Rusya, Türkiye'yi Suriye'de 'işgalci devlet' gibi davranmakla suçladı

Rusya'nın Suriye Özel Temsilcisi Lavrentyev (Türk medyası)
Rusya'nın Suriye Özel Temsilcisi Lavrentyev (Türk medyası)
TT

Rusya, Türkiye'yi Suriye'de 'işgalci devlet' gibi davranmakla suçladı

Rusya'nın Suriye Özel Temsilcisi Lavrentyev (Türk medyası)
Rusya'nın Suriye Özel Temsilcisi Lavrentyev (Türk medyası)

Rusya'nın Suriye Özel Temsilcisi Alexander Lavrentiev, Şam'ın “güçlerini geri çekeceğine dair garanti vermeden” Ankara ile diyaloğa girmesinin “zor” olduğunu söyledi ve Türklerin Suriye'de “işgalci bir devlet gibi davrandığını” belirtti.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Lavrov'la telefonda görüşerek Suriye krizi ve Rusya'nın öncülüğünde Ankara ile Şam arasındaki ilişkileri normalleştirme çabaları da dahil olmak üzere ikili ve bölgesel konuları ele aldı. Şarku’l Avsat’ın Rus "TASS" Ajansı’ndan aktardığına göre Lavrentiev, "yaklaşık 18 ay önce olduğu gibi Astana hattında daha yüksek düzeyde iletişim beklemenin" henüz çok erken olduğunu söyledi.

Lavrentiev, "Bu, Türkiye'nin Suriye muhalefetine verdiği destekle alakalıdır ve asıl mesele Türk kuvvetlerinin Suriye'den çekilmesidir" dedi. Lavrentiev, "Türkler işgalci bir ülke gibi davranıyor ve Türkiye'nin güçlerinin çekilmesi konusunda kesin garantiler olmadan diyaloğa girmesi çok zor" ifadelerini kullandı.



İran, Husilere desteği kesmeyi planlıyor: Sayılı günleri kaldı

ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
TT

İran, Husilere desteği kesmeyi planlıyor: Sayılı günleri kaldı

ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)

ABD’nin baskılarının ardından İran’ın, Yemen’deki Husilere desteği kesmeyi planladığı aktarılıyor. 

Kimliğinin paylaşılmaması şartıyla Telegraph’a konuşan İranlı bir yetkili, askeri personele Yemen’den çekilme talimatı verildiğini söylüyor. Kaynak, ABD’nin saldırıları sırasında İranlı bir askerin öldürülmesinin gerginliği tırmandıracağından endişelenildiğini belirtiyor. 

Ayrıca Tahran yönetiminin, ABD Başkanı Donald Trump’ın yürüttüğü siyaset nedeniyle başta Husiler olmak üzere bölgedeki çeşitli kuvvetlere desteği büyük ölçüde azaltmayı planladığı ifade ediliyor. Yetkili, İran’ın doğrudan Trump yönetiminden gelebilecek tehditlere odaklandığını söylüyor: 

Her toplantıda Trump’la ilgili tartışma yapılıyor. Desteklediğimiz bölgesel grupların hiçbiri tartışılmıyor.

İranlı yetkili, Ortadoğu’daki son gelişmelere de dikkat çekerek Husilerin “son günlerini yaşadığını” savunuyor: 

Burada, Husilerin hayatta kalamayacağı ve son aylarını hatta günlerini yaşadıkları yönünde bir görüş hakim. Dolayısıyla onları listemizde tutmanın bir anlamı yok. Onlar Hizbullah’ın eski lideri Hasan Nasrallah ve eski Suriye lideri Beşar Esad’a dayanan bir zincirin parçasıydı. Gelecek için bu zincirin sadece bir parçasını tutmak mantıklı değil.

Telegraph’ın haberinde, Tahran yönetiminin Esad rejiminin devrilmesini ya da Hizbullah’ın İsrail karşısında verdiği kayıpları önleyemediği hatırlatılarak, Husilerin oluşan güç boşluğundan faydalanmak istediği yazılıyor. ABD’nin de bunu önlemek ve İran üzerindeki baskıyı artırmak için devreye girdiği belirtiliyor.

CNN’in salı günkü haberinde, ABD’nin İran ve Husilere gözdağı vermek amacıyla B2 gizli bombardıman uçaklarını Hint Okyanusu’na konuşlandırdığı da bildirilmişti. 

Eski ABD Başkanı Joe Biden, 2021’de Husileri terör örgütü listesinden çıkarmıştı. Ancak Trump göreve gelir gelmez milisleri tekrar listeye aldı. 

Trump, geçen ay Husilere yönelik saldırı düzenlenmesi talimatını vermiş, bombardımanlarda en az 61 kişinin öldüğü, 140’tan fazla kişinin de yaralandığı kaydedilmişti. Husiler, Gazze savaşında Hamas’a desteklerini açıklayarak, bölgedeki denizcilik faaliyetlerini sekteye uğratan saldırılar düzenlemişti. 

Trump, 5 Mart’ta İran'ın dini lideri Ali Hamaney'e bir mektup gönderdiğini ve nükleer programla ilgili anlaşma yapmak istediğini söylemişti. Cumhuriyetçi lider, "Onlara, 'Umarım müzakere edersiniz çünkü ülkenize ordumuzu sokmamız gerekirse bu korkunç bir şey olur' ifadelerini kullandığım bir mektup yazdım" demişti. 

Hamaney ise Trump’ın müzakere çağrısını ve tehditlerini reddettiklerini duyurmuştu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da Trump’a sert çıkışarak, "Tehdit ettiğin için seninle müzakere yapmayacağım. Ne halt yersen ye" demişti. 

Independent Türkçe, Telegraph, Times of Israel