Trump'ın eski danışmanından Musk'a çalışma vizesi tehdidi: "Suratını parçalarız"

Bir zamanlar Donald Trump'ın stratejisti olan Steve Bannon, teknoloji milyarderi Elon Musk'la H-1B vizeleri konusunda karşı karşıya geldi (Reuters)
Bir zamanlar Donald Trump'ın stratejisti olan Steve Bannon, teknoloji milyarderi Elon Musk'la H-1B vizeleri konusunda karşı karşıya geldi (Reuters)
TT

Trump'ın eski danışmanından Musk'a çalışma vizesi tehdidi: "Suratını parçalarız"

Bir zamanlar Donald Trump'ın stratejisti olan Steve Bannon, teknoloji milyarderi Elon Musk'la H-1B vizeleri konusunda karşı karşıya geldi (Reuters)
Bir zamanlar Donald Trump'ın stratejisti olan Steve Bannon, teknoloji milyarderi Elon Musk'la H-1B vizeleri konusunda karşı karşıya geldi (Reuters)

Bir zamanlar Donald Trump'ın Beyaz Saray strateji danışmanı olan Steve Bannon, salı günü Elon Musk'ı uyararak akıllanıp teknoloji sektöründeki iyi maaşlı işleri Amerikalıların elinden alacak vasıflı yabancı işçilere vize verilmesinde ısrarcı olmayı bırakmazsa kendisinin ve diğer MAGA fanatiklerinin "suratını parçalayacağını" söyledi.

Bannon, Musk'a ABD'deki işlerin Amerikalılarda kalmasını amaçlayan Önce Amerika duruşunu anlamak üzere "geride durup öğrenmeye çalışması" için talimat verdi. Önce Amerika, MAGA'nın yanı sıra destekçilerin Trump'ın da görüşü olduğuna inandığı bir bakış açısı.

Salı günü War Room podcast'inde konuşan Bannon, Musk ve teknoloji dünyasındaki diğer Trump destekçilerine gönderme yaparak "Onlar yeni din değiştirdi" dedi.

Bannon "Din değiştirenleri çok severiz" diye belirtti.

Ancak din değiştirenler geride durup yıllarca bu inancı, inancın inceliklerini ve bunu nasıl içselleştireceklerini anlamak için geride durup öğrenmeye çalışır.

Bannon "Buradaki ilk haftanızda kürsüye çıkıp insanlara işlerin nasıl yürüyeceğine dair ders vermeye başlamayın" diye ekledi.

Bunu yaparsanız suratınızı parçalarız.

Bannon "bu işi çözülene kadar tüm göçlerin yüzde 100 ertelenmesi" için çağrı yaptı.

Bannon, önceki gün Amerikalıları işlerinden ettikleri için Musk ve diğer teknoloji liderlerinden "tazminat" talebinde bulunmuştu. Vize konusunun "bu ülkede orta sınıfın yok edilmesinin temelini oluşturduğundan" yakınmıştı.

Musk, siyasette aktif bir rol üstlenmeden önce, Trump'ın seçilmesini desteklemek için en az 250 milyon dolar harcamıştı. Seçilmiş başkan, halihazırda hem Musk'ı hem de teknoloji girişimcisi (ve Trump'ın Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adaylığındaki eski rakibi) Vivek Ramaswamy'yi yeni DOGE operasyonunda, tasarruf için federal hükümetten kesintiler yapmakla görevlendirmişti.

Son günlerde Musk ve Ramaswamy, aniden Musk'ın işletmeleri de dahil olmak üzere üst düzey teknoloji işlerinde vasıflı yabancıların çalışmasını sağlayan özel H-1B vizelerinin korunmasını sert bir şekilde savunmaya başladı. Buna Amerikalıların bu tür işlere uygun olmamasını sebep göstermişlerdi. Güney Afrika doğumlu Musk, geçen hafta X'te Amerikalı işçilerden, yaygın bir şekilde hakaret olarak kabul edilen "geri zekalı" ifadesiyle bahseden bir gönderiyi desteklemişti (Musk daha sonra saldırgan gönderiye verdiği desteği sildi).

Ramaswamy de Amerikalıların zeki yabancılarla rekabet etme konusunda yeterli olmadığından yakınmıştı. Bu konuda ABD'nin aptallığı ön plana çıkaran kültürünü suçlamıştı.

