Mısır'dan Gazze'ye bine yakın yardım tırı girdi

Mısır'ın Kuzey Sina Valisi, Refah geçişinden Gazze'ye yardım girişini denetliyor (Kuzey Sina Valiliği)
Mısır'ın Kuzey Sina Valisi, Refah geçişinden Gazze'ye yardım girişini denetliyor (Kuzey Sina Valiliği)
TT

Mısır'dan Gazze'ye bine yakın yardım tırı girdi

Mısır'ın Kuzey Sina Valisi, Refah geçişinden Gazze'ye yardım girişini denetliyor (Kuzey Sina Valiliği)
Mısır'ın Kuzey Sina Valisi, Refah geçişinden Gazze'ye yardım girişini denetliyor (Kuzey Sina Valiliği)

İsrail ile Hamas arasında ateşkesin uygulanmasından beri geçen üst üste üçüncü günde, Mısır'ın Refah kapısından Gazze Şeridi'ne insani yardım girmeye devam ediyor. Mısır Kızılayı'ndan Şarku'l Avsat'a konuşan bir kaynağa göre salı günü, 25'i yakıt yüklü olmak üzere 300 yardım kamyonu bölgeye girdi.

Mısır Enformasyon İdaresi'nin resmi istatistiklerine göre ateşkesin ilk iki gününde Mısır tarafındaki Refah sınır kapısından 680'den fazla kamyon Gazze'ye giriş yaptı ve Mısır tarafından giriş yapan toplam kamyon sayısı 980'e ulaştı.

İsrail'in geçen mayıs ayından bu yana işgal altında tutması nedeniyle, Refah sınır kapısının Filistin tarafı şu ana kadar faaliyete geçmedi. Ancak Filistin Yönetimi'nin idaresinde, BM ve uluslararası gözetim altında faaliyete geçmesi için Mısır-İsrail arasında bir anlaşma olduğu bildiriliyor.

Kamyonlar, Mısır'ın Refah geçiş noktasından geçerek el Auja ve Kerem Şalom sınır kapılarına gidiyor ve İsrail güçleri tarafından arandıktan sonra Gazze Şeridi'ne girmelerine izin veriliyor.

Kaynak şöyle açıkladı: "Ateşkesin başlangıcından ve yardımların girişinden bu yana, Kızılay'ın lojistik depoları Gazze'ye girmek için hazırlanan ve kamyonlara yüklenen büyük miktarda yardımla dolduğu için uluslararası ve yerel bağışlar devam etti."

Son dönemde yardım girişine uygulanan kısıtlamalar nedeniyle bağış akışlarının azaldığını, ancak şu anda yerel ve uluslararası olarak gönderilen yardım miktarının Gazze halkının ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamaya yeteceğini kaydetti.

Kuzey Sina Valisi Tümgeneral Halid Mucaver ise Mısır tarafından Refah kara geçişini ziyaret ederek yardımların ulaştırılması sürecini, gıda yardım arabalarının dizilişini ve onlara sağlanan yaşam ve tıbbi malzemeleri denetledi. Gazze Şeridi halkıyla da Şeyh Zuveyd Hastanesi'ni ziyaret ederek doktorlar, hemşireler, radyoloji teknik personeli ve hastane bölümlerine tıbbi destekle görüştü.

Vali, kapı önünde yaptığı basın açıklamalarında, “Savaşın ilk gününden bu yana, ateşkese kadar Mısır halkı ve hükümeti Gazze halkına yardım etmeye çalışıyor ve yardımlar bir yıldır Refah sınır kapısı önündeki lojistik alanda duruyor ve her gün hazırlanıp Refah kara kapısına doğru taşınıyor.”

Valiliğin ve Kızılay'ın tüm depoları yardım tırlarıyla dolu olup, halkın acil ihtiyaçlarının karşılanması için tüm taraflarla koordineli olarak hazırlanıp, Gazze Şeridi'nin yeniden inşa ve yeniden imar sürecini başlatmak için El-Ariş'ten Şeyh Züveyd ve Refah'a nakledilmektedir.

Ateşkes anlaşması, 50'si akaryakıt kamyonu olmak üzere günlük 600 yardım kamyonunun Gazze'ye girişini içeriyor ve Gazze Şeridi'nin kuzeyine 300 kamyon tahsis ediliyor.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), İsrail kaynaklarından edindiği bilgiye göre pazartesi günü 900'den fazla kamyonun çeşitli geçişlerden Gazze Şeridi'ne girmesinin ardından, son iki gün içinde toplam bin 545 kamyon dolusu yardım Gazze Şeridi'ne giriş yaptı.

Buna ilave olarak, UNRWA Gazze Medya Direktörü Enes Hamdan, “Şu anda gerekli olan şey, Gazze'ye hayati önem taşıyan malzemeleri ulaştırmak ve bu yıkıcı savaşın neden olduğu muazzam acıya yanıt vermek için hızlı, güvenli, engelsiz ve kesintisiz insani erişimdir. Bu anlaşmanın insani ve ticari malzeme akışının artmasına yol açacağını umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “UNRWA, diğer BM kuruluşlarıyla birlikte ateşkes anlaşmasının uygulanmasını desteklemeye, Gazze'ye acil ve sürekli insani yardım ulaştırılmasını genişletmeye hazırdır” dedi.

Hamdan, “UNRWA son 15 aydır Gazze'deki insani müdahalenin bel kemiğini oluşturmaktadır ve Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren en büyük BM kuruluşudur. UNRWA ekipleri Gazze'de kalmaya ve yardım sağlamaya kararlıdır ve yerinden edilenlere geniş çaplı insani yardım ulaştırmak için gece gündüz çalışmaktadır” şeklinde konuştu.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
TT

Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)

Pakistan, bu sabah erken saatlerde, Afganistan'ın desteklediği silahlı grupların üstlendiği son intihar saldırılarına misilleme olarak Pakistan-Afganistan sınır bölgesindeki yedi noktaya hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan'ın ‘istihbarat bilgilerine dayanarak yedi terörist kampına ve sığınağına askeri operasyonlar düzenlediği’ belirtildi. Açıklamaya göre Ramazan'ın başlamasından bu yana üç intihar saldırısı düzenlendi.

Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, Pakistan'ın DEAŞ terör örgütünün bir kolunun hedef alındığını söyledi.

Tatar, açıklamada saldırıların yeri veya daha fazla ayrıntı belirtmedi.

Ancak Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mucahid bugün X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Pakistan tarafından Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika illerinde sivillerin bombaladığını, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere onlarca kişinin öldüğünü ve yaralandığını’ söyledi.

Bakanlık, operasyonların iki hafta önce İslamabad'daki bir Şii camisini hedef alan intihar bombalı saldırı ve son zamanlarda Pakistan'ın kuzeybatısında meydana gelen diğer intihar bombalı saldırılara misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

Pakistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İslamabad'ın defalarca kez talepte bulunmasına rağmen, Kabil'deki Taliban yetkililerinin Afganistan topraklarını Pakistan'da saldırılar düzenlemek için kullanan silahlı gruplara karşı harekete geçmediği belirtildi.

Enformasyon Bakanlığından yapılan açıklamada, “Pakistan her zaman bölgede barış ve istikrarı korumak için çaba göstermiştir, ancak aynı zamanda vatandaşlarımızın güvenliği ve emniyeti de bizim en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor” denildi.

İslamabad ayrıca uluslararası topluma, Kabil'i geçtiğimiz yıl Doha’da varılan anlaşma kapsamında diğer ülkelere karşı düşmanca eylemleri desteklememe yükümlülüğünü yerine getirmesi için baskı yapmaya çağırdı.

Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik, Taliban'ın 2021 yılında Kabil'in kontrolünü yeniden ele geçirmesinden bu yana tırmanıyor.

Son aylarda kanlı sınır çatışmalarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler keskin bir şekilde kötüleşti.

Ekim ayında patlak veren ve Katar ile Türkiye'nin arabuluculuğunda ateşkesle sona eren çatışmalarda 70'den fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Ancak, Doha ve İstanbul'da birkaç tur görüşme yapıldıysa da kalıcı bir anlaşma sağlanamadı.


Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
TT

Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı dün, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin Rus petrolünün akışına yeniden başlanmaması halinde Ukrayna'ya elektrik tedarikini kesme tehdidinde bulunmalarını "uyarı ve şantaj" olarak nitelendirerek kınadı.

Rus petrol sevkiyatları, Kiev'in 27 Ocak'ta Batı Ukrayna'da boru hattındaki ekipmanı bombalayan bir Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısını gerçekleştirdiğini açıklamasından bu yana Macaristan ve Slovakya'ya durdurulmuş durumda. Slovakya ve Macaristan, uzun süredir devam eden tedarik kesintilerinden Ukrayna'nın sorumlu olduğunu savunuyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün yaptığı açıklamada, Kiev'in Rus petrolünün Ukrayna toprakları üzerinden Slovakya'ya transit geçişine yeniden başlamaması halinde, iki gün içinde Ukrayna'ya acil durum elektrik tedarikini keseceğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Macaristan Başbakanı da birkaç gün önce benzer bir tehditte bulunmuştu.

Bu konu, Ukrayna ile komşuları Macaristan ve Slovakya arasında bugüne kadarki en ciddi anlaşmazlık noktalarından biri haline geldi. Bu ülkelerin liderleri, Moskova ile bağlarını güçlendirerek büyük ölçüde Ukrayna yanlısı Avrupa konsensüsünden ayrıldılar.

Macaristan ve Slovakya, Avrupa Birliği ve NATO üyesidir ve bloktaki diğer iki ülke olarak Ukrayna üzerinden Druzhba boru hattıyla taşınan Rus petrolüne hâlâ büyük ölçüde bağımlıdırlar.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Ukrayna, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin iki ülke arasındaki enerji tedarikine ilişkin uyarılarını ve şantajlarını reddediyor ve kınıyor. Bu uyarılar kesinlikle Kiev'e değil, Kremlin'e yöneltilmelidir” ifadelerini kullandı.