Elon Musk'a dava açan başsavcıya tehdit yağarken milyarder mahkemeye çağrıldı

Avukatlar, Musk'ın paylaşımlarının maskeli kişilerin izinsiz bir şekilde Philadelphia savcısının evine gitmesi için yapılan çağrıları teşvik ettiğini öne sürüyor.

27 Ekim'de Madison Square Garden'da Donald Trump'ın destekçilerine seslenen Elon Musk'a, salıncak eyalet seçmenlerine rasgele 1 milyon dolar ödül verme planı yüzünden dava açıldı (AP)
27 Ekim'de Madison Square Garden'da Donald Trump'ın destekçilerine seslenen Elon Musk'a, salıncak eyalet seçmenlerine rasgele 1 milyon dolar ödül verme planı yüzünden dava açıldı (AP)
TT

Elon Musk'a dava açan başsavcıya tehdit yağarken milyarder mahkemeye çağrıldı

27 Ekim'de Madison Square Garden'da Donald Trump'ın destekçilerine seslenen Elon Musk'a, salıncak eyalet seçmenlerine rasgele 1 milyon dolar ödül verme planı yüzünden dava açıldı (AP)
27 Ekim'de Madison Square Garden'da Donald Trump'ın destekçilerine seslenen Elon Musk'a, salıncak eyalet seçmenlerine rasgele 1 milyon dolar ödül verme planı yüzünden dava açıldı (AP)

Şehrin en üst yetkili savcısının, dünyanın en zengin insanını eyaletteki kayıtlı seçmenlere yasadışı bir şekilde 1 milyon dolar hediye etmekle suçlamasının ardından Elon Musk'ın Philadelphia'daki mahkeme salonuna gelmesi emredildi.

Philadelphia Bölge Başsavcısı Larry Krasner'ın, Musk ve kendisinin siyasi eylem komitesine (political action committee, PAC) dava açtığı gün milyarder, sahibi olduğu sosyal medya platformu X'te (Twitter) Krasner'ın "yasadışı olmadığını bilmesine rağmen solcu bir yargıcın bunu seçim gününden önce durdurmasını istediğini" iddia eden bir gönderi paylaşmıştı.

Krasner'ın ofisi çarşamba günü bir yargıca, gelecek duruşmadaki güvenlik önlemlerini artırma talebinde bulunarak, paylaşımın "anında Musk'ın takipçilerinden bir gönderi yağmurunu tetiklediğini" ve bu gönderiler arasında bölge başsavcısına "antisemitik saldırılar" ve şiddet tehditlerinin de yer aldığını söyledi.

Bir kullanıcının X'te defalarca "Krasner ziyaretçileri çok sever. Maske takın ve tüm telefonları evde bırakın" yazdığını vurgulayan dosyada "Daha kötüsü bir hesap, davayla ilgili gönderilere en az 19 kez siyasi şiddet çağrısı yaparak ve Krasner'ın ailesinin ev adresini paylaşarak yanıt verdi" diye belirtildi.

Şikayet dilekçesinde "Şüphesiz bir şekilde suç teşkil eden bu paylaşımlar… Bugün hâlâ Musk'ın X sitesinde duruyor" ifadesi yer aldı.

Philadelphia İlçesi Asliye Hukuk Mahkemesi Yargıcı Angelo Foglietta, bundan saatler sonra, cuma günü yapılması planlanan dava duruşmasını perşembe sabahına, belediye binasındaki bir mahkeme salonuna taşıdı.

Yargıç, tüm tarafların duruşmada bulunması gerektiğine karar verdi, bu da Musk'ın ve Donald Trump'ı destekleyen America PAC'inin temsilcilerinin katılımının zorunlu olduğu anlamına geliyor.

Bu dava, milyarderin ABD Anayasası'ndaki Birinci ve İkinci Değişiklik haklarını destekleyen PAC dilekçesini imzalayanlardan rasgele birine, her gün 1 milyon dolar ödül kazanma şansı sunan çekilişine karşı ilk yasal işlem.

Ancak yalnızca 7 salıncak eyaletteki kayıtlı seçmenlere açık olan çekiliş, seçim hukuku uzmanları ve sivil hak kuruluşlarından, insanları oy vermeye kaydolmalarını sağlamaya dolaylı bir şekilde teşvik ettiği için yasadışı bir oy satın alma operasyonu gibi görülebileceğine dair uyarılar almıştı.

Krasner'ın ofisi, Musk'ı seçmenleri etkilemek için "yasadışı bir piyango projesi" başlatmakla suçladı ve yalnızca Pensilvanya eyaletinin piyango düzenleyebileceğini savundu.

Krasner, davada Musk'ın ödülün "rasgele" bir çekilişle verildiği iddiasının "gerçeği yansıtmadığını" da ileri sürdü. Davada "Seçilen bir dizi kazananın, Trump'ın Pensilvanya'daki mitinglerine katılan kişiler olduğu" belirtildi.

Bu proje, ABD Adalet Bakanlığı'ndan da uyarı almıştı.

Öte yandan Musk, geçen hafta X'te yarışmayı savunarak dilekçenin insanları oy kullanmak üzere kaydolmaya teşvik etmediğini ve yalnızca "ABD Anayasası'nı, özellikle de ifade özgürlüğü ve silah taşıma hakkını savunan bir dilekçe" olduğunu söylemişti.

Pensilvanya, Trump'ın Bucks ilçesinde posta yoluyla oy veren seçmenlerin geri çevrildiğini öne sürdüğü dava da dahil olmak üzere 2024 seçimleriyle bağlantılı sayısı giderek artan davaların merkezinde yer alıyor.

Pensilvanya'nın eyalet sekreteri Al Schmidt, bu iddiaları reddetmiş ve bir yargıç seçmenlere posta yoluyla oy kullanabileceklerinin garantisini vermişti. Mahkeme dosyalarına göre bu olay üç kişiyi etkilemişti.

The Independent cevap hakkı için America PAC'i ve X temsilcileriyle iletişime geçti.

Independent Türkçe



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.