Afwerki Burhan'a, ülkesinin Sudan'ın istikrar ve birliğinin yanında olduğunu söyledi

Sudan Halkı Girişimi, Putin'i vetosundan dolayı onurlandırmak üzere Sudan'ı ziyaret etmeye çağırdı

Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki ve Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan dün bir araya geldi. (Sudan Egemenlik Konseyi’nin X hesabı)
Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki ve Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan dün bir araya geldi. (Sudan Egemenlik Konseyi’nin X hesabı)
TT

Afwerki Burhan'a, ülkesinin Sudan'ın istikrar ve birliğinin yanında olduğunu söyledi

Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki ve Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan dün bir araya geldi. (Sudan Egemenlik Konseyi’nin X hesabı)
Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki ve Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan dün bir araya geldi. (Sudan Egemenlik Konseyi’nin X hesabı)

Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki, resmi bir ziyaret için ülkeye gelen Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile başkent Asmara'da gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından, hükümetinin güvenlik ve istikrarı sağlamak için Sudan'ın yanında yer aldığını açıkladı.

Burhan'ın Eritre ziyareti, Afwerki'nin Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) karşı savaşında Sudan ordusuna doğrudan destek verdiğini açıklamasından kısa bir süre sonra gerçekleşti. Afwerki, devam eden savaşı ülkesinin güvenliğini tehdit eden bölgesel bir savaş olarak nitelendirdi ve savaşın ülkesinin ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğu için ‘Kızıldeniz, Kassala, el-Gadarif ve Mavi Nil’ eyaletlerine yaklaşması halinde, ordusu ve kabiliyetleriyle Sudan ordusunu desteklemek için müdahale etme tehdidinde bulundu.

Burhan, Afwerki ile iki ülke arasındaki ilişkiler, Sudan'daki durumun gelişimi ve güvenlik ve istikrarı tesis etme çabaları üzerine bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Sudan Egemenlik Konseyi'nin medya metnine göre ev sahibi, Burhan'ın Sudan'daki son gelişmeler, ‘isyancı terörist milislerin vatandaşlara karşı işlediği ihlaller, Sudan devleti ve kurumlarının sistematik olarak tahrip edilmesi’ ve milisleri ortadan kaldırma ve yenilgiye uğratma konusundaki kararlılığı üzerine verdiği brifingi dinledi.

Eritre Devlet Başkanı Isaias dün Asmara Havaalanı’nda Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan'ı karşıladı. (Sudan Egemenlik Konseyi’nin X hesabı)Eritre Devlet Başkanı Isaias dün Asmara Havaalanı’nda Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan'ı karşıladı. (Sudan Egemenlik Konseyi’nin X hesabı)

Şarku’l Avsat’ın Sovereign Media'dan aktardığına göre Afwerki, ülkesinin güvenlik ve istikrarı sağlamak için Sudan'ın yanında yer aldığını ve bunun iki ülke halkları arasında uzun süredir devam eden ilişkilerin bir uzantısı olduğunu söyledi. Afwerki, “İki ülkenin ve halkların çıkarlarına hizmet etmek üzere ortak iş birliğinin ufkunu genişletmek için çalışacağız” dedi.

Eritre tarafsız kalmayacak

Afwerki birkaç gün önce, savaşın dört sınır eyaletine (Kızıldeniz, Kassala, el-Gadarif ve Mavi Nil) yaklaşması halinde ülkesinin Sudan ordusu lehine müdahale edeceği tehdidinde bulunmuştu. Sudan gazetesi et-Tayyar tarafından alıntılanan açıklamalarında Afwerki, “Savaş bu eyaletlere ulaşırsa, Eritre boş durmayacak ve tüm yetenekleriyle savaşa taraf olacak. Çünkü böyle bir durumda ulusal güvenliği tehlikede olacak” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz ay Sudanlı bir basın heyeti ile birlikte Asmara'yı ziyaret eden Sudan gazetesi et-Tayyar'ın Genel Yayın Yönetmeni Osman Mirgani'ye göre Eritre Devlet Başkanı onlara, ülkesinin ‘devam eden savaşı Sudan'ı hedef alan bölgesel bir savaş olarak gördüğünü’ söyledi ve bununla yeterince ciddi bir şekilde ilgilenilmesi çağrısında bulundu. Afwerki ayrıca, “Savaşın ilk etapta gerçekleşmesine ve bir buçuk yıldan fazla sürmesine izin verilmemeliydi. HDK'ye karşı önleyici bir saldırı yapılmalıydı” dedi.

Mirgani, Facebook hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Afwerki'nin Sudan devletinin ‘öncelik’ olarak tanımladığı ‘güvenliğe’ ulaşmasının önemi konusunda kendilerini bilgilendirdiğini söyledi. Afwerki ayrıca şunu söyledi: “Sudan devleti hayatta kalma ya da yok olma sorunuyla karşı karşıya ve onu bu kaderden kurtarmak için Sudan halkının orduyla birleşmesi gerekiyor.”

Putin Port Sudan'ı ziyaret etmeye davet edildi

Öte yandan, idari başkent Port Sudan'da yüzlerce Sudanlı, Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'ndeki vetosuna ve İngiltere ile Sierra Leone'nin savaşı durdurmak ve insani yardım ulaştırmak için sunduğu karar tasarısının reddedilmesine destek ve teşekkür için Rusya Büyükelçiliği'ne yürüdü. Kalabalık, ‘Teşekkürler Rusya, Rusya Sudan'da barış ve istikrarı destekliyor’ yazılı pankartlar taşıdı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Burhan, Ekim 2019'da Karadeniz kıyısındaki Soçi'de gerçekleştirdikleri görüşmede (AP)Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Burhan, Ekim 2019'da Karadeniz kıyısındaki Soçi'de gerçekleştirdikleri görüşmede (AP)

Rusya'nın Port Sudan Büyükelçisi Andrei Chernovol, hükümetinin Sudan halkının dostu olduğunu ve öyle kalacağını söyledi. Chernovol, “Sudan'daki iç durumu ve halkın, ordunun ve meşru hükümetin yanında olduğunu herkes biliyor. Bu tüm dünyada bilinen bir gerçek. Biz, Sudan halkının seçimine saygı duyuyoruz. Bu nedenle BM Güvenlik Konseyi'nde Sudan topraklarındaki yabancı varlığına karşı sesimizi yükselttik” şeklinde konuştu.

Yürüyüşü düzenleyen Sudan Halkı İnisiyatifi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i halk tarafından onurlandırılmak üzere Sudan'ı ziyaret etmeye çağırdı ve ülkesinin Port Sudan'daki büyükelçisini onurlandırdı.



Netanyahu, yolsuzluk davasındaki ifadesinin ertelenmesini talep etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu, yolsuzluk davasındaki ifadesinin ertelenmesini talep etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun avukatı, dün mahkemeye sunduğu bir dilekçede, Netanyahu'nun bölgedeki mevcut güvenlik durumunu gerekçe göstererek, önümüzdeki hafta yeniden başlaması planlanan uzun yolsuzluk davasındaki ifadesinin ertelenmesini talep ettiğini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre İsrail'in çarşamba günü ilan edilen ateşkesin ardından İran'la olan savaşı nedeniyle ilan ettiği olağanüstü hali kaldırmasıyla Netanyahu'nun davasının pazar günü yeniden başlaması planlanıyor. Savunma tarafı, savcılık tanığının ifadesini dinlemeye devam etmeye hazır olduğunu ifade etti.

Kudüs Bölge Mahkemesine sunulan muhtırada, "İsrail Devleti'nde ve Ortadoğu genelinde son zamanlarda meydana gelen ani olaylarla ilgili gizli güvenlik ve diplomatik nedenlerden dolayı, Başbakan en az önümüzdeki iki hafta boyunca duruşmada ifade veremeyecektir" denildi.

Söz konusu yetkili, gizli gerekçelerin ayrıntılarını içeren kapalı bir zarfın mahkemeye teslim edildiğini ve savcılığın yanıtını sunmasının ardından mahkemenin kararını vereceğini ifade etti.

Netanyahu, görevdeyken işlediği bir suçtan dolayı yargılanan ilk İsrail başbakanı. Yıllarca süren soruşturmaların ardından 2019 yılında kendisine yöneltilen rüşvet, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlamalarını reddediyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2020'de başlayan ve hapis cezasıyla sonuçlanabilecek olan dava, resmi görevleri nedeniyle defalarca ertelendi ve ne zaman sonuçlanacağı henüz belli değil.

Netanyahu'nun konumu, kendisine yöneltilen suçlamaların yanı sıra Filistinli grup Hamas'ın Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırıdan da etkilendi.

İsrail'de ekim ayında seçimler yapılması planlanıyor ve anketler, İsrail tarihinin en sağcı koalisyonu olan Netanyahu'nun koalisyonunun muhtemelen kaybedeceğini gösteriyor.


ABD-İran savaşında mahsur kalan gemi işçileri: Sinir krizi geçiriyoruz

Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndan sadece İran ordusunun koordinasyonuyla geçilebileceğini bildirmişti (AP)
Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndan sadece İran ordusunun koordinasyonuyla geçilebileceğini bildirmişti (AP)
TT

ABD-İran savaşında mahsur kalan gemi işçileri: Sinir krizi geçiriyoruz

Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndan sadece İran ordusunun koordinasyonuyla geçilebileceğini bildirmişti (AP)
Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndan sadece İran ordusunun koordinasyonuyla geçilebileceğini bildirmişti (AP)

ABD-İran savaşı nedeniyle yaklaşık 6 haftadır Körfez'de mahsur kalan denizciler yaşadıkları psikolojik zorlukları anlattı.

Guardian’ın haberinde, Hürmüz Boğazı’ndan geçemeyen yaklaşık 20 bin tanker çalışanı olduğuna işaret ediliyor.

Birçok personelin, boğazdan geçebilecek durumda olsalar bile drone saldırıları ve sualtı mayınları nedeniyle Hürmüz’ü kullanmak istemediği aktarılıyor.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’taki saldırısıyla patlak veren savaşın başından bu yana, Uluslararası Ulaştırma İşçileri Federasyonu (ITF) sendikasına 300 farklı gemide görev yapan denizcilerden yaklaşık 1000 başvuru geldi.

Bunların yaklaşık yüzde 20’sinde gemiciler, ülkelerine geri dönmeyi talep etti. İşçiler ayrıca maaşların yatırılması, gıda ve su gibi temel ihtiyaç maddelerine erişim ve tankerlerdeki yakıt yetersizliğine dair şikayetlerde de bulundu.

Gemi işçilerini temsil eden Nautilus International sendikasından David Appleton şunları söylüyor:

Şiddete maruz kalma tehdidinin yarattığı psikolojik bir yük var, şekilde öylece duruyoruz. Bunun yanı sıra bir de belirsizlik var, durumun ne kadar süreceği bilinmiyor.

Adının paylaşılmasını istemeyen bir tanker işçisi yaşadığı güçlüğü şöyle anlatıyor:

Tüm bu olanlardan sonra işimi yapabilecek ruhsal durumda değilim. Bu, hayatımda yaşadığım en zor durum.

Başka bir tanker işçisi de "sinir krizi geçirdiğini" belirterek, iş arkadaşlarının yardımıyla kendine gelebildiğini söylüyor.

İran ordusu, ABD-İsrail saldırılarına Körfez ülkelerine misillemeyle karşılık vermişti.

Kuveyt Petrol Kurumu’ndan 30 Mart’ta yapılan açıklamada, ülkeye ait bir ham petrol tankerinin, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehri açıklarında hedef alındığı, tankerde yangın çıktığı bildirilmişti.

Tankerin alev alışına tanıklık ettiğini söyleyen gemi işçilerinden biri “Çoğu tanker demirledi, etrafımızda onlarca yüklü petrol tankeri var. Kimse milim kıpırdamıyor” diyor.

ABD Başkanı Donald Trump, salıyı çarşambaya bağlayan gece yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını açıklarken, İsrail Başbakanı Netanyahu bunu yalanlamıştı. İsrail lideri, dünkü açıklamasında Lübnan’la doğrudan müzakerelere başlayacaklarını bildirirken, Hizbullah hedeflerine saldırıları sürdüreceklerini söyledi.

İsrail'in Lübnan'a saldırılarını sürdürmesi nedeniyle Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğini yeniden neredeyse durma noktasına getirdi.  

Washington ve Tahran heyetleri Pakistan'ın başkenti İslamabad'da cumartesi günü başlayacak müzakerelere hazırlanırken, boğazdan geçişler hâlâ riskli görülüyor.

Independent Türkçe, Guardian, NDTV, Reuters


İsrail askeri istihbaratı: “İran savaştan daha da radikalleşerek çıktı”

İranlılar, ateşkesin duyurulmasının ardından Tahran'da kutlama düzenlemişti (AP)
İranlılar, ateşkesin duyurulmasının ardından Tahran'da kutlama düzenlemişti (AP)
TT

İsrail askeri istihbaratı: “İran savaştan daha da radikalleşerek çıktı”

İranlılar, ateşkesin duyurulmasının ardından Tahran'da kutlama düzenlemişti (AP)
İranlılar, ateşkesin duyurulmasının ardından Tahran'da kutlama düzenlemişti (AP)

İsrail Savunma Kuvvetleri'ne göre (IDF) İran'ın yeni liderleri daha da radikal.

IDF'den yetkililerin, İsrail Meclisi'ndeki (Knesset) Dışişleri ve Savunma Komitesi'ne perşembe günü verdiği istihbarat brifinginde, Devrim Muhafızları'nın Tahran yönetimi üzerindeki hakimiyetini artırdığı vurgulandı. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla Times of Israel'e konuşan İsrailli yetkililere göre brifingde, Devrim Muhafızları kanadından yönetime katılan isimlerin ideolojik açıdan daha katı ve muhafazakar olduğu belirtildi. 

ABD Başkanı Donald Trump, salıyı çarşambaya bağlayan gece yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.

Ateşkes üzerinden çok geçmeden anlaşmanın ihlal edildiğine dair açıklamalar da gelmişti. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'yle yürütülmesi planlanan müzakere süreci öncesinde üzerinde uzlaşılan 10 maddelik önerinin üç temel maddesinin ihlal edildiğini savundu.

Kalibaf'a göre bunlar arasında Lübnan'a saldırıların sürmesi, İran hava sahasına izinsiz girilmesi ve mutabakatın 6. maddesinde yer alan İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının ihlal edilmesi bulunuyor.

Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için Washington ve Tahran heyetleri Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yarın bir araya gelecek. 

Diğer yandan Knesset Dışişleri ve Savunma Komitesi'nin başkanı Boaz Bismuth, IDF yetkilileriyle yapılan toplantının ardından X'te paylaştığı gönderide, "Operasyonun önümüzdeki günlerde yeniden başlama ihtimali var" dedi. 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İsrail'in İran'da önemli hedefler elde ettiğini öne sürerken, çatışmaların devam edebileceğini eklemişti. Ancak İsrail'de merkez sol, İran rejimi değişmeden çatışmaları durdurmayı kabul ettiği için Netanyahu'yu eleştiriyor. Muhafazakarlar da ateşkes nedeniyle Trump'a yükleniyor. 

ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta başlattıkları savaşta İran'da hedeflerinin çoğuna ulaştıklarını ileri sürseler de Tahran rejimi, özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü ve Körfez ülkelerine misillemeleriyle büyük koza sahip olduğunu gösterdi. 

Wall Street Journal'ın analizinde, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesiyle "ekonomik misilleme" yaptığı da belirtiliyor. Bu hamlenin, ABD ve Çin gibi ülkelerin dış politika hedefleri doğrultusunda ekonomik üstünlüklerini kullandıkları küresel eğilimin bir parçası olduğuna dikkat çekiliyor. 

New York Times da ABD-İsrail saldırılarında başta dini lider Ali Hamaney olmak üzere çok sayıda üst düzey askeri yetkiliyi kaybeden Tahran'ın 40 günlük savaştan çok daha radikalleşerek çıkabileceğine işaret ediyor. 

İsrail askeri istihbaratının İran şubesinin eski direktörü Danny Citrinowicz, şunları söylüyor: 

Onların bakış açısına göre iki süper gücü alt etmeyi başardılar. İran'ın dini liderliği için bu kutsal bir zafer.

Independent Türkçe, Times of Israel, Wall Street Journal, New York Times