Justin Trudeau'nun yükselişi ve düşüşü

Renklendirdiği siyasete yalnız kalarak veda ediyor.

Pandemi sonrasında artan enflasyonla birlikte halkın geçim sıkıntısını anlayamadığı eleştirileriyle karşı karşıya kaldı (AP/The Canadian Press)
Pandemi sonrasında artan enflasyonla birlikte halkın geçim sıkıntısını anlayamadığı eleştirileriyle karşı karşıya kaldı (AP/The Canadian Press)
TT

Justin Trudeau'nun yükselişi ve düşüşü

Pandemi sonrasında artan enflasyonla birlikte halkın geçim sıkıntısını anlayamadığı eleştirileriyle karşı karşıya kaldı (AP/The Canadian Press)
Pandemi sonrasında artan enflasyonla birlikte halkın geçim sıkıntısını anlayamadığı eleştirileriyle karşı karşıya kaldı (AP/The Canadian Press)

1972'de Kanada'ya resmi bir ziyarette bulunan ABD Başkanı Richard Nixon, Ottawa'da kendisi için verilen yemekte 4 aylık bir bebeğe işaret etti:

Bu gece formalitelerden kaçınacağız: Geleceğin Kanada Başbakanı Justin Pierre Trudeau için kadeh kaldırmak istiyorum.

Ardından babası Pierre, henüz 4 ay önceki Noel'de kucağına aldığı, altı bezli çocuğunun kendisiyle aynı koltuğa oturması ihtimali hakkında konuştu: 

Umarım başkanın zarafet ve becerisine sahip olur.

1984 kışındaysa Kanada tarihinin en uzun süre görev yapan başbakanlarından biri olan Pierre Trudeau uzun bir yürüyüşe çıktı. Eşinden boşanmak üzereydi. Şiddetli kar fırtınası sırasında kararını vermişti: Hem görevini hem siyaseti bırakacak ve yeni neslin önünü açacaktı.

Bu hikaye Kanada'da o kadar sevildi ki "karda yürüyüşe çıkmak" ifadesi, görevden alınmak yerine istifa eden siyasetçiler için kullanılan bir kalıp oldu. 

41 yıl sonra Justin Trudeau da kendisini babasıyla benzer bir konumda buldu. 

1968-1979 ve 1980-1984'te Kanada Başbakanı olan Pierre Trudeau kadar uzun süre görev yapmasa da 9 yıldır aynı koltukta oturan siyasetçinin onay oranı tarihin en düşük seviyesine gerileyerek yüzde 22'ye düşmüştü. 

53 yaşındaki siyasetçi, Britanya Kolumbiyası'nda (British Columbia/BC) kayak tatili yaparken bir kadın yanına yanaştı. Elini sıktıktan sonra şöyle konuştu:

Sayın Başbakan, lütfen BC'den s***ir olun gidin. Berbatsınız!

Başbakanlığının ilk döneminde, Trudeau'nun 1990'larda kayak eğitmenliği yaptığı hatırlatılarak özçekimler ve neşeli haberlerle duyurulan bu tatillerin sonuncusunun niye benzer bir şekilde duyurulmadığı sadece bu videoyla ortaya çıkmadı. 

Sonrasında yemek yerken onu çeken biri, Trudeau'nun geçmişte yüzünü siyaha boyadığı eski fotoğrafı da göstererek "Evet bu o, tamam" dedi. 

Bir de iki müzisyenin Kanada Başbakanı'nın kaldığı yere giderek "Hey, Hey Trudeau, gitme vaktinin geldiğini biliyorsun, hükümetini de al ve karda yürüyüşe çık" dediği görüntüler var. 

Viral olan bu videoların üzerinden çok geçmeden Trudeau istifasını açıkladı. 

Öncesinde de bir çelik işçisinin hayat pahalılığından şikayet ederek "Justin, gerçekte bizim için hiçbir şey yapmıyorsun" ve "Senin söylediğin hiçbir kelimeye inanmıyorum" gibi ifadeler kullanması da toplumda yankı bulmuştu. 

İlk doğduğu günden beri ülkenin liderliğine oynayabileceği bilinen Trudeau'nun siyasi hevesleri eskiden ciddiye alınmıyordu. 

Zengin ve imtiyazlı olmasına ve tanıtım faaliyetlerine yatkınlığına tepki duyanlar, onu "Kanada siyasetinin Paris Hilton'u" ve "Parlak Midilli" gibi lakaplarla küçümsüyordu.

Pierre Trudeau, 2000'de 80 yaşındayken öldüğünde en büyük çocuğu Justin, Vancouver'daki bir lisede Fransızca ve tiyatro öğretmenliği yapıyordu. 

