İsrail Genelkurmay Başkanı ordusunu Batı Şeria'da “somut” bir operasyona hazırlıyor

Guterres 'uluslararası hukukun açıkça ihlali' konusunda uyardı

İsrail tarafından öldürülen Filistinli Ahmed Ruşdi'nin Batı Şeria'nın kuzeyindeki bir köyde düzenlenen cenaze töreninden (AFP)
İsrail tarafından öldürülen Filistinli Ahmed Ruşdi'nin Batı Şeria'nın kuzeyindeki bir köyde düzenlenen cenaze töreninden (AFP)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı ordusunu Batı Şeria'da “somut” bir operasyona hazırlıyor

İsrail tarafından öldürülen Filistinli Ahmed Ruşdi'nin Batı Şeria'nın kuzeyindeki bir köyde düzenlenen cenaze töreninden (AFP)
İsrail tarafından öldürülen Filistinli Ahmed Ruşdi'nin Batı Şeria'nın kuzeyindeki bir köyde düzenlenen cenaze töreninden (AFP)

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi dün yaptığı açıklamada orduyu önümüzdeki birkaç gün içinde Batı Şeria'da ‘somut askeri harekâtlara’ hazırlanmaya çağırdı. Buna karşın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail'in Batı Şeria'yı tamamen ya da kısmen ilhak etmesinin ‘uluslararası hukukun açıkça ihlali’ olacağı uyarısında bulunarak İsrailli yetkililer tarafından bu yönde yapılan açıklamaları kınadı.

İsrail ordusunun Arapça konuşan sözcüsü Avichay Adraee dün, Genelkurmay Başkanı Halevi’nin ordunun önümüzdeki birkaç gün içinde Batı Şeria'da ‘somut askeri harekatlara’ hazırlanması gerektiğini söylediğini aktardı.

Adraee X hesabından yaptığı açıklamada Halevi'nin ‘Gazze Şeridi’nde ve Lübnan'da savaşa devam etmek için askeri planların geliştirilmesi talimatını verdiğini’ söyledi.

İsrail ile Lübnan’daki Hizbullah arasında geçtiğimiz kasım ayında bir ateşkes anlaşmasına varılmış, Gazze Şeridi'nde İsrail ile Hamas arasında 15 ayı aşkın bir süredir devam eden savaşın ardından pazar günü ateşkes yürürlüğe girmişti.

Filistin resmi haber ajansı WAFA, İsrail ordusunun dün sabah Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde giriş ve çıkışlarının çoğunda prosedürlerini sıkılaştırdığını bildirdi.

Bu arada İsrail ordusu dün Yedek Binbaşı Avitar Ben-Yehuda'nın öldüğünü duyurdu. Açıklamaya göre İsrail ordusuna Ephraim Tugayı 8211. Taburu’nda görevli Avitar Ben-Yehuda (31), pazar akşamı Batı Şeria'nın kuzeyinde bir patlayıcının infilak etmesi sonucu hayatını kaybetti.

Haberi duyuran İsrail merkezli internet sitesi i24 News’e göre böylece savaşın başından bu yana ölen İsrail askeri sayısı 841'e yükseldi. Olay gece yarısından kısa bir süre sonra, Avitar ve 8211. Tugay askerlerinin Filistin köyü Tamun'da düzenli olarak gerçekleştirdiği devriyelerden biri sırasında meydana geldi. Askeri konvoyun geçişi sırasında güçlü bir patlayıcının infilah etmesi sonucunda aracın sürücüsü öldü, yanında oturan tabur komutanı ise ağır zyaralandı.

Öte yandan BM Genel Sekreteri Guterres, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen Gazze Şeridi ve Ortadoğu'daki son duruma ilişkin BM Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısı sırasında açıklamalarda bulundu. Fransız Haber Ajansı AFP'nin haberine göre Guterres, Gazze Şeridi ve işgal altındaki Filistin toprakları Batı Şeria'nın toprak bütünlüğüne yönelik varoluşsal tehditten derin endişe duyduğunu söyledi.

Reuters’ın aktardığına göre BM Genel Sekreteri Guterres, pazar günü 630'dan fazla insani yardım tırlarının Gazze Şeridi’ne girdiğini ve bunlardan en az 300'ünün BM'nin kıtlığın baş gösterdiğini söylediği Gazze Şeridi'nin kuzeyine ulaştığını söyledi. Tırlar İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasının ilk gününde Gazze Şeridi’ne giriş yaptı.

scdfgrthy
BM Genel Sekreteri António Guterres, New York'taki BM Genel Merkezi'nde Gazze ve Ortadoğu'daki durumla ilgili BMGK toplantısı sırasında, 20 Ocak 2024 (AFP)

Filistin Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Varsen Ağabekyan, BMGK oturumunda Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki Filistinlilerin toprak hırsızlığı ve hak ihlalleri gibi yasadışı uygulamalara maruz kaldığını söyledi. İsrail hükümetinin eylemlerinin iki devletli çözümü baltalamayı ve resmi kurumları zayıflatmayı amaçladığını söyleyen Ağabekyan, “Gazze'deki ateşkesin, savaşın kalıcı olarak sona ermesine ve İsrail'in Gazze'den tamamen çekilmesine kadar devam etmesini umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Filistin hükümetinin Batı Şeria'nın yanı sıra Gazze Şeridi'nin yönetiminde de sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu vurgulayan Filistin Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ağabekyan, “2005 tarihli anlaşma çerçevesinde Mısır ve Avrupa Birliği (AB) ile iş birliği içinde sınır kapılarını yönetmeye kararlıyız” dedi. Filistin Devleti'ne BM’de tam üyelik verilmesi çağrısını yineleyen Filistinli yetkili, BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) rolünün ‘vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz olduğunu ve İsrail'in bu kurumun işlevlerini yerine getirmesini engellemeye hakkı olmadığını’ vurguladı.



Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
TT

Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)

Yüzük Kardeşliği (The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring) oyuncu kadrosu 23 yıl sonra gerçekten yeniden bir araya gelirse, Frodo Baggins biraz farklı görünebilir ama içiniz rahat olsun: Karakteri yine Elijah Wood canlandıracak.

Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings) yıldızı Wood, Andy Serkis'in yöneteceği The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum'la Orta Dünya'ya dönmek konusunda şimdilik ser verip sır vermiyor. Ancak reddetmediği tek bir şey var: Yakın zamanda kimsenin onun yerini doldurmasını istemiyor.

Sunday Times'a konuşan 45 yaşındaki Wood, yeni filmde rolünü yeniden canlandırıp canlandırmayacağı sorulduğunda şunları söyledi:

Henüz resmi bir duyuru yapılmadı ancak geçen ağustostaki etkinlikte, Ian McKellen baklayı ağzından çıkardı. Dolayısıyla ihtimal son derece yüksek. Resmi açıklama gelene kadar bir şey söyleyemem ama yeni bir film düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor. Orta Dünya gibi bir dünya için yeni filmler sözkonusu olduğunda insan biraz tedirgin oluyor, herkes bu evrenin bütünlüğünün korunmasını umuyor. Ancak bu hikaye eğlenceli ve sürükleyici. Gerçekten de ekibin yeniden bir araya geldiği hissini veriyor.

"Ben hayatta olduğum sürece başkası oynayamaz"

Elijah Wood, kahraman hobbit Frodo Baggins rolünde Shire'a dönüp dönmeyeceğini resmen teyit etmese de McKellen'ın "Ben hayatta olduğum sürece kimsenin Gandalf'ı oynamasını istemem" sözlerine destek verdi. 

Wood, "Bunu tamamen anlıyorum. Ben de hayatta olduğum ve gücüm yettiği sürece Frodo'yu başka birinin oynamasını kesinlikle istemem" dedi.

Vizyon tarihi ertelendi

Gişe canavarı üçlemenin yönetmeni Peter Jackson, iki yıl önce Andy Serkis'in hem yönetip hem de Gollum karakteriyle başrolde yer alacağı yeni bir canlı çekim filmin yapımcılığını üstleneceğini duyurmuştu. Başlangıçta 2026'da vizyona girmesi planlanan film, son takvime göre Aralık 2027'de gösterime çıkacak.

Serinin eski yıldızları sessizliklerini korumaya çalışsa da Ağustos 2025'te Londra'daki bir hayran etkinliğinde McKellen, beklenen müjdeyi vermişti: 

Size oyuncu kadrosuyla ilgili iki sır vereceğim; filmde Frodo ve Gandalf adında karakterler var.

Diğer yıldızlar ne diyor?

Orlando Bloom, geçen yıl sarı peruğunu takıp Legolas rolü için yeniden kamera karşısına geçmesi istenirse buna seve seve "evet" diyeceğini söylemişti. Bloom, "Legolas'ı başkasının oynadığını görmekten nefret ederim. Ne yapacaklar? Yerime başka birini mi koyacaklar?" diyerek rolüne olan bağlılığını vurgulamıştı.

Aragorn karakterine hayat veren Viggo Mortensen ise 2024'te GQ'ya yaptığı açıklamada, Gondor Kralı rolünü yeniden canlandırması için "doğru şartların" oluşması gerektiğini söylemişti. 

Mortensen, "Hikayenin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Bu karakteri oynamayı seviyorum ama sadece şu anki yaşıma ve karakterin ihtiyaçlarına uygunsa bunu yaparım. Aksi takdirde bu saçma olurdu" diyerek kapıyı açık bırakmıştı.

Independent Türkçe, Entertainment Weekly, Sunday Times, GQ


ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
TT

ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)

ABD, İran'ın ardından Afganistan'ı da "haksız yere tutukluluğu destekleyen devlet" ilan etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, pazartesi günkü açıklamasında "Taliban, fidye veya siyasi tavizler elde etmek için kişileri kaçırarak terörist taktikler kullanmaya devam ediyor" dedi.

Rubio, Taliban yönetiminin "Dennis Coyle, Mahmoud Habibi ve Afganistan'da haksız yere tutuklanan tüm Amerikalıları derhal serbest bırakması" çağrısında da bulundu.

ABD'li akademisyen Coyle, geçen yıl Taliban'a bağlı güvenlik güçlerince gözaltına alınmıştı. Kabil yönetimi, 64 yaşındaki Coyle'un neden yakalandığına dair açıklama yapmamış ancak ABD vatandaşı hakkında hukuki işlem başlatılacağını duyurmuştu.

Amerikalı iş insanı Mahmoud Habibi de 2022'de Taliban'a bağlı istihbarat yetkililerince yakalanmıştı. Washington yönetimi, Habibi'yle ilgili bilgi paylaşacak kişilere 5 milyon dolar para ödülü verileceğini bildirmişti.

CNN'in analizinde Washington'ın, bu adımla Taliban'ın Amerikalıları kaçırmasını engellemeyi amaçladığı yazılıyor. Ayrıca ABD'nin, Afganistan'a seyahat kısıtlamaları getirme ihtimalinin de arttığı ifade ediliyor.

ABD, halihazırda Kuzey Kore için böyle bir seyahat kısıtlaması uyguluyor. Washington yönetimi, vatandaşlarının onay almadan ABD pasaportlarıyla Kuzey Kore'ye seyahat etmesine izin vermiyor.

Diğer yandan Beyaz Saray'ın, 28 Şubat'ta İsrail'le ortak askeri harekatı başlatmadan bir gün önce de İran için aynı kategorilendirmeyi yaptığına dikkat çekiliyor.

Afganistan Dışişleri Bakanlığı'ndan 1 Mart'ta yapılan açıklamada, ABD-İsrail harekatının İran'ın "ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği" belirtilmiş, masum sivillerin öldürüldüğü vurgulanmıştı.

ABD'nin 2021'de Afganistan'dan çekilmesiyle ülkenin yönetimi tekrar Taliban'a geçmişti.

