Askeri operasyonlarda yapay zeka kullanımı: Olasılıklar ve riskler

Yapay zekanın yol açtığı hataları en aza indirmek için insanların daha fazla denetlemesine ve müdahalesine ihtiyaç var

Görsel: Grace Russell/Al Majalla
Görsel: Grace Russell/Al Majalla
TT

Askeri operasyonlarda yapay zeka kullanımı: Olasılıklar ve riskler

Görsel: Grace Russell/Al Majalla
Görsel: Grace Russell/Al Majalla

Bilal Saab

İsrail istihbarat servislerinin 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas’ın saldırısı sonrası yaşadıkları feci başarısızlığı telafi ettiklerine ve istihbarat yeteneklerindeki büyük gelişmenin İsrail'in Hamas Hareketi ve Hizbullah’ın üst düzey liderlerinin izini sürmesine ve öldürmesine hızla yardımcı olduğuna şüphe yok. Bunun yanı sıra bu iki silahlı grubun daha birçok askeri ve siyasi lideri ve yetkilisi öldürüldü.

İsrail'in istihbarat yeteneklerini kısa sürede nasıl geliştirebildiği uzmanlar arasında yıllarca tartışılacak bir konu olacak. Yapay zeka (AI) ve İsrail'in Gazze Şeridi’ndeki ve diğer bölgelerdeki askeri hedeflerine ulaşmak için bu teknolojiyi istihbarat döngüsünde nasıl kullandığı da bu tartışmanın başlıca konularından biri.

Kısa bir süre önce Tokyo Üniversitesi'ndeki Eğilimler Araştırma ve Danışmanlık Merkezi ile Bilim ve Teknolojide İleri Araştırma Merkezi'nin ortak konferansında yapay zekâ ve savunma üzerine bir sunum yaptım. Japonya'ya gelmeden önce, yapay zekanın savunmada vaat ettiklerine dair adil bir anlayış geliştirdiğimi düşünüyordum. Baş teknoloji sorumlusu Schuyler Moore da dahil olmak üzere ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) personeliyle yaptığım araştırmalar ve kişisel görüşmeler yoluyla yapay zekanın kullanım alanları hakkında kendimi eğitmiştim. ABD Donanması 5’inci Filosu'nun deniz güvenliğini sağlamaya yönelik zorlu görevinde yapay zekayı nasıl kullandığını gördüm. Ancak Tokyo'da, gerçek birer bilim insanı olan Japon meslektaşlarımdan yapay zekanın günlük hayatımızdaki, özellikle de savunma alanındaki potansiyelini keşfetmemizin hala sınırlı olduğunu öğrendim. Bu da yapay zekayı korkutucu olduğu kadar heyecan verici kılıyor.

Hamas hedefleri

İsrail ve 5’inci Filo örneklerine geri dönelim ve bunları daha geniş bir bağlama oturtalım. İsrail, 7 Ekim'den kısa bir süre sonra, Hamas Hareketi’ne karşı hedefler geliştirmek için yapay zekayı kullanmaya başladı. Bu süreç, savaş uzadıkça ve Hamas'ın askeri yeteneklerini azaltmaya yönelik siyasi baskı arttıkça yoğunlaştı.

Yapay zekâ, İsrail'in askeri hedef geliştirmesinin tüm aşamalarında önemli bir rol oynadı. İsrail ordusunun askeri birimi Birim 8200 “Lavender” adlı bir program aracılığıyla Hamas ve diğer silahlı grupların potansiyel üyelerine ait devasa bir veri tabanı oluşturmayı başardı. Bu yazılımın mükemmel doğrulukta veriler sunmasa da Lavender'in operatörlerine göre yüzde 90'lık bir doğruluk oranına ulaşıldı. İsrailliler, Lavender'in yanı sıra bireylerden ziyade fiziksel altyapıya ilişkin tavsiyelerde bulunan “Gospel” adlı başka bir yapay zeka tabanlı karar destek sistemi de kullanıyorlar. İsrail, aynı zamanda Gazze Şeridi’ndeki ve Lübnan'daki kişileri hedef almak ve çatışmadan sonra ölüp ölmediklerini teyit etmek için kapalı alan çatışmalarında otonom dronlar kullandı. İsrail'in Refah'ta bir binaya yönlendirilen ve kısa bir süre sonra öldürülen Hamas’ın Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar'ı görüntülemek için drone kullanması, yapay zeka destekli angajmanların son örneklerinden biri oldu.

Yapay zekanın İsrail ordusu için binlerce hedef üretebilmesi askeri operasyonlarda temel bir değişimi temsil ediyor. Ancak İsrailli istihbarat görevlileri ve komutanlarının bu bilgileri kullanma biçimleri derin endişelere yol açmakta ve uluslararası hukukla çelişebiliyor. Özellikle İsrail'in Gazze Şeridi’nde ve Lübnan'da uluslararası insancıl hukuka bağlılığı zaten son derece tartışmalı bir konuyken yapay zeka destekli muazzam miktarda bilgiye sahip olmak başka bir şey, bunu sorumlu bir şekilde ve uluslararası standartlara ve yasalara uygun olarak kullanmak başka bir şey.

Karar alıcı olarak insan

Ancak İsrail'in Gazze Şeridi’nde ve Lübnan'da öldürdüğü çok sayıda sivil için yapay zekayı suçlamak abesle iştigaldir. Zira burada asıl rolü, merkezinde insanın olduğu karar verme mekanizması oynuyor. İsrail, Gazze Şeridi’nde yürüttüğü savaşın ilk aşamalarında hedefleme kriterlerinde esnekliğe giderek normalde isabetli saldırılar sağlayan ve sivillerin zarar görmesini en aza indiren kuralları gevşetti. Yapay zeka destekli saldırılar insan kaynaklarına daha az ihtiyaç duyarken, 'yapılandırılmış' istihbarat operasyonları daha fazla insan gücü ve mali kaynağın yanı sıra hukuki danışmanlığa da ihtiyaç duyuyor. İsrail'in hiçbir ayrım gözetmeksizin düzenlediği bombardımanlar çok sayıda sivilin hayatını riske attı. Bu saldırılar, her ne kadar uluslararası toplum tarafından kınanmış ve ABD baskısı nedeniyle savaş sırasında değişmiş olsa da İsrailli yetkililerin rızasıyla gerçekleştirildi.

İsrail tarafından Gazze Şeridi’nde ve Lübnan'da öldürülen çok sayıda sivil için yapay zekayı suçlamak saçma olur. Burada karar almada kilit rolü insan üstleniyor.

İsrail ile Hamas ve Hizbullah arasındaki çatışmaların dışında, bilgi toplama ve işleme süreçlerinin otomatikleştirilmesi süregelen bir gerçeklik haline geldi. ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığı, sorumluluğu altındaki karasularını güvence altına almak için yapay zekayı kullanan en önemli örnek olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin, ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığı Görev Gücü 59, birden fazla sensörden elde edilen ortak bir operasyonel resmi gerçek zamanlı olarak oluşturup güncelleyerek durumsal farkındalığını artırmak için yapay zeka destekli insansız sistemlerle güçlendirilmiş bir görev gücüdür.

Dünyanın dört bir yanındaki orduların, hedeflerine ulaşmak için hem savunma hem de saldırı operasyonlarında yapay zekayı her geçen gün daha fazla kullanması bekleniyor. Ancak beraberinde bazıları teknik, diğerleri ise yasal ve etik yönlerle ilgili çeşitli zorluklar da geliyor.

brbrg
Görsel: Grace Russell/Al Majalla

Yapay zekanın yetenekleri etkileyici olsa da kusurları da yok değil. Elbette diğer tüm teknolojiler gibi, geliştiriciler bu kusurları ele almaya devam edecektir. Örneğin, yapay zeka göründüğü kadar akıllı değil. Belirli bir görüntüyü işlemekle görevlendirilirse ve bu görev, üzerine inşa edildiği ve geliştirildiği eğitim setinden (setlerinden) biraz saparsa, içeriği doğru bir şekilde tanımlamakta zorlanabilir veya başarısız olabilir. Kötü aydınlatma, alışılmadık bir açı yahut görüntünün belirsiz bir kısmı sistemin kafasının karışması için yeterli. Tüm bu kusurlar daha kapsamlı ve spesifik yazılım eğitimi ile giderilebilir, ama buradaki kilit nokta yapay zekanın kendisinden istenenin ötesine geçmeyeceği gerçeğidir. Bu yüzden insan yazımı ve talimatları kritik önemini halen koruyor.

