BM uzmanları: İsrail Gazze Şeridi'ndeki operasyonunun sonuçlarıyla yüzleşmeli

İsrail bombardımanında hayatını kaybeden bir çocuğun cenazesinin yanında oturan Filistinli (AFP)
İsrail bombardımanında hayatını kaybeden bir çocuğun cenazesinin yanında oturan Filistinli (AFP)
TT

BM uzmanları: İsrail Gazze Şeridi'ndeki operasyonunun sonuçlarıyla yüzleşmeli

İsrail bombardımanında hayatını kaybeden bir çocuğun cenazesinin yanında oturan Filistinli (AFP)
İsrail bombardımanında hayatını kaybeden bir çocuğun cenazesinin yanında oturan Filistinli (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları uzmanları dün yaptıkları açıklamada, İsrail'in uluslararası hukuku çiğnediğini ve müttefikleri tarafından korunduğunu ileri sürerek, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Filistinli sivillere ‘acı çektirmenin’ sonuçlarıyla yüzleşmesi gerektiğini belirtti.

Ortak bir açıklama yapan uzmanlar, “Uluslararası insancıl hukuk, sivil hedeflerin ve çatışmalara doğrudan katılmayan veya artık katılmayan kişilerin korunmasına yönelik bir dizi evrensel ve bağlayıcı kural içerir ve savaşta izin verilen araç ve yöntemlere sınırlar koyar” dedi.

cdvfgh
İsrail bombardımanı sırasında Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'tan yükselen duman bulutu (AFP)

BM uzmanları, “İsrail bu kurallara uymak yerine, defalarca uluslararası hukuku açıkça çiğneyerek işgal altındaki Filistin topraklarında ve ötesinde sivillere acı çektirdi” ifadesini kullandı.

Uzmanlar sözlerine şöyle devam etti: “İsrail, büyük ölçüde müttefikleri tarafından kendisine sağlanan koruma nedeniyle hiçbir gerçek sonuçla karşılaşmamaya devam ediyor.”

xcdvf
Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü mensupları, Nuseyrat’taki el-Avde Hastanesi yakınlarında İsrail bombardımanının ardından bir televizyon yayın aracında çıkan yangını söndürüyor, 26 Aralık 2024. (Reuters)

Uzmanlar, İsrail tarafından işlendiği iddia edilen ‘cinayet, işkence, cinsel şiddet ve zorla yerinden etme’ gibi insanlığa karşı suçların altını çizdi.

Ayrıca, ‘sivillere ve sivil nesnelere yönelik ayrım gözetmeyen saldırılar, açlığın bir savaş silahı olarak kullanılması ve toplu cezalandırma’ da dahil olmak üzere varsayılan savaş suçlarına atıfta bulundular.

Uzmanlar, sivillerin uluslararası hukuk kapsamında askeri hedef olarak korunduğunu ve ‘tamamen ya da kısmen yok edilmelerini amaçlayan eylemlerin soykırım eylemleri olduğunu’ hatırlattı.

BM uzmanları, iddia edilen ciddi uluslararası hukuk ihlallerine ilişkin acil, bağımsız ve kapsamlı soruşturmalar yapılması çağrısında bulundu.

Uzmanlar, “İsrail'in cezasız kalmaya devam etmesi tehlikeli bir mesaj veriyor... İsrail ve liderleri sorumlu tutulmalı” ifadelerini kullandı.

Uzmanlar, İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yürüttüğü operasyonlarla ilgili ciddi endişelerini dile getirdiler.

İsrail 6 Ekim'den bu yana Hamas'ın bölgede yeniden toparlanmasını engellemek bahanesiyle operasyonlarını Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yoğunlaştırdı.

Uzmanlar sözlerini şöyle sürdürdüler: “Bu abluka, kapsamlı tahliye emirleriyle birleştiğinde, Gazze Şeridi'nin ilhakının bir başlangıcı olarak yerel nüfusu kalıcı olarak yerinden etmeyi amaçlamaktadır.”

yjukıol
Beyt Lahiya'da İsrail bombardımanı sırasında Filistinlilere ait evler ağır hasar gördü. (Reuters)

BM insan hakları uzmanları, İnsan Hakları Konseyi (HRC) tarafından görevlendirilen ancak BM adına konuşmayan bağımsız kişilerdir.

On bir uzman şunlardan oluşmaktadır: Ülke içinde yerinden edilmiş kişiler, kültürel haklar, eğitim, fiziksel ve ruhsal sağlık, keyfi infazlar, gıda hakkı ve terörle mücadelede hakların korunması konularında çalışan Özel Raportörler.

Bu raportörler arasında işgal altındaki Filistin topraklarında insan haklarının durumuna ilişkin Özel Raportör Francesca Albanese de yer alıyor.

