Yıllar, milyar dolarlar ve milyonlarca ton molozla ‘yüzleşmek’... Gazze nasıl yeniden inşa edilecek?

İsrail'in dün Gazze’ye düzenlediği bombardımanın ardından çöken bir binanın enkazının ortasında, tahrip olmuş bir arabanın önünde duran Filistinliler (AFP)
İsrail'in dün Gazze’ye düzenlediği bombardımanın ardından çöken bir binanın enkazının ortasında, tahrip olmuş bir arabanın önünde duran Filistinliler (AFP)
TT

Yıllar, milyar dolarlar ve milyonlarca ton molozla ‘yüzleşmek’... Gazze nasıl yeniden inşa edilecek?

İsrail'in dün Gazze’ye düzenlediği bombardımanın ardından çöken bir binanın enkazının ortasında, tahrip olmuş bir arabanın önünde duran Filistinliler (AFP)
İsrail'in dün Gazze’ye düzenlediği bombardımanın ardından çöken bir binanın enkazının ortasında, tahrip olmuş bir arabanın önünde duran Filistinliler (AFP)

ABD ve Katar dün, İsrail ile Hamas arasında Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasına resmen varıldığını ve ateşkesin pazar günü yürürlüğe gireceğini duyurdu.

Haber, Gazze Şeridi'nin bazı bölgelerinde kutlamalar yapan Filistinliler tarafından büyük bir sevinçle karşılanırken, Arap ve uluslararası toplum da İsrail'in 15 aydan uzun süredir devam eden savaşına son vermesi beklenen anlaşmayı memnuniyetle karşıladı.

Ancak Birleşmiş Milletler (BM) tahminleri savaşın sona ermesinin ardından Gazze Şeridi'nin yeniden inşasının yıllar süreceğini ve milyarlarca dolar harcanacağını gösteriyor.

Gazze Şeridi'nde 42 milyon tondan fazla moloz olduğunu tahmin eden BM, bu miktarın 2008'den savaşın başladığı Ekim 2023'e kadar Gazze Şeridi'nde biriken moloz miktarının 14 katına, 2016-2017 yılları arasında Irak'ta Musul için verilen savaşın geride bıraktığı miktarın ise 5 katına eşit olduğunu belirtti.

BM, molozun kaldırılmasının 14 yıl süreceğini ve 1,2 milyar dolara mal olacağını kaydetti.

xcsdvfgrthy
Gazze Şeridi'nin merkezinde İsrail saldırısının ardından yıkılan bir binanın enkazından çıkarılan eşyaların önünde oturan bir Filistinli (AFP)

Molozları kaldırma işi, patlamamış bombalar ve enkaz altındaki insan cesetleri nedeniyle daha da zorlaşacak.

Molozlar, tedavi edilmediği takdirde ölümcül bir deri hastalığı olan Şark Çıbanı’nı (Leishmaniasis) yayabilen tatarcıklar için ideal bir ortam. Kaya yarıklarında yuva yapan sarı akrep ve yılanlardan da endişe duyuluyor. Asbest yaygın olarak kullanılan bir yalıtım malzemesi ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na (UNEP) göre Gazze Şeridi'ndeki 2,3 milyon ton molozun asbest içerdiği tahmin ediliyor.

Asbest, birçok kanser türüne neden olduğu için onlarca ülkede yasaklanmış bir malzeme.

Filistin Sağlık Bakanlığı, geçtiğimiz mayıs ayında enkaz altında yaklaşık 10 bin ceset olduğu tahmininde bulunmuştu.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı'na göre savaş 46 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Uzmanlar, molozların ezilip beton haline getirilerek yeniden inşa için kullanılabileceğini söylüyor.

dsvfbrgthyju
Gazze'de moloz yığınları arasında yürüyen bir kadın ve çocuğu (Reuters)

BM, bu molozların sadece yarısının yeniden işlenmesinin Gazze Şeridi'nin tüm yol ağını yeniden inşa etmeye yeteceğini tahmin ediyor. Yetkililer, molozların, kıyı erozyonuna ve su baskınlarına karşı koruma sağlamak amacıyla dalgakıran gibi deniz savunma yapılarında kullanılmasını önerdi. Diğer potansiyel kullanım alanları arasında kaldırımlar ve drenaj kanalları yer alıyor.