Sınırlı misyonlar

Yapay zekâ çok çalışıyor olsa da birden fazla görevi yönetme becerisi sınırlı. İstihbarat operasyonları bağlamında, bir insan bir hedefi belirleyebilir, en uygun silahı seçebilir, hedefin yönünü tahmin edebilir ve son olarak onu vurabilir. Tüm bunlar bir arada gerçekleştirilen birden fazla görevdir. Tek bir yapay zeka sistemi tüm bu görevleri aynı anda yerine getiremez. Ancak bir grup yapay zeka sistemi, farklı görevleri üstlenen ayrı modellerle bu görevleri yerine getirebilir. Fakat burada da bu senkronizasyonu sağlamak büyük bir teknolojik zorluktur ve oldukça pahalıya mal olur. Teknolojide henüz bu aşamaya ulaşamadık.

“Dünyanın dört bir yanındaki ordular, yapay zekayı daha fazla kullanmak için rekabetçi baskılarla karşı karşıya kalacaklar. Barış, kriz ve savaş durumlarında karar verme konusunda avantaj elde etme arzusu her zaman var olmaya devam edecek.

Yapay zeka olayları bağlamsallaştıramaz ve bağlam ile nedensellik arasındaki farkı ayırt edemez. Bunlar insanlara mahsus becerilerdir. Örneğin, yapay zekanın tanımaya çalıştığı görüntü, teknoloji için bir gizem olarak kalmaya devam eder. Ne olduklarını ya da ne anlama geldiklerini anlamadan yalnızca 'görüntü titreşimlerinin' dokusunu ve gradyanlarını analiz edebilir. Aynı gradyanlar farklı bir bağlamda ortaya çıkarsa, yapay zeka görüntünün bazı kısımlarını yanlış tanımlayabilir. Yapay zeka örüntüleri tespit etmede son derece başarılı olsad da bunların neden oluştuğunu ya da neye yol açtığını açıklayamaz. Bir yapay zeka modeli için mantıklı olan, insanlar için mantıksız ya da alakasız olabilir.

Yukarıda bahsedilen zorluklarla birlikte yapay zekanın nasıl karar verdiği önemli bir güvenlik açığı ve potansiyel sorundur. İnsanların sistemin nasıl karar verdiğini anlamak için yapabilecekleri çok az olduğundan, bir yapay zeka sisteminin içinde olanların çoğu bir kara kutu olarak kalır. Bu durum, karar alıcı veya çıktıları kritik karar alma süreçlerinde kullanılanlar gibi yüksek riskli sistemler için ciddi bir sorun teşkil ediyor. Bir sistemi gözden geçirip inceleyebilmek ve neden hata yaptığını görebilmek hem yasal hem de etik açıdan son derece önemli.

Ancak tüm bu eksikliklere, zorluklara ve belirsizliklere rağmen dünyanın dört bir yanındaki ordular, yapay zekayı daha fazla kullanmak için rekabetçi baskılarla karşı karşıya kalacaklar. Barış, kriz ve savaş durumlarında karar verme konusunda avantaj elde etme arzusu her zaman var olmaya devam edecek. Özellikle bu son derece rekabetçi süper güç ortamında kimse geride kalmak istemez.

Son olarak, eğitim ve öğretimdeki iyileştirmeler, yapay zeka ile ilgili bazı güvenlik açıklarının ve risklerin ele alınmasına ve bunların azaltılmasına yardımcı olabilir. Askeri alanda, hata olasılığını ve bunların yansımalarını en aza indirmek için daha fazla insan denetlemesi ve müdahalesi gerekiyor. Esas olansa yapay zeka sistemleri için standartları ve gereksinimleri insanların belirlemesidir.

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.


İran'da bir askeri eğitim uçağı düştü bir pilot hayatını kaybetti

İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
TT

İran'da bir askeri eğitim uçağı düştü bir pilot hayatını kaybetti

İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)

İran Radyo ve Televizyon Kurumu'nun bildirdiğine göre, İran'a ait bir savaş uçağı dün gece geç saatlerde batı İran'da bir eğitim görevi sırasında düştü ve pilotlardan biri hayatını kaybetti.

Kurumun açıklamasına göre uçak Hemedan vilayetinde gece eğitim görevi sırasında düştü. İran Hava Kuvvetleri Halkla İlişkiler Ofisi, resmi IRNA haber ajansı tarafından yayınlanan açıklamada, "Hava Kuvvetlerine ait bir uçak bu akşam Hemedan vilayetinde (batı İran) gece eğitim görevi sırasında düştü" denildi.

Haberde, "Kazada pilotlardan biri hayatını kaybetti, diğeri ise kurtuldu. Kazanın nedenini belirlemek için soruşturmaların devam ettiği" ifadeleri yer aldı.


Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe