Netanyahu genelkurmay başkanı ve Şin Bet başkanını görevden almayı planlıyor

İsrail Başbakanı ise bu iddiaları reddediyor ve haberlerin "yanlış" olduğunu, "bölünme ve çekişme tohumları ekmeyi amaçladıklarını" söylüyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Galant, İsrail ordusunun Kudüs'teki Merkez Komutanlığı karargâhı ziyaretinde, 1 Ağustos 2024 (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Galant, İsrail ordusunun Kudüs'teki Merkez Komutanlığı karargâhı ziyaretinde, 1 Ağustos 2024 (DPA)
TT

Netanyahu genelkurmay başkanı ve Şin Bet başkanını görevden almayı planlıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Galant, İsrail ordusunun Kudüs'teki Merkez Komutanlığı karargâhı ziyaretinde, 1 Ağustos 2024 (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Galant, İsrail ordusunun Kudüs'teki Merkez Komutanlığı karargâhı ziyaretinde, 1 Ağustos 2024 (DPA)

Walla News'in başbakana yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve Şin Bet (İç Güvenlik) Başkanı Ronen Bar'ı görevden almayı planlıyor.

Haber, Netanyahu'nun Savunma Bakanı Yoav Galant'ı görevden almasının ardından geldi.

Netanyahu ise Şin Bet -başkanı ve genelkurmay başkanını görevden alma niyetinde olduğuna dair haberlerin yanlış olduğunu, bölünme ve anlaşmazlık yaratmayı amaçladığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel'den aktardığınagöre, Netanyahu Bar'ı değiştirme konusunda tek yetkili olsa da İsrail Genelkurmay Başkanı’nı görevden almak ya da atamak savunma bakanının sorumluluğunda.

Yeni Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Netanyahu'nun emirlerini yerine getirmeye istekli olduğu düşünülüyor.



AGİT: Rusya'nın kontrolü altındaki 1,6 milyon Ukraynalı çocuk ideolojik beyin yıkamaya maruz kalıyor

Ukrayna'nın dört bölgesinden en az 2 bin 442 çocuk Belarus'a nakledildi (EPA)
Ukrayna'nın dört bölgesinden en az 2 bin 442 çocuk Belarus'a nakledildi (EPA)
TT

AGİT: Rusya'nın kontrolü altındaki 1,6 milyon Ukraynalı çocuk ideolojik beyin yıkamaya maruz kalıyor

Ukrayna'nın dört bölgesinden en az 2 bin 442 çocuk Belarus'a nakledildi (EPA)
Ukrayna'nın dört bölgesinden en az 2 bin 442 çocuk Belarus'a nakledildi (EPA)

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) tarafından görevlendirilen bağımsız uzmanlar tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre Rusya’nın kontrolü altındaki bölgelerde yaşayan yaklaşık 1,6 milyon Ukraynalı çocuk, "insanlığa karşı suç" teşkil edebilecek sistematik bir askeri ideolojik eğitimle karşı karşıya bulunuyor.

Viyana'da AGİT'in "Moskova Mekanizması" çerçevesinde dün sunulan raporda, Rusya'nın bu çocukları "beyin yıkama ve ideolojik telkin" sürecine tabi tutan kurumsal bir sistem oluşturduğu sonucuna varıldı.

Fransız Uzman Herve Ascensio, "Bu sistemin insanlığa karşı suç teşkil edebileceğine inanıyoruz" değerlendirmesinde bulunarak, çocukların ve ailelerinin Ukrayna kimliklerini korumaya çalıştıklarında hedef alındıklarını belirtti.

Letonyalı Uzman Elina Steinerte ise işgal altındaki bölgelerde gençlere yapılan askeri hizmet çağrılarının, Rusya’nın diğer bölgelerine kıyasla çok daha erken yaşta başladığına dikkat çekti. Steinerte, görüştükleri birçok gencin, zorunlu askerlikten kaçmak amacıyla ailelerine haber vermeden bu bölgelerden ayrıldığını ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına raporda, silah eğitimi dersleri ve askeri eğitim kamplarının varlığı belgelenirken; gençlerin orduya dahil edilerek cephe hattına gönderildiği vakalara da yer verildi.

Uzmanlar, çocukların durumunun her türlü ateşkes veya barış müzakeresinin ayrılmaz parçası haline getirilmesini ve ailelerin yeniden bir araya gelebilmesi için insani koridorların açılmasını öneriyor.

Steinerte'ye göre Ukrayna, çocukların topluma kazandırılması için bazı "yeniden entegrasyon programları" başlatsa da yapılması gereken çalışmaların boyutu oldukça "büyük".

Uzmanlar, söz konusu ihlallerin Kırım Yarımadası ve Rusya tarafından kısmen işgal edilen Ukrayna topraklarında yaşayan yaklaşık 1,6 milyon çocuğu etkilediğini tahmin ediyor. Kiev yönetimi ise 20 bin 610 çocuğun Rusya topraklarına zorla nakledildiğini belirtiyor.

