Biden görevi bırakmadan iki konuşma daha yapacak

Donald Trump, Beyaz Saray'a dönerken Başkan Joe Biden iki hafta içinde görevi bırakmaya hazırlanıyor.

Başkan Joe Biden cumartesi günü Washington D.C.'deki Beyaz Saray'ın Oval Ofisinde Özgürlük Madalyası alanların yanında konuşuyor. Biden görevini doldururken iki son konuşma yapmaya hazırlanıyor (AFP)
Başkan Joe Biden cumartesi günü Washington D.C.'deki Beyaz Saray'ın Oval Ofisinde Özgürlük Madalyası alanların yanında konuşuyor. Biden görevini doldururken iki son konuşma yapmaya hazırlanıyor (AFP)
TT

Biden görevi bırakmadan iki konuşma daha yapacak

Başkan Joe Biden cumartesi günü Washington D.C.'deki Beyaz Saray'ın Oval Ofisinde Özgürlük Madalyası alanların yanında konuşuyor. Biden görevini doldururken iki son konuşma yapmaya hazırlanıyor (AFP)
Başkan Joe Biden cumartesi günü Washington D.C.'deki Beyaz Saray'ın Oval Ofisinde Özgürlük Madalyası alanların yanında konuşuyor. Biden görevini doldururken iki son konuşma yapmaya hazırlanıyor (AFP)

ABD Başkanı Joe Biden'ın, görevden ayrılmadan ve seçilmiş Başkan Donald Trump'a yol vermeden önce mirasının altını çizmek için iki son konuşma yapmayı planladığı bildirildi.

NBC News'un haberine göre Biden'ın 12 Ocak'ta İtalya'dan döndükten sonra yapmayı planladığı ilk konuşması dış politika üzerine olacak. İkinci ve başkan olarak yapacağı son konuşmaysa kamu hizmetinde geçirdiği 50 yılı aşkın süreyi yansıtan bir veda niteliğinde olacak.

Kaynaklar, her iki konuşmanın da tam olarak hazırlanmadığını ancak genel hatlarının belirlendiğini söyledi.

Başkan'ın ilk konuşmasının, ülkenin "dünyanın dört bir yanındaki ittifaklarına yatırım yaptığında daha güçlü" olduğu yönündeki duruşunu vurgulayacağı belirtiliyor.

Başkan'ın dış politika konuşmasında NATO'yu güçlendirme çabalarını, ülkenin Hint-Pasifik bölgesine bağlılığını ve Ukrayna'ya yıllardır verdiği desteği vurgulaması bekleniyor.

Yayın organı, konuşmanın ne kadarının ABD'nin yaklaşık 20 yıl süren savaşın ardından 2021'de Afganistan'dan çekilmesine değineceğininse bilinmediğini belirtti. Bu hamle 13 ABD askerinin ölümüne yol açmış ve Trump'la Cumhuriyetçilerin yoğun tepkisini çekmişti.

Başkan'ın Hamas'ın İsrail'e sürpriz bir saldırı düzenleyerek yaklaşık 1200 kişiyi öldürdüğü ve 250 kişiyi de rehin aldığı 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden Gazze savaşına değinip değinmeyeceği de belirsiz.

Biden, yönetiminin terör örgütleriyle mücadeleye yönelik çalışmalarından da bahsedebilir. Ancak Bourbon Caddesi'nde bir kalabalığa dalarak 14 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açan ve kamyonetinde IŞİD bayrağı taşıyan ABD yurttaşı Shamsud Din Jabbar'ın New Orleans'ta gerçekleştirdiği son saldırı göz önüne alındığında, yerel terör tehditlerinin üzerinde çok durmayabilir.

Katliamın ardından Biden, Jabbar'ın sosyal medyada "IŞİD'den ilham aldığını gösteren ve öldürme arzusunu ifade eden" videolar yayımladığını söylemişti.

Biden'ın başkan olarak son günlerinde yapması beklenen veda konuşmasında, gelecekle ilgili veda sözleri söylemesinin yanı sıra 50 yılı aşkın kamu hizmetini de gözden geçireceği düşünülüyor.

1973'te senatör olan Biden, Barack Obama'nın başkan yardımcısı olduğu 2009'a kadar bu görevi sürdürmüştü. Görevden ayrıldıktan 4 yıl sonra, 2020'de Biden, 20 Ocak'ta Beyaz Saray'a geri dönmek üzere olan Trump'ı mağlup etmişti.

Biden cumartesi gününü, aralarında Michael J. Fox, Anna Wintour ve eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın da bulunduğu 19 kişiye Başkanlık Özgürlük Madalyası vererek geçirdi.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre perşembe günü yaptığı açıklamada, "ABD-İtalya ilişkilerinin gücünü vurgulamak, Başbakan [Giorgia] Meloni'ye geçen yıl G7'deki güçlü liderliği için teşekkür etmek ve dünyanın karşı karşıya olduğu önemli zorlukları görüşmek adına İtalya'nın liderleriyle buluşmak üzere Biden'ın 9-12 Ocak'ta Roma'yı ziyaret edeceğini" söylemişti.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.