Güney Koreli yetkililer kaza yapan uçaktaki iki kara kutudan birine ulaştı

Güney Koreli müfettişler, ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) ve uçak üreticisi Boeing'den yetkililer, Seul'ün yaklaşık 288 kilometre güneybatısındaki Muan'da bulunan Muan Uluslararası Havalimanı'ndaki kaza alanında incelemelerde bulundu. (AFP)
Güney Koreli müfettişler, ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) ve uçak üreticisi Boeing'den yetkililer, Seul'ün yaklaşık 288 kilometre güneybatısındaki Muan'da bulunan Muan Uluslararası Havalimanı'ndaki kaza alanında incelemelerde bulundu. (AFP)
TT

Güney Koreli yetkililer kaza yapan uçaktaki iki kara kutudan birine ulaştı

Güney Koreli müfettişler, ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) ve uçak üreticisi Boeing'den yetkililer, Seul'ün yaklaşık 288 kilometre güneybatısındaki Muan'da bulunan Muan Uluslararası Havalimanı'ndaki kaza alanında incelemelerde bulundu. (AFP)
Güney Koreli müfettişler, ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) ve uçak üreticisi Boeing'den yetkililer, Seul'ün yaklaşık 288 kilometre güneybatısındaki Muan'da bulunan Muan Uluslararası Havalimanı'ndaki kaza alanında incelemelerde bulundu. (AFP)

Güney Kore'deki yetkililer bugün, 179 kişinin ölümüne neden olan uçak kazasının koşullarını ortaya çıkarmada bazı ilerlemeler kaydetti ve Boeing 737-800 tipi uçağın kokpit ses kayıt cihazından veri çıkarmaya başladı.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’den aktardığı habere göre cihaz, Güney Koreli araştırmacılar tarafından Jeju Air uçağının enkazından çıkarıldı. Söz konusu cihaz, kaza yapan uçaktaki iki kara kutudan biri.

Telsiz konuşmalarını ve pilot seslerini kaydeden cihaz, uçağın pazar sabahı Muan Uluslararası Havalimanı'ndaki pistin sonunda bulunan beton duvara çarpmadan önce iniş takımı kullanılmadan nasıl karnı üzerinde kaydığının kanıtlarını ortaya çıkarabilir.

Bloomberg'in aktardığına göre, Güney Kore Arazi, Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığı Havacılık Politikası Şefi Joo Jong-wan yaptığı açıklamada, sürecin ne zaman tamamlanacağına dair bir takvim vermeksizin, müfettişlerin kayıt cihazından veri alma sürecinde olduğunu bildirdi.

Jong-wan bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, irtifa ve hava hızı gibi uçak parametrelerini izleyen uçuş veri kayıt cihazının veri depolama ünitesini güç depolama ünitesine bağlayan bir kablonun kaybolduğunu söyledi.

Her iki cihaz da kritik veriler içeriyor. Araştırmacılar Boeing'in en güvenli uçaklarından birinin neden karnı üzerine indiğini anlamaya çalışıyor.

Jong-wan, iki cihazın şu anda ABD havacılık yetkilileri ve Boeing yetkililerini içeren ortak bir soruşturma grubu tarafından incelendiğini ifade etti.

Havacılık sektörü kaynakları dün, uçağın kazadan önceki 48 saat içinde 13 uçuş gerçekleştirdiğini bildirdi. Bu da uçağın kısa bir süre içinde aşırı kullanımına ilişkin endişeleri arttırdı.

Güney Kore'nin Yonhap haber ajansına göre, pazar günü Muan Uluslararası Havaalanı’na inişi sırasında iniş takımı arızası yaşayan Boeing 737-800'ün 48 saatlik bir süre zarfında Muan ile Seul'ün batısındaki Jeju ve Incheon adaları arasında seyahat ettiğine inanılıyor.

Uçak Pekin, Bangkok, Kota Kinabalu, Nagazaki ve Taipei gibi uluslararası destinasyonlarda da kullanıldı.

Uçak, çoğunlukla Guangzhou merkezli bir seyahat acentesi tarafından organize edilen ve Noel sezonu için Bangkok'a beş günlük bir gezi sunan grup turları için charter uçuşu yapıyordu.

Charter uçuşlar talep üzerine özel olarak planlanır ve genellikle sadece seyahat acenteleri tarafından davet edilen yolcularla doldurulur.



Bill Gates, Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle "yaptıklarından sorumlu tutulacak"

Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).
Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).
TT

Bill Gates, Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle "yaptıklarından sorumlu tutulacak"

Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).
Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).

Gates Vakfı sözcüsü dün Reuters'e yaptığı yazılı açıklamada, Bill Gates'in vakıf çalışanlarıyla yaptığı genel bir toplantıda, finansçı ve cinsel suçtan hüküm giymiş Jeffrey Epstein ile olan ilişkisiyle ilgili "eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmeye" karar verdiğini söyledi.

Sözcünün açıklamaları, Wall Street Journal'ın (WSJ) Gates'in Epstein ile olan ilişkisi nedeniyle genel toplantıda çalışanlardan özür dilediği yönündeki haberine yanıt olarak geldi.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan belgeler, Gates ve Epstein'ın, Epstein'ın hapisten çıkmasının ardından Microsoft kurucusunun hayırseverlik çalışmalarını genişletmek için defalarca görüştüklerini gösteriyor. Şarku’l Avsat’ın WSJ’den aktardığına göre Gates, çalışanlarına Epstein ile vakit geçirmenin ve vakıf yetkililerini onunla yaptığı toplantılara getirmenin büyük bir hata olduğunu itiraf etti. Haber, Gates'in kamuya açık toplantıdaki konuşmasının kaydına dayanıyor. Gazeteye göre Gates, "Yaptığım hata nedeniyle bu işe karışan diğer insanlardan özür diliyorum" ifadelerini kullandı.

