Yıllar, milyar dolarlar ve milyonlarca ton molozla ‘yüzleşmek’... Gazze nasıl yeniden inşa edilecek?

İsrail'in dün Gazze’ye düzenlediği bombardımanın ardından çöken bir binanın enkazının ortasında, tahrip olmuş bir arabanın önünde duran Filistinliler (AFP)
İsrail'in dün Gazze’ye düzenlediği bombardımanın ardından çöken bir binanın enkazının ortasında, tahrip olmuş bir arabanın önünde duran Filistinliler (AFP)
TT

Yıllar, milyar dolarlar ve milyonlarca ton molozla ‘yüzleşmek’... Gazze nasıl yeniden inşa edilecek?

İsrail'in dün Gazze’ye düzenlediği bombardımanın ardından çöken bir binanın enkazının ortasında, tahrip olmuş bir arabanın önünde duran Filistinliler (AFP)
İsrail'in dün Gazze’ye düzenlediği bombardımanın ardından çöken bir binanın enkazının ortasında, tahrip olmuş bir arabanın önünde duran Filistinliler (AFP)

ABD ve Katar dün, İsrail ile Hamas arasında Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasına resmen varıldığını ve ateşkesin pazar günü yürürlüğe gireceğini duyurdu.

Haber, Gazze Şeridi'nin bazı bölgelerinde kutlamalar yapan Filistinliler tarafından büyük bir sevinçle karşılanırken, Arap ve uluslararası toplum da İsrail'in 15 aydan uzun süredir devam eden savaşına son vermesi beklenen anlaşmayı memnuniyetle karşıladı.

Ancak Birleşmiş Milletler (BM) tahminleri savaşın sona ermesinin ardından Gazze Şeridi'nin yeniden inşasının yıllar süreceğini ve milyarlarca dolar harcanacağını gösteriyor.

Gazze Şeridi'nde 42 milyon tondan fazla moloz olduğunu tahmin eden BM, bu miktarın 2008'den savaşın başladığı Ekim 2023'e kadar Gazze Şeridi'nde biriken moloz miktarının 14 katına, 2016-2017 yılları arasında Irak'ta Musul için verilen savaşın geride bıraktığı miktarın ise 5 katına eşit olduğunu belirtti.

BM, molozun kaldırılmasının 14 yıl süreceğini ve 1,2 milyar dolara mal olacağını kaydetti.

xcsdvfgrthy
Gazze Şeridi'nin merkezinde İsrail saldırısının ardından yıkılan bir binanın enkazından çıkarılan eşyaların önünde oturan bir Filistinli (AFP)

Molozları kaldırma işi, patlamamış bombalar ve enkaz altındaki insan cesetleri nedeniyle daha da zorlaşacak.

Molozlar, tedavi edilmediği takdirde ölümcül bir deri hastalığı olan Şark Çıbanı’nı (Leishmaniasis) yayabilen tatarcıklar için ideal bir ortam. Kaya yarıklarında yuva yapan sarı akrep ve yılanlardan da endişe duyuluyor. Asbest yaygın olarak kullanılan bir yalıtım malzemesi ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na (UNEP) göre Gazze Şeridi'ndeki 2,3 milyon ton molozun asbest içerdiği tahmin ediliyor.

Asbest, birçok kanser türüne neden olduğu için onlarca ülkede yasaklanmış bir malzeme.

Filistin Sağlık Bakanlığı, geçtiğimiz mayıs ayında enkaz altında yaklaşık 10 bin ceset olduğu tahmininde bulunmuştu.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı'na göre savaş 46 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Uzmanlar, molozların ezilip beton haline getirilerek yeniden inşa için kullanılabileceğini söylüyor.

dsvfbrgthyju
Gazze'de moloz yığınları arasında yürüyen bir kadın ve çocuğu (Reuters)

BM, bu molozların sadece yarısının yeniden işlenmesinin Gazze Şeridi'nin tüm yol ağını yeniden inşa etmeye yeteceğini tahmin ediyor. Yetkililer, molozların, kıyı erozyonuna ve su baskınlarına karşı koruma sağlamak amacıyla dalgakıran gibi deniz savunma yapılarında kullanılmasını önerdi. Diğer potansiyel kullanım alanları arasında kaldırımlar ve drenaj kanalları yer alıyor.

Yıkılan evlerin yeniden inşası ne kadar sürecek?

Geçtiğimiz yıl yayınlanan bir BM raporu, Gazze Şeridi'nde yıkılan evlerin yeniden inşasının en az 2040 yılına kadar sürebileceğini gösterdi.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Gazze Şeridi'nde şu anda 1,8 milyondan fazla insanın barınma ihtiyacı olduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’den aktardığına göre raporlar ve uydu görüntüleri, Gazze Şeridi'ndeki konutların, okulların, hastanelerin ve işyerlerinin yüzde 70'inden fazlasının yıkıldığını ortaya koydu.

Filistinlilere ait veriler, çatışmaların 200'den fazla hükümet tesisinin, 136 okul ve üniversitenin, 823 caminin ve 3 kilisenin yıkılmasına yol açtığını gösteriyor.