Yıkılan evlerin yeniden inşası ne kadar sürecek?

Geçtiğimiz yıl yayınlanan bir BM raporu, Gazze Şeridi'nde yıkılan evlerin yeniden inşasının en az 2040 yılına kadar sürebileceğini gösterdi.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Gazze Şeridi'nde şu anda 1,8 milyondan fazla insanın barınma ihtiyacı olduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’den aktardığına göre raporlar ve uydu görüntüleri, Gazze Şeridi'ndeki konutların, okulların, hastanelerin ve işyerlerinin yüzde 70'inden fazlasının yıkıldığını ortaya koydu.

Filistinlilere ait veriler, çatışmaların 200'den fazla hükümet tesisinin, 136 okul ve üniversitenin, 823 caminin ve 3 kilisenin yıkılmasına yol açtığını gösteriyor.

Uluslararası yoksullukla mücadele kuruluşu Oxfam ile iş birliği yapan yerel yardım kuruluşu Juzoor'a göre, Gazze Şeridi'ndeki tarım arazilerinin en az yarısı tahrip edildi. Bu, tarım sektöründe üstesinden gelinmesi birkaç yıl sürecek bir çöküşe yol açtı.

Yardım kuruluşları, Gazze Şeridi'ndeki 2,2 milyon insanın çoğunun yerinden edildiğini, Akdeniz kıyısındaki küçük bir kara parçasına sıkıştığını, tatlı su ve gıdanın yanı sıra ilaç ve temel sağlık hizmetlerinden de büyük ölçüde mahrum kaldığını belirtiyor.

Kaliforniya merkezli RAND Corporation'ın baş ekonomisti Daniel Egel, Bloomberg'e verdiği demeçte, meselenin molozları kaldırmaktan ve evleri yeniden inşa etmekten daha büyük ve derin olduğunu söyledi.

Egel, “Ölüm, yaralanma ve travmanın nüfusa verdiği psikolojik zarar ne olacak? Bir binayı yeniden inşa edebilirsiniz ama bir milyon çocuğun hayatını nasıl yeniden inşa edeceksiniz?” ifadelerini kullandı.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde mimarlık tarihi profesörü olan ve İkinci Dünya Savaşı sonrası yeniden yapılanma üzerine çalışan Mark Jarzombek ise şunları söyledi: “Gazze Şeridi'nde gördüğümüz şey, kentleşme tarihinde daha önce hiç görmediğimiz bir şey. Bu sadece fiziksel altyapının yok edilmesi değil, normal yaşamın da tamamen yok edilmesi. Yeniden inşanın maliyeti çok büyük olacak. Bu ölçekteki şantiyelerin insanlardan arındırılması gerekir ki bu da yeni bir yerinden edilme dalgası yaratır. Gazze nesiller boyunca bu ezici krizle mücadele edecek.”

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'ndan (UNDP) üst düzey bir yetkili olan Chitose Noguchi, enkaz kaldırma çalışmalarının karmaşıklığını vurguladı.

UNDP’nin Gazze Şeridi'nde geniş bir deneyime sahip olduğunu, ancak enkaz altında kalan cesetlerin yanı sıra patlamamış mühimmat göz önüne alındığında ‘bu sefer durumun çok farklı olduğunu’ ve enkazla başa çıkmak, evleri ve binaları yeniden inşa etmek için yeni yöntemler gerektirdiğini ifade etti.



Erdoğan: Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı durdurmak için temaslarını sürdürüyor

TT

Erdoğan: Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı durdurmak için temaslarını sürdürüyor

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma günü İstanbul'da gazetecilere açıklama yaptı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma günü İstanbul'da gazetecilere açıklama yaptı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili olarak ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışın tesis edilmesi amacıyla ilgili tüm taraflarla temaslarını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştireceğini belirterek, görüşmede Rusya-Ukrayna savaşının yanı sıra Filistin meselesinin de ele alınacağını söyledi.