Söz konusu rapor, AGİT'e üye 41 ülkenin katılımıyla 14 Mayıs'ta işletilen ve insan hakları durumunu araştırmayı amaçlayan "Moskova Mekanizması" kapsamında hazırlandı.


Hamaney Meşhed'de toprağa verildi, halefi defin töreninde yer almadı

Eski İran dini lideri Ali Hamaney'in cenaze törenine katılanlar ve aile üyeleri, Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'nde gerçekleştirilen defin töreni sırasında, (AFP)
Eski İran dini lideri Ali Hamaney'in cenaze törenine katılanlar ve aile üyeleri, Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'nde gerçekleştirilen defin töreni sırasında, (AFP)
TT

Hamaney Meşhed'de toprağa verildi, halefi defin töreninde yer almadı

Eski İran dini lideri Ali Hamaney'in cenaze törenine katılanlar ve aile üyeleri, Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'nde gerçekleştirilen defin töreni sırasında, (AFP)
Eski İran dini lideri Ali Hamaney'in cenaze törenine katılanlar ve aile üyeleri, Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'nde gerçekleştirilen defin töreni sırasında, (AFP)

İran devlet televizyonunun haberine göre, İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney'in naaşı, bugün doğduğu şehir olan Meşhed'de toprağa verildi. Cenaze töreninde, yerine geçen oğlu ise kamuoyu önüne çıkmadı.

İran Radyo ve Televizyon Kurumu, "Şehit Devrim Lideri'nin mübarek naaşı, İmam Rıza Türbesi'ndeki Dârü'z-Zikr revakında defnedildi" ifadelerini kullandı.


Güney İran yeniden bombalandı

ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait bir F-35C hayalet savaş uçağı, Umman Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor (Centcom)
ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait bir F-35C hayalet savaş uçağı, Umman Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor (Centcom)
TT

Güney İran yeniden bombalandı

ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait bir F-35C hayalet savaş uçağı, Umman Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor (Centcom)
ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait bir F-35C hayalet savaş uçağı, Umman Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor (Centcom)

İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, dün gece geç saatlerde ülkenin güneyindeki Kunarak Limanı'nın yeniden bombalandığını duyurdu. Bu gelişme, çoğu kıyı kesiminde yer alan Buşehr, Çabahar ve Bender Abbas başta olmak üzere güney kentlerinden peş peşe patlama seslerinin geldiğine ilişkin haberlerle birlikte, İran'ın güneyindeki saldırıların kapsamının genişlediğini gösteriyor.

Şarku’l Avsat’ın Mehr Ajansı’ndan aktardığına göre, Hürmüz Boğazı'nın doğusunda bulunan Kunarak Limanı'nda üç patlama meydana geldi. İran medyası ise Buşehr yakınlarındaki Cegadek kenti çevresinde iki patlama sesi duyulduğunu belirtti. Hedef alınan noktaların niteliği ve saldırılarda oluşan hasarın boyutu henüz netlik kazanmadı.

Yerel kaynaklar, Ahvaz, Buşehr, Kunarak ve Çabahar'ın yanı sıra Bender Abbas ile Kasım ve Ebu Musa adalarında da şiddetli patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Ayrıca sosyal medya ve yerel kaynaklarda Kirman eyaletinde de bir patlama meydana geldiği yönünde iddialar yer aldı. Ancak bu bilgiye ilişkin resmi makamlarca henüz doğrulama yapılmadı.

Mehr Haber Ajansı, Basra Körfezi'ndeki İran petrol ihracatının merkezi konumundaki Hark Adası'nda patlama meydana geldiği yönündeki haberleri ise yalanladı.

İran resmi haber ajansı IRNA ise ABD ve İsrail'e ait bir füzenin Buşehr'in banliyölerinde bulunan bir askeri karargâhı vurduğunu öne sürdü. Haberde, Buşehr Vali Yardımcısı İhsan Cihaniyan'ın, "Buşehr'in banliyölerindeki bir askeri karargâh kısa süre önce ABD-Siyonist düşman tarafından ateşlenen bir füzenin hedefi oldu" ifadelerine yer verildi. Buna karşın bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, Amerikan ordusunun şu anda İran'a yönelik herhangi bir saldırı düzenlemediğini söyledi.

Söz konusu gelişmeler, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) yaklaşık 90 İran askeri noktasının hedef alındığını açıkladığı geniş çaplı saldırıların ardından yaşandı. CENTCOM, ikinci saldırı dalgasıyla birlikte son iki günde vurulan hedef sayısının yaklaşık 170'e ulaştığını duyurmuştu.

Washington'a göre saldırılarda hava savunma sistemleri, füze ve insansız hava aracı depoları, deniz unsurları ile Hürmüz Boğazı kıyıları boyunca uzanan lojistik altyapı hedef alındı.