Uluslararası yoksullukla mücadele kuruluşu Oxfam ile iş birliği yapan yerel yardım kuruluşu Juzoor'a göre, Gazze Şeridi'ndeki tarım arazilerinin en az yarısı tahrip edildi. Bu, tarım sektöründe üstesinden gelinmesi birkaç yıl sürecek bir çöküşe yol açtı.

Yardım kuruluşları, Gazze Şeridi'ndeki 2,2 milyon insanın çoğunun yerinden edildiğini, Akdeniz kıyısındaki küçük bir kara parçasına sıkıştığını, tatlı su ve gıdanın yanı sıra ilaç ve temel sağlık hizmetlerinden de büyük ölçüde mahrum kaldığını belirtiyor.

Kaliforniya merkezli RAND Corporation'ın baş ekonomisti Daniel Egel, Bloomberg'e verdiği demeçte, meselenin molozları kaldırmaktan ve evleri yeniden inşa etmekten daha büyük ve derin olduğunu söyledi.

Egel, “Ölüm, yaralanma ve travmanın nüfusa verdiği psikolojik zarar ne olacak? Bir binayı yeniden inşa edebilirsiniz ama bir milyon çocuğun hayatını nasıl yeniden inşa edeceksiniz?” ifadelerini kullandı.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde mimarlık tarihi profesörü olan ve İkinci Dünya Savaşı sonrası yeniden yapılanma üzerine çalışan Mark Jarzombek ise şunları söyledi: “Gazze Şeridi'nde gördüğümüz şey, kentleşme tarihinde daha önce hiç görmediğimiz bir şey. Bu sadece fiziksel altyapının yok edilmesi değil, normal yaşamın da tamamen yok edilmesi. Yeniden inşanın maliyeti çok büyük olacak. Bu ölçekteki şantiyelerin insanlardan arındırılması gerekir ki bu da yeni bir yerinden edilme dalgası yaratır. Gazze nesiller boyunca bu ezici krizle mücadele edecek.”

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'ndan (UNDP) üst düzey bir yetkili olan Chitose Noguchi, enkaz kaldırma çalışmalarının karmaşıklığını vurguladı.

UNDP’nin Gazze Şeridi'nde geniş bir deneyime sahip olduğunu, ancak enkaz altında kalan cesetlerin yanı sıra patlamamış mühimmat göz önüne alındığında ‘bu sefer durumun çok farklı olduğunu’ ve enkazla başa çıkmak, evleri ve binaları yeniden inşa etmek için yeni yöntemler gerektirdiğini ifade etti.



İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
TT

Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)

Pakistan, bu sabah erken saatlerde, Afganistan'ın desteklediği silahlı grupların üstlendiği son intihar saldırılarına misilleme olarak Pakistan-Afganistan sınır bölgesindeki yedi noktaya hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan'ın ‘istihbarat bilgilerine dayanarak yedi terörist kampına ve sığınağına askeri operasyonlar düzenlediği’ belirtildi. Açıklamaya göre Ramazan'ın başlamasından bu yana üç intihar saldırısı düzenlendi.

Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, Pakistan'ın DEAŞ terör örgütünün bir kolunun hedef alındığını söyledi.

Tatar, açıklamada saldırıların yeri veya daha fazla ayrıntı belirtmedi.

Ancak Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mucahid bugün X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Pakistan tarafından Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika illerinde sivillerin bombaladığını, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere onlarca kişinin öldüğünü ve yaralandığını’ söyledi.

Bakanlık, operasyonların iki hafta önce İslamabad'daki bir Şii camisini hedef alan intihar bombalı saldırı ve son zamanlarda Pakistan'ın kuzeybatısında meydana gelen diğer intihar bombalı saldırılara misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

Pakistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İslamabad'ın defalarca kez talepte bulunmasına rağmen, Kabil'deki Taliban yetkililerinin Afganistan topraklarını Pakistan'da saldırılar düzenlemek için kullanan silahlı gruplara karşı harekete geçmediği belirtildi.

Enformasyon Bakanlığından yapılan açıklamada, “Pakistan her zaman bölgede barış ve istikrarı korumak için çaba göstermiştir, ancak aynı zamanda vatandaşlarımızın güvenliği ve emniyeti de bizim en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor” denildi.

İslamabad ayrıca uluslararası topluma, Kabil'i geçtiğimiz yıl Doha’da varılan anlaşma kapsamında diğer ülkelere karşı düşmanca eylemleri desteklememe yükümlülüğünü yerine getirmesi için baskı yapmaya çağırdı.

Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik, Taliban'ın 2021 yılında Kabil'in kontrolünü yeniden ele geçirmesinden bu yana tırmanıyor.

Son aylarda kanlı sınır çatışmalarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler keskin bir şekilde kötüleşti.

Ekim ayında patlak veren ve Katar ile Türkiye'nin arabuluculuğunda ateşkesle sona eren çatışmalarda 70'den fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Ancak, Doha ve İstanbul'da birkaç tur görüşme yapıldıysa da kalıcı bir anlaşma sağlanamadı.