WSJ’nin haberine göre Gates, Epstein'ın daha sonra tanıdığı ancak kurbanları arasında yer almayan iki Rus kadınla da romantik ilişkiler yaşadığını da itiraf etti. Adalet Bakanlığı belgelerinde ayrıca Microsoft kurucusunun yüzleri gizlenmiş kadınlarla birlikte çekilmiş fotoğrafları da yer alıyordu. Gates daha önce Epstein ile ilişkisinin hayırseverlik hakkındaki görüşmelerle sınırlı olduğunu ve onunla görüşmenin bir hata olduğunu belirtmişti.

Gazete, Gates'in vakıf çalışanlarına Epstein'ın kendisinden, kadın arkadaşlarıyla yaptığı görüşmelerden sonra fotoğraf çekmesini istediğini söylediğini bildirdi. Habere göre Gates, "Açıkça söylemek gerekirse, kurbanlarla, onu çevreleyen kadınlarla hiç vakit geçirmedim" dedi.

Bill Gates'in başkanlığını yaptığı ve eski eşiyle birlikte 2000 yılında kurduğu Gates Vakfı, küresel sağlık girişimlerinin dünyada en büyük fon sağlayıcılarından biridir.


Pentagon, Hint Okyanusu'nda yaptırım uygulanan üçüncü petrol tankerini de ele geçirdiğini duyurdu

Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)
Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)
TT

Pentagon, Hint Okyanusu'nda yaptırım uygulanan üçüncü petrol tankerini de ele geçirdiğini duyurdu

Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)
Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) dün, ABD güçlerinin Karayipler’de yaptırım uygulanan gemilere yönelik Başkan Donald Trump'ın yasağını ihlal eden üçüncü bir petrol tankerini Hint Okyanusu'nda ele geçirdiğini duyurdu.

Pentagon, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD ordusunun Karayipler'de takibe aldığı ‘Bertha’ isimli petrol tankerini Hint Okyanusu açıklarında durdurduğunu aktardı.

Paylaşımda gece operasyonuyla ilgili olarak, “Gemi, Başkan Trump'ın Karayipler'deki yaptırım uygulanan gemilere yönelik yasağını ihlal ederek faaliyet gösteriyordu ve tespit edilmekten kaçınmaya çalışıyordu” denildi.

Pentagon, ‘denizcilik alanında yasadışı aktörlerin ve onların temsilcilerinin hareket özgürlüğünün engelleneceğini’ vurguladı.

Bertha, ABD ordusu tarafından bu ayın başlarından bu yana Hint Okyanusu'nda durdurulan üçüncü ve Trump'ın geçtiğimiz aralık ayında Venezuela'ya gidip gelen yaptırımlara tabi gemilere ‘abluka uygulanması’ emri vermesinden bu yana toplamda onuncu petrol tankeri oldu.

Son aylarda alıkonulan tankerlerin sayısı, yaptırımları atlatmak için dünya genelinde faaliyet gösteren ve ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın üst düzey bir yetkilisinin tahminine göre yaklaşık 800 gemiden oluşan ‘gölge filoya’ kıyasla önemsiz kalıyor.


Rusya, Avrupa'nın "Kiev'i nükleer silahlarla donatma" girişimlerine karşı uyarıda bulundu

Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)
Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)
TT

Rusya, Avrupa'nın "Kiev'i nükleer silahlarla donatma" girişimlerine karşı uyarıda bulundu

Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)
Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)

Moskova, savaşın beşinci yılına girdiği bugün açık bir çatışmaya dönüşebileceği endişeleri artarken, Kiev'e nükleer silah tedarik etme yönündeki Avrupa çabaları konusunda uyarıda bulundu. Bu durum devam eden barış görüşmelerini daha da karmaşık hale getirdi.

Kremlin, Paris ve Londra'nın Kiev için nükleer silahlanma konusunda baskı yaptığına dair bilgilere sahip olduğunu ve bu konunun müzakere masasında olacağını belirtti. Bu arada, Rusya Ulusal Güvenlik Konseyi, Rusya'nın tehdit altında hissetmesi durumunda Ukrayna ve Batı hedeflerine karşı taktik nükleer silah kullanma tehdidinde bulundu.

Kiev dün Rusya'nın suçlamalarını "saçma" olarak nitelendirerek reddetti ve toprak tavizleri vermeyi reddetme yönündeki önceki tutumunu yineledi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, çatışmanın çözümü kapsamında Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Donbas'tan çekilmesi çağrısını "tamamen saçmalık" olarak nitelendirdi. Zelenskiy, güvenlik garantileri talebini yineledi ve ABD Başkanı Donald Trump'a "Ukrayna'yı terk etmemesi" çağrısında bulundu.

Ukrayna'yı destekleyen "İstekliler Koalisyonu"nun bir parçası olan 30'dan fazla devlet başkanı dün Moskova'ya "koşulsuz ateşkesi" kabul etmesi çağrısında bulundu. Bu ülkeler, Koalisyon toplantısının ardından Moskova'yı "anlamlı" barış görüşmelerine girmeye ve "tam ve koşulsuz bir ateşkesi" kabul etmeye çağırdı.