İsrail uzun zamandır Albanese'nin görevden alınması çağrısında bulunuyor ve onu ‘İsrail'e olan nefretini gizlemek için görevini kullanan bir siyasi aktivist’ olarak tanımlıyor.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
TT

Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)

Pakistan, bu sabah erken saatlerde, Afganistan'ın desteklediği silahlı grupların üstlendiği son intihar saldırılarına misilleme olarak Pakistan-Afganistan sınır bölgesindeki yedi noktaya hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan'ın ‘istihbarat bilgilerine dayanarak yedi terörist kampına ve sığınağına askeri operasyonlar düzenlediği’ belirtildi. Açıklamaya göre Ramazan'ın başlamasından bu yana üç intihar saldırısı düzenlendi.

Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, Pakistan'ın DEAŞ terör örgütünün bir kolunun hedef alındığını söyledi.

Tatar, açıklamada saldırıların yeri veya daha fazla ayrıntı belirtmedi.

Ancak Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mucahid bugün X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Pakistan tarafından Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika illerinde sivillerin bombaladığını, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere onlarca kişinin öldüğünü ve yaralandığını’ söyledi.

Bakanlık, operasyonların iki hafta önce İslamabad'daki bir Şii camisini hedef alan intihar bombalı saldırı ve son zamanlarda Pakistan'ın kuzeybatısında meydana gelen diğer intihar bombalı saldırılara misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

Pakistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İslamabad'ın defalarca kez talepte bulunmasına rağmen, Kabil'deki Taliban yetkililerinin Afganistan topraklarını Pakistan'da saldırılar düzenlemek için kullanan silahlı gruplara karşı harekete geçmediği belirtildi.

Enformasyon Bakanlığından yapılan açıklamada, “Pakistan her zaman bölgede barış ve istikrarı korumak için çaba göstermiştir, ancak aynı zamanda vatandaşlarımızın güvenliği ve emniyeti de bizim en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor” denildi.

İslamabad ayrıca uluslararası topluma, Kabil'i geçtiğimiz yıl Doha’da varılan anlaşma kapsamında diğer ülkelere karşı düşmanca eylemleri desteklememe yükümlülüğünü yerine getirmesi için baskı yapmaya çağırdı.

Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik, Taliban'ın 2021 yılında Kabil'in kontrolünü yeniden ele geçirmesinden bu yana tırmanıyor.

Son aylarda kanlı sınır çatışmalarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler keskin bir şekilde kötüleşti.

Ekim ayında patlak veren ve Katar ile Türkiye'nin arabuluculuğunda ateşkesle sona eren çatışmalarda 70'den fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Ancak, Doha ve İstanbul'da birkaç tur görüşme yapıldıysa da kalıcı bir anlaşma sağlanamadı.


Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
TT

Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı dün, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin Rus petrolünün akışına yeniden başlanmaması halinde Ukrayna'ya elektrik tedarikini kesme tehdidinde bulunmalarını "uyarı ve şantaj" olarak nitelendirerek kınadı.

Rus petrol sevkiyatları, Kiev'in 27 Ocak'ta Batı Ukrayna'da boru hattındaki ekipmanı bombalayan bir Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısını gerçekleştirdiğini açıklamasından bu yana Macaristan ve Slovakya'ya durdurulmuş durumda. Slovakya ve Macaristan, uzun süredir devam eden tedarik kesintilerinden Ukrayna'nın sorumlu olduğunu savunuyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün yaptığı açıklamada, Kiev'in Rus petrolünün Ukrayna toprakları üzerinden Slovakya'ya transit geçişine yeniden başlamaması halinde, iki gün içinde Ukrayna'ya acil durum elektrik tedarikini keseceğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Macaristan Başbakanı da birkaç gün önce benzer bir tehditte bulunmuştu.

Bu konu, Ukrayna ile komşuları Macaristan ve Slovakya arasında bugüne kadarki en ciddi anlaşmazlık noktalarından biri haline geldi. Bu ülkelerin liderleri, Moskova ile bağlarını güçlendirerek büyük ölçüde Ukrayna yanlısı Avrupa konsensüsünden ayrıldılar.

Macaristan ve Slovakya, Avrupa Birliği ve NATO üyesidir ve bloktaki diğer iki ülke olarak Ukrayna üzerinden Druzhba boru hattıyla taşınan Rus petrolüne hâlâ büyük ölçüde bağımlıdırlar.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Ukrayna, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin iki ülke arasındaki enerji tedarikine ilişkin uyarılarını ve şantajlarını reddediyor ve kınıyor. Bu uyarılar kesinlikle Kiev'e değil, Kremlin'e yöneltilmelidir” ifadelerini kullandı.