Los Angeles yangınları büyüyor: Hollywood'da kaos yaşanıyor

Kaliforniya'da, bölge tarihinin en korkunç yangını yaşanıyor (AP)
Kaliforniya'da, bölge tarihinin en korkunç yangını yaşanıyor (AP)
TT

Los Angeles yangınları büyüyor: Hollywood'da kaos yaşanıyor

Kaliforniya'da, bölge tarihinin en korkunç yangını yaşanıyor (AP)
Kaliforniya'da, bölge tarihinin en korkunç yangını yaşanıyor (AP)

ABD'nin Kaliforniya eyaletinde şiddetli rüzgarın etkisiyle yayılan orman yangını devam ediyor. 

Los Angeles şehrinde birçok bölgede ağır hasara yol açan yangınlarda can kaybı 5'e yükseldi. Ayrıca en az 130 bin kişi için tahliye emri verildi. 

Donald Trump, orman yangınları nedeniyle ABD Başkanı Joe Biden yönetimini hedef aldı. Sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı paylaşımda, yangınların "Biden ve Kaliforniya Valisi Gavin Newsom ikilisinin berbat beceriksizliği ve kötü yönetimi" sebebiyle çıktığını iddia etti.

Los Angeles'ta yangın musluklarında su olmadığını ve Federal Acil Durum Yönetim Kurumu'nun (FEMA) parasının bulunmadığını öne süren Trump, "İşte Joe Biden'ın bana bıraktığı bu. Teşekkürler Joe" ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçi lider, Kalifornia yönetiminin çevre politikalarının tatlı suyu yaban hayatı bölgelerine yönlendirdiğini, bunun da yangınla mücadelede kullanılan su kaynaklarını kuruttuğunu iddia ederek, Newsom'un istifasını istedi.
 

dvfgthy
Kaliforniya'nın güneyindeki sahil şeridinde büyük hasar meydana geldi (Maxar)

Demokrat Vali Newsom ise CNN'e yaptığı açıklamada, Trump'ın eleştirilerine yanıt vererek "Bu durumda bile siyaset yapmak istemesi inanılır gibi değil" dedi ve ekledi: 

İnsanlar evlerini, sevdiklerini hatta hayatlarını kaybediyor. Yangınlar çocukların okullarını, ailelerin yaşamlarını yok ediyor ama Trump siyaset peşinde.

En az bin yapının kullanılmaz hale geldiği yangın, salı günü şiddetlenen rüzgarın da etkisiyle yaklaşık 110 kilometrekarelik alanı yok etti. CNN'in aktardığına göre bu, Kaliforniya bölgesi tarihindeki en yıkıcı yangın. Uydu görüntüleri de yaşanan doğa felaketinin boyutlarını ortaya koyuyor.

BBC'nin aktardığına göre itfaiye ekipleri, havuz ve göletlerden su çekerek yangınlara müdahale etmeye çalışıyor. 

Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass'in yangınlar patlak verdiğinde şehirde bulunmaması da tepki topladı. Bass, geçen yaz itfaiye bütçesinden 17 milyon dolar kesinti yaptığı için de eleştiri yağmuru altında. 
 

dvfgthy
İtfaiye ekipleri yangınları henüz kontrol altına alamadı (Maxar)

Wall Street Journal, zenginlerin evlerinin yer aldığı Pasifik Palisades bölgesinde kaos yaşandığını aktarıyor. Bölgede mülkü olan Hollywood yıldızları arasında Reese Witherspoon, Ben Affleck, Jennifer Garner ve Steven Spielberg gibi isimler var. 

Hollywood Hills bölgesi de tahliye ediliyor. BBC, Paris Hilton ve Billy Crystal'ın buradaki evlerinin boşaltıldığını aktarıyor.

76 yaşındaki Crystal, orman yangınında 9 milyon dolarlık evini kaybederken, Hollywood Reporter'a yaptığı açıklamada "Yıkımın büyüklüğünü anlatmaya kelimeler yetmez" dedi. 

87 yaşındaki Anthony Hopkins'in 6 milyon dolar değerindeki evi de yangında kül oldu. Hollywood yıldızları John Goodman, Miles Teller, Anna Faris, Adam Brody ve Leighton Meester da evleri alevlerde yok olan isimler arasında yer alıyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Guardian, BBC, CNN



Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
TT

Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle Gazze'de bir barış konseyi kurulması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tepkisini çekti; Netanyahu bunu İsrail politikasına aykırı buluyor.

Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, Trump'ın Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulmasına ilişkin açıklamasının "İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasına aykırı olduğunu" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu hayata geçirmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

Bu arada İsrail, Hamas'a silahsızlanması için iki aylık bir süre tanıdı ve bunu uygulamak için yeniden savaş tehdidinde bulundu.


Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
TT

Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin birkaç gün önce Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulması yönündeki duyurusunun İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasıyla çeliştiğini belirtti.

Ofis, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu ilerletmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

dcf
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

Açıklamada, Trump'ın konseyin başkanlığını bizzat üstleneceği ve diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağı belirtildi.

Konsey başkanı, bu operasyonel modeli desteklemek üzere Aryeh Lightstone ve Josh Grunbaum'u Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atadı. Onlara, konseyin stratejisini ve günlük operasyonlarını yönetmek, yetkisini ve diplomatik önceliklerini disiplinli bir uygulama mekanizmasına dönüştürmek görevi verildi.