Trump'a oy veren Müslümanlar, yönetiminde İsrail yanlılarını seçmesinden rahatsız

Trump yanlısı Arap Amerikalılar, 5 Kasım 2024 tarihinde Novi, Michigan'da Cumhuriyetçi Senato adayı Mike Rogers için düzenlenen seçim gecesi etkinliğinde ABD seçim sonuçlarını bekliyor. (AFP)
Trump yanlısı Arap Amerikalılar, 5 Kasım 2024 tarihinde Novi, Michigan'da Cumhuriyetçi Senato adayı Mike Rogers için düzenlenen seçim gecesi etkinliğinde ABD seçim sonuçlarını bekliyor. (AFP)
TT

Trump'a oy veren Müslümanlar, yönetiminde İsrail yanlılarını seçmesinden rahatsız

Trump yanlısı Arap Amerikalılar, 5 Kasım 2024 tarihinde Novi, Michigan'da Cumhuriyetçi Senato adayı Mike Rogers için düzenlenen seçim gecesi etkinliğinde ABD seçim sonuçlarını bekliyor. (AFP)
Trump yanlısı Arap Amerikalılar, 5 Kasım 2024 tarihinde Novi, Michigan'da Cumhuriyetçi Senato adayı Mike Rogers için düzenlenen seçim gecesi etkinliğinde ABD seçim sonuçlarını bekliyor. (AFP)

Başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi aday Donald Trump'ı destekleyen Amerikalı Müslüman liderler Reuters'a yaptıkları açıklamada, Biden yönetiminin Gazze Şeridi'ne yönelik savaşında ve Lübnan'a yönelik saldırılarında İsrail'e verdiği desteği protesto etmek amacıyla destekledikleri Trump'ın bakanlık pozisyonları için yaptığı seçimlerden büyük hayal kırıklığı duyduklarını ifade ettiler.

Philadelphialı yatırımcı Rabiul Chaudhry, “Trump bizim sayemizde kazandı. Ancak şu an onun dışişleri bakanlığı ve diğer pozisyonlar için yaptığı seçimlerden memnun değiliz” dedi. Pensilvanya'da ‘Harris’i terk et’ kampanyasını yöneten Chaudhry aynı zamanda Trump için Müslümanlar örgütünün de kurucularından. Stratejistler, Müslümanların Trump'a verdiği desteğin Michigan'daki zaferine katkıda bulunduğuna ve diğer kararsız eyaletlerdeki zaferinde de bir etken olduğuna inanıyor.

Trump, Dışişleri Bakanı olarak İsrail'in sadık bir destekçisi olan Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio'yu seçti. Rubio bu yılın başlarında Gazze Şeridi'nde ateşkes çağrısında bulunmayacağını ve İsrail'in Hamas'ın ‘her bir unsurunu’ ortadan kaldırması gerektiğine inandığını söylemişti.

Trump ayrıca, ABD'nin bir sonraki İsrail Büyükelçisi olarak Arkansas eski valisi Mike Huckabee'yi aday gösterdi. İsrail'in ve Batı Şeria'daki işgalin sadık bir destekçisi olan Huckabee, Filistin'de iki devletli bir çözümü ‘uygulanamaz’ olarak tanımlıyor. Trump, ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi olarak ise örgütün Gazze Şeridi'ndeki ölümleri kınaması üzerine, BM'yi ‘antisemitizm bataklığı’ olarak niteleyen Cumhuriyetçi Temsilci Elise Stefanik'i seçti.

Amerikan Müslüman Katılım ve Güçlendirme Ağı (AMEEN) İcra Direktörü Rex Nazarko, Müslüman seçmenlerin Trump'ın barış için çalışan hükümet yetkililerini seçmesini umduklarını, ancak buna dair hiçbir işaret olmadığını ifade etti.

Nazarko, “Büyük hayal kırıklığına uğradık... Bu yönetim tamamen yeni muhafazakârlarla, güçlü bir şekilde İsrail ve savaş yanlısı olan kişilerle doldurulmuş gibi görünüyor. Kuşkusuz bu da Başkan Trump'ın barış yanlısı ve savaş karşıtı harekete ihanetidir” değerlendirmesinde bulundu.

Trump yanlısı Arap Amerikalılar, 6 Kasım 2024 Çarşamba sabahı Dearborn, Michigan'da Trump için Arap Amerikalılar kampanyası için düzenlenen etkinlikte ABD başkanlık seçimlerinin sonuçlarını bekliyor. (AP)Trump yanlısı Arap Amerikalılar, 6 Kasım 2024 Çarşamba sabahı Dearborn, Michigan'da Trump için Arap Amerikalılar kampanyası için düzenlenen etkinlikte ABD başkanlık seçimlerinin sonuçlarını bekliyor. (AP)

Trump'ın kazanmasına yardımcı olmak için oyları seferber ettikten sonra topluluğun sesini duyurmak için baskı yapmaya devam edeceğini söyleyen Nazarko, “En azından haritadayız” dedi.

Minnesota Üniversitesi eski profesörlerinden ve Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre ‘Harris’i terk et’ kampanyasının kurucularından Hasan Abdusselam, Trump'ın yönetim planlarının şaşırtıcı olmadığını, ancak korktuğundan daha radikal olduğunu söyledi. Harris’i terk et kampanyası Yeşil Parti adayı Jill Stein'ı desteklemişti. Abdusselam, “Çok Siyonist yanlısı bir yaklaşımı var gibi görünüyor... Biz her zaman çok şüpheciydik... Açıkçası, yönetimin nereye gittiğini görmek için halen bekliyoruz, ancak toplumumuz kandırılmış gibi görünüyor” şeklinde konuştu.

Trump'ın pek çok Müslüman ve Arap destekçisi, Trump'ın ilk başkanlığı sırasında ulusal istihbarat direktörlüğü görevini yürüten Richard Grenell'in, aylarca Müslüman ve Arap-Amerikan toplumlarına ulaştıktan sonra kilit bir rol oynayacağını umduklarını, hatta etkinliklerde potansiyel bir dışişleri bakanı olarak sunulduğunu belirtti.

Trump'ın bir diğer önemli müttefiki ve kızı Tiffany'nin kayınpederi olan Massad Boulos da Arap ve Müslüman Amerikalı liderlerle birden fazla kez bir araya geldi. Her ikisi de (Grenell ve Boulos) Arap ve Müslüman Amerikalı seçmenlere, Trump'ın barış için aday olduğu ve Ortadoğu’daki savaşları sona erdirmek için hızla çalışacağı sözünü verdi.

Trump, Arap-Amerikan ve Müslüman nüfusun yoğun olduğu şehirlere, Müslümanları sevdiğini söylediği Dearborn ve Trump için Müslümanlar’ı “Güzel bir hareket, barış istiyorlar, istikrar istiyorlar” şeklinde tanımladığı Pittsburgh da dahil olmak üzere birçok ziyaret gerçekleştirdi.

Lübnan asıllı bir Amerikalı olan ve Cumhuriyetçi Parti'nin Michigan’daki halkla ilişkiler komitesinin başkan yardımcısı Rola Makki eleştirileri görmezden geldi. Makki, “Trump'ın yaptığı her atamadan herkesin memnun olacağını sanmıyorum ama önemli olan sonuç... Trump'ın barış istediğini biliyorum. İnsanların anlaması gereken şey, 50 bin Filistinli ve 3 bin Lübnanlı'nın öldüğü ve bunların mevcut yönetim döneminde gerçekleştiğidir” ifadelerini kullandı.



Trump: İran Katar'a saldırırsa Güney Pars petrol sahasını tamamen yok edeceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump: İran Katar'a saldırırsa Güney Pars petrol sahasını tamamen yok edeceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Güney Pars doğalgaz sahasına yapılan saldırının İsrail tarafından gerçekleştirildiğini, ABD ile Katar'ın bu saldırıyla hiçbir ilgisinin olmadığını söyledi.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, "Amerika Birleşik Devletleri'nin bu saldırıdan haberi yoktu, Katar'ın bu saldırıyla hiçbir şekilde ilgisi yoktu ve böyle bir şeyin olacağından önceden haberi yoktu" ifadelerini kullandı.

Şöyle devam etti: "İran Katar'a saldırmaya karar verirse, Amerika Güney Pars doğalgaz sahasını tamamen yok edecektir."


Tahran’ın açık bir yıpratma savaşındaki kolu Iraklı gruplar

17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
TT

Tahran’ın açık bir yıpratma savaşındaki kolu Iraklı gruplar

17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı

Ortadoğu’da askeri çatışmaların başlamasından bu yana, Tahran’a bağlı Iraklı silahlı gruplar Amerikan çıkarlarını hedef tahtasına yerleştirdi. Bu gruplar, uluslararası güçlerin bulunduğu askeri üsleri, diplomatik misyonları ve hayati petrol tesislerini sık sık hedef alıyor.

Washington tarafından terör listesine alınan bu örgütler, daha çatışmanın başında yaptıkları açıklamalarda, bölgesel gerilimin uzun süreli bir “yıpratma savaşına” dönüşeceği uyarısında bulunmuştu.

“Eksenlerin” iç içe geçmesi

Yerel üretime dayandıklarını vurgulayan bir açıklamada, Nuceba Hareketi adlı grup, “Direniş ekseni içinde insansız hava araçları ve füzelerin üretimi, Iraklı evlerde tatlı yapmak kadar sıradan hale geldi” ifadelerini kullandı.

Bu gruplar, “Irak’ta İslami Direniş” olarak bilinen gevşek bir ittifak çatısı altında faaliyet gösteriyor. Söz konusu ittifak, Irak içinde ve bölge genelinde “düşman” olarak nitelendirdiği hedeflere yönelik İHA ve füze saldırılarını düzenli olarak üstleniyor.

Bu yapılar, İran’ın liderlik ettiği ve Lübnan’daki Hizbullah, Gazze’deki Hamas ile Yemen’deki Husileri de kapsayan “Direniş Ekseni”nin temel unsurlarından biri olarak görülüyor.

Iraklı gruplar, 28 Şubat’ta İran’a yönelik İsrail-ABD saldırısının ardından “İslam Cumhuriyeti’ni savunma” taahhüdünü açıkça ilan etmişti.

Askeri ve siyasi tablo

Mevcut sahnede farklı roller üstlenen çeşitli güçler bulunuyor. Bunların başında, ABD çıkarlarına yönelik saldırılarda öncü rol oynayan Ketaib Hizbullah geliyor. Grup, geçmişte düzenlenen saldırılarda çok sayıda saha komutanını kaybetmiş olsa da, 6 sandalyelik bir parlamento bloğu üzerinden siyasette de etkili olmaya çalışıyor.

bfrbfr
Irak ordusuna ait zırhlı bir araç, Bağdat’taki Yeşil Bölge’de ABD Büyükelçiliği yerleşkesini korumak amacıyla Dicle Nehri kıyısında konuşlandırıldı (AFP)

Ebu Ala el-Velayi liderliğindeki Ketaib Seyyid eş-Şüheda da iktidardaki Şii koalisyon Koordinasyon Çerçevesi içinde temsil ediliyor. Buna karşılık Nuceba Hareketi, siyasi sürece katılmayı reddederek tamamen askeri bir çizgi izlemeyi tercih ediyor.

Öte yandan Asaib Ehl el-Hak ise şu ana kadar doğrudan askeri operasyonlara katılmış değil. Grup, 27 sandalyelik güçlü parlamento bloğu üzerinden siyasi nüfuzunu artırmaya odaklanırken, birçok gözlemciye göre silahlı kimliğini giderek geri plana itiyor.

Yıpratma stratejisi

Saldırılar yalnızca Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği ve havaalanındaki lojistik tesislerle sınırlı kalmadı; yabancı şirketlere ait petrol sahaları ile büyük bir ABD konsolosluğu ve askeri varlığı barındıran Irak Kürt Bölgesel Yönetimi de hedef alındı.

Saldırıların etkisi bölge geneline de yayıldı. Kuveyt, daha önce kendi topraklarına isabet eden saldırılar nedeniyle Irak’ın büyükelçisini çağırmıştı.

Uluslararası Kriz Grubu araştırmacısı Lihib Hegel, AFP’ye yaptığı değerlendirmede, bu grupların çatışmaya dahil olmasını İran rejimi için “varoluşsal bir mücadele” olarak nitelendirdi. Hegel’e göre bu yapılar, özellikle İran lideri Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından, “direniş ekseninin son savunma hattı” haline geldi.

vgrf
Havaalanlarının kapatılmasının ardından Araplar, yabancılar ve Iraklılar Ürdün’e kara sınır kapısından geçerek ülkeden ayrılırken araçlardan oluşan uzun bir kuyruk oluştu (Reuters)

Grupların insansız hava araçları ve kısa menzilli balistik füzeler bulundurduğunu belirten Hegel, Tahran’ın Hizbullah veya Husilere kıyasla daha ağır silahları bu gruplardan esirgediğini de vurguladı. Nihai hedefin ise “ABD güçlerini Irak’tan çıkarmak” olduğu ifade ediliyor.

Suikastlar zinciri

Diğer taraftan ABD ve İsrail, tırmanan gerilime hassas saldırılarla karşılık vermeyi sürdürüyor. Çatışmaların ilk saatlerinden itibaren Bağdat’ın güneyindeki Curf es-Sahr’da Ketaib Hizbullah mevzileri ile Haşdi Şabi’ye ait tesisler hedef alındı.

AFP’nin yayımladığı verilere göre, operasyonların başlamasından bu yana en az 43 militan ve Haşdi Şabi unsuru hayatını kaybetti.

Gerilimin zirvesi ise geçen cumartesi yaşandı. Bağdat’ın merkezine düzenlenen füze saldırısında, Ketaib Hizbullah mensubu 3 kişi, aralarında üst düzey bir komutanın da bulunduğu şekilde öldürüldü; grubun lideri Ebu Hüseyin el-Hamidavi de yaralandı.

Ajansa konuşan Iraklı bir güvenlik yetkilisi, 2023’te Gazze savaşıyla başlayan “hedefli suikastlar” sürecinin artık açık biçimde Irak sahasına taşındığını belirterek, bunun yeni bir açık çatışma dönemine işaret ettiğini söyledi.


İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı

İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı
TT

İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı

İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı

İran devlet televizyonu bugün yaptığı açıklamada, Tel Aviv’in, Ali Laricani’nin öldürülmesine yanıt olarak küme başlıklı füzelerle hedef alındığını bildirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın nükleer silah üretmeyi reddeden tutumunun önemli ölçüde değişmeyeceğini belirtti. Arakçi, yeni Dini Lider Mücteba Hamaney’in bu konuda henüz kamuoyuna açık bir görüş bildirmediğini de ifade etti.

Diğer yandan Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, akşam saatlerinde bölgesel bir bakanlar toplantısına ev sahipliği yapacak. Toplantıya Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları ile bölgesel temsilciler katılacak ve İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırıları ile bunun güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ele alınacak.

Bu gelişmeler, Beyrut’ta İsrail’in başlattığı yoğun hava saldırılarının da eş zamanlı olarak arttığı bir döneme denk geliyor. Söz konusu saldırılarda çok sayıda kişi hayatını kaybetti veya yaralandı.