, dün İsrail-ABD'nin iki ayrı saldırısının hedefi olmuştu.

Resmi televizyon kanalı, "Amerikan-Siyonist düşmanın, başkente bitişik olan Kerec'deki (B1) köprüsünü tekrar hedef aldığını" bildirdi.

Haberde, köprüye bir saat önce de saldırı düzenlendiği belirtildi ve "Yeni saldırının, ilk saldırının ardından kurtarma ekipleri mağdurlara yardım etmek için çalışırken gerçekleştiği" ifade edildi.


Hegseth, Kara Kuvvetleri Komutanı'ndan istifasını istedi

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
TT

Hegseth, Kara Kuvvetleri Komutanı'ndan istifasını istedi

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)

Bir ABD yetkilisi, dün ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in ABD Ordusu Kara Kuvvetleri Komutanı General Randy George'dan istifa etmesini istediğini belirtti.

Randy George, Kara Kuvvetleri komutanıydı. Genelkurmay Başkanı General Dan Keane’dir. Bu kurul, Ordu, Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Deniz Piyadeleri, Uzay Kuvvetleri ve Ulusal Muhafız birliklerinin komutanlarından oluşur.

Yetkili, CBS News'in George'dan derhal emekli olması istendiği yönündeki haberini doğruladı.,

General Randy George (Arşiv- Reuters)General Randy George (Arşiv- Reuters)

Bu talebin ardındaki neden henüz bilinmiyor, ancak CBS, konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynağa atıfta bulunarak, Hegseth'in kara kuvvetlerine ilişkin vizyonuna bağlı kalacak bir komutan istediğini belirtti.

George, Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde görevden alınan son askeri yetkili oldu. İstifası, ABD ile İran arasındaki devam eden çatışmanın ortasında gerçekleşti.

Cumhuriyetçi başkan ayrıca, Şubat 2025'te Genelkurmay Başkanı General Charles Brown'ı ve Deniz Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik'teki diğer yüksek rütbeli askeri yetkilileri de neden belirtmeden görevden almıştı.

Savaş Bakanı Pete Hegseth, başkanın bu pozisyon için en uygun gördüğü kişiyi seçtiği konusunda ısrar ediyor, ancak Demokratlar, geleneksel olarak siyasi arenada tarafsızlığıyla bilinen ABD ordusunun potansiyel siyasallaşması konusundaki endişelerini gizlemiyorlar.

Randy George, yaklaşık kırk yıllık askeri kariyeri boyunca birçok görevde bulundu ve Irak ve Afganistan'da hizmet verdi. 2023 yılında Demokrat Başkan Joe Biden döneminde Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevini üstlendi.


Rusya ve Çin neden İran’a yardım etmiyor?

Tahran’a düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 1 Nisan 2026 (AFP)
Tahran’a düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 1 Nisan 2026 (AFP)
TT

Rusya ve Çin neden İran’a yardım etmiyor?

Tahran’a düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 1 Nisan 2026 (AFP)
Tahran’a düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 1 Nisan 2026 (AFP)

İran, Rusya ve Çin ile siyasi ve ekonomik ortaklıklara sahip olmasına rağmen, mevcut gerginlik ortamında bu iki ülkenin doğrudan askeri destek sunmamış olması geniş çaplı soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, Moskova ve Pekin’in bu tutumunu, stratejik çıkar hesapları, ABD ile doğrudan bir çatışmadan kaçınma isteği ve çatışmanın uzamasından doğabilecek fırsatları değerlendirme gayretiyle açıklıyor.

Jeopolitik ve ABD güvenliği uzmanı Justin Mitchell, bu değerlendirmeyi National Interest dergisinde yayımlanan raporunda dile getirdi.

Mitchell’e göre, İran izole bir durumda ve varlığını sürdürmek için bir savaş yürütüyor. Buna karşın, İran’ın partnerleri olan Çin ve Rusya, dikkat çeken bir şekilde sahnede yok. Her iki ülke de İran’a yönelik saldırıları kınayıp düşmanlıkların sona ermesini talep etse de, büyük bir askeri destek sunmaktan kaçınıyor. Bu sırada ABD, olası bir kara harekâtına hazırlık kapsamında, bölgeye daha fazla asker sevk ediyor.

Analistler, Çin’in harekete geçmemesini ‘Pekin’in yaşadığı karışıklığın kanıtı’ olarak nitelendirirken, Rusya’nın ‘kritik bir müttefike yardım edememesi’ durumunu da utanç verici olarak değerlendiriyor.

Ancak durum, ilgisizlik veya ihmal değil; her iki ülke de ulusal çıkarlarını daha disiplinli tanımlıyor ve bu da doğrudan müdahalelerini sınırlıyor. Ayrıca, her iki ülkenin de ABD’nin çatışmaya daha fazla karıştığı sürede stratejik kazanç elde etmesi muhtemel.

Çin, dış politika ve askeri stratejisini öncelikli olarak Asya ve yakın çevresi ekseninde şekillendiriyor. Ortadoğu, enerji ve ticaret açısından önemli olsa da, Pekin onu hiçbir zaman Tayvan, Japonya veya Avrupa kadar öncelikli görmedi. Modern tarihinde Çin, resmi ittifaklara girmekten kaçındı; tek güvenlik anlaşması 1961’den beri Kuzey Kore ile ve bu bağın gücü bile sorgulanabilir düzeyde.

Mitchell, Çin’in İran’a yıllar boyunca silah sağladığını ancak bu ilişkinin Çin’in Rusya veya Kuzey Kore ile olan güvenlik ilişkileriyle kıyaslanamayacağını vurguluyor. İran, Çin için derin bir güvenlik ortağı değil ve Çin’in öncelikli sahasında yer almıyor; bu da Pekin’e İran lehine müdahale etmek için sınırlı gerekçeler sağlıyor.

Enerji, Çin’in İran ile ilişkilerinin temel motoru olarak öne çıkıyor. Sadece 2025 yılında Çin, İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlasını satın aldı. Bu, Çin’in toplam petrol ithalatının yüzde 13,4’üne denk geliyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, İran ve diğer Körfez ülkelerinin çoğu petrol ihracatını durduracağından, Çin’in enerji dengesi üzerinde doğrudan etkili olacak.

Mitchell’e göre, savaşın devam etmesi ve petrol akışının aksaması, Çin’i Ortadoğu’daki enerji güvenliğini ABD’ye emanet etme stratejisini yeniden gözden geçirmeye zorlayabilir.

Buna karşın, Çin’in petrol rezervleri, ülkenin ihtiyacını yaklaşık 120 gün boyunca karşılayabilecek kapasitede. Ayrıca Rusya gibi alternatif tedarikçiler, bu şoku hafifletebilir. Petrol piyasasındaki bu çalkantılara rağmen, ABD’nin Asya-Pasifik bölgesinden Körfez’e askeri odak kaydırması ve gücünü yeniden yönlendirmesi, Çin’in stratejik çıkarlarına hizmet ediyor.

Çin’deki askeri planlamacılar, esasen ülke çevresine odaklanan stratejilerini göz önünde bulundurarak, ABD’nin askeri gücünü Çin yakınlarından Ortadoğu’ya kaydırmasını memnuniyetle karşılıyor olabilir. ABD, Hint-Pasifik bölgesinden silah ve birlikleri zaten taşımaya başladı; bunlar arasında Güney Kore’den İran’a sevk edilen bir THAAD füze savunma bataryası da yer alıyor. Savaş, ABD’nin sınırlı önleyici füze stoklarını tüketiyor. Diğer yandan Pentagon bölgeden Ortadoğu’ya kara ve deniz kuvvetlerini kaydırdı.

fdewrv
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln’de bulunan savaş uçakları (Reuters)

Rusya ise İran’ı dış politikasında belirleyici bir unsur olarak görmüyor. Rusya’nın 2023 yılında açıkladığı Dış Politika Konsepti, ‘yakın çevreyi’ öncelikli alan olarak belirlerken, İran Ortadoğu ülkeleri arasında alt sıralarda yer aldı. Çin’in aksine Rusya, Ortadoğu’ya petrol ve gaz açısından bağımlı değil ve İran ile ticaret hacmi sınırlı.

Rusya, Belarus ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (CSTO) ülkeleriyle güvenlik düzenlemelerine bağlı, ayrıca Çin ile ‘kapsamlı ortaklık ve stratejik iş birliği’ ilişkisi sürdürüyor. Rusya, İran’a çok sayıda silah satışı gerçekleştirdi. Ancak buna rağmen İran, Rusya için yeterli önemde değil.

Mitchell’e göre, Çin’de olduğu gibi Rusya da bu savaştan özellikle enerji alanında önemli kazançlar elde edebilir. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, Çin ve Hindistan gibi ülkeleri Rusya’dan daha fazla petrol ithal etmeye zorlayacak. Küresel enerji fiyatlarındaki keskin artış ve petrol yaptırımlarının askıya alınması ise fosil yakıtlara dayalı Rus ekonomisi için ihtiyaç duyulan ek gelirleri sağlayabilir.

ABD’nin İran’a müdahalesi aynı zamanda Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına da dolaylı destek sunuyor. ABD operasyonları özellikle önleyici füzeleri tüketiyor; THAAD, Patriot veya Tomahawk sistemlerinden İran’a yönlendirilen her füze, Ukrayna’daki cephelere ulaşamayacak. Ayrıca Rusya, İran’a ABD güçlerini hedef alırken istihbarat desteği sunarak Ortadoğu’daki Amerikan askeri tesislerinin konumlarını belirlemesine yardımcı olma fırsatına da sahip.

fvvfr
ABD’ye ait USS Delbert D. Black destroyeri, Epic Fury Operasyonu kapsamında bir Tomahawk füzesi fırlatırken (Reuters)

Böylece Rusya, ABD ile doğrudan bir çatışmaya girmeden İran’a dolaylı ve uzaktan destek sağlayabilir, savaşın avantajlarından faydalanabilir.

Mitchell’e göre, Çin ve Rusya’nın gösterdiği bu ölçülü tutum, ihmal değil, stratejik bir disiplinin göstergesi. ABD ordusunun kaynaklarının tükenmiş ve çok sayıda cepheye dağıtılmış olması, Çin’in Pasifik bölgesindeki çıkarlarına ve Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına hizmet ediyor. Savaş ne kadar uzun sürerse, her iki ülke için potansiyel kazançlar da o kadar artıyor.