ABD okulları, ‘güvenlik endişeleri nedeniyle’ oy verme yeri olarak faaliyet göstermemeyi tercih ediyor

Michigan genel seçimleri için erken oy verme işleminin son gününde insanlar Howell'deki Livingston Eğitim Hizmetleri Kurumu’nda oylarını kullandılar. (AFP)
Michigan genel seçimleri için erken oy verme işleminin son gününde insanlar Howell'deki Livingston Eğitim Hizmetleri Kurumu’nda oylarını kullandılar. (AFP)
TT

ABD okulları, ‘güvenlik endişeleri nedeniyle’ oy verme yeri olarak faaliyet göstermemeyi tercih ediyor

Michigan genel seçimleri için erken oy verme işleminin son gününde insanlar Howell'deki Livingston Eğitim Hizmetleri Kurumu’nda oylarını kullandılar. (AFP)
Michigan genel seçimleri için erken oy verme işleminin son gününde insanlar Howell'deki Livingston Eğitim Hizmetleri Kurumu’nda oylarını kullandılar. (AFP)

ABD'deki bazı okullar güvenlik endişeleri nedeniyle kapılarını oy verme yeri olarak açmamayı tercih etti.

Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığına göre, okulların artan şiddet tehditleriyle karşı karşıya olduğu bir dönemde oy verme yerleri de aynı tehditlerle karşı karşıya. ABD'nin dört bir yanındaki yargı bölgeleri, seçmenlerin sindirilmesi ve sandık başında olası şiddet olaylarına ilişkin endişeler nedeniyle seçim çalışanlarını korumak için adımlar atıyor.

Güvenlik kaygıları, Arizona, Kentucky, Missouri, New York, Pensilvanya ve Texas dahil olmak üzere ülke genelinde bazı okulların seçim günü kapılarını seçmenlere açmadan önce iki kez düşünmelerine neden oldu.

Görsel kaldırıldı.ABD Başkanı Joe Biden (AP)

Eski ABD Başkanı Donald Trump ile bir akrabalığı bulunmayan Ulusal Okullar Emniyet ve Güvenlik Hizmetleri Müdürü Kenneth Trump Axios'a verdiği demeçte, “Bu artık alışıldık bir durum haline geldi... Oy verme işleminin okullarda öğrencilerin katılımıyla gerçekleştiğini görmek alışılmadık bir durum değil” ifadelerini kullandı.

Kenneth Trump’a göre, okullar yıl boyunca çevre güvenliğini sağlamak, koridorları ve kapıları izlemek için personeli eğitmek ve ziyaretçileri yönetmek de dahil olmak üzere erişim kontrolü ile ilgili olarak muazzam miktarda kaynak harcıyor.

Kenneth Trump, “Her yıl bir ya da iki gün boyunca kimlerin kötü niyetli olduğunu bilmeden kapıları herkese açıyoruz... Okul kapılarını açıyor olmanız riski artırıyor” dedi.

Axios'a göre riskleri en aza indirmek için üç temel seçenek var: Birincisi oy kullanma alanlarını okullardan tamamen kaldırmak.

İkincisi, öğrencilerin kampüste olmadığı günlerde oy verme sürecini tertip etmek. Bazı bölgelerdeki okullar bu günlerde mesleki eğitim günü düzenlemeyi tercih ediyor.

Üçüncü seçenek ise oy verme yerlerini okullarda tutmak, ancak güvenliği arttırmak ve oy verme yerini okulun spor salonu gibi öğrencilerden daha uzak bir bölüme almak.

ABD Seçim Yardımı Komisyonu Üyesi Benjamin Hovland Axios'a verdiği demeçte, okullardaki oy verme yerlerine ilişkin endişeler artmakla birlikte, bunun yeni bir sorun olmadığını ve en az on yıldır var olduğunu söyledi.

“Okullar seçim görevlileri için kritik bir oy verme yeri kaynağıdır” diyen Hovland, seçim görevlilerinin merkezi konumda, erişilebilir ve otoparka sahip yeterli alan bulmakta zorlandıklarını açıkladı.

Hovland, seçmen deneyimini iyileştirmek için diğer çözümlerin yanı sıra okulların oy verme yeri olarak daha fazla kullanılmasını öneren 2014 Obama dönemi başkanlık komisyonu raporuna işaret etti. Söz konusu raporda, seçim günü öğrenciler ve öğretmenler için bir hizmet içi eğitim günü planlanarak güvenlik endişelerinin giderilmesi öneriliyordu.



Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
TT

Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)

Bölgede askeri yığılma devam ederken, ABD'nin İran'a karşı bir saldırı başlatıp başlatmayacağı beklentisiyle savaş havası hakim.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Tahran ile ciddi bir anlaşmaya varılması gerektiğini belirterek, görüşmelerin iyi ilerlediğini kaydetti. Ancak "başarısızlık durumunda ciddi sonuçlar doğuracağı" uyarısında bulundu ve durumun önümüzdeki 10 gün içinde netleşmesini beklediğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın sahadan aldığı bilgilere göre, ABD kaynakları ordunun cumartesi gününden itibaren olası saldırılara hazır olduğunu, ancak nihai kararın ABD medyasına göre "Beyaz Saray içinde siyasi ve askeri inceleme altında" olduğunu bildirdi.

Bu arada Tahran, uranyum zenginleştirme hakkının olduğunu vurgulayarak savaş istemediğini, ancak aşağılanmayı da kabul etmeyeceğini belirtti ve Hürmüz Boğazı'ndaki gücünü sergiledi.

İsrail ise İran destekli grupların, örneğin Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husi milislerinin, herhangi bir çatışmaya karışmaları durumunda, onlara karşı saldırılar düzenlemeyi planlıyor. Tel Aviv, bu grupları herhangi bir saldırıya karşı uyardı ve "büyük ve benzeri görülmemiş bir yanıt" vereceğini belirtti. İsrail Başbakanı Biyamin Netanyahu, ülkesinin "İran'a hayal edilemeyecek bir yanıt vereceğini" ifade etti.


Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
TT

Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Washington'da 40'tan fazla ülkenin temsilcileri ve 12 ülkenin gözlemcilerinin katılımıyla "Barış Konseyi"ni kurdu. Konseyin odak noktası, İsrail savaşıyla harap olan Gazze Şeridi'nin yeniden inşası ve orada uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.

Trump, ABD'nin Konseye 10 milyar dolar bağışlayacağını açıkladı, ancak fonların nasıl harcanacağına dair bir açıklama yapmadı. Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu, bunun Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için gereken tahmini 70 milyar doların küçük bir kısmı olduğunu ifade etti.

Trump, Hamas'ın silahsızlandırılmasının önemini vurgulayarak, hareketin söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini, aksi takdirde "şiddetli bir karşılık" verileceği uyarısında bulundu. "Dünya şu anda Hamas'ı bekliyor ve şu anda önümüzdeki tek engel o" dedi.

Yeni kurulan Uluslararası İstikrar Gücü'nün komutanı General Jasper Jeffers ise Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk'un bu çabaya katılmak üzere asker gönderme sözü verdiğini açıkladı. Ayrıca, Gazze Şeridi'ne komşu olan Mısır ve Ürdün de polis ve güvenlik güçlerini eğitmeyi kabul etti.


Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.