Trump, ülkede H-1B vizesiyle kalan çok sayıda "harika" yabancı işçi hakkında Musk'ı destekleyerek kendisine oy veren birçok MAGA destekçisini şaşırtmıştı.

Musk, karakterine aykırı bir şekilde sosyal medyada aniden daha "olumlu" ve "güzel" sohbetler için çağrı yapmış olsa da geri adım atacak gibi görünmüyor. Bu çağrıyı, X'te H-1B karşıtlarıyla yaptığı tartışmada "Suratınıza s**ayım" dedikten iki gün sonra yapmıştı. Bannon ise Musk'ın suratına yönelik farklı bir fikirle karşılık verdi.
Independent Türkçe



Britanya, Rus "gölge filosu" tankerlerine askeri müdahaleye izin verdi

Rusya'nın "gölge filosu", Batı yaptırımlarına rağmen petrol ihraç etmesini sağlıyor (EPA)
Rusya'nın "gölge filosu", Batı yaptırımlarına rağmen petrol ihraç etmesini sağlıyor (EPA)
TT

Britanya, Rus "gölge filosu" tankerlerine askeri müdahaleye izin verdi

Rusya'nın "gölge filosu", Batı yaptırımlarına rağmen petrol ihraç etmesini sağlıyor (EPA)
Rusya'nın "gölge filosu", Batı yaptırımlarına rağmen petrol ihraç etmesini sağlıyor (EPA)

İngiltere Başbakanı Keir Starmer yaptığı açıklamada, hükümetinin Batı yaptırımlarına rağmen Moskova'nın petrol ihracatını mümkün kılan tanker ağının parçası olduğunu söylediği Rus gemilerine el koyma ve onları ele geçirme konusunda orduya izin verdiğini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bu karar, diğer Avrupa ülkelerinin Moskova'nın Ukrayna'ya karşı dört yıldır süren savaşını finanse etmek için kullandığı Rusya'nın "gölge filosu" olarak adlandırılan yapısını bozma çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde geldi.

Starmer, ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın yol açtığı petrol fiyatlarındaki keskin artışın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i "memnun edeceği" düşüncesiyle, bu tankerlere karşı daha sert önlemler alınmasına onay verdiğini belirtti.

Starmer açıklamasında, "İşte bu yüzden Gölge Filosu'nu daha agresif bir şekilde takip ediyoruz; sadece Britanya'nın güvenliğini sağlamak için değil, aynı zamanda Putin'in savaş makinesinin Ukrayna'daki acımasız kampanyasını finanse eden kirli kârlarından da mahrum bırakmak için" ifadelerini kullandı.

İngiliz hükümeti, silahlı olan, teslim olmayı reddeden veya ele geçirilmekten kaçınmak için gelişmiş gözetleme teknikleri kullanan Rus gemilerine askeri ve kolluk kuvvetlerinin müdahale etmeye hazırlandığını belirtti.

Ayrıca, gemilere müdahale edildikten sonra, yaptırım mevzuatını ihlal ettikleri gerekçesiyle sahipleri, işletmecileri ve mürettebatı hakkında cezai işlem başlatılabileceğini de ifade etti.

Rusya, "gölge filosu"na güvenerek, 2022'de Ukrayna'ya yönelik topyekün işgalinden sonra Batı'nın getirdiği kısıtlamalara uymadan petrol ihracatına devam edebildi.

Avrupa'nın Rusya üzerindeki baskıyı sürdürme çabaları, bu ay ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İran savaşı nedeniyle sekteye uğrayan küresel enerji piyasalarını sakinleştirmek amacıyla, yaptırım uygulanan ve şu anda denizde mahsur kalan Rus ürünlerinin satın alması için ülkelere 30 günlük bir muafiyet tanımasıyla sekteye uğradı.

İngiltere, Rusya'nın "gölge filosu"na ait 544 gemiye yaptırım uyguladı. Bu gemiler bazen İngiltere ve Fransa'yı ayıran Manş Denizi'nden geçiyor.

İngiltere'nin tahminlerine göre, Rus ham petrolünün yaklaşık dörtte üçü bu gemilerle taşınıyor.


Trump: İranlı müzakereciler "kendi halkları tarafından öldürülmekten" korkuyorlar

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İranlı müzakereciler "kendi halkları tarafından öldürülmekten" korkuyorlar

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ın barış görüşmelerine katıldığını ısrarla belirterek, Tahran'ın bunu reddetmesinin İranlı müzakerecilerin "kendi halkları tarafından öldürülme" korkusundan kaynaklandığını söyledi.