Independent Türkçe, CNN, The Hill


Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
TT

Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)

İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in Toronto'dan Frankfurt'a, Dubai'den Londra'ya dünyanın farklı yerlerinde emlak yatırımları yaptığı öne sürülüyor.

Bloomberg'ün araştırmasına göre Hamaney, yaptırımları üçüncü kişiler aracılığıyla aşarak yurtdışında 400 milyon euro değerinde "mülk imparatorluğu" kurmuş. Gayrimenkul ağındaki hiçbir varlığın kendi adına kaydedilmediği aktarılıyor.

Yeni Ayetullah'ın portföyünde Londra'daki lüks gayrimenkullerden, Dubai'de bir villa ve Frankfurt'la Mallorca'da lüks oteller yer alıyor.

Mülklerin satın alınmasında kullanılan fonların büyük ölçüde İran'ın petrol gelirlerinden elde edildiği, Birleşik Krallık (BK), İsviçre, Lihtenştayn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) finans kurumları aracılığıyla paravan şirketler üzerinden aktarıldığı belirtiliyor.

Almanya'nın finans merkezi Frankfurt'taki 5 yıldızlı Hilton Frankfurt Gravenbruch oteli, kayıtlara göre 2011'den beri İranlı iş insanı Ali Ansari'nin bir ortağıyla bağlantılı kuruluşlar tarafından işletiliyor. Otel, 2024'te Hilton'ın yönetimine geçmiş.

Hamaney'le yakın bağlara sahip bankacı Ansari, İran Devrim Muhafızları'nı fonladığı gerekçesiyle BK tarafından geçen yıl yaptırım listesine alınmıştı.

Ansari ise avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Devrim Muhafızları veya Mücteba Hamaney'le herhangi bir bağlantısı olmadığını savundu.  

Telegraph'ın aktardığına göre Hamaney, Londra'daki İsrail Büyükelçiliği'ne yakın iki lüks apartmanın da sahibi.

Ansari'nin ilk apartmanı Mart 2014'te 16,75 milyon sterline (yaklaşık 1 milyar TL), ikincisini de Kasım 2016'da 19 milyon sterline (yaklaşık 1,1 milyar TL) satın aldığı belirtiliyor.

Kensington Sarayı'na yakın mülklerin bugünkü toplam değerinin 50 milyon sterline (yaklaşık 3 milyar TL) yakın olduğu aktarılıyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü'nden Farzin Nadimi, Bloomberg'e şunları söylüyor:

Mücteba, İran ve yurtdışındaki çeşitli kuruluşlarda önemli hisselere veya fiili kontrole sahiptir. Onun finans ağı incelendiğinde, hesapların ana sahibinin Ali Ansari olduğu görülüyor. Bu da Ansari'yi bugün ülkedeki en etkili oligarklardan biri yapıyor.

57 yaşındaki Ansari, Tahran'daki dünyanın en büyük alışveriş merkezi Iran Mall'un inşaatına finansman sağlayan Ayandeh Bankası'nı 2013'te kurmuştu. Banka geçen yıl ekimde iflas etmiş, malvarlığı İran Merkez Bankası'nın kararıyla devlete ait Melli Bank'a devredilmişti.

Bloomberg'ün analizinde, Hamaney'in paravan şirketler ve üçüncü kişiler üzerinden gayrimenkul satın almasının, "İranlı elitlerin sermayesinin yurtdışında nasıl aktarıldığını ortaya koyduğu" yazılıyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta düzenlediği ortak askeri operasyonda İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey yetkililer öldürülmüştü.

Yeni lideri seçmekle görevli 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi'nin 8 Mart'taki açıklamasında, "ezici oy çoğunluğuyla" göreve Mücteba'nın seçildiği bildirilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Ali Hamaney'in oğlu Mücteba'nın yönetime gelmesinden memnun olmadığını belirterek, "Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok" demişti.

Independent Türkçe, Bloomberg, Euronews, Telegraph