Ukraynalı liderler: Hayatta kalmamız ABD yardımına bağlı

Trump'ın zaferi, Putin'in yaklaşık 10 bin Kuzey Kore askeriyle desteklenerek ilerlediği, Kiev için tehlikeli bir dönemde gerçekleşiyor.

ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Trump Tower'daki bir buluşma sırasında el sıkışıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Trump Tower'daki bir buluşma sırasında el sıkışıyor (AP)
TT

Ukraynalı liderler: Hayatta kalmamız ABD yardımına bağlı

ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Trump Tower'daki bir buluşma sırasında el sıkışıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Trump Tower'daki bir buluşma sırasında el sıkışıyor (AP)

Vladimir Putin'in güçleri ilerleyişini hızlandırırken Ukraynalı liderler, Donald Trump'ın Rusya'ya karşı savaşa yardım göndermeyi sürdürmesine dair çaresizliklerini dile getirdi.

ABD'nin savaş mağduru ülkeye yardımlarının düzeyini eleştiren seçilmiş başkanın, Ukrayna'dan çekileceğine dair yaygın korkular var.

Ukrayna Parlamentosu'nun Dış Politika ve Parlamentolar Arası İşbirliği Komitesi'nin başkanı Oleksandr Merezhko, Ukrinform'a şöyle dedi:

Seçimler gayet beklenen bir şekilde sonuçlandı. Amerika demokratik bir ülke ve bu tür siyasi değişiklikler olağan.

Parlamento komitesinin başkanı "Ukrayna'ya yardımın, Cumhuriyetçileri ve Demokratları birleştirmesinin" ve iki partinin de desteğini almayı sürdürmelerinin kritik olduğunu vurgulayarak ekledi:

Artık yeni ABD Başkanı'nın ekibiyle yapıcı ilişkiler geliştirmeye yönelik oldukça zorlu bir dönem başlıyor. Bu son derece önemli çünkü hayatta kalmamız Amerikan yardımlarının sürdürülmesine bağlı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Donald Trump'ın ABD başkanlık seçimlerindeki zaferini kutlayarak şöyle dedi:

Başkan Trump'ın küresel ilişkilerde "güç yoluyla barış" yaklaşımına bağlılığını takdir ediyorum. Bu tam olarak Ukrayna'da adil barışa fiilen yaklaşmamızı sağlayacak bir ilke. Başkan Trump'ın kararlı liderliğiyle güçlü bir Amerika Birleşik Devletleri dönemini sabırsızlıkla bekliyoruz. Birleşik Devletler'de iki partinin de Ukrayna'ya güçlü desteğinin süreceğine güveniyoruz. İki ülkeye de yararlı olacak, karşılıklı fayda sağlayan siyasi ve ekonomik işbirlikleri geliştirmekle ilgileniyoruz.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha de X'te (Twitter) şöyle yanıt verdi:

Başkan Zelenski ve Başkan Trump arasında uzun soluklu, yapıcı ve sonuç odaklı bir diyalog var. Ukrayna-ABD stratejik işbirliğini güçlendirmek ve kapsamlı, adil ve kalıcı barışı yaklaşmak için birlikte çalışacağız. Amerika'nın kararlı liderliğine güveniyoruz.

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Oleksandr Sırski, Telegram'dakai açıklamasında cephedeki durumun "zorluğunun sürdüğünü" ve bazı bölgelerde "Ukrayna birimlerinin kaynaklarının sürekli yenilenmesi gerektiğini" söylemişti.

Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı'nın seçim zaferini kutlamak üzere Trump'ı aramayı planlamadığını belirtmişti.

Peskov "Başkanın Trump'ı seçimlerle ilgili tebrik etme planlarından haberdar değilim" demişti.

Devletimize karşı savaşa hem doğrudan hem dolaylı yoldan dahil olan, dostça yaklaşmayan bir ülke hakkında konuştuğumuzu unutmayalım.

Donald Trump'ın zaferinin ardından Birleşik Krallık'ta Liberal Demokrat lider Sör Ed Davey, Başbakan Keir Starmer'a Avrupalı liderlerden oluşan bir "Ukrayna'yı Kurtarma" zirvesi düzenlemesi için çağrı yapmıştı.

Trump daha önce Ukrayna'nın, Vladimir Putin'le anlaşmaya, güçleri bölgeyi işgal ederek kanlı ve uzun süreli bir çatışmaya yol açmadan önce varması gerektiğini söylemişti.

Geçen ay, podcast sunucusu Patrick Bet-David'le röportajı sırasında Trump "Bunun daha başlamadan çözülmesi gerekiyordu. Çok kolay olurdu. Eğer başkanımızın azıcık beyni olsaydı çözmesi çok kolaydı" demişti.

ABD, Joe Biden'ın döneminde Ukrayna'ya hem silah hem de bütçe desteği olarak onlarca milyar dolarlık yardım yapmıştı.

CNN, Biden yönetiminin Trump başkanlığı devralmadan önce Kiev'e olabildiğince destek göndermeyi planladığını aktarıyor.
 

Görsel kaldırıldı.
Kuzey Kore birlikleri cephede görüldü (KNS aracılığıyla KCNA/AFP)

Bu durum, New York Times'ın aktardığına göre Kuzey Kore birliklerinin Rusya'nın Kursk bölgesinin büyük bir bölümünü işgal eden Ukrayna güçleriyle ilk kez çatışmasına denk düşüyor.

Ukraynalı bir yetkili, çatışmanın sınırlı olduğunu ve muhtemelen Ukrayna hatlarındaki boşlukları saptamayı amaçladığını söylemişti.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.