Nimet Aoun… Lübnan First Lady'si hakkında bildiklerimiz

First Lady Nemat Avn ve Başkan Joseph Avn Baabda'da (Reuters)
First Lady Nemat Avn ve Başkan Joseph Avn Baabda'da (Reuters)
TT

Nimet Aoun… Lübnan First Lady'si hakkında bildiklerimiz

First Lady Nemat Avn ve Başkan Joseph Avn Baabda'da (Reuters)
First Lady Nemat Avn ve Başkan Joseph Avn Baabda'da (Reuters)

Genelkurmay başkanı Joseph Aoun'ın cumhurbaşkanlığını kazanmasıyla birlikte eşi First Lady Nimet Aoun, kocasını kariyeri boyunca destekleyen bir rol oynarken, hayatını özel ve medya spotlarının dışında tuttu.

Medyada yer almaması, birçok kişinin onun kişiliği ve Lübnan'ın ve dünyanın istikrar sembolü olarak gördüğü bir cumhurbaşkanının ortağı olarak önemi hakkında meraklanmasına neden oldu.

Askeri hayatın koridorları ile kamu hizmeti sahneleri arasında gidip gelen Nimet Aoun kimdir?

General Joseph Aoun'ın eşi olan Aoun, Beyrut'un güney banliyölerinden Şiyah bölgesinden bir aileden geliyor. Babası Elias Nehme, Middle East Airlines çalışanıydı ve Tanya ve Lina Nehme adında iki kız kardeşi vardı.

Lübnan'da doğup büyümüş, burada eğitim görmüş ve uzun yıllar halkla ilişkiler alanında çalışmıştır.

Lübnan Amerikan Üniversitesi'nde (LAU) 23 yıl boyunca Protokol ve Halkla İlişkiler Bölüm Başkanlığı yaptı.

Nimet Aoun, siyasi spot ışıklarından uzakta, Lübnanlı aileleri destekleyen insani ve sosyal faaliyetlere verdiği destekle tanınıyor. Önümüzdeki dönemde birlik ve sosyal dayanışma değerlerinin teşvik edilmesinde önemli bir rol oynaması bekleniyor.

Sosyal faaliyetlere katılmış, özellikle de her yıl 1 Ağustos'ta Ordu Günü vesilesiyle Fayadieh'deki Subaylar Kulübü'nde şehit askeri personelin çocuklarını onurlandırmaya katılarak onlarla zaman geçirmiş ve durumlarıyla ilgilenmiştir.

İkili Sorumluluklar ve “Dağlar Kadar Yük”

İki oğlunu yetiştirmek ve özellikle hassas güvenlik dönemlerinde kocasının askeri taahhütleri nedeniyle sık sık eve gelmemesini telafi etmek gibi ikili sorumlulukları üstlendi. Kocasının askeri kariyeri boyunca desteklenmesinde çok önemli bir rol oynamıştır.

acsdfvghj
Nimet Avn askeri kariyeri boyunca eşine destek oldu (X)

First Lady daha önce medyaya verdiği bir röportajda, “Eşimle tanıştığım andan itibaren hayatımızın diğer çiftlerinki kadar kolay olmayacağını fark ettim. Askeri hayatı seçmesi onun için ikinci bir eşe, hatta ilk eşe sahip olmak gibiydi. Bana ikinci eşi olduğumu söylerdi, ben de gönüllü olarak bu yaşam tarzına uyum sağlamayı seçtim, çünkü onun ülkesine hizmet etme ve hayatını buna adama konusunda ne kadar tutkulu olduğunu biliyordum” ifadelerini kullandı.

cvfgrthyju
Lübnan Devlet Başkanı Joseph Aoun ve eşi Nimet'in ailesi Baabda'daki başkanlık sarayında (Reuters)

Eşi hakkında ise “Hizmet koşulları, rütbesinin yükselmesi ve ülkemizin yaşadığı güvenlik koşulları ve savaşlar nedeniyle sık sık evden uzak kalması ve birden fazla kez yaralanmasını telafi etme yeteneğime güvenirdi.” “Bir kadın için, özellikle de sürekli tehlikelerle karşı karşıya olan bir ülkede, bir ordu komutanının eşi olmak büyük bir sorumluluktur. Komutanın eşi, taşıdığı tüm sorumluluklara ilave yükler de taşır. Koca bir ülkenin sorumluluğunu taşıyan eşi için duyduğu kaygı dağlar kadardır” şeklinde konuştu.

İki oğul annesi

Nimet Avn iki çocuk annesidir. Oğlu Halil bankacıdır ve profesyonel basketbol kariyeri ile tanınır. Kızı Nur ise bilimsel alanlardan mezundur ve uluslararası kurumlarda çalışmaktadır.

dfvgth
Halil Joseph Avn profesyonel bir basketbol oyuncusudur (X)

Nimet Avn bir büyükanne

Avn, dedesinin adını verdiği oğlu Halil'den bir oğlu ve ikizlere hamile olan kızından da bir başka oğlu olan büyükannedir.