Trump, bir akşam yemeğinde Cumhuriyetçi Kongre üyelerine, “Bu arada müzakere ediyorlar ve bir anlaşmaya varmak için can atıyorlar. Ama bunu söylemekten korkuyorlar çünkü söylerlerse kendi halkları tarafından öldürüleceklerini düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre "Onlar da bizim tarafımızdan öldürülmekten de korkuyorlar" diye ekledi.

Trump'ın açıklamaları, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin İran'ın Amerika Birleşik Devletleri ile müzakere etme "niyetinin olmadığını" söylemesinin ardından geldi.

Trump, Tahran'ın hayati öneme sahip petrol sevkiyat yolu olan Hürmüz Boğazı'nı fiilen kontrol etmesine rağmen, İran'ın "yok edileceği" iddiasını yineledi.

Trump, iç politikadaki rakiplerine yönelik sert bir saldırıda bulunarak, Demokratların "bu askeri operasyonda elde ettiğimiz muazzam başarıdan dikkatleri dağıtmaya çalıştıklarını" söyledi.

Trump, Demokratların kendisinden savaş için Kongre onayı alması yönündeki çağrılarına alaycı bir gönderme yaparak şunları belirtti: "Onlar 'savaş' kelimesini sevmiyorlar çünkü onay gerektiriyor, bu yüzden ben de 'askeri operasyon' kelimesini kullanacağım."


Ateşkes, karşılıklı şartlar arasında tıkanmış durumda

Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)
Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)
TT

Ateşkes, karşılıklı şartlar arasında tıkanmış durumda

Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)
Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)

ABD ve İsrail'in bir tarafta, İran'ın ise diğer tarafta yer aldığı savaşa son verilmesi, Washington'ın bölgesel arabulucular aracılığıyla diplomatik bir yol izlemesine rağmen, iki taraf arasında karşılıklı şartlar nedeniyle dün durmuş gibi görünüyordu.

Tahran, savaşa son vermenin tamamen İran'ın kendi kararı olacağını ve ABD Başkanı Donald Trump'ın önerdiği zaman çizelgesine değil, kendi belirlediği şartlara bağlı olacağını ifade etti.

Üst düzey bir İranlı yetkili Reuters'e verdiği demeçte, Pakistan'ın İran'a ABD'den bir teklif ilettiğini ve potansiyel gerilimi azaltma görüşmelerine Pakistan veya Türkiye'nin ev sahipliği yapabileceğini doğruladı. Birçok kaynak, Trump'ın savaşı sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı içeren 15 maddelik bir plan sunduğunu bildirdi. Ancak Tahran, müzakerelerin varlığını kamuoyu önünde reddetti ve şartları yerine getirilmeden herhangi bir ateşkesin mümkün olmayacağında ısrar etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu şartlar arasında saldırıların durdurulması, tekrar yaşanmayacağına dair garantiler, tazminatlar, tüm cephelerde çatışmaların sona ermesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınması yer alıyor.

Diğer yandan Batılı kaynaklar, Washington'un zenginleştirmenin durdurulması, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun ortadan kaldırılması, füze programının kısıtlanması ve Tahran'ın bölgedeki müttefiklerine verilen desteğin sona erdirilmesi taleplerinde ısrarcı olduğunu belirtti.

Pentagon, bölgedeki ABD güçlerini takviye etmek için 82. Hava İndirme Tümeni'nden binlerce asker göndereceğini duyurdu; bu hamle Trump'ın seçeneklerini genişletiyor.

İsrail, İran içindeki seyir füzesi üretim tesislerini ve deniz üslerini bombaladığını açıklarken, Devrim Muhafızları da İsrail içindeki hedefleri içeren yeni bir füze saldırı dalgası gerçekleştirdiğini duyurdu.

Tahran, topraklarını veya adalarını hedef alan herhangi bir kara harekatına karşılık olarak çatışmaları Bab el-Mandeb'e genişletmekle tehdit etti.

Devrim Muhafızları'na bağlı Tesnim haber ajansı, İranlı bir askeri kaynağa atıfta bulunarak, adalara veya İran topraklarının herhangi bir bölümüne yönelik herhangi bir kara harekatının veya Arap Körfezi ve Umman Denizi'nde İran'a maliyet getirecek herhangi bir deniz çatışmasının "sürpriz" cephelerin açılmasıyla karşılanabileceğini ifade etti.