Panama Kanalı'na göz diken Trump'a yanıt: "Yankees go home!"

"Panama'dan elini çek" sloganlarıyla yürüyüş düzenlendi

Panama halkı, Trump'ın tehditlerine tepkisini gösterdi (Reuters)
Panama halkı, Trump'ın tehditlerine tepkisini gösterdi (Reuters)
TT

Panama Kanalı'na göz diken Trump'a yanıt: "Yankees go home!"

Panama halkı, Trump'ın tehditlerine tepkisini gösterdi (Reuters)
Panama halkı, Trump'ın tehditlerine tepkisini gösterdi (Reuters)

Donald Trump daha göreve gelmeden yaptığı açıklamalarla gündemden düşmüyor. Cumhuriyetçi liderin, Panama Kanalı'nın kontrolünü istemesinin yankıları da sürüyor. 

Ülkeyle aynı adı taşıyan başkentte salı günü düzenlenen yürüyüşte, Trump'ın tehditlerine boyun eğmeyen Panamalılar "Yankees go home!" sloganları attı. 

Protestocular, yerde sürükledikleri Trump maketini ateşe vererek Cumhuriyetçi lidere karşı öfkelerini de gösterdi. 

Yürüyüş, Panama'da her yıl 9 Ocak'ta düzenlenen "Şehitler Günü" anmasının bir parçasıydı. 

Panama, ABD'nin desteğiyle Kolombiya'dan 1903'te bağımsızlığını kazanmıştı. Washington, 1904-1914'te Panama Kanalı'nı inşa etmişti. Ancak kanalın kontrolünün Washington'da olması, özellikle II. Dünya Savaşı'ndan sonra Panama ve ABD arasında gerginlik yaratmıştı.

Kanalın yer aldığı bölgede 9 Ocak 1964'te ABD karşıtı birçok ayaklanma patlak vermiş, olaylarda 28 kişi öldürülmüştü. Hayatını kaybedenlerin çoğu Panamalı öğrencilerden oluşuyordu. Üç ABD askeri de protestolar sırasında öldürülmüştü. 

Panama tarihindeki bu trajik gün anısına düzenlenen törenlerde, ülkedeki tüm bayraklar yarıya indiriliyor. 

Ayaklanma sırasında öğrenci olan 84 yaşındaki emekli sendikacı Sebastian Quiroz, şunları söylüyor: 

Bugün şehitlerimizin fedakarlıklarını anma günüdür ama aynı zamanda dünyaya Panama'nın egemenliğini gösterme ve bu kanalın bizim olduğunu söyleme günüdür.

Eylemciler, yürüyüşte "Dökülen kan asla unutulmayacak" ve "Panama'dan elini çek" sloganları atarak, 20 Ocak'ta göreve gelecek Trump'ın tehditlerine tepkilerini gösterdi.
 

Görsel kaldırıldı.Protestocular, ABD bayrağına sarılı Trump maketini ateşe verdi (AP)


İki hafta önce ölen eski ABD Başkanı Jimmy Carter tarafından 1977'de imzalanan anlaşmalar sonucunda kanalın kontrolü kademeli olarak Panama'ya geri verilmişti. 

Diğer yandan Trump, 22 Aralık'ta yaptığı açıklamada Panama'yı, kanalın kullanımı için aşırı yüksek ücret istemekle eleştirmişti. Düzgün şekilde yönetilmemesi durumunda kanalın yetkisini geri alacağını, bunun için gerekirse orduyu devreye sokacağını söylemişti.

Panama Dışişleri Bakanı Javier Martinez-Acha, salı günkü açıklamasında "Kanalımızın egemenliği müzakere edilemez" demişti. 

Panama Devlet Başkanı Jose Raul Mulino da Trump'a tepki göstererek "Panama Kanalı ve ona bağlı tüm alanlar, her metrekaresiyle Panama'ya aittir" ifadelerini kullanmıştı.


Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters



Kosta Rika, Cumhurbaşkanına yönelik bir suikast planının ortaya çıkarıldığını duyurdu

Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
TT

Kosta Rika, Cumhurbaşkanına yönelik bir suikast planının ortaya çıkarıldığını duyurdu

Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)

Kosta Rika hükümeti dün, sağcı partisinin muhtemelen kazanacağı ulusal seçimler öncesinde Başkan Rodrigo Chavez'e suikast planını ortaya çıkardığını duyurdu.

Ülkenin İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Müdürlüğü başkanı Jorge Torres, “anonim bir kaynak”tan alıntı yaparak, Chávez'e suikast için bir tetikçiye ödeme yapıldığını söyledi.

Başsavcı Carlo Diaz gazetecilere, “sosyal medyada çok aktif” olarak tanımlanan bir kadın şüphelinin soruşturma altında olduğunu söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

1 Şubat'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleriyle bağlantısı olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtti.

Anayasa gereği ikinci kez aday olamayan son derece popüler Chávez, eski bakanlarından Laura Fernández'i halefi olarak destekledi.

Fernández, Karayip ülkesinde artan şiddetin sorumlusu olarak gösterilen uyuşturucu kaçakçılarına karşı sert önlemler alacağına dair kampanyasıyla, kamuoyu yoklamalarında önde gidiyor.

Muhalefet grupları, El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele'nin seçimlere müdahale edebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Chavez, Bukele'yi bugün Kosta Rika'ya davet ederek, El Salvador'daki terörle mücadele gözaltı merkezinden esinlenerek inşa edilecek devasa yeni bir hapishanenin temel atma törenine katılmasını istedi. Bu merkezde, Bukele'nin suç çetelerine karşı yürüttüğü savaşın bir parçası olarak binlerce genç yargılanmadan tutuluyor.

Geçen yıl ABD'den bu hapishaneye sınır dışı edilen birçok Venezuelalı, serbest bırakıldıklarında işkence gördüklerini söylediler.


Washington, üç Arap ülkesindeki Müslüman Kardeşler şubelerini terör listesine ekledi

Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
TT

Washington, üç Arap ülkesindeki Müslüman Kardeşler şubelerini terör listesine ekledi

Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)

ABD yönetimi, Lübnan, Ürdün ve Mısır'daki Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) Teşkilatı’nın şubelerini, terör örgütü listesine aldı ve bu şubelere ve üyelerine yaptırımlar uyguladı. ABD Hazine ve Dışişleri bakanlıkları dün, bu şubelerin ABD ve çıkarları için tehdit oluşturduğunu açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı, Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın Lübnan şubesini en ağır niteleme olan ‘yabancı terör örgütü’ olarak nitelendirdi ve bu gruba mali destek sağlamayı suç saydı.

Ürdün ve Mısır şubeleri, özellikle Hamas'a verdikleri destek nedeniyle Hazine Bakanlığı tarafından ‘uluslararası terör örgütleri’ listesine eklendi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu sınıflandırmanın Müslüman Kardeşler Teşkilatı şubelerinin ‘şiddet ve istikrarsızlık faaliyetlerine’ karşı yürütülen çabaların ilk adımlarını yansıttığını söyledi.


Tayland'da meydana gelen tren kazasında en az 22 kişi hayatını kaybetti

Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)
Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)
TT

Tayland'da meydana gelen tren kazasında en az 22 kişi hayatını kaybetti

Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)
Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)

Yerel yetkililer bugün, Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattına düşen vinç nedeniyle meydana gelen tren kazasında en az 22 kişinin öldüğünü ve 30'dan fazla kişinin yaralandığını açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre yerel polis yetkilisi Thatchaporn Chinnawong, Nakhon Ratchasima eyaletinde meydana gelen kazada “22 kişinin öldüğü, 30'dan fazla kişi yaralandığını” belirtti. Kaza, bu sabah erken saatlerde, başkent Bangkok'un kuzeydoğusundaki Nakhon Ratchasima'da bir vincin yolcu treninin üzerine düşmesi ile meydana geldi.

Nakhon Ratchasima halkla ilişkiler departmanı yaptığı açıklamada, “Bir vinç trenin üzerine düştü ve trenin raydan çıkıp alev almasına neden oldu” dedi. Yerel medya tarafından yayınlanan canlı görüntülerde, kurtarma ekipleri kazanın olduğu yere koşarken, trenin raydan çıktığı ve enkazdan dumanların yükseldiği görülüyordu.

Eyalet yönetimi, trenin Bangkok'tan Ubon Ratchathani eyaletine doğru gittiğini ifade etti. Ulaştırma Bakanı Vivat Ratchakitprakarn, trende 195 kişinin bulunduğunu ve yetkililerin ölenlerin kimliklerini tespit etmek için çalıştıklarını söyledi.

Vinç, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin bir parçası olarak 2028 yılına kadar Bangkok ile Çin'in Kunming kentini Laos üzerinden birbirine bağlamayı amaçlayan, Pekin'in desteklediği 5,4 milyar dolarlık bir yüksek hızlı demiryolu ağı inşaat projesinde kullanılıyordu. Güvenlik kurallarının gevşek bir şekilde uygulanmasının sıklıkla ölümcül kazalara yol açtığı Tayland'da, fabrikalar ve şantiyelerde kazalar sıkça yaşanmaktadır.