Cuma namazının ardından İstanbul’da gazetecilere açıklamalarda bulunan Erdoğan, liderlerle temaslarının devam ettiğini vurgulayarak, “Şu anda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Sayın Trump ve Avrupa ülkelerinin liderleriyle temaslarımı sürdürüyorum” dedi.

Beyaz Saray, 23 Kasım’da ABD ve Ukrayna heyetleri arasında yapılan görüşmelerin ardından, Trump’ın savaşı sona erdirmeye yönelik planına ilişkin güncellenmiş ve revize edilmiş bir barış planı taslağının hazırlandığını duyurmuş, ancak planın içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmamıştı.

Yoğun diplomasi trafiği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bu hafta Paris’te düzenlenecek olan ve Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaların ele alınacağı “İstekliler  (Gönüllüler) Koalisyonu” toplantısına kendisini temsilen katılacağını bildirdi.

Hakan Fidan, perşembe günü Ankara’da Ukrayna’nın baş müzakerecisi ve Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov ile Dışişleri Bakanlığı’nda bir araya geldi. Görüşmede, Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili gelişmeler ve Ukrayna’daki güvenlik durumu ele alındı. Umerov, görüşmenin ardından X hesabından yaptığı paylaşımda, Fidan ile Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye yönelik müzakereleri ve önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki koordinasyonu değerlendirdiklerini belirtti.

Umerov ayrıca güvenlik durumunun yanı sıra insani yardımların sağlanması ve Ukrayna vatandaşlarının ülkelerine geri dönüşü konularını da görüştüklerini ifade ederek, Türkiye’nin Ukrayna için önemli bir ortak ve diyalog açısından kilit bir platform olduğunu, Kiev yönetiminin Ankara ile yakın iş birliğini sürdüreceğini vurguladı.

Fidan, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 2025 yılında krizlerin çözümünde önemli bir aktör ve Gazze’den Ukrayna’ya, Güney Kafkasya’dan Afrika Boynuzu’na uzanan geniş bir coğrafyada güvenilir bir güç olarak öne çıktığını ifade etti. Fidan, “Çok boyutlu, proaktif, dengeli ve gerçekçi bir dış politika izledik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ulusal çıkarlarımızı korumak, haklı davalarımızı savunmak ve Türkiye’nin etkisini artırmak için aralıksız çalıştık” dedi.

Türkiye’nin katkıları sürecek

Türkiye, geçen yaz İstanbul’da Rusya ve Ukrayna arasında üç tur doğrudan müzakereye ev sahipliği yapmış, bu görüşmeler savaşın 24 Şubat 2022’de başlamasından bu yana gerçekleştirilen en kapsamlı esir takasıyla sonuçlanmıştı. Ancak söz konusu müzakereler ateşkes ve savaşın sona erdirilmesi konusunda somut bir ilerleme sağlamamıştı.

Hakan Fidan, Türkiye’nin 2026 yılında da aynı kararlılıkla barış, istikrar ve refahın tesisine öncülük etmeyi, çok taraflı diplomasiye katkı sunmayı ve insani sorumluluklarını yerine getirmeyi sürdüreceğini belirtti.

gbh
İstanbul'da Rus ve Ukrayna heyetleri arasında yapılan görüşme turlarından bir kare  (AFP)

Öte yandan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın da Rüstem Umerov ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Ukrayna’daki güvenlik durumu, Rusya-Ukrayna savaşı ve bunun bölgesel ve küresel yansımaları ele alındı. Türk kaynaklar, tarafların barışın sağlanmasına yönelik yolları, müzakere süreçlerinde gelinen son noktayı ve mevcut bölgesel koşullar dikkate alınarak atılabilecek adımları da değerlendirdiğini aktardı.

dfrgthy
Türk İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Perşembe günü Ankara'da Rüstem Umarov ile görüşmesi sırasında (Türk medyası)

Son haftalarda Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna arasında ticari gemilere yönelik karşılıklı saldırılar nedeniyle gerilimin arttığına dikkat çekildi. Türkiye’nin, Karadeniz üzerinden hava sahasına giren ve Rusya’ya ait olduğu değerlendirilen İHA’lar düşürüldü. Ankara’nın, bölgesel istikrarı tehdit eden tırmanmaya karşı her iki tarafa da uyarılarda bulunduğu kaydedildi.

Taraflar ayrıca Rusya’daki Ukraynalı savaş esirlerinin serbest bırakılması ve esir değişimi konusunu ele aldı. Görüşmelerde, mevcut iş birliği mekanizmaları çerçevesinde iki ülke arasında sistematik çalışmanın sürdürülmesi konusunda mutabakata varıldı.


Putin’e yönelik sözde suikast girişiminden kim fayda sağlıyor?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)
TT

Putin’e yönelik sözde suikast girişiminden kim fayda sağlıyor?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen pazar günü ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde çarpıcı bir iddiayı gündeme getirerek adeta “bomba etkisi” yarattı. Putin, Ukrayna’nın Novgorod yakınlarındaki Valday Tepeleri’nde bulunan konutuna insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediğini öne sürdü.

Ancak iddia edilen saldırının ardından yaklaşık üç gün boyunca Moskova’dan herhangi bir somut kanıt sunulmadı. Ancak 31 Aralık’ta ABD Doğu Yakası saatiyle sabah geç saatlerde, internette düşürüldüğü öne sürülen İHA’lara ait, ikna edici bulunmayan bir video yayılmaya başladı.

juık
Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan bir videodan alınan, yeri belirtilmeyen bir noktada düşürülen Ukrayna’ya ait insansız hava aracının (İHA) enkazını gösteren görüntü. (AP)

Washington merkezli The National Interest dergisinde kıdemli araştırmacısı ve Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Çalışmalar Okulu  (SAIS) öğretim üyesi siyasi analist Andrew Kuchins’e göre Putin’in iddiasının doğruluğu konusunda şu aşamada kesin bir sonuca varmanın erken olduğunu vurguladı.

Buna rağmen Hindistan, Pakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Özbekistan, Kazakistan ve Nikaragua’nın da aralarında bulunduğu birçok ülke, söz konusu saldırıyı kınadı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise belirsiz ifadelerle, Rusya’nın saldırıya “kendi seçeceği zaman ve yerde” karşılık vereceği uyarısında bulundu ve Moskova’nın Ukrayna savaşıyla ilgili barış müzakerelerindeki tutumunu yeniden değerlendirebileceğini söyledi.

hyu
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin Ukrayna’ya karşı yürüttüğü askeri operasyon kapsamında görev yapan askerlere madalya verdiği törende, Moskova, 17 Aralık. (Reuters)

Kuchins, “Sovyet ve Rus dış politikasını 47 yıldır inceliyorum. Araştırmacı bir bakış açısı geliştirmek için her zaman klasik Rus sorusunu sormanın faydalı olduğunu gördüm: ‘Bundan kim fayda sağlıyor?’” ifadelerini kullandı.

Analize göre, söz konusu saldırı iddiasının zamanlaması dikkat çekici. Zira iddia, Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Florida’daki Mar-a-Lago’da pazar günü yaptıkları görüşmeyle neredeyse eş zamanlı olarak gündeme geldi. Kuchins, bunun “neredeyse gerçek olamayacak kadar tuhaf” olduğunu belirtti.

Kimin fayda sağladığı sorusuna gelince, Kuchins’e göre ilk bakışta ve daha derin bir değerlendirmeyle, bu durumdan kazançlı çıkan tarafın Putin olduğu görülüyor. Zelenskiy ve Ukrayna açısından ise böyle bir girişimin fayda sağlaması pek mümkün görünmüyor.