Torunu Joseph'in doğumunun “kendisinin ve kocasının hayatını dramatik bir şekilde değiştirdiğini” söyleyerek, “'Çocuktan daha değerli bir şey yoktur, çocuğun çocuğu hariç' sözü, büyükanne ve büyükbabalar ile torunlar arasında ortaya çıkan ve çocuklar ile ebeveynleri arasındaki ilişkiyi aşan güçlü ve özel ilişkiyi açıklıyor” ifadelerini kullandı.

Lübnan Ordu Dergisi'ne daha önce verdiği bir röportajda şunları söyledi: “Küçük Joseph bu zor koşullar altında hissettiğimiz umut alanını temsil ediyor. Tek dileğim tüm Lübnanlı çocuklar gibi bizim küçüğümüzün de daha iyi bir geleceğe, barış ve huzur içinde yaşayabilecekleri bir ülkeye sahip olması.”



İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu

İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu
TT

İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu

İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu

İran’daki protestoların ivmesi bugün (perşembe) görece azaldı. Bir insan hakları örgütü, protestoların başlamasından bu yana en az 3 bin 428 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, dün İran’da “öldürmelerin durduğunu” ve idamların uygulanmasına yönelik bir plan bulunmadığını söylemesinin ardından, bugün de öldürmelerin tamamen sona ermesini umduğunu ifade etti.

Bu gelişmeler yaşanırken, İran Savunma Bakanı Aziz Nasirzade, “karışıklıkları planlayan ve uygulayanların izlendiklerini bilmeleri gerektiğini” söyledi. Açıklamalar, Tahran’ın protestolara İsrail ve ABD’nin destek verdiği yönündeki yaygın suçlamaları eşliğinde geldi.


Grönland tartışması büyüyor: Birleşik Krallık anlaşma için devreye girecek

Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
TT

Grönland tartışması büyüyor: Birleşik Krallık anlaşma için devreye girecek

Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a müdahale tehditleri devam ederken, Avrupa ülkeleri adaya askeri personel konuşlandırıyor. Birleşik Krallık'ın ise anlaşma için arabuluculuk yapmak istediği belirtiliyor.

Guardian'ın analizinde, Trump'ın uluslararası hukuku hiçe sayan tavrının "Avrupa'nın ABD'ye askeri güvenlik için bağımlılığını gözler önüne serdiği" belirtiliyor.

Amerikan özel harekatçılarının 3 Ocak'ta Venezuela'ya baskın düzenleyip ülkenin lideri Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasının Avrupa'da "sağır edici bir sessizlikle karşılandığına" da dikkat çekiliyor.

Analizde, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer'ın Grönland meselesinde ABD'yle anlaşma yapmaya çalışacağı yazılıyor.

Eski Almanya Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanı Habeck, Guardian'da pazartesi yayımlanan yazısında, Grönland'a Avrupa Birliği (AB) üyeliğine geri dönme teklifinde bulunulması gerektiğini belirtmişti. Ayrıca ABD'nin tehditlerinin savuşturulması için kapsamlı bir yatırım paketi sunulmasını istemişti.

Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı. Ada ülkesi, balıkçılık haklarını geri kazanmak için AB'nin önceli olan Avrupa Ekonomik Topluluğu'ndan 1985'te ayrılmıştı.

Washington'ın işgal tehditleri sürerken Almanya, İsveç, Fransa ve Norveç ada ülkesine askeri personel gönderiyor.

Kanada ve Fransa, Grönland'ın başkenti Nuuk'ta konsolosluk açmayı da planlıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Grönland'da halihazırda görev yapan askerlerin gelecek günlerde "hava, deniz ve kara yoluyla güçlendirileceğini" söyledi.

Almanya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da Berlin yönetiminin, Danimarka'nın daveti üzerine 15-17 Ocak'ta diğer Avrupa ülkeleriyle birlikte Grönland'da keşif çalışmalarına katılacağı belirtildi.

NATO ülkelerinin ittifaka üye diğer ülkelere eğitim, ortak tatbikat ve keşif çalışmaları için asker göndermesi olağandışı bir durum değil.

Ancak CNN'in analizinde, Avrupa ülkelerinin zamanlamasının "NATO'da benzeri görülmemiş bir gerginliğin yaşandığı dönemde bir dayanışma göstergesi olduğu" yazılıyor.

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ve Grönlandlı mevkidaşı Vivian Motzfeldt, dün Washington'da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla bir araya geldi.

Rasmussen, toplantının ardından yaptığı açıklamada "Hâlâ temel anlaşmazlıklarımız var ancak görüşmelere devam edeceğiz" dedi.

Danimarka Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen de ABD'nin Grönland'a askeri müdahalede bulunmasını "hayal bile edemediğini" söyleyerek, bunu "varsayımsal bir durum olarak" gördüğünü belirtti.

Grönland ve Danimarka defalarca Trump'ın adayı alma söylemlerine karşı çıktı. Ancak ABD Başkanı, Çin ve Rusya'ya ait denizaltı ve diğer savaş gemilerinin Grönland çevresinde konuşlandığını belirterek adayı ABD toprağına katmanın "ulusal güvenlik meselesi olduğunu" iddia ediyor. 

Independent Türkçe, Guardian, CNN


GKRY’de Rus diplomatın ölümü ve kayıp oligark: Bağlantılı çıkarsa şaşırmam

Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)
Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)
TT

GKRY’de Rus diplomatın ölümü ve kayıp oligark: Bağlantılı çıkarsa şaşırmam

Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)
Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Rus istihbaratı adına çalıştığı ve intihar ettiği öne sürülen diplomat Aleksey Panov'un ölümüyle ilgili inceleme başlattı.

GKRY Polisi Sözcüsü Viron Vironos, "otopsi sonuçlarına göre olayın intihar gibi göründüğünü" belirterek inceleme yürütüldüğünü söyledi.

Guardian'ın aktardığına göre Rus Büyükelçiliği, 41 yaşındaki diplomatın yazdığı iddia edilen intihar notunu GKRY yetkililerine teslim etmeye yanaşmadı. Ayrıca polisin olay yerine erişimi de engellendi.

Bunun yerine polisin Panov'un cesedini büyükelçiliğin avlusundan teslim aldığı aktarılıyor.

Büyükelçiliğin Facebook sayfasından 8 Ocak'ta yapılan paylaşımda, diplomatın yaşamını yitirdiği ve ailesine gerekli tüm desteğin sağlandığı ifade edilmişti. Ölüm nedenine dairse bir bilgi paylaşılmamıştı.

Rusya hakkında yazan Berlin'den bağımsız araştırmacı Dmitri Kmelnitski, büyükelçilik tarafından kimliği "AV Panov" olarak paylaşılan diplomatın, Rus Askeri İstihbarat Teşkilatı (GRU) üyesi olduğunu savunmuştu.

Haberde, bu iddianın GKRY içinde bilgi sahibi kişilerce doğrulandığı belirtiliyor.

Telegram'daki Echo kanalı üzerinden yaptığı açıklamada Kmelnitski, Panov'un büyükelçilikteki casusluk ekipmanının bakım ve denetiminden sorumlu olduğunu ileri sürmüştü.

Araştırmacı, olayda Panov'un kaçmak isteyebileceği ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini savunmuştu.

Birleşik Krallık'ın tanınmış tabloid gazetelerinden The Sun da Panov'un taraf değiştirerek kaçma hazırlığında olduğu gerekçesiyle elçilik binasında öldürülmüş olabileceğini öne sürmüştü.

Panov'un ölümünün, dünyanın en büyük potasyum üreticisi Uralkali şirketinin eski CEO'su Vladislav Baumgartner'ın kaybolduğunun bildirilmesinden bir gün sonra gerçekleşmesi de dikkat çekti.

56 yaşındaki oligarkın en son görüldüğü yer, Rus göçmenlerin tercih ettiği sahil kenti Limasol'dü.  

Zengin Ruslar için bir sığınak haline geldiğinden "Akdeniz'in Moskova'sı" diye de anılan GKRY'deki iki olayın birbiriyle bağlantılı olabileceği iddiaları da gündemde.

Polis sözcüsü Vironos, Baumgartner'ı arama çalışmalarının sürdüğünü belirtirken, iki olay arasında bağlantı olduğuna dair şimdiye dek bir delil bulunmadığını söylüyor.

Kimliğinin paylaşılmaması şartıyla konuşan Batılı bir diplomatsa "İki olayın birbiriyle bağlantılı çıkması beni şaşırtmaz" diyor.

Adının gizli tutulmasını isteyen bir Avrupa Birliği (AB) diplomatı da aynı görüşü paylaşıyor.

GKRY'nin bir zamanlar Rus yanlısı olarak tanınan eski dışişleri bakanı Nikos Hristodulidis'in yönetimi, diğer yandan yolsuzluk iddialarıyla mücadele ediyor.

9 Ocak'ta sızdırılan bir videoyla başlayan olayda GKRY lideri Hristodulidis'in, 2023'teki seçim kampanyası harcamalarına ilişkin 1 milyon euroluk sınırı aşmak için yasadışı yöntemlere başvurduğu iddia edilmişti.

İddiaların ardından Hristodulidis'in başdanışmanı Haralambos Haralambus istifa etmişti.

GKRY yönetimi, videodaki iddiaları yalanlarken servis edilen görüntülerden Rusya'yı sorumlu tutmuştu. Moskova'nın, Ukrayna savaşında Kiev ve Batılı yönetimleri desteklediği için GKRY'ye hibrit saldırı düzenlediği ileri sürülmüştü.

Independent Türkçe, Guardian, Cyprus Mail, The Sun