ABD yapımı ATACMS füzeleri Rusya-Ukrayna savaşında ne kadar etkin?

ATACMS füzeleri ilk kez İkinci Körfez Savaşı'nda kullanıldı

Rusya'nın Kıtalararası Balistik Füze (ICBM) sistemi RS-24 Yars’ın Plesetsk Kozmodromu’ndan fırlatılması, 25 Ekim 2023 (AFP)
Rusya'nın Kıtalararası Balistik Füze (ICBM) sistemi RS-24 Yars’ın Plesetsk Kozmodromu’ndan fırlatılması, 25 Ekim 2023 (AFP)
TT

ABD yapımı ATACMS füzeleri Rusya-Ukrayna savaşında ne kadar etkin?

Rusya'nın Kıtalararası Balistik Füze (ICBM) sistemi RS-24 Yars’ın Plesetsk Kozmodromu’ndan fırlatılması, 25 Ekim 2023 (AFP)
Rusya'nın Kıtalararası Balistik Füze (ICBM) sistemi RS-24 Yars’ın Plesetsk Kozmodromu’ndan fırlatılması, 25 Ekim 2023 (AFP)

Muhammed Rimal

Ukraynalı yetkililer, Rusya-Ukrayna savaşının başladığı 24 Şubat 2022 tarihinden beri bu çatışmada kendi lehlerine bir gelişme kaydedebilmek için NATO üyesi müttefiklerine ve ABD'ye kendilerine balistik füze sağlamaları için baskı yapıyorlar.

ABD ancak savaşın üzerinden yaklaşık 18 ay geçtikten sonra Ukraynalı yetkililerin bu talebine karşılık verdi ve geçtiğimiz yıl eylül ayında Ukrayna ordusuna ABD yapımı Ordu Taktik Füze Sistemi (Army Tactical Missile System/ATACMS) füzeleri tedarik etti.

Füzeler teslim edildikten bir ay sonra Ukrayna'da test edildi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ATACMS füzelerinin Rusya topraklarındaki hedefleri isabetli bir şekilde vurmada etkili olduklarını kanıtladıklarını’ söyledi.

ATACMS füzelerinin Ukrayna'nın elinde olmasına rağmen, ABD'nin bu sistemin kullanımı için izin verdiği menzil, Rusya topraklarının derinliklerinde bulunan hedeflere kadar değil, Ukrayna topraklarında konuşlu Rus güçlerinin mevzilerine kadardı. Bu durum, mevcut savaşta ellerinin kollarının bağlandığını düşünen Ukraynalılar tarafından tepkiyle karşılandı. Ta ki ABD yönetimi, kısa bir süre önce ATACMS füzelerinin kullanım menzilinin genişletilmesine izin verene kadar.

ABD Ordusu ATACMS füzelerine ait bir dosya fotoğrafı (AFP)ABD Ordusu ATACMS füzelerine ait bir dosya fotoğrafı (AFP)

Bu iznin, Ukrayna'nın ATACMS füzeleri almasından bir yıl sonra, Joe Biden'ın görev süresinin bitmesine iki ay kala verilmesi zamanlaması bakımından dikkati çekiyor. ABD desteğinin düzeyi ve niteliği açısından önemli bir gelişme olarak görüldü. Ukrayna, ABD yönetiminden aldığı izni 19 Kasım'da Rusya topraklarına 6 füze fırlatarak hızlı bir şekilde pratiğe döktü.  Bunlardan beşi Rusya’nın hava savunma sistemi tarafından püskürtülürken, altıncısı Rusya'nın Bryansk bölgesine düştü. Peki, ATACMS füzelerinin özellikleri ne ve neden şimdi kullanılmasına izin verildi?

Füzelerin özellikleri ve etkinlikleri

ATACMS füzeleri, başlıklarında bulunan misket bombalarının miktarına ve ulaştıkları menzile göre farklılık gösteren ve bu isimle bilinen karadan karaya taktik füzeler ailesine ait bir silah. Amerikan Lockheed Martin şirketinin fabrikalarında 1983 yılında üretildi. ABD ordusunun envanterinde iki tip ATACMS füzesi bulunuyor. Bunlardan birincisi Irak Savaşı'nda kullanılan ve 300 bomba mermisi taşıyan ve 70 ile 300 kilometre arasında menzile sahip olan M39A1 (Block IA). İkincisi ise ilk kez 2004 yılında kullanılan M57 modeli.

Mevcut ABD yönetimi, görev süresinin sona ermesine yaklaşık iki ay kala Ukrayna'ya ATACMS füzeleriyle Rusya topraklarının derinliklerine saldırma izni verdi.

Ukrayna'da kullanılmasına izin verilen ATACMS füzeleri, 3,98 metre uzunluğunda ve 61 santimetre çapında. Ağırlığı 160 ile 560 kilogram arasında değişen, patlayıcılığı ve tahrip gücü yüksek bir WDU18 savaş başlığı taşıyor. Her biri 0,06 cm çapında ve 0,59 kg ağırlığında küre şeklinde yaklaşık 300 adet M74 bombacığından oluşuyor. Üretim maliyeti yaklaşık bir buçuk milyon ABD dolarını buluyor. ATACMS füzeleri, M270 MLRS fırlatıcısından, yani mobil platformlardan fırlatılır ve yüksek hassasiyetli navigasyon ve GPS teknolojisine dayanan otonom bir güdüm sistemi tarafından yönlendirilerek hassas vuruşlar yapmalarını sağlar.

Füze, 3 Mach üzerindeki (1 Mach saat başına bin 225 kilometredir) yüksek hızlara ulaşabilir ve nihai menzili olan 300 kilometreye 5 dakika içinde ulaşır. Yüksek hızı nedeniyle, kara savunma sistemleri tarafından yakalanması oldukça güçtür. Bu hız aynı zamanda kara kuvvetlerinin hareketliliğini de engeller ve sınırlar.

ATACMS füzeleri ilk kez 1990'lı yılların başlarında İkinci Körfez Savaşı'nda kullanıldı. Bu savaşta M270 füze rampasından 32 adet ATACMS füzesi fırlatıldı. Daha sonra 2003 yılında Irak’ın işgali sırasında 450'den fazla, 2015 yılından bu yana dünya genelinde 560'ın üzerinde ATACMS füzesi ateşlendi. Halihazırda başta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Türkiye, Yunanistan, Güney Kore ve Romanya olmak üzere birçok ülkenin ordularının envanterinde yer alıyor. Ancak 1990'lardan bu yana sadece ABD ve Güney Kore, ATACMS füzelerini savaşta, eğitimde ve tatbikatlarda kullanıyor.

Saldırı amaçlı olarak menzil içindeki hedeflerine ulaşıp onları isabetli bir şekilde vurabilen ATACMS füzeleri, bu derinliğe ulaşarak Ukrayna'nın saldırı kabiliyetini arttırıyor. ATACMS füzeleri kamu binaları ve hava üsleri gibi Rusya’nın hayati öneme sahip tesislerini, cepheden uzaktaki ikmal hatlarını, bu füzelerin menzili içindeki altyapı, ulaşım ve iletişim ağlarını hedef alabilir ve bazı haberlere göre Kuzey Kore’den askerlerin konuşlandırıldığı Kursk bölgesine ulaşabilir. Rusya’nın savunma sistemini delemeyecek olsa da en azından Ukrayna içinde konuşlu Rus askerlerine destek sağlayan lojistik merkezlerinde işleri sekteye uğratacak olan ATACMS füzeleri, ayrıca ilerleyen güçlere de ateş desteği sağlayabilir.

ABD kararının nedenleri

Mevcut ABD yönetimi, görev süresinin sona ermesine yaklaşık iki ay kala Ukrayna'ya ATACMS füzeleriyle Rusya topraklarının derinliklerine saldırma izni verdi. Peki ama ATACMS füzelerinin neden şimdi kullanılmasına izin verildi?

Mevcut ABD yönetimi kararının Rusya-Ukrayna savaşının seyrinde niteliksel bir değişikliğe yol açacağını ve kendisini bu savaşın içinde doğrudan ve aktif bir taraf haline getireceğini, savaşın niteliğindeki herhangi bir değişikliğin uluslararası dengede ya da en azından bölgede bir değişikliğe yol açacağını düşünmüyor. Aksine ATACMS füzelerinin gönderilmesinin savaşın gidişatı üzerinde önemli bir etkisi olmayacağını ve bu füzelerin bölgedeki oyunun kurallarını değiştirebilecek sihirli bir değnek olmadığını, ancak en azından Ukrayna'ya destek sağlayacağını düşünüyor. Bu desteği de Rus ordusunun arka üslerini bu füzelerin menziline dahil ederek veriyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukraynalıların ATACMS füzelerini kendi başlarına kullanamayacaklarını, ABD'li danışmanların uzmanlığına ve yardımına ihtiyaç duyduklarını, bunun da Ukrayna topraklarında ABD askerinin konuşlandırılmasını gerektirdiğini, bu durumun tıpkı NATO birliklerinin Ukrayna'da konuşlanması gibi Rusya için bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Emekli ABD Hava Kuvvetleri Albayı Cedric Leighton’a göre ABD bu kararı, Kuzey Kore askerlerinin Rusya ordusuyla birlikte savaşmak üzere bölgeye geldiğine ilişkin bilgilere misilleme olarak aldı.

Peki, siyaset sahnesinde Biden yönetimi Cumhuriyetçileri Rusya, NATO, Çin ve Kuzey Kore'nin dahil olduğu küresel bir krizin ortasına nükleer silahlar olmadan sokmak için topu Cumhuriyetçilerin sahasına mı atmaya çalışıyor?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Kiev'de düzenlediği basın toplantısında, 19 Kasım 2024 (AFP)Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Kiev'de düzenlediği basın toplantısında, 19 Kasım 2024 (AFP)

Biden yönetimi tarafından alınan bu karar, sadece Washington'ın Ukraynalılara daha önce verdiği taahhütlerin yerine getirilmesi mi, yoksa ABD iç siyasetinde Biden döneminde uluslararası çatışmaların Trump dönemindekinden daha az olduğunu iddia etmek amacıyla kullanılacak küresel gerilimlere doğru bir ittirme hamlesi mi?

Rusya'nın Güney Lübnan'da durumu izleme misyonuna katılması henüz kararlaştırılmamış ve büyük olasılıkla gerçekleşmeyecek olsa da jeopolitik düzeyde Rusya üzerindeki baskının hafifletilmesi yönünde bir eğilim olduğu kesin

Trump'ın seçim kampanyası hem ABD içinde hem de dışında ekonomik boyuta öncelik vermek üzerine kuruluydu. Bu da ABD'nin küresel piyasalardaki en büyük rakibi olan Çin'e doğru yönelmek istediği, bunun için de Ortadoğu ve Rusya'daki savaş sahalarının sakinleştirilmesi gerektiği anlamına geliyor. Trump'ın seçim kampanyası, Demokrat Partili yönetimin neden olduğu ve ABD Hazinesinin çatışma bölgelerindeki müttefiklerine sağladığı mali destek ya da ABD ekonomisinin çeşitli yerlerdeki savaşların gerekliliklerini karşılamak için silah üretimine yaptığı harcamalar nedeniyle daha da kötüleşen ekonomik sorunlar, göç, işsizlik, Amerikan vatandaşlarının yararlandığı sosyal hizmetler ve diğer konulara öncelik vermeye yönelikti.

Biden yönetimi, Cumhuriyetçiler arasında Rusya üzerindeki baskıyı hafifletme ve Ukrayna meselesinin arka planında onunla olan çatışmayı azaltma eğilimi olduğunun farkına vardı. Lübnan'da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1701 sayılı kararının uygulanması için uluslararası izleme organına katılması önerilen ülke olarak Rusya'nın adı öne sürüldü. Bu durum, kararın Suriye üzerinden Hizbullah'a silah geçişinin engellenmesiyle ilgili kısmının uygulanmasının Rusya tarafından garanti edilmesi karşılığında, Rusya'nın bölgedeki rolünün kısmen de olsa yeniden canlandırılması olarak yorumlandı. Bu da Rusya'ya Suriye toprakları içerisinde, en azından Lübnan'a komşu bölgelerde daha geniş bir kontrol alanı vermek anlamına geliyor. Şarku’l Avsat’ın Majalla'dan aktardığı analize  göre bu bölge, ABD ve NATO tarafından çeşitli yaptırımlar uygulanan Rusya'nın ihtiyaç duyduğu ekonomik boyutlara sahip. Rusya'ya bu rolün verilmesi kaçınılmaz olarak İran ve Türkiye'nin Suriye'deki varlığı pahasına olacak bir hamle. ABD böylece İran'ın Suriye'deki varlığını ve nüfuzunu büyük ölçüde azaltmış olacak, bu da Lübnan'daki bu etkinin boyutuna ve Lübnan'a silah girişine yansıyacak.

Rusya'nın Güney Lübnan'da durumu izleme misyonuna katılması henüz kararlaştırılmamış ve büyük olasılıkla gerçekleşmeyecek olsa da jeopolitik düzeyde gerek Ukrayna ile arasındaki gerginliği yatıştırarak gerekse kendisine yönelik mali cezai tedbirleri hafifleterek ve Suriye'de daha fazla nüfuz alanı tanıyarak olsun, Rusya üzerindeki baskının hafifletilmesi yönünde bir eğilim olduğu kesin.

Tüm bu senaryolar, yeni ABD yönetiminin bölgedeki sıcak meselelere ilişkin yönelimlerinin ve yeni dönemde dünyanın geleceğine ilişkin görüşünün sonucunu beklemeye devam ediyor.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



Grönland'da seçimi Trump karşıtı parti kazandı

Demokraatit partisinden Anna Wangenheim ve Genel Başkan Jens Frederik Nielsen (AFP)
Demokraatit partisinden Anna Wangenheim ve Genel Başkan Jens Frederik Nielsen (AFP)
TT

Grönland'da seçimi Trump karşıtı parti kazandı

Demokraatit partisinden Anna Wangenheim ve Genel Başkan Jens Frederik Nielsen (AFP)
Demokraatit partisinden Anna Wangenheim ve Genel Başkan Jens Frederik Nielsen (AFP)

Namita Singh & Rachel Clun

ABD Başkanı Donald Trump'a ülkenin "satılık olmadığını" söyleyen Grönland'ın muhalefetteki merkez sağ partisi, ülkedeki parlamento seçimlerinden zaferle çıktı.

Resmi sonuçlara göre Demokraatit partisi oyların yüzde 29,9'unu alarak iktidardaki koalisyonun çoğunluğuna son verdi.

Demokraatit'in lideri ve eski badminton şampiyonu Jens Frederik Nielsen, Grönland'ın geleceğini şekillendirilmede kritik bir rol oynamaya hazırlanıyor. Nielsen, özellikle Trump'ın Kuzey Kutbu adasını ABD'nin satın alabileceği yönündeki önerisine yanıt olarak, dış müdahalenin açık sözlü bir eleştirmeni.

Danimarka'dan bağımsızlığa kademeli bir geçişi savunan iş dünyası yanlısı parti, bir önceki seçimde yüzde 9,1 olan desteğini keskin bir şekilde artırdı. Danimarka'dan hızlı bir kopuşu savunan muhalefetteki Naleraq partisinden daha iyi performans sergiledi.

Trump, adanın bağımsızlığına ilişkin tartışmaların ortasında seçim kampanyasına damgasını vurdu.
 

sacdfrgt
Seçim görevlileri 11 Mart 2025 Salı günü Grönland'ın Nuuk kentinde parlamento seçiminde oyları saymaya hazırlanıyor (AP)

Trump uzun zamandır Grönland'ın ABD'nin bir parçası olmasını istiyor. Ülkenin kontrolünü ele geçirme arzusunu ilk kez birinci döneminde dile getirmiş ve bu yıl ülkeyi satın almak istediğini söylemişti. Seçim öncesinde de bu tutumunu yinelemiş ve amacına ulaşmak için güç kullanmayı ihtimal dışı bırakmayı da reddetmişti.

Bu ay ABD Kongresi'nde "Öyle ya da böyle alacağız" diye konuştu. Trump, Grönlandlıların "dünyanın herhangi bir yerindeki en büyük ulusun bir parçası" olabileceğini söyledi. Truth Social platformunda yaptığı yorumlarda ABD Başkanı milyarlarca dolarlık yatırım yapmaya ve "onları zengin etmeye" hazır olduğunu ifade etti.

frgty6
ABD Başkanı Donald Trump Washington DC'deki Beyaz Saray'ın Oval Ofisinde oturuyor (Reuters)

Ülkenin ABD'nin güvenlik çıkarları için hayati önem taşıdığını yineledi ki çoğu Grönlandlı bu fikri reddediyor.

Sadece 57 bin nüfusa sahip olan bu devasa ada, eriyen buzulların kaynaklarını daha erişilebilir hale getirdiği ve yeni nakliye rotaları açtığı Kuzey Kutbu'nda hakimiyet için süren jeopolitik bir yarışın içine sürüklendi. Hem Rusya hem de Çin bölgedeki askeri faaliyetlerini yoğunlaştırıyor.

Siyasi partilere yabancı katkıları yasaklayan yeni yasa tasarısına yanıt olarak Nielsen, Trump'ın yorumlarının "siyasi bağımsızlığımıza yönelik bir tehdit" olduğunu söyledi.

"Kendimizi savunmalıyız" diye ekledi.

Nielsen, Sky News'e verdiği demeçte Donald Trump'ın yorumlarına atıfta bulunarak "Umarım bu ona satılık olmadığımıza dair açık bir mesaj gönderir" dedi.

Biz Amerikalı olmak istemiyoruz. Hayır, Danimarkalı olmak istemiyoruz. Grönlandlı olmak istiyoruz. Ve gelecekte kendi bağımsızlığımızı istiyoruz. Ve kendi ülkemizi kendimiz inşa etmek istiyoruz, onun umuduyla değil.

Danimarka gazetesi Berlingske'nin haberine göre Nielsen ocak ayında Danimarka Liberal İttifakı'yla siyasi işbirliği anlaşması imzaladı. Habere göre Nielsen, "Grönland ve Danimarka arasındaki ilişkilerde heyecan verici ve önemli bir dönemin ortasındayız" dedi.

Nielsen diğer partilerle görüşerek bir hükümet koalisyonu kurmaya çalışacak.

İktidardaki Inuit Ataqatigiit partisi ve bağımsızlığa giden yavaş bir yol arayan ortağı Siumut, oyların toplam yüzde 36'sını kazandı. Bu oran 2021'de yüzde 66,1'di.

Inuit Ataqatigiit Başbakanı Mute Egede, Facebook paylaşımında "Seçim sonucuna saygı duyuyoruz" dedi ve yaklaşan koalisyon görüşmelerinde her türlü öneriyi dinleyeceğini sözlerine ekledi.
Grönland eski bir Danimarka kolonisi ve 1953'ten beri bir bölge. İlk parlamentosunun kurulduğu 1979'da bir miktar özerklik kazandı ancak Kopenhag hâlâ dışişleri, savunma ve para politikasını kontrol ediyor ve ekonomiye yılda 1 milyar doların biraz altında destek sağlıyor.

Danimarka'nın ekonomik desteği olmadan yaşam standartlarının düşeceği endişesiyle bunu yapmamış olsa da 2009'da bir referandumla tam bağımsızlık ilan etme hakkını kazandı.

Bağımsızlık yanlısı ana parti Naleraq'ın adayı Qupanuk Olsen, "Çok yakında, kim olduğumuza, kültürümüze ve kendi dilimize dayalı bir yaşam sürmeye başlayacağımıza ve düzenlemeleri Danimarka'ya göre değil, kendi ihtiyaçlarımıza göre yapmaya başlayacağımıza yürekten inanıyorum" dedi.

İktidardaki Inuit Ataqatigiit partisinin adayı Inge Olsvig Brandt ise şunları söyledi:

Şu anda bağımsızlığa ihtiyacımız yok. Üzerinde çalışmamız gereken çok fazla şey var. Bence kendimizle, tarihimizle çalışmalıyız ve bir sonraki adımı atmadan önce çok fazla iyileştirme çalışması yapmamız gerekecek.

Yaklaşık 40 bin 500 kişinin oy kullanma hakkına sahip olduğu Kuzey Kutup adasındaki 72 seçim merkezinin bazılarında oy verme işlemi yarım saat uzatılmıştı ancak nihai katılım oranı hemen belirlenemedi.

Ajanslardan da yararlanılmıştır

Independent Türkçe