Trump-Zelenskiy görüşmesinin büyük bir diplomatik atılım üretmediğini ancak her iki taraf açısından da yapıcı geçtiğini hatırlatan Kuchins, görüşmenin Şubat ayında Oval Ofis’te yaşanan “felaket” toplantıdan tamamen farklı bir atmosferde gerçekleştiğine dikkat çekti. Putin’in görüşmenin kötü geçtiğini düşünmesi hâlinde dahi, bir “sahte bayrak operasyonuna” ya da uydurma bir saldırı iddiasına başvurması için makul bir neden bulunmadığını ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Alman Haber Ajansı DPA’dan aktardığı değerlendirmelerde Kuchins, Putin’in bu hamleyle Zelenskiy’yi Trump’ın gözünde “sorunun kaynağı” gibi göstermeyi amaçladığını ve Kremlin liderinin savaşı bitirme yönünde herhangi bir niyeti olmadığını savundu. Kuchins, yaklaşık bir yıldır Rus devlet medyasını yakından izlediğini ve Putin’in Ukrayna savaşını sona erdirmek için taviz vermeye hazır olduğuna dair hiçbir işaret görmediğini söyledi.

cdfvghyj
ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında Florida’da yapılan görüşmelerden bir kare. (Ukrayna Devlet Başkanlığı – DPA)

Rusya’da devlet medyasının, savaşın yakın zamanda sona ermesi hâlinde ülke ve halkın karşılaşabileceği sonuçları neredeyse hiç tartışmadığına dikkat çeken Kuchins, toplumun böyle bir ihtimale kesinlikle hazırlanmadığını vurguladı.

Putin’in hedefinin Ukrayna’nın Donbas bölgesinin tamamını ele geçirmek olduğunu belirten analist, bunun müzakereler yoluyla mümkün olmaması hâlinde Kremlin’in askeri güç kullanma konusunda kararlı olduğunu ifade etti.

Rus kamuoyuna, çoğu Doğu Ukrayna’da yer alan, büyük ölçüde yıkılmış ve neredeyse boş köylerde elde edilen “büyük askeri zaferler” hakkında sürekli haberler servis edildiğini belirten Kuchins, devlet medyasının Rusya’nın savaşı kazandığı, Ukrayna’nın ise asker kaçakları ve yolsuzluk nedeniyle çöktüğü algısını yaratmaya çalıştığını söyledi.

Ancak bu tablonun büyük ölçüde bir “Potemkin köyü” anlatısı olduğunu ifade eden Kuchins, ironik bir tarihsel göndermeyle, Donbas ve Kırım’ı Rus İmparatorluğu’na katan kişinin de 18. yüzyılda İmparatoriçe II. Katerina’nın danışmanı olan Grigory Potemkin olduğunu hatırlattı. 12 Ocak 2026 itibarıyla Rusya’nın, Ukrayna ile olan savaşının süresi, Nazi Almanyası’na karşı yürüttüğü İkinci Dünya Savaşı’ndan daha uzun olacak.

hyju
ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’i 28 Aralık’ta Florida’daki Mar-a-Lago konutunda karşılarken. (AP)

1945’ten bu yana Sovyetler Birliği ve Rusya’nın, Nazi Almanyası’na karşı kazanılan zaferi modern tarihin en büyük başarısı olarak andığını vurgulayan Kuchins, mevcut savaşın toprak kazanımları açısından “Büyük Vatanseverlik Savaşı” ile kıyaslanamayacağını belirtti.

Rus devlet medyasının bir diğer yönteminin de, ele geçirilen toprakların gerçek büyüklüğünü gösteren haritaları yayınlamamak olduğunu ifade eden analist, coğrafi verilerin çarpıtılarak Rus ordusunun büyük ilerleme kaydettiği izlenimi yaratıldığını, gerçekte ise ilerlemenin son derece yavaş olduğunu söyledi.

Putin’e yönelik olduğu iddia edilen saldırının “son anda kurgulanmış” bir girişim izlenimi verdiğini belirten Kuchins, internette dolaşan görüntülerde karda duran bir ya da iki İHA’nın görüldüğünü, Rus hava savunması tarafından vurulduklarına dair çok sınırlı hasar işareti bulunduğunu ve parçaların yeni ve parlak göründüğünü kaydetti.

frvf
ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Florida’da pazar günü gerçekleştirdikleri görüşmede el sıkıştıkları an. (AFP)

Buna rağmen Kuchins, daha fazla bilgi ortaya çıkmadan kesin hüküm vermekten kaçınılması gerektiğini vurgulayarak şu soruyu sordu: “Zelenskiy ve Ukrayna, Putin’e yönelik bir suikast girişiminden nasıl fayda sağlayabilir?” Analiste göre bunun mantıklı bir açıklaması yok; zira Kiev için riskler son derece yüksek. Böyle bir durumda Batı’nın Ukrayna’ya desteği zayıflayabilir ve Rusya’nın çok sert karşılıklar vermesi kaçınılmaz olabilir.

Kuchins, söz konusu operasyon türünün, eski bir KGB mensubu olan Putin’in psikolojisiyle büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, bu savaşın Putin açısından son derece kişisel bir mesele haline geldiğini ve hedeflerine ulaşmak için neler yapabileceğinin asla hafife alınmaması gerektiğini ifade etti.

Bununla birlikte, alternatif bir senaryonun da tamamen göz ardı edilemeyeceğini belirten Kuchins, Ukrayna güçlerinin Zelenskiy’nin bilgisi dışında, hatta Rus istihbaratının yardımıyla böyle bir girişimde bulunmuş olabileceği ihtimaline dikkat çekti. Putin’in Zelenskiy’den uzun süredir nefret ettiği ve onu iktidardan düşürmek istediği biliniyor.

Bu çerçevede dikkat çekici bir gelişme olarak, perşembe günü üst düzey bir Rus askeri yetkili, bir ABD askeri ataşesine, Ukrayna’ya ait olduğu iddia edilen ve Putin’in konutunun hedef alındığını kanıtladığını öne sürdüğü bir İHA parçasını teslim etti.

Rusya Savunma Bakanlığı’nın Telegram kanalında yayımlanan videoda, Rus Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Dairesi Başkanı Amiral Igor Kostyukov’un, hava savunması tarafından düşürülen enkaz arasında bulunduğu belirtilen bir İHA’ya ait kontrol mekanizmasını ABD’li askeri ataşeye verdiği görülüyor.

Kostyukov videoda, “Yönlendirme verilerinin çözülmesi, 29 Aralık 2025’teki Ukrayna İHA saldırısının nihai hedefinin Novgorod bölgesindeki Rusya Devlet Başkanlığına ait bir tesis olduğunu ortaya koydu” dedi ve “Bu adımın tüm soru işaretlerini ortadan kaldıracağını ve gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayacağını varsayıyoruz” ifadelerini kullandı.


Arjantin Cumhurbaşkanı, sosyalizm kanserine karşı uluslararası bir koalisyon kurma planlarını açıkladı

Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)
Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)
TT

Arjantin Cumhurbaşkanı, sosyalizm kanserine karşı uluslararası bir koalisyon kurma planlarını açıkladı

Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)
Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, "özgürlük ideallerini benimsemeyi" ve "sosyalizm kanseriyle" mücadele etmeyi amaçlayan yeni bir blok oluşturmak için diğer Latin Amerika ülkeleriyle birlikte çalıştığını söyledi.

CNN’de çarşamba günü yayınlanan röportajında aşırı sağcı başkan, "Henüz adını koymadık, ancak birlikte çalıştığımız on ülkelik bir grup var" dedi, ancak hangi ülkeler olduğunu belirtmedi.

sfrgt
Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, partisinin ara dönem kongre seçimlerindeki ezici zaferini kutluyor (AFP)

Milei, bloğun "21. yüzyıl sosyalizmi ya da uyanış hareketi gibi çeşitli biçimleriyle sosyalizm kanseriyle" mücadele edeceğini ifade etti.

Arjantin Devlet Başkanı son aylarda, Santiago Pena (Paraguay), Nayib Bukele (El Salvador) ve Nasri Asfura (Honduras) gibi bölgedeki diğer liderlerle yakın ilişkiler sergiledi.

Bölge dışında ise Donald Trump (Amerika Birleşik Devletleri), Binyamin Netanyahu (İsrail), Viktor Orban (Macaristan) ve Georgia Meloni (İtalya) gibi liderlerle ittifaklar kurma arzusunu defalarca dile getirdi.