Suriye'deki yeni yönetimin lideri Şera ile görüşen Fransa ve Almanya Dışişleri Bakanları kapsayıcı bir geçiş çağrısında bulundu

Kürtlerle siyasi çözüm çağrısı yapan AB’li bakanlar, yeni Suriye'yi destekleyeceklerini ancak İslamcı yapılanmaları finanse etmeyeceklerini belirtti.

TT

Suriye'deki yeni yönetimin lideri Şera ile görüşen Fransa ve Almanya Dışişleri Bakanları kapsayıcı bir geçiş çağrısında bulundu

Suriye'deki yeni yönetimin lideri Şera ile görüşen Fransa ve Almanya Dışişleri Bakanları kapsayıcı bir geçiş çağrısında bulundu

Suriye'deki yeni yönetimin lideri Ahmed eş-Şera, Şam'daki başkanlık sarayında Fransa ve Almanya dışişleri bakanlarıyla bir araya geldi. Bakanlar Suriye'de iktidarın barışçıl ve kapsayıcı bir şekilde oluşturması gerektiğini vurguladı.

Görüntülerde yeni yönetimin liderinin Fransız Bakan Jean-Noël Barro ve Alman Bakan Annalina Baerbock ile bir araya geldiği görülürken, Şera'nın liderliğini yaptığı Heyet Tahrir El Şam öncülüğündeki muhalif gruplar koalisyonunun 8 Aralık 2024'te Devlet Başkanı Beşar Esad'ı devirmesinden bu yana  Batılı yetkililerle bu düzeyde gerçekleştirdiği ilk görüşme oldu.

Seydnaya Cezaevi Ziyareti

Beyaz Baretliler üyelerinin eşlik ettiği iki bakan, Esad döneminde yetkililerin baskısının sembolü haline gelen Seydnaya hapishanesini gezerek, tutukluluk koşullarının insanlık dışı olduğu ve birçok tutuklunun işkence altında öldürüldüğü hapishanenin hücrelerini ve yeraltı mahzenlerini inceledi.

csd
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barro ve Alman mevkidaşı Annalina Baerbock Suriye'nin Seydnaya cezaevine yaptıkları ziyaret sırasında (AP)

Seydnaya Hapishanesi Tutukluları ve Kayıpları Derneği, muhalif güçlerin 4 binden fazla tutukluyu serbest bıraktığını tahmin ederken, 2011-2018 yılları arasında Seydnaya'da 30 binden fazla tutuklunun infaz edildiğini ya da işkence altında ya da bakım veya gıda yetersizliğinden öldüğünü tahmin ediyor.

Fransız bakan Cuma günü X'te yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı “Fransa ve Almanya olarak birlikte, tüm çeşitlilikleriyle Suriyelilerin yanındayız.”

Bakan, iki ülkenin “Suriyelilerin yararı ve bölgenin istikrarı için barışçıl ve etkili bir geçişi teşvik etmek” istediğini de sözlerine ekledi.

Kürtlerle 'siyasi çözüm'

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barro, Suriye'deki yeni yönetime ülkenin kuzeydoğusunun büyük bir bölümünü kontrol eden Kürtlerle “siyasi bir çözüme” ulaşma çağrısında bulundu.

Suriye sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelen Barrot, “Fransa'nın müttefiki olan Kürtlerle siyasi bir çözüm bulunmalı ki Kürtler şu anda devam etmekte olan siyasi sürece tam olarak entegre olabilsinler” dedi.

Almanya'nın Suriye'ye uzattığı el

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock Şera görüşmesi öncesi şu açıklamayı yaptı: "Fransız mevkidaşımla birlikte ve Avrupa Birliği adına bugün gerçekleştirdiğim ziyaret Suriyelilere açık bir mesaj niteliğindedir: Avrupa ile Suriye arasında, Almanya ile Suriye arasında yeni bir siyasi başlangıç mümkündür. Bu uzanmış el ve aynı zamanda yeni liderlerden net beklentilerle bugün Şam'a gidiyoruz. Onları bu alanda desteklemek istiyoruz... Barışçıl ve kapsayıcı bir iktidar geçişinde, toplumun uzlaşmasında ve yeniden inşasında şüphelerimize rağmen Heyet Tahrir el-Şam'ı eylemlerine göre değerlendirmeye devam edeceğiz."

cd
Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock Suriye'deki Seydnaya cezaevini ziyareti sırasında (Reuters)

Almanya Dışişleri Bakanı , “Suriye’deki Kürtler için güvenilir bir güvenlik garantisinin sağlanması şart. Suriye'deki yeniden inşa sürecine tüm toplulukların dahil edilmeli” dedi.   

Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması

Baerbock, Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılmasına ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi: “Bu siyasi sürecin ilerlemesine bağlı olacaktır.”

Yeni yönetimin lideri Ahmed eş- Şera ile bir araya geldiği ziyaretin sonunda Cuma günü Şam'da yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın düşmesinin ardından Suriye'deki yetkilileri “İslamcı bir hükümet kurmamaya” çağırdı.

xcsdvfgt
Suriye'nin yeni yönetiminin lideri Ahmed eş- Şera Şam'da Fransa ve Almanya dışişleri bakanlarıyla bir araya geldi (SANA)

Baerbock, Fransız mevkidaşı ile birlikte Avrupa Birliği'nin (AB) Suriye'nin önündeki yeni dönemin barışçıl ve özgür olmasına yönelik yardım teklifini ilettiklerini aktararak diğer yandan yeni İslamcı yapılanmaların finansörü olmayacaklarını vurguladı.

Ülkeyi yeniden birleştirmek gibi zorlu bir görevle karşı karşıya olan Şera, Heyetül Tahrir eş-Şam da (HTŞ)   dahil olmak üzere tüm silahlı grupları dağıtma sözü verdi.

Tarihini ya da katılımcılarını belirtmediği bir ulusal diyalog konferansı düzenleme niyetini açıklayan Şera, ülkede seçimlerin yapılmasının “dört yıl” süreceğini söyledi.

Daha önce Ebu Muhammed El Culani olarak bilinen El Şera, yarım milyondan fazla insanın ölümüne ve ülkenin bölünüp zayıflamasına neden olan 13 yıllık çatışmaların ardından, devrik Cumhurbaşkanı Beşar Esad döneminde ülkesine uygulanan yaptırımların kaldırılması için defalarca çağrıda bulundu.

HTŞ, çoğu Batılı başkent tarafından terör örgütü olarak kabul edilen El Kaide'den ayrılmadan önce Nusra Cephesi olarak biliniyordu.

Fransız Büyükelçiliği

Barro Cuma günü Şam'daki Fransız Büyükelçiliğini ziyaret etti. Fransa 17 Aralık'ta yeni yetkililere elçiler gönderdi ve 2012'den beri kapalı olan büyükelçiliğine bayrağını çekti.

Büyükelçilikte yaptığı açıklamada egemen, istikrarlı ve barışçıl bir Suriye'ye yönelik umutlarını ifade eden  Barro "Bir aydan kısa bir süre önce, Suriyeli kadın ve erkeklerin seferberliği sayesinde yeni bir umut doğdu. Egemen, istikrarlı ve barışçıl bir Suriye için umut doğdu Bu ‘gerçek bir umut ama kırılgan bir umut."

Büyükelçiliğin “Beşar Esad'ın cani rejiminin kanlı baskısı” nedeniyle kapatıldığını söyleyen Bakan, “önümüzdeki haftalarda, güvenlik durumunun gelişimine bağlı olarak, Şam'daki Fransız varlığını yeniden tesis etmek için gerekli düzenlemeleri kademeli olarak yapacağız” dedi.

2012'den bu yana büyükelçiliğini kapalı tutan Almanya da, yönetimdeki ilk adımları dikkatle izlenen geçiş dönemi yetkilileriyle temas kurmak üzere 17 Aralık'ta Şam'a yetkililer gönderdi.

Geçiş Süreci

Son haftalarda Şam, Arap ve uluslararası diplomatik heyetleri kabul ederek ve Esad'ın 2011 yılında başlayan protesto gösterilerini bastırmasından bu yana kendisine uygulanan izolasyondan yavaş yavaş çıkarak aktif bir diplomatik harekete tanık oldu.

Geçtiğimiz ay ABD'li, Avrupalı, Arap ve Türk bakan ve yetkililerin katılımıyla düzenlenen benzer bir toplantının ardından Fransa bu ay Suriye konulu uluslararası bir toplantıya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.



Ukrayna saldırısı Rusya'nın Belgorod kentindeki altyapıya büyük hasar verdi

 Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
TT

Ukrayna saldırısı Rusya'nın Belgorod kentindeki altyapıya büyük hasar verdi

 Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)

Ukrayna ile sınır komşusu olan Rusya'nın Belgorod bölgesinin valisi, Ukrayna'nın "büyük çaplı" füze saldırısının enerji altyapısına ciddi hasar verdiğini ve bölgedeki elektrik, ısıtma ve su tedarikini aksattığını ifade etti.

Vali Vyacheslav Gladkov Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Sonuç olarak, enerji altyapısı önemli ölçüde hasar gördü... Evlere elektrik, su ve ısıtma sağlanmasında kesintiler yaşanıyor" ifadesini kullandı. Gladkov, saldırıyı "büyük çaplı" olarak nitelendirerek, etkisinin sadece sınıra 40 kilometre uzaklıktaki Belgorod şehriyle sınırlı kalmadığını, çevredeki bölgelere de yayıldığını belirtti. Hasarın boyutunun önümüzdeki saatlerde değerlendirileceğini açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu hafta dördüncü yılına giren çatışmada Belgorod, Ukrayna güçleri tarafından defalarca saldırıya uğradı.


Güney Kore vatandaşlarına İran'ı terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)
İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)
TT

Güney Kore vatandaşlarına İran'ı terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)
İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)

Güney Kore'nin Tahran Büyükelçiliği, ABD'nin Tahran'a yönelik olası askeri saldırısı nedeniyle artan gerilimler arasında, İran'daki vatandaşlarına uçuşlar mümkün olduğunda ülkeyi terk etmeleri yönünde bugün uyarıda bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta, Tahran'ı yeni bir nükleer anlaşmaya varmaya zorlarken, İran'a karşı sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi düşündüğünü belirtmişti.

Şarku’ Avsat’ın Güney Kore'nin Yonhap Haber Ajansı'ndan aktardığına göre büyükelçilik internet sitesinde yayınladığı güvenlik uyarısında, "Uçuşlar devam ederken (Kore vatandaşlarının) İran'ı terk etmelerini tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı. Bildiride durumun hızla kötüleşmesi halinde İran'a gidiş-dönüş özel uçuşlarının askıya alınabileceği belirtildi.

Güney Kore, İran'ın tamamı için 3. Seviye seyahat uyarısını sürdürüyor ve orada bulunan Güney Korelilere ülkeyi terk etmelerini şiddetle tavsiye ediyor. Bildiride şu ifadeler yer alıyor: "Acil bir seyahat ihtiyacı olmadığı sürece İran'da ikamet eden Güney Kore vatandaşlarının derhal ülkeyi terk etmelerini ve ülkeye seyahat planlayanların seyahatlerini iptal etmelerini veya ertelemelerini tavsiye ediyoruz."


Washington: ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin Ortadoğu hakkındaki açıklamaları bağlamından koparılarak yorumlandı

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)
TT

Washington: ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin Ortadoğu hakkındaki açıklamaları bağlamından koparılarak yorumlandı

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümü üzerinde hakkı olduğunu söylemesinin ardından öfke dalgası dün de devam etti; Arap ve Müslüman ülkeler de bu açıklamaya itiraz ederken, Amerika Birleşik Devletleri ise açıklamaların bağlamından koparıldığını belirtti.

Alman Haber Ajansı'nın (DPA) haberine göre Huckabee bu açıklamaları cuma günü yayınlanan muhafazakar yorumcu Tucker Carlson’a verdiği röportajda yaptı.

Carlson, Yaratılış 15'ten alıntı yaparak, İncil'in İbrahim'in soyundan gelenlerin bugün Ürdün, Suriye, Irak ve Lübnan'ın bazı bölgelerini de içeren Ortadoğu'nun çoğunu kapsayan toprakları alacağını belirttiğini söyledi ve Huckabee'ye İsrail'in bu topraklara hakkı olup olmadığını sordu. Huckabee şöyle cevap verdi: “Hepsini alsalar da olur.”

ABD büyükelçiliği sözcüsü dün, Huckabee'nin sözlerinin bağlamından koparıldığını ve ABD'nin İsrail politikasında herhangi bir değişiklik olmadığını söyledi.

Huckabee röportajda, “Onlar geri dönüp her şeyi almayı talep etmiyorlar, ancak en azından şu anda işgal ettikleri, üzerinde yaşadıkları ve yasal olarak sahip oldukları, kendileri için güvenli bir sığınak olan toprakları talep ediyorlar” ifadelerini kullandı. İsrail'in Ürdün, Lübnan, Suriye veya Irak'ı kontrol etmeye çalışmadığını, ancak halkını korumaya çalıştığını belirtti.

Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suriye, Kuveyt, Lübnan, Umman ve Filistin Yönetimi tarafından pazar günü yayınlanan ortak açıklamada, Huckabee'nin sözleri “tehlikeli ve kışkırtıcı” olarak nitelendirildi ve bölgenin istikrarını tehdit ettiği belirtildi.

Açıklamada, “Bu açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın, gerilimi kontrol altına almak ve Filistin halkına bağımsız bir devleti garanti eden kapsamlı çözüm için siyasi bir ufuk yaratmak üzerine kurulu vizyonuyla doğrudan çelişmektedir” denildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Evangelist bir Hıristiyan ve İsrail ile Batı Şeria yerleşim hareketinin sadık bir destekçisi olan Huckabee, İsrail ile Filistinliler arasında “iki devletli çözüm” fikrine uzun süredir karşı çıkmasıyla tanınıyor.

Carlson ise ABD'nin Gazze savaşında İsrail'e verdiği desteği eleştirmiş ve beyaz insanların renkli tenli insanlar tarafından "yerlerinin alındığını" iddia eden beyaz üstünlükçü ideolojiyi benimsemesi de dahil olmak üzere aşırı sağcı görüşleri nedeniyle eleştirilmiştir.