Korumanın iptal edilmesinden sonra Bolton: Trump, İran'ı beni öldürmeye davet etti

Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı hayatına yönelik tehditlerin gerçek olduğunu ve arttığını söyledi, aktif bir İran savaşı uyarısında bulundu

John Bolton Başkan Trump'ın arkasında (AFP)
John Bolton Başkan Trump'ın arkasında (AFP)
TT

Korumanın iptal edilmesinden sonra Bolton: Trump, İran'ı beni öldürmeye davet etti

John Bolton Başkan Trump'ın arkasında (AFP)
John Bolton Başkan Trump'ın arkasında (AFP)

İsa Nehari

Koronavirüs salgını sırasında John Bolton ile yaptığım bir röportajda Donald Trump'ın virüse yakalanmasını umduğu yönündeki açıklamasını duyup duymadığını sormuş ve ona umarım iyisinizdir demiştim. Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı gülerek yanıt vermiş ve bir ABD Başkanı'nın böyle bir şey söyleyebilmesinden duyduğu dehşeti dile getirmişti.

Bolton koronavirüse yakalanmadı fakat daha sonra FBI uyarılarına göre İran rejiminin hedefi haline geldi. Bu durum, Joe Biden yönetimini onu 2021'de özel koruma altına almaya yönlendirdi. Ne var ki Trump, pazartesi günü, ABD başkanı olarak yemin etmesinden 12 saatten kısa bir süre sonra bu kararı iptal etti.

Düşmanlık ve sözlü saldırılar

Karar, Bolton'ın Eylül 2019'da bir tweet ile ulusal güvenlik danışmanlığı görevinden alınmasından bu yana kamuoyunda birbirini sözlü saldırılar ile hedef alan iki adam arasındaki husumette yeni bir sayfa açtı. Görevden alınmasından bir yıl sonra Bolton, Trump'ı hedef aldığı bir kitap yazarken, Trump da eski danışmanını eleştirmek ve onu “savaş çığırtkanı” olarak nitelemek için hiçbir fırsatı kaçırmadı.

Trump, salı günü düzenlediği basın toplantısında, Gizli Servis'in Bolton'ı veya başka birini sonsuza dek koruyamayacağını söyleyerek kararını savundu. Kendisini “Başkan George W. Bush'u Ortadoğu'yu havaya uçurmaya ikna eden savaş kışkırtıcılarından biri” olarak tanımladı.

Bolton, X platformunda paylaştığı tweette Trump'ın kararından hayal kırıklığına uğradığını ancak şaşırmadığını belirtti. Biden'ın ulusal güvenlik politikalarını eleştirmesine rağmen onu Gizli Servis koruması altına alma kararı aldığına dikkat çekti.

Eski ulusal güvenlik danışmanı, “Başkan Trump'ı öldürmeye çalışan bir kişinin yakın zamanda tutuklanmasının da kanıtlandığı gibi, tehdit bugün de devam ediyor. Amerikan halkı buradan hangi başkanın doğru kararı verdiğine kendisi karar verebilir” dedi.

Kararın perde arkası

76 yaşındaki Bolton, koruma önlemlerinin kaldırılması kararını yürürlüğe girmesinden 12 saat önce öğrendiğini söyledi. Telegraph gazetesine konuşan eski yetkili, “Dün gece (pazartesi) saat 23.30 civarında beni aradılar. Uyuyordum ve tam kelimeleri hatırlamıyorum ama şöyle bir şey söylediler: “Başkan, koruma önlemlerinizin yarın öğlen itibariyle sona ermesini emretti.”      

Bolton, “Yetkililerin birkaç gün önce kendisine hayatına yönelik tehlikenin halen yüksek olduğu yönünde bilgi verdiğini” belirterek, kendisini korumak için gerekli önlemleri uyguladığını vurguladı.

sdfwergthy
2022'de Gizli Servis, bu fotoğrafta görüldüğü gibi Bolton için korumasını artırdı; Gizli Servis araçları, Washington D.C.'nin bir banliyösünde eski büyükelçinin evine bakan bir sokağa park edilmiş durumda (Zach Everson - Forbes)

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre FBI, 2021 yılında eski yetkiliyi hayatının düşmanca bir yabancı güç tarafından tehdit edildiği konusunda uyarmış ve başsavcı da Biden'dan kendisine koruma sağlamasını istemesini önermişti.

Bolton, 2022'nin sonlarında, 2020'de İranlı General Kasım Süleymani'nin öldürülmesine misilleme olarak kendisini öldürmeyi planladığı iddia edilen İran Devrim Muhafızları Ordusu ajanı Şehram Poursafi tarafından hedef alındı. Poursafi, suikastı gerçekleştirmesi için bir tetikçiye 300 bin dolar ödemeye çalıştı ancak planını bir FBI kaynağına açıklayınca tutuklandı.

Eski büyükelçi, “Karardan, bunun siyasi bir intikam eylemi olduğu dışında çıkarılabilecek başka bir sonuç yok” dedi. Salı günü CNN'e konuştuğunda ise, “Bu, İran hükümetinin ABD'ye karşı aktif bir savaşıdır ve mevcut ve eski Amerikalı yetkilileri tehdit etmektedir” dedi.

Trump yönetiminde görev alan diğer yetkililer de Süleymani'ye düzenlenen saldırıdan bu yana İran'dan gelen tehditlerle yüzleşiyorlar. Biden yönetimi, Tahran'dan gelen tehditlerin devam etmesi üzerine 2023'ün sonlarında Trump'ın ilk dönemindeki son dışişleri bakanı Mike Pompeo ve en önemli yardımcılarından biri olan Brian Hook’a yönelik koruma tedbirlerini artırmıştı. Trump'ın Pompeo ve Hook'u hem kamuoyunda hem de özelde eleştirmesine rağmen, ikisinin hâlâ koruma altında olup olmadıklarıysa belirsiz.



YouTube'tan canlı yayında reklama kısıtlama

YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
TT

YouTube'tan canlı yayında reklama kısıtlama

YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)

YouTube, canlı yayınlarda sohbet etkileşimi arttığı zaman bütün izleyiciler için reklamları durduracağını açıkladı.

Google'a ait video platformunda reklamlardan tamamen kaçınmanın yolu ücretli abonelikten geçiyor. Ayrıca bazı kullanıcılar reklam engelleyici eklentilerle de kesintisiz video izleme deneyimi yaşamaya çalışıyor.

YouTube, 13 Nisan Pazartesi günü yayımladığı blog yazısında canlı yayınlarda reklam gösterimine getireceği istisnaları paylaştı.

Blog yazısında "Tüm sohbetin enerjiyle dolup taştığı anlar var. Bu kolektif enerjiyi korumak için sistemimiz artık Canlı Sohbet etkileşiminin en yüksek olduğu anları algılayarak reklamları herkes için otomatik olarak engelliyor" ifadelerine yer verildi.

Bu sayede içerik üreticilerinin, reklam kesintisi olmadan yayındaki ivmeyi koruması amaçlanıyor.

Bunun yanı sıra Süper Chat, Süper Etiketler ve hediyeler gibi yollarla yayıncıya destek olan izleyiciler, satın alma işleminden hemen sonra kendilerine özel reklamsız bir pencereyle ödüllendirilecek.

Süper Chat ve Süper Etiketler, kullanıcıların sohbetteki mesajlarının öne çıkması için satın aldığı özellikler.

Şirket artık daha fazla ülkedeki içerik üreticisinin canlı yayınlarda hediye alabileceğini belirtirken, listeye Kanada, Güney Kore, Endonezya, Tayland, Avustralya ve Yeni Zelanda eklendi. Bu uygulama Türkiye'de henüz mevcut değil.

Canlı yayınları öne çıkarmayı amaçladığı anlaşılan YouTube'un bir diğer yeniliği de içerik üreticilerinin, artık aynı anda hem dikey hem de yatay formatlarda yayın yapma imkanı olması.

Platform, 2025'te ABD'deki canlı yayın izleme süresinin yüzde 30'undan fazlasının televizyonlardan geldiğini ve bu nedenle yayıncılara içeriklerini her türlü ekrana göre ayarlama imkanı vermek istediğini belirtiyor.

YouTube içerik üreticilerine daha fazla yaratıcı kontrol kazandıracak canlı yayın özelliklerini gelecek aylarda çıkarmayı planladığını ifade ediyor.

Independent Türkçe, TechCrunch, Gizmodo, YouTube


Avrupa’dan ABD’siz Hürmüz Boğazı planı: Neler hedefleniyor?

Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
TT

Avrupa’dan ABD’siz Hürmüz Boğazı planı: Neler hedefleniyor?

Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)

Birleşik Krallık (BK) ve Fransa önderliğinde Avrupa ülkeleri, savaş sonrası dönemde ABD olmadan Hürmüz Boğazı'nı açmak için plan yapıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan kaynaklar, planda ABD, İsrail ve İran'ın yer almayacağını söylüyor.

Hürmüz'ün açılmasına yönelik plana BK'nin yanı sıra Almanya'nın da katılabileceğini ifade ediyorlar.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve BK Başbakanı Keir Starmer, savaş sonrası dönemde Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına ilişkin planları Paris'te cuma günü düzenleyecekleri toplantıda görüşecek. Diğer ülkelerin de videokonferans yoