Araştırma: Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesinin Almanya’nın ekonomisi üzerinde olumsuz etkileri olacak

Esed rejiminin düşüşünü kutlayan Almanya'daki Suriyeliler, 8 Aralık 2024 (Reuters)
Esed rejiminin düşüşünü kutlayan Almanya'daki Suriyeliler, 8 Aralık 2024 (Reuters)
TT

Araştırma: Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesinin Almanya’nın ekonomisi üzerinde olumsuz etkileri olacak

Esed rejiminin düşüşünü kutlayan Almanya'daki Suriyeliler, 8 Aralık 2024 (Reuters)
Esed rejiminin düşüşünü kutlayan Almanya'daki Suriyeliler, 8 Aralık 2024 (Reuters)

Almanya’daki Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesinin ülke ekonomisi üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini belirten bir araştırma yayınlandı. Araştırmaya göre bu durum meslek profesyonelleri açığını derinleştirirken işgücü açığı olan sektörler için de bir sorun oluşturuyor.

Köln merkezli Alman Ekonomi Enstitüsü (IW) tarafından yapılan araştırmaya göre yaklaşık 80 bin Suriyeli, otomotiv mühendisliği teknisyenleri, doktorlar ve diş hekimleri gibi işgücü açığı olan sektörlerde ve ısıtma ve iklimlendirme sektörü gibi iklimle ilgili mesleklerde istihdam ediliyor.

wfev
“Herkes için Suriye” yazılı bir reklam panosu (Şarku'l Avsat)

IW araştırması, otomotiv mühendisliği sektöründe, işlerin yaklaşık yüzde 70'inin nitelikli profesyoneller tarafından doldurulamadığı alanlarda 4 binden fazla teknisyenin kısa bir süre önce işgücüne katıldığına işaret etti.

Almanya’da 5 bin fazla Suriyeli doktor var

Almanya'da yaklaşık 5 bin 300 Suriyeli doktor çalışıyor. Araştırmaya göre Suriyeli doktorların geri dönmesi, meslek profesyonelleri ve arz yetersizliğini daha da kötüleştirecek.

İstatistiklere göre diş hekimliğinde yaklaşık 2 bin 470, çocuk bakımı ve eğitiminde 2 bin 260 ve sağlık bakımı ve hemşirelik alanlarında 2 bin 160 Suriyeli çalışıyor. Elektrik sektöründe 2 bin 100, sağlık, ısıtma ve iklimlendirme sektöründe 1 bin 570 Suriyeli istihdam ediliyor.

fvgb
Çocuklarıyla birlikte Lübnan-Suriye arasındaki Masna Sınır Kapısı’nda bekleyen Suriyeli bir anne (DPA)

IW ekonomistlerinden ve araştırmanın yazarlarından Fabian Semsarha, Suriyeli işçilerin Almanya’nın işgücü piyasası için önemli olduğunu söyledi. Semsarha, Suriyelilerin Almanya'daki meslek profesyonelleri eksikliğinin giderilmesine önemli ölçüde katkıda bulunduklarını vurguladı.



Bağdat, "istihbarat oyun alanı"... ve İran'ın son savaşı

Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)
Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)
TT

Bağdat, "istihbarat oyun alanı"... ve İran'ın son savaşı

Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)
Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)

İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasındaki savaşın tırmanmasıyla Bağdat bir "istihbarat oyun alanı" haline geldi. Kudüs Gücü subayları, Tahran'daki huzursuzluğu önlemek amacıyla yıpratma operasyonlarını yönetmek ve Devrim Muhafızları için alternatif bir operasyon merkezi kurmak üzere şehre akın etti.

İran ağları, Yüksek Lider Ali Hamaney'in suikastının ardından geçen günlerde hızla yeniden örgütlenerek, merkezi olmayan bir yapı benimsedi ve Irak fraksiyonları aracılığıyla faaliyet gösteren birbirine bağlı hücreler kullandı. Saldırılar Amerikan çıkarlarına, gözetleme ve iletişim sistemlerine odaklanırken, başkentte İranlılar, Amerikalılar ve Iraklı aktörler arasında bir casusluk savaşı yoğunlaştı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu savaş, Bağdat'taki Irak istihbarat servisine yapılan saldırıyla doruk noktasına ulaştı.

Buna karşılık, “Jurf al-Sakhr”, komuta ve kontrol merkezlerini hedef alan hassas saldırılara maruz kaldıktan sonra stratejik bir üsten güvenlik ve istihbarat yüküne dönüştü; bu saldırılar İran'ın konuşlanmasının doğasını ortaya çıkardı, milis gruplarını şaşkına çevirdi ve artan ifşa riskleri ile insan kayıpları karşısında saha önceliklerini yeniden belirlemelerine neden oldu.


Avrupa'nın İran saldırganlığına karşı Suudi Arabistan'la dayanışması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Avrupa'nın İran saldırganlığına karşı Suudi Arabistan'la dayanışması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Belçika, Yunanistan ve Hollanda, İran'ın tekrarlanan saldırıları karşısında Suudi Arabistan'la dayanışmalarını, egemenliğini ve güvenliğini korumaya yönelik önlemlerine desteklerini teyit ettiler.

Şarku’l Avsat’ın SPA’dan aktardığına göre bu teyit bugün, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz'in Belçika Kralı Philippe, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Hollanda Başbakanı Rob Jetten ile yaptığı telefon görüşmelerinde geldi.

Görüşmeler sırasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi, bölgedeki askeri gerilimin artması ve bunun bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ışığında son gelişmeleri ele aldı.

Hollanda Başbakanı da ülkesinin güvenlik ve istikrarı tehdit eden bu saldırıları kınadığını ifade etti.


Londra, İran büyükelçisini çağırdı

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)
TT

Londra, İran büyükelçisini çağırdı

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)

İngiltere Dışişleri Bakanlığı dün Londra'daki İran büyükelçisini çağırarak, Birleşik Krallık'ta ve dışında İran'ın “pervasız ve istikrarı bozan eylemlerini” kınadı.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, büyükelçinin çağrılmasının, İranlı bir vatandaş ile İngiliz ve İran çifte vatandaşı bir kişiye İran'a “yardım sağladıkları şüphesiyle” suçlamaların yöneltilmesinin ardından gerçekleştiğini söyledi.

Londra'da iki kişi, perşembe günü Tahran adına Yahudi topluluğunu gözetlemekle suçlanarak mahkemeye çıkarıldı. Suçlamalar arasında bir sinagog gibi potansiyel hedeflerin izlenmesi de yer alıyordu.

Geçen yıl 9 Temmuz ile 15 Ağustos tarihleri arasında, yabancı bir istihbarat teşkilatına yardım edebilecek iletişim faaliyetlerine karışmakla suçlananlar arasında, İran asıllı İngiliz vatandaşı 40 yaşındaki Nimatullah Şahsevani ve İran vatandaşı Ali Rıza Feraseti (22) hakkında, yabancı bir istihbarat teşkilatına yardım edebilecek iletişim faaliyetlerine karıştıkları suçlaması yöneltildi.