Televizyondan yayımlanan cenaze töreninde yaptığı duygusal konuşmayla Liberal Parti'nin ağır toplarının ilgisini çekti. 

2008'de 36 yaşındayken parlamentoya girdi. 

2012'de hayır amaçlı düzenlenen ve TV'de canlı yayımlanan bir boks maçında Muhafazakar Partili bir siyasetçiyle karşı karşıya geldi. Hiç kimse bunu beklemese de karatede siyah kuşak sahibi rakibini yenmeyi başardı. 

76j8ı
Toronto Üniversitesi'nden Peter Bouisseau gibi uzmanlar, Trudeau'nun kendisinden üç yaş küçük senatör Patrick Brazeau'yu döverek siyasette sağlam bir yer edindiğini söylüyor (Reuters)

Kanada tarihinin çoğunda iktidarda olsa da muhalefette beklenen başarıyı gösterememiş Liberal Parti liderlerinden sonra Trudeau, 2013'te başa geçti. 

2009–2017'de ABD Başkanı olan Barack Obama'yla benzer bir şekilde genç, çekici ve değişimi sağlayabilecek bir aday profili çizdiği seçimleri kazandı.

2015'te Kanada Başbakanı olan Trudeau, ülkenin cinsiyet dengesi gözetilen ilk hükümetini kurdu. "Neden?" sorusuna verdiği "Çünkü 2015'teyiz" yanıtıyla ilerici bir görünüm sergiledi. Feminizm, çevreciliğin yanı sıra mülteci ve yerli haklarına da sıcak baktığını gösterdi. 

"Alışılmış kurallara meydan okuyan seksi lider" imajını iyi pozlar vererek pekiştirdi.

Plajda evlenen bir çiftin arkasında üstsüz koşarken görüldü.

Tanımadığı bir çiftin evine kanoyla yaklaşarak onlarla sohbet etti. 

İmtiyazlı bir aileden gelen yakışıklı bir erkekten fazlası olduğunu da göstermeye çalıştı. 

Kuantum hesaplama konusunda gelen bir soruya verdiği yanıt, herkesi memnun etti.

Ancak bu pazarlama faaliyetleri kısa bir süre sonra eleştirilere de neden oldu.

2016'da Torontolu yazar Jesse Brown, Guardian'a yazdığı yazıda "YouTube'deki yavru köpek videolarının siyasi dengi Trudeau" ifadesini kullandı. 

Bu gösterişin ardında hiçbir anlamlı fikir ve icraatın olamayacağını savunan çok yorumcu çıktı. 

2019'da eski Adalet Bakanı ve Başsavcı Jody Wilson-Raybould'un bir yolsuzluk kovuşturmasını sonlandırması için baskıya uğradığı iddiaları, Başbakan Justin Trudeau'yu vurdu. 

"Etik kurallarını çiğnediğimi kabul ediyorum ancak büyük bir işverenin kovuşturulmasının olumsuz sonuçlarını önlemeye çalışmak için bu yolu seçtim. Başbakan olarak görevim, Kanadalıların çıkarlarını savunmaktır. Kanada halkının işlerini kaybetmemeleri için ayağa kalktığımdan dolayı özür dileyemem" diyerek dik durmaya çalışsa da yıprandı.

Bu skandal, Trudeau'ya hem halkın güvenini hem de kendisine en yakın isimlerden Gerald Butts'ı kaybettirdi. 

Yargı üzerinde baskı kurmakla suçlanan Butts, McGill Üniversitesi'nden beri tanıdığı başbakanın danışmanlığından çekildi. 

Otobiyografisini yazarken Trudeau'ya yardım eden Jonathan Kay, "Sık sık birbirlerinin cümlelerini tamamlıyorlardı" diyor.

dfrgthy
Trudeau'nun, 2013'teki seçim zaferinin arkasındaki asıl isim diye nitelenen yakın arkadaşıyla birlikte yönetme kabiliyetini de yitirdiğini savunan çok uzman var (Reuters)          

Yine 2019'da Trudeau'nun yüzünü siyaha ve kahverengiye boyadığı eski fotoğrafları ortaya çıktı. 

2001'de düzenlenen "Arap geceleri" temalı bir partide çekilen ve o güne kadar çizdiği portreden farklı bir imaj sunan bu fotoğraflar ırkçılık suçlamalarını da beraberinde getirdi. Özür diledi ancak o fotoğraflar hafızalara kazındı.

2017-2021'deki ilk döneminde Kanada'ya gümrük vergisi getiren ABD Başkanı Donald Trump da Kovid-19'la birlikte ülke ekonomisini vurdu.

2019'da düzenlenen NATO zirvesinde Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve dönemin Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson'la bir araya gelen Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Macron'un basın toplantısına Trump'ın "rastgele 40 dakikalık basın toplantısı yapması nedeniyle" geç kaldığını söylerken görüldü.

Buna sinirlenen Trump, Trudeau'yu "iki yüzlü" diye niteledi ve zirveden erken ayrıldı.

cdfrgthy
Dikkat çeken çoraplarıyla eski İrlanda Başbakanı Leo Varadkar gibi liderlere de ilham vermişti (AFP)

Ekonomik büyümeyi artırmak için göçmenlere kucak açması, ülkedeki konut fiyatlarının artmasına ve toplumsal hizmetlerle altyapının yetersiz kalmasına yol açtı. 

Yapılan anketler, toplumun yüzde 60'ının "Çok fazla mülteci kabul ediyoruz" dediğini ortaya koydu. 

2021'de Ulusal Hakikat ve Uzlaşma Günü ilan edildi Kilisenin işlettiği ve hükümetin finanse ettiği yatılı okullara gitmek zorunda bırakılarak ölen binlerce yerli çocuk anılırken Trudeau'nun ailece tatile çıkması yerden yere vuruldu. 

2022'de Kanada'daki kamyoncuların aşı karşıtı eylemleri olağanüstü hal ilanıyla bastırması da tepki topladı. 

Trump'ın gitmesi Trudeau'yu pek rahatlatmadığı gibi dönüşü de her şeyin üstüne tuz biber ekti. 

regthyj
Aralarında Donald Trump'ın da bulunduğu pek çok kişi Pierre Trudeau'nun cenazesine katılan Fidel Castro'nun Justin Trudeau'nun gerçek babası olabileceğini öne sürse de muteber yayın organları bu iddiayı reddediyor (AFP)

Kanada'nın ABD'ye 51. eyalet olarak dahil olması gerektiğini savunan Trump, "Biz onlardan daha fazlasına sahibiz ve onların hiçbir şeyine ihtiyacımız yok. Dolayısıyla neden Kanada'yı korumak için yılda 200 milyar dolar kaybediyoruz?" diyor.

Trump, Kanada'nın ayakta kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu büyük ticaret açıklarını ve sübvansiyonları ABD'nin daha fazla kaldıramayacağını belirterek Trudeau'nun bu yüzden istifa ettiğini öne sürüyor.

Chrystia Freeland, geçen ay Kanada Maliye Bakanlığı'ndan istifa ederken Trump'ın savurduğu tehditleri Trudeau'nun ciddiye alıp almadığından emin olmadığını söylemişti.

Freeland'ın istifası için "Trudeau'nun tabutuna çakılan son çivi" yorumu yapıldığı düşünülürse Trump'ın gelişinin Kanada Başbakanı'nın değişmesinde büyük rol oynadığını söylemek yanlış olmaz.

Trudeau ise istifa etse de ülkesinin ABD'ye katılmasının "en ufak bir ihtimali olmadığını" savunuyor.

Ülkenin en büyük çiftlerinden Pierre Trudeau ve Margaret Sinclair'ın ayrılığı, 1980'lerde manşetlerdeydi. 

"Eğer Sophie hayatımda olmasaydı çok iyi bir siyasetçi olamazdım" diyen Justin de 2023'te 18 yıllık evliliğin ardından eşinden ayrıldı. 

Babasının izlerini takip eden Kanada Başbakanı, bu görevdeyken boşanan ikinci kişi oldu. 

regth
Trudeau ve eski eşi üç çocuğa sahip (Reuters)

16 yıl önce ebeveynlerinin hatalarından ders alarak siyasete girdiğini söyleyen Trudeau, görevden ayrılırken yalnız. 

Kendi partisinden gelen baskılarla çekilmesi ve en yakın arkadaşı Gerald Butts'ı da kaybetmesi, bu yalnızlığı büyütüyor.

Son anketlere göre Kanada Muhafazakar Partisi, Liberal Parti'ye fark atıyor. Liberal Parti, 2019 ve 2021 seçimlerinde iktidarı korurken de oy kaybediyordu.

En geç 20 Ekim'de yapılması beklenen genel seçimler öncesinde Muhafazakarlar, 10 yıl önce iktidarı devrettikleri Liberallerin karbon vergisinden kurtulmayı, bütçe açığını azaltmayı, evsizlik sorununu çözmeyi ve suç oranlarını düşürmeyi vaat ediyor. 

Kaynaklar: ABC, AP, BBC, CNN, Mint, New York Times, Time



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.