Panama Dışişleri Bakanı’ndan Trump'a Panama Kanalı yanıtı: Egemenliği müzakere edilemez

Kargo gemileri Gatun Gölü'nde Panama Kanalı'ndan geçmek için sıralarını bekliyor. (Arşiv - AP)
Kargo gemileri Gatun Gölü'nde Panama Kanalı'ndan geçmek için sıralarını bekliyor. (Arşiv - AP)
TT

Panama Dışişleri Bakanı’ndan Trump'a Panama Kanalı yanıtı: Egemenliği müzakere edilemez

Kargo gemileri Gatun Gölü'nde Panama Kanalı'ndan geçmek için sıralarını bekliyor. (Arşiv - AP)
Kargo gemileri Gatun Gölü'nde Panama Kanalı'ndan geçmek için sıralarını bekliyor. (Arşiv - AP)

Panama Dışişleri Bakanı Javier Martinez-Acha dün (salı) yaptığı açıklamada, ABD Başkanı seçilen Donald Trump'ın Panama Kanalı üzerindeki egemenliği ABD'ye iade etme tehditlerine cevaben, ülkesinin egemenliğinin ‘müzakere edilemez’ olduğunu vurguladı.

“Devlet Başkanı Jose Raul Mulino, kanalımız üzerindeki egemenliğin müzakere edilemez olduğunu ve mücadele tarihimizin bir parçası olduğunu zaten ilan etti” diyen Bakan, kanalın ‘geri dönülmez bir şekilde kendilerine verildiğini’ vurguladı. Beyaz Saray'a 20 Ocak'ta dönecek olan ABD'nin seçilmiş başkanı, geçtiğimiz günlerde ABD gemileri için transit geçiş ücretlerini düşürmemesi halinde 80 kilometre uzunluğundaki okyanuslar arası kanalı geri almak için askeri güç kullanma tehdidinde bulunarak Panamalı yetkilileri kızdırmıştı.

ABD tarafından inşa edilen ve 1914 yılında açılışı yapılan Panama Kanalı, 1977 yılında dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter ve Panamalı mevkidaşı milliyetçi Başkan Omar Torrijos arasında imzalanan anlaşmalar uyarınca 31 Aralık 1999 tarihinde Panama yönetimine devredilmişti. Trump dün yaptığı açıklamada, geçen ay ölen eski Başkan Jimmy Carter tarafından alınan ‘su yolunun kontrolünün Panama'ya verilmesi kararına’ yönelik eleştirilerini yineledi.

Florida'daki Mar-a-Lago tatil köyünde düzenlediği basın toplantısında Trump, Panama Kanalı ve Grönland'a karşı askerî harekâtı göz ardı edip etmeyeceğine ilişkin bir soruya cevaben, “Şunu söyleyebilirim: Ekonomik güvenlik için onlara (Panama Kanalı ve Grönland'a) ihtiyacımız var. Askerî harekât olup olmayacağını taahhüt etmeyeceğim. Bir şeyler yapmamız gerekebilir” dedi.



Kosova meclisi cumhurbaşkanını seçemedi, ülke yeni seçimlere gidiyor

Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)
Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)
TT

Kosova meclisi cumhurbaşkanını seçemedi, ülke yeni seçimlere gidiyor

Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)
Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)

Kosova Parlamentosu, dün gece yapılan oylamada yeni cumhurbaşkanını seçemedi. Bu gelişme, ülkede bir yılı biraz aşan süre içinde üçüncü kez erken genel seçimlere gidilmesinin önünü açtı.

Parlamento Başkanı Albulena Haxhiu, milletvekillerine yaptığı açıklamada “Bu oturum mevcut yasama döneminin sonunu getirmiştir. Anayasal süre olan 45 gün içinde seçimler yapılacaktır” dedi.

Geçen yıl yapılan genel seçimlerde sol-orta çizgideki Vetevendosje (Kendin Karar Ver Hareketi), Başbakan Albin Kurti liderliğinde en fazla oyu almasına rağmen, parlamentodaki tıkanıklık nedeniyle üst düzey görevlendirmelerde zorluk yaşadı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu durum, Kosova’nın 2025 yılı boyunca büyük ölçüde işlevsiz bir parlamentoya sahip olmasına yol açtı.

Krizin bir bölümü aşılmış olsa da milletvekilleri arasındaki sert görüş ayrılıkları nedeniyle Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin görev süresinin nisan ayı başında resmen sona ermesinin ardından ülke haftalarca cumhurbaşkansız kaldı. Osmani, görevlerini geçici olarak Haxhiu’ya devretmişti.

Son günlerde sürekli oturum halinde toplanan meclis, dün gece yarısından kısa süre önce yeni cumhurbaşkanını seçme süresinin dolmasıyla oturumunu sonlandırdı. Bu durum, ülkeyi erken seçim sürecine soktu.

Muhalefet partileri oturumu boykot ederken, yalnızca iktidardaki Vetevendosje milletvekilleri ve azınlık temsilcileri salonda hazır bulundu.

Ancak bu katılım, cumhurbaşkanı seçimi için gerekli olan üçte iki çoğunluğa ulaşmaya yetmedi.

Kosova, geçen yılın başındaki sonuçsuz genel seçimlerin ardından siyasi kriz yaşıyordu. Bu kriz, aralık ayında erken seçimlerin yapılmasına neden oldu.

Kurti’nin partisi seçimleri kazanmış olsa da desteklediği cumhurbaşkanını seçmek için gerekli sandalye çoğunluğunu elde edemedi.


ABD'nin Ukrayna'daki geçici büyükelçisi görevinden ayrılıyor

ABD Maslahatgüzarı Ukrayna'da Julie Davis (Arşiv- Reuters)
ABD Maslahatgüzarı Ukrayna'da Julie Davis (Arşiv- Reuters)
TT

ABD'nin Ukrayna'daki geçici büyükelçisi görevinden ayrılıyor

ABD Maslahatgüzarı Ukrayna'da Julie Davis (Arşiv- Reuters)
ABD Maslahatgüzarı Ukrayna'da Julie Davis (Arşiv- Reuters)

ABD Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’daki ABD maslahatgüzarı olarak bir yıldan kısa süre önce atanan Julie Davis’in görevinden ayrılacağını dün açıkladı. Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya ile bir anlaşmaya varılması için Kiev’e baskı yaptığı dönemde geldi.

Financial Times, ismi açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberinde Davis’in, Trump yönetiminin Ukrayna’ya verdiği desteğin yetersiz kalmasından giderek daha fazla rahatsızlık duyduğunu yazdı. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı bu iddiaları reddederek, Davis’in emekli olacağını belirtti.

Bakanlık Sözcüsü Tammy Bruce, Davis’in Trump ile görüş ayrılığı nedeniyle istifa edeceği yönündeki iddiaların “yanlış” olduğunu söyledi. Bruce, Davis’in görev süresi boyunca Trump’ın politikalarını “gururla desteklemeye devam edeceğini” ve Haziran 2026’da Kiev’den ayrılarak emekli olacağını ifade etti.

Davis, geçtiğimiz yıl Mayıs ayında ABD yönetimi tarafından atanmıştı. Ancak Senato onayıyla “büyükelçi” unvanı taşımıyordu.Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Davis’ten önce görev yapan Bridget Brink, Trump’ın Rusya’ya yönelik “yatıştırma politikası” olarak değerlendirdiği yaklaşımına tepki göstererek istifa etmişti.

Trump, 2022’de Rusya’nın işgaliyle başlayan Ukrayna savaşını hızlı bir şekilde sona erdirme sözü vermiş, ancak bugüne kadar taraflar arasında bir anlaşma sağlanamamıştı.


ABD’liler vatandaşlıktan çıkıyor: Diktatörlükte yaşamak istemiyoruz

ABD'nin vatandaşlıktan ayrılma ücretlerini düşürmesi de bazıları için süreci hızlandırdı (Reuters)
ABD'nin vatandaşlıktan ayrılma ücretlerini düşürmesi de bazıları için süreci hızlandırdı (Reuters)
TT

ABD’liler vatandaşlıktan çıkıyor: Diktatörlükte yaşamak istemiyoruz

ABD'nin vatandaşlıktan ayrılma ücretlerini düşürmesi de bazıları için süreci hızlandırdı (Reuters)
ABD'nin vatandaşlıktan ayrılma ücretlerini düşürmesi de bazıları için süreci hızlandırdı (Reuters)

Donald Trump'ın politikalarından rahatsızlık duyan bazı ABD'liler vatandaşlıktan çıkmaya başladı.

Yurtdışında yaşayan ABD'lilerin, ülkelerinin vatandaşlığından çıkma taleplerinde ciddi artış yaşanıyor.

Guardian'ın haberine göre bunda hem politik gelişmeler hem de vergi sistemi önemli rol oynuyor.

2000'lerde yalnızca yüzlerle ifade edilen vatandaşlıktan çıkma sayısı, 2014'ten itibaren binlerle ölçülmeye başladı. 2020'de 6 binin üzerine çıkan sayının, bu yıl da benzer seviyelere ulaşması bekleniyor.

ABD yönetimi uzun süren hukuki süreçlerin ardından martta vatandaşlıktan çıkma ücretini 2 bin 350 dolardan 450 dolara indirmişti. Ancak uzmanlara göre bu sadece resmi ücret; avukatlık ve danışmanlık masraflarıyla toplam maliyet 7 bin ila 10 bin doları bulabiliyor.

Vatandaşlıktan vazgeçenlerin önemli bir kısmı kararlarının arkasında siyasi gelişmelerin olduğunu da söylüyor.

Kanada'da yaşayan 73 yaşındaki Mary için kırılma noktası 2016 başkanlık seçimleri olmuş. Seçim gecesini "şoke edici" diye tanımlayan Mary, bu tarihten sonra ABD'yle bağlarını koparmaya karar verdiğini belirtiyor.

Finlandiya'da yaşayan Paul ise 2020'de Yüksek Mahkeme'deki atama sürecinin ardından bu kararı vermiş.

Norveç'te yaşayan Joseph de ABD'de demokrasinin geleceğine dair ciddi şüpheler taşıdığını dile getiriyor:

Bir diktatörlük altında yaşamak istemiyorum.

ABD, dünyada Eritre'yle birlikte vatandaşlık temelli vergilendirme uygulayan tek ülke. Bu sistem kapsamında yurtdışında yaşayan ABD'lilerin, başka ülkede kazanç elde etseler bile ABD'ye vergi bildiriminde bulunması zorunlu tutuluyor.

İran savaşı, Venezuela baskını, NATO'dan ayrılmaya yönelik açıklamalar ve Grönland'ı ilhak etme tehditleri nedeniyle Trump, son dönemde dünya gündeminden düşmüyor.

NBC News Decision Desk'in 20 Nisan'daki anketine göre, ABD'lilerin yalnızca yüzde 37'si Trump'ın başkanlık performansını onaylarken, yüzde 63'ü aksi yönde düşünüyor.

Ayrıca AP-NORC anketine göre de Trump'ın ekonomi politikaları hakkındaki onay oranı bu ay neredeyse yüzde 10 azalarak marttaki yüzde 38'den yüzde 30'a düştü.

Independent Türkçe, Guardian, News Ukraine, Boundless