Trump'ın net serveti bir yılda rekor kırdı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump'ın net serveti bir yılda rekor kırdı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Seçilmiş başkan Donald Trump'ın net serveti, yasal sorunlar ve suikast girişimleriyle gölgelenen bir yılda 2,5 milyar dolardan 6,1 milyar dolara yükseldi.

Trump'ın, Truth Social'ın ana şirketi olan sosyal medya firması Trump Medya ve Teknoloji Grubu'ndaki (TMTG) çoğunluk hissesi bu büyümenin temel itici gücü oldu.

Forbes, seçilmiş başkanın yıla yaklaşık 2,5 milyar dolarlık bir net servetle başladığını bildirdi. Bu, Beyaz Saray'daki bir önceki döneminde ulaştığı 4 milyar dolara göre bir düşüştü. Yayın kuruluşu, Trump'ın halka açık bir şirketin sahibi olmadan önce net servetinin bu kadar değişken olmadığını belirtti.

Trump'ın net serveti, Truth Social'ın ana şirketi halka açıldıktan yalnızca bir gün sonra hızla 2,3 milyar dolardan 6,4 milyar dolara çıkmış, yasal mücadeleleriyse yılın başından marta kadarki süreçte net servetini düşürmüştü. Şirketin hisseleri, birleşme amaçlı ortaklık olan Digital World Acquisition'la TMTG arasındaki birleşmenin ardından yükselmişti. Şirketin halka açık olduğu iki günün sonunda Trump'ın net serveti 7 milyar dolara ulaşmıştı.

TMTG'nin hisse fiyatının birkaç gün boyunca düşmesiyle 16 Nisan'da Trump'ın net serveti yılın en düşük seviyelerinden birine inmişti. Ancak ay sonunda, Trump'ın şirketteki hissesini artırmasıyla hisse fiyatı yeniden yükselişe geçmiş ve net serveti 7,6 milyar dolara tırmanmıştı.

Trump'ın net serveti, mayısın başlarında 8,1 milyar dolara çıkarak gelmiş geçmiş en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Ay boyunca da 5 milyar doların üzerinde kalmış ve 14 Mayıs'ta bir kez daha 8 milyar doları görmüştü. Tesadüfen aynı gün, mahkeme jürisi, Trump'ı yazar E. Jean Carroll'a cinsel istismar davasında suçlu bularak kendisinin 5 milyon dolar tazminat ödemesine karar vermişti. Bundan birkaç gün önce porno oyuncusu Stormy Daniels, Trump'ın iş kayıtlarında tahrifat yapmaktan 34 kez suçlu bulunmasıyla sonuçlanan sus payı davasında kürsüye çıkmıştı. Mayıs sonunda, hüküm giydiği günün ardından Trump'ın net serveti 300 milyon dolar azalarak 7,5 milyar dolara gerilemişti.

Trump, 14 Temmuz'da Pensilvanya'nın Butler kentinde bir suikast girişiminden sağ çıkmıştı. Ertesi gün TMTG'de yaşanan çıkışla net serveti 6,1 milyar dolara ulaşmıştı.

13 Eylül'de Trump'ın, TMTG hisselerini satışa çıkarmasını engelleyen kısıtlama süresi sona erdiğinde hisselerini satmayacağını açıklamasıyla net serveti yaklaşık 200 milyon dolar artarak 3,9 milyar dolara ulaşmıştı. Bu artış, ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris'e karşı çok eleştirilen münazara performansının ardından net servetinde yaşanan düşüşten sonra gerçekleşmişti.

Trump'ın seçimleri kazanacağına dair bahis oranlarının artması ve TMTG hisseleri yükselişe geçmesiyle net serveti ekim sonlarında yeniden 8 milyar dolara ulaşmıştı.

Forbes'a göre Trump'ın seçimleri kazanması, net servetinin ertesi gün 6,2 milyar dolara yükselmesinin önünü açmış ve net serveti kasımın geri kalanında 5,1 milyar dolardan aşağı inmemişti.

Başkan seçildikten sonraki ilk ayında, Trump'ın net serveti 9 Aralık'a kadar 6 milyar dolara ulaşmıştı. 16 Aralık'taysa 6,51 milyar dolardı. Bu durum, 20 Aralık'ta Trump'ın hisselerinin tamamını bir tröste aktarmasıyla biraz değişti.

Forbes, 23 Aralık itibarıyla Trump'ın 6,1 milyar dolar değerindeki mal varlığıyla dünyanın en zengin insanları arasında 530. sıraya yerleştiğini bildiriyor. Serveti çoğunlukla TMTG'nin hisse fiyatlarıyla bağlantılı. Trump, yüzde 60'lık hissesiyle en büyük hissedar konumunda.
Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.