Amerikan sağının favorisi Javier Milei, Arjantin ekonomisini nasıl düzeltecek?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5104131-amerikan-sa%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n-favorisi-javier-milei-arjantin-ekonomisini-nas%C4%B1l-d%C3%BCzeltecek
Amerikan sağının favorisi Javier Milei, Arjantin ekonomisini nasıl düzeltecek?
Milei, nüfusun yüzde 40'ının yoksulluk sınırı altında yaşadığı Arjantin'de enflasyonu bitirme vaadiyle seçilmişti (Reuters)
Tartışmalı politikalarıyla tanınan Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, ABD'de Donald Trump fanatiklerinden büyük destek görüyor.
Wall Street Journal (WSJ), Milei'nin ABD Başkanı Trump'tan İtalya lideri Giorgia Meloni'ye kadar çeşitli sağcı siyasetçilerden takdir topladığını yazıyor.
Milei, Trump'ın yemin törenine katıldığında, Cumhuriyetçi liderle Elon Musk'ın bütçe kesintileriyle ilgili politikalarına destek vermeye hazır olduğunu söylemişti. Arjantin lideri, son bir yılda ülkesinde kamu harcamalarına ilişkin 900'e yakın düzenlemeyi iptal ettiğini bildirmişti.
WSJ, Milei'nin törende büyük ilgi gördüğünü ve tezahürat topladığını yazıyor.
Kendini "anarko-kapitalist" diye niteleyen Mieli, Aralık 2023'te göreve geldiğinden beri kamu harcamalarını yüzde 30 azalttı ve yaklaşık 26 bin kamu çalışanını işten çıkardı.
Toplumsal Cinsiyet ve Çeşitlilik Bakanlığı'nı kapattığı gibi, emekli maaşlarını azalttı ve halka neredeyse bedava elektrik sağlayan sübvansiyonları kesti.
Milei'nin göreve geldiği Aralık 2023'te aylık enflasyon yüzde 26 iken, bir yıl sonra bu oran yüzde 2,7'ye geriledi. Uluslararası Para Fonu'na (IMF) göre Arjantin ekonomisinin 2024'te yüzde 2,8 küçüldükten sonra bu yıl yüzde 5 büyümesi bekleniyor.
Diğer yandan seçim kampanyasında sahaya testeresiyle çıkan Milei'nin sert kesintileri, ülkede yoksulluğun son 20 yılın zirvesine çıkmasına yol açtı.
Arjantin lideri, ekonomik politikaların daha etkili şekilde uygulanabilmesi için temmuzda Deregülasyon ve Devlet Dönüşümü Bakanlığı'nı kurarak, başına eski Merkez Bankası başkanı Federico Sturzenegger'i atamıştı.
MIT ve Harvard gibi prestijli Amerikan üniversitelerinde eğitim görmüş Sturzenegger, yasal düzenlemelerin yatırımları zorlaştırdığını ve ekonomiyi boğduğunu savunuyor:
Binlerce saçma düzenleme var. Bence Arjantin'deki sistemin tuzağı yasalarında.
Deregülasyon politikalarının ülkedeki yaşam standardını artıracağını iddia eden Sturzenegger, şunları söylüyor:
Çok daha verimli ve çok daha az maliyetli bir devlete sahip olacağız. Bu da daha az vergi anlamına gelecek ve maaşlarla daha fazla mal satın alınabilecek. İnsanlar yaşam kalitelerinde doğrudan bir iyileşme görecek.
Musk, yeni Trump yönetiminde DOGE'nin (Department of Government Efficiency / Hükümet Verimliliği Bakanlığı) başında yer alacak. Teknoloji milyarderi de federal bütçede büyük kesintiler yapmayı planlıyor.
Kuzey Kore, seyir füzeleri ve anti-gemi füzeleri deniyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5262111-kuzey-kore-seyir-f%C3%BCzeleri-ve-anti-gemi-f%C3%BCzeleri-deniyor
Kuzey Kore, seyir füzeleri ve anti-gemi füzeleri deniyor
Kore Merkez Haber Ajansı KNCA tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, bir savaş gemisinden fırlatılan bir füze görülüyor (EPA)
Kuzey Kore’nin resmi yayın organı Kore Merkez Haber Ajansı KNCA dün, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un bir destroyerden fırlatılan stratejik seyir füzeleri ve anti-gemi füzeleri için yapılan yeni denemeleri denetlediğini bildirdi.
Denemelerin pazar günü gerçekleştirildiğini ve bunların nükleer silahlı ülke tarafından son dönemde yapılan bir dizi füze fırlatma operasyonunun en sonuncusu olduğunu aktaran KNCA, stratejik seyir füzelerinin yaklaşık 7 bin 900 saniye, yani iki saatten fazla uçtuğunu, savaş gemilerine karşı füzelerin ise yaklaşık 2 bin saniye (33 dakika) uçtuğunu belirtti.
Fransız Haber Ajansı AFP'nin aktardığına göre füzeler, Kore'nin batı denizi (Kuzey Kore'nin Sarı Deniz'e verdiği isim) üzerinde belirlenen uçuş rotaları boyunca uçtu ve hedefleri son derece isabetli bir şekilde vurdu.
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Deniz Kuvvetleri yetkilileri arasında yürürken (AP)
Füze denemeleri, Kuzey Kore Donanması’nın her biri 5 bin ton ağırlığındaki iki destroyerinden biri olan Choi Hyun gemisinde gerçekleştirildi. Bu gemiler, Kim'in ülkenin deniz kuvvetlerini güçlendirme çabaları kapsamında geçen yıl denize indirilmişti.
KCNA’nın yayınladığı bir fotoğrafta, savaş gemisinden fırlatıldıktan sonra ilk uçuş aşamasında olan ve kuyruğundan turuncu bir alev yükselen bir füze görülüyor. Bir başka fotoğrafta ise Kim, çevresinde Kuzey Kore Deniz Kuvvetleri’nden yetkililerle uzaktan fırlatma işlemini izlerken görülüyordu.
Kuzey Kore lideri Kim'in dün inşa halindeki diğer iki destroyerin silah sistemlerinin planlaması hakkında da brifing aldığını ve ‘önemli bir sonuca vardığını’ bildiren KCNA, Kim'in ‘Kuzey Kore ordusunun stratejik harekete hazırlığının güçlendirilmiş olmasından büyük memnuniyet duyduğunu’ ifade ettiğini aktardı. Kim’in Kuzey Kore’nin nükleer caydırıcılığını güçlendirmenin ‘en öncelikli görev’ olduğunu yeniden vurguladığını belirtti.
İsrail, “Nazi Soykırımı” yıl dönümünü gizlice anıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5262110-i%CC%87srail-%E2%80%9Cnazi-soyk%C4%B1r%C4%B1m%C4%B1%E2%80%9D-y%C4%B1l-d%C3%B6n%C3%BCm%C3%BCn%C3%BC-gizlice-an%C4%B1yor
İsrail, “Nazi Soykırımı” yıl dönümünü gizlice anıyor
İsrail Başbakanı Netanyahu ve Cumhurbaşkanı Herzog Knesset'te (Arşiv - AP)
Tel Aviv tarafından ‘iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet’in (Şabak) son derece kurnaz ve zekice bir hamlesi’ olarak nitelendirilen bir adımla, İsrail savaşlarının ve Nazi Soykırımı’nın kurbanları, planlanandan birkaç gün önce gizlice anıldı. Sebebi İran, Hizbullah ve Husilerin, bu tür etkinliklere genellikle katılan İsrail liderlerini suikast amacıyla füze veya insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlemesinden korkulmasıydı. Bu liderler arasında Cumhurbaşkanı Yitzhak Herzog, Başbakan Binyamin Netanyahu, Knesset Başkanı Amir Ohana'nın yanı sıra birçok bakan, ordu komutanı ve istihbarat subayı ile diğer yetkililer yer alıyordu.
İlk törenin bu akşam ‘Nazi Soykırımı Kurbanları’ için yapılan Yad Vashem Müzesi'nde, ikinci törenin ise önümüzdeki hafta Batı Kudüs'te düzenlenmesi planlanıyor. Her iki günde de üst düzey yetkililerin katılımıyla onlarca resmi tören düzenlenecek. Bu programları, Netanyahu'ya yakınlığıyla bilinen Ulaştırma Bakanı Miri Regev'in başkanlık ettiği bir devlet kurumu yönetiyor.
İstihbarat teşkilatları, İran veya vekillerinin İran Lideri Ali Hamaney ve diğer üst düzey yetkililerin öldürülmesine misilleme yapmasından korktukları için, ana etkinlikleri gizli ve önceden belirlenmiş bir tarihte düzenlemeye karar verdi.
Banttan tören
Tel Aviv'deki bir siyasi kaynak, İran ve onun vekillerinin elinde halen İsrail'in iç kesimlerine ulaşabilecek büyük miktarda füze ve İHA bulunduğundan Şabak'ın risk almamaya karar verdiğini söyledi. Kaynak, Şabak’ın ‘akıllıca ve kurnazca bir hileye başvurarak’ devlet liderlerine bu anma törenini etkinlikten birkaç gün önce gizlice düzenlemelerini, çekmelerini ve İsrail'deki ve dünyadaki televizyon kanallarında yayınlamalarını söylediğini belirtti.
Böylece bugün yayınlanması beklenen tören önceden kaydedilmiş olacak ve alışılageldiklerin aksine, izleyiciler bunu canlı yayında izleyemeyecek.
‘Nazi Soykırımı’ kurbanlarını anma töreninde genellikle, İsrail'in ‘Nazilerin gaz odalarında boğma ve fırınlarda yakma gibi vahşi yöntemlerle soykırıma uğrattığını’ söylediği yaklaşık 6 milyon Yahudi'nin isimleri okunur ve her biri çocukken soykırımdan kurtarılan yaşlılar tarafından taşınan 12 meşale yakılır.
Netanyahu, kuzeydeki yedek askerlerle bir araya gelerek sorularını yanıtladı (Arşiv - DPA)
Ayrıca, İsrail'e önemli hizmetlerde bulunmuş seçkin kişiler de bu görev için seçilebiliyor. Örneğin, gizli bir isim olduğu için yüzü gösterilmeden arkadan görünecek olan Albay ‘B’, İsrail Hava Kuvvetleri'nin İran'a yönelik saldırı programını ve planlarını hazırlayan kişi olarak biliniyor.
Diğer isimler arasında Gazze'de yaralanan, tedavi edildikten sonra tekrar savaşa dönen, ancak daha sonra yeniden yaralanarak bacağı kesilen İsrailli Teğmen Nurit Rish, Lübnan sınırındaki Ştula köyünde yaşayan ve savaş sırasında tahliye edilen, ancak bombardıman sırasında köye geri dönüp kalmakta ısrar eden İsrailli Ora Hatan ve Hamas tarafından esir alınırken öldürülen ve Gazze'deki ateşkes anlaşması uyarınca cesedi teslim edilen son kişi olan asker Ran'ın annesi Talik Zagwili ile başkaları da yer alıyor.
Üç isim tartışmalara yol açtı
Ancak bu isimler İsrail toplumunda neredeyse oybirliği ile kabul görürken, tartışma ve rahatsızlık yaratan üç isim daha var. Bunlardan biri İsrail Başbakanlığı’ndaki Kaçırılanlar ve Kayıp Kişiler Birimi Başkanı Gal Hirsch. Emekli bir general olan Hirsch, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte savaşın uzamasına katkıda bulunduğu ve bu yüzden Hamas'ın elinde tutulan 44 İsrailli esirin ölümüne yol açtığı gerekçesiyle eleştiriliyor.
İkinci isim Eğitim Bakanı’nın İsrail sinemasının içeriğine müdahale etme ve içindeki sol eğilimlerle mücadele etme planını destekleyen sinemacı Moshe Edri. Üçüncüsü ise yerleşimci din adamı Haham Abraham Zerviv. Zerviv, sosyal medyada Han Yunus’ta bir binanın D-9 buldozeriyle yıkılırken çekilmiş bir videoyu paylaşarak savaş sırasında Gazze Şeridi'ndeki evlerin yıkılmasına övgüde bulunmuştu. Zerviv ayrıca “Gazze Şeridi'ni basitçe yerle bir etmek gerekir” ifadelerini kullandı.
Bir hahamın cenaze töreninde ağlayan Yahudiler (EPA)
İsrail gazetesi Haaretz dün yayınladığı bir başyazıda, Zerviv'in meşaleyi yakmak üzere seçilmesini, Güney Afrika'nın Lahey'deki Uluslararası Mahkeme'ye açtığı ve İsrail Devleti'nin Gazze Şeridi'nde savaş suçu işlediği iddiasıyla soruşturma açılması talebinde bulunduğu davayla ilişkilendirdi.
Bunun İsrail Devleti'nin iç çöküşünün bir başka kanıtı olduğunu belirten gazeteye göre devlet, Gazze Şeridi'ni yerle bir etmenin sembolü haline gelen birini onurlandırmayı ve yüceltmeyi tercih ediyor ve dünyaya, onu devleti temsil eden, onura layık bir adam ve değerler olarak gördüğünü söylüyor.
Haaretz gazetesinde şu ifadeler yer aldı:
“Haham Zerviv, onurlandırılmaya layık olduğu için değil, İsrail Devleti yolunu, pusulasını ve vicdanını yitirdiği için meşaleyi taşımaya gerçekten layık. İsrail'in Gazze Şeridi'nde yaptıkları silinmez bir utanç vesikası ve Zerviv de bugün bunu simgeliyor.”
Pakistan, ABD-İran görüşmelerinin ikinci turuna "günler içinde" ev sahipliği yapmayı teklif ettihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5262121-pakistan-abd-i%CC%87ran-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmelerinin-ikinci-turuna-g%C3%BCnler-i%C3%A7inde-ev-sahipli%C4%9Fi-yapmay%C4%B1
Pakistan, ABD-İran görüşmelerinin ikinci turuna "günler içinde" ev sahipliği yapmayı teklif etti
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İslamabad'da İran konusunda yapacakları görüşme öncesinde ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'i kabul etti (Arşiv-AFP)
Pakistanlı yetkililer bugün İslamabad'ın ABD ve İran arasında ikinci tur görüşmelere ev sahipliği yapmayı teklif ettiğini söyledi.
Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığı habere göre bu gelişmeler, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in müzakerelerde "biraz ilerleme kaydedildiğini" söylemesinin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın dün "karşı tarafın bizimle iletişime geçtiğini" ve "bir anlaşmaya varmak istediklerini" doğrulamasının ardından geldi.
İsimlerinin açıklanmasını istemeyen iki Pakistanlı yetkili, ülkelerinin ateşkesin sona ermesinden önce önümüzdeki günlerde İslamabad'da ABD ve İran arasında ikinci tur görüşmelere ev sahipliği yapmayı önerdiğini söyledi.
Yetkililer, teklifin iki tarafın farklı bir yer talep edip etmemesine bağlı olduğunu belirtti. Yetkililerden biri, ilk tur görüşmelerin anlaşma sağlanamadan sona ermesinin, tek seferlik bir girişim değil, devam eden bir diplomatik sürecin devamı olduğunu söyledi.
Başkan Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya şiddetle ihtiyaç duyduğunu ve Tahran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verecek hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceğini belirtti.
Reuters'ın haberine göre Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, pazar günü Hürmüz Boğazı'ndan 34 geminin geçtiğini belirtti. Nükleer konularla ilgili görüşmelerin çıkmaza girdiğini açıklayan Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler üzerinde "kontrol uygulamaya" başlanacağının sinyalini verdi.
İran'ın, günün erken saatlerinde Amerikalılarla temasa geçtiğini ve İranlıların bir anlaşmaya varmak için istekli olduklarını belirtti. Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, "İran nükleer silaha sahip olmayacak... Hiçbir ülkenin dünyaya şantaj yapmasına veya istismar etmesine izin veremeyiz" dedi.
ABD ordusu, Pakistan'daki barış görüşmelerinin çökmesinin ve Washington'un İran'ı nükleer emellerinden vazgeçmeyi reddetmekle suçlamasının ardından dün Körfez'deki İran limanlarına yönelik gemi trafiği yasağını uygulamaya koydu.
Washington'a göre, abluka dün saat 17:00'te (TSİ) başladı ve İran limanlarına giden veya bu limanlardan ayrılan bütün gemileri etkileyecek.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة