Zuckerberg daha önce kendisini tehdit eden Trump'ı ziyarete gitti

Müstakbel başkan, seçime müdahale iddialarıyla Meta patronunu hapse atmak istemişti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Zuckerberg daha önce kendisini tehdit eden Trump'ı ziyarete gitti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Mark Zuckerberg, müstakbel başkan Donald Trump'ın kendisini hapse atmakla tehdit etmesinden aylar sonra Mar-a-Lago'da görüntülendi.

Stephen Miller, Zuckerberg'ün ziyaretini Fox News'e doğruladı.

Trump'ın Beyaz Saray Özel Kalem Müdür Yardımcısı olarak atadığı Miller, Fox News'e "Evet, bu doğru" dedi.

Mark Zuckerberg, Donald Trump'ın öncülük ettiği bu reform hareketiyle Amerika'nın ve dünyanın dört bir yanında gördüğümüz bu değişimin destekçisi ve katılımcısı olma isteği konusunda çok açıktı. Pek çok iş dünyası lideri gibi, Mark Zuckerberg de Başkan Trump'ın değişim aktörü, refah aktörü olduğunu görüyor ve bu nedenle iş dünyası liderleri, her yerden CEO'lar, ekonomimizi refaha kavuşturmak, Amerikalı işçilere hizmet etmek ve Amerika'nın dünyanın en güçlü, en zengin, en özgür ulusu olmasını sağlamakta bir unsur, bir destekçi, bir güçlendirici rolü üstlenmek istiyor.

Politico, Zuckerberg'in ziyaret haberini ilk kez çarşamba günü duyurmuştu. Toplantıya dair doğrudan bilgi sahibi olan bir kişi, Meta CEO'sunun Mar-a-Lago'da kalabalık bir güvenlik ve personel ekibiyle görüldüğünü söylemişti.

Bir Meta sözcüsü yaptığı yazılı açıklamada, yayın kuruluşuna Zuckerberg'in akşam yemeğine katılma ve yeni yönetimin diğer üyeleriyle bir araya gelme daveti için Trump'a "minnettar" olduğunu aktarmıştı.

Sözcü, Politico'ya "Amerikan yenilikçiliğinin geleceği için önemli bir dönem" demişti.

Trump'ın ilk döneminde danışmanlık yapan Miller "Bunun nereye varacağını göreceğiz" dedi.

Elbette Mark'ın kendi çıkarları, kendi şirketi ve kendi gündemi var ama Başkan Trump'ın önderliğinde Amerika'nın ulusal yenilenmesini desteklemek istediğini açıkça belirtti.

Trump daha önce 2020'de seçim altyapısına yüz milyonlarca dolar harcadığı için Zuckerberg'in hapse atılması çağrısında bulunmuştu. Bu eylemin seçimlere müdahale niteliği taşıdığını ileri sürmüştü. Trump, Zuckerberg'i bu yıl da "seçim müdahalesi" diye adlandırdığı şeye benzer kaynaklar ayırması halinde hapse atmakla tehdit etmişti.

Ancak ekimde katıldığı bir podcast'te, Zuckerberg'in "seçimlerin dışında kalmasının iyi" olduğunu söyleyen Trump, sosyal medya patronuna karşı tutumunu değiştirmiş gibi görünüyordu. Zuckerberg, temmuzda Pensilvanya'nın Butler kentinde Trump'a düzenlenen suikast girişiminin ardından onu aramıştı. 2024'te herhangi bir başkan adayını desteklememişti.

Trump, 6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası'na yapılan saldırının ardından Facebook'tan kovulmuştu. Hesabı 2023'ün başlarında yeniden açıldı.

Zuckerberg, Trump'ın hakaretlerine maruz kalanlar arasında seçim zaferinin ardından Mar-a-Lago'ya hac ziyaretine giden ilk kişi değil. MSNBC'de yayımlanan Morning Joe programının sunucuları Joe Scarborough ve Mika Brzezinski, müstakbel başkanla Florida'daki konutunda bir araya geldiklerini açıklamıştı.

Trump'ın eski arkadaşlarıyken sert eleştirmenlerine dönüşen ikili, bunun ilişkiyi onarmaya yönelik bir çaba olduğunu söylemiş ama başkaları, sunucuların yeni başkanın intikamından endişe duyduğunu iddia etmişti. Trump daha önce Scarborough'yu, 2001'de kalp rahatsızlığından kaynaklanan komplikasyonlar sonucu hayatını kaybeden 28 yaşındaki stajyer Lori Klausutis'in ölümüyle ilgili asılsız komplo teorileriyle ilişkilendirmişti.

Independent Türkçe



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.