Elon Musk'tan 2 trilyon dolar itirafı

Elon Musk, Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nın söz verdiği 2 trilyon dolarlık federal bütçe kesintisini büyük ihtimalle yapamayacağını itiraf etti (Reuters)
Elon Musk, Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nın söz verdiği 2 trilyon dolarlık federal bütçe kesintisini büyük ihtimalle yapamayacağını itiraf etti (Reuters)
TT

Elon Musk'tan 2 trilyon dolar itirafı

Elon Musk, Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nın söz verdiği 2 trilyon dolarlık federal bütçe kesintisini büyük ihtimalle yapamayacağını itiraf etti (Reuters)
Elon Musk, Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nın söz verdiği 2 trilyon dolarlık federal bütçe kesintisini büyük ihtimalle yapamayacağını itiraf etti (Reuters)

ABD'de yeni danışma organı Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nın eş başkanlığını üstlenecek milyarder Elon Musk, bakanlığın başta sözünü verdiği 2 trilyon dolarlık federal bütçe kesintisini büyük ihtimalle yapamayacağını itiraf etti.

Tesla ve SpaceX'in CEO'su, çarşamba günü Stagwell'in CEO'su Mark Penn'le canlı röportajında 6,8 trilyon dolarlık federal bütçeden 2 trilyon kesinti yapma hedefinin "en iyi ihtimal" olduğunu açıkladı.

Penn "Daha yakından incelediğinde 2 trilyon doların gerçekçi bir sayı olduğunu düşünüyor musun?" diye sordu.

Musk "Sanırım 2 trilyon doları deneyeceğiz. Bence bu en iyi ihtimal" diye yanıt verdi.

Ancak biraz daha yukarıdan başlamak gerektiğini düşünüyorum. Bence 2 trilyon doları hedeflersek 1 (trilyon dolar) için şansımız yüksek olur.

Musk "Bütçe açığını 2 trilyon dolardan 1 trilyon dolara düşürebilirsek ve ekonomiyi, mal ve hizmet üretiminin para arzındaki artışa ayak uyduracak şekilde ek büyüme sağlamak üzere rahatlatabilirsek enflasyon yaşanmaz" diye ekledi.

Bence bu efsanevi bir sonuç olur.

Musk, eski başkan adayı Vivek Ramaswamy'yle birlikte (seçilmiş başkan Donald Trump'ın hükümetten ayrı çalışacağını iddia ettiği) bakanlığın eş başkanlığını üstlenecek.

İkili, federal bütçeyi özellikle de kurumlarda ciddi kesintiler ve toplu işten çıkarmalar yaparak azaltma planlarıyla övünüyor.

Görsel kaldırıldı.
Elon Musk (solda), bu itirafı X'te Stagwell'in CEO'su Mark Penn'le olan canlı yayınında yaptı (X/ekran görüntüsü)

Musk, ekimin sonlarında Trump'ın Madison Square Garden'daki mitingine katıldığından beri 2 trilyon doları vurguluyor.

Finansal hizmetler firması Cantor Fitzgerald'ın milyarder CEO'su Howard Lutnick, miting sahnesinde Musk'a "Bu boşa harcanan 6,5 trilyon dolarlık Harris-Biden bütçesinden ne kadar artırabileceğimizi düşünüyorsun?" diye sormuştu.

Dünyanın en zengin insanı "En az 2 trilyon dolar yapabileceğimizi düşünüyorum" diye yanıtlamıştı.

Ekonomi uzmanları, ülkenin federal bütçesinin neredeyse üçte birini kesmenin gerçekçi olmadığına dair uzun süredir uyarıda bulunuyor.

Manhattan Enstitüsü düşünce kuruluşunda kıdemli araştırmacı Brian Riedl, kasımda The Washington Post'a "Akıllı bir iş insanının trilyonlarca dolarlık israfı ortaya çıkaracağı fantezisinin uzun bir geçmişi var ama bu işler böyle yürümüyor" demişti.

Independent Türkçe



Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.


İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek
TT

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

 

İran yarın müttefiki Rusya ile birlikte Umman Denizi’nde ortak deniz tatbikatı düzenleyecek. Bu bilgi, İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’nın (ISNA) bugün aktardığı askeri yetkili beyanıyla duyuruldu. Tatbikat, ABD ile İran arasında gerçekleştirilen görüşme oturumunun hemen ardından geliyor.

Askeri Sözcü Hasan Maksudlu, ortak deniz tatbikatının Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde yapılacağını ve ‘bölgedeki deniz güvenliğini ve iki ülkenin donanma birlikleri arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi’ amaçladığını açıkladı. Sözcü, tatbikatın süresine dair bir bilgi vermedi.

İran, iki gün önce (pazartesi), stratejik Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) denetiminde başlayan tatbikatları duyurmuştu.

İranlı yetkililer, özellikle Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yükseldiği dönemlerde, dünyanın önemli petrol ve gaz nakil güzergâhlarından biri olan bu boğazı kapatmakla tehdit etmişti. İran televizyonu, askeri tatbikatlar sırasında boğazın dün birkaç saatliğine ‘güvenlik’ gerekçesiyle kapatıldığını bildirdi.

ABD, İran ile devam eden görüşmeler sırasında iki ülke arasında anlaşmaya varılamaması durumunda askeri müdahale tehdidi çerçevesinde, Arap Körfezi sularına büyük bir donanma gücü yerleştirdi.

Görüşmeler, şubat ayı başında Umman himayesinde yeniden başladı. Bu, haziran ayında Israil’in İran’a yönelik yürüttüğü savaşın ardından yapılan ilk oturumdu. O dönemde Washington, İran’ın nükleer tesislerini bombalamış; Tahran ise karşılık olarak İsrail ve bölgedeki Amerikan üslerini hedef almıştı.

İran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olduğunu vurgularken, Washington, görüşmelere İran’ın balistik füze programı ve Ortadoğu’daki silahlı gruplara -özellikle Hizbullah- desteğinin de dahil edilmesini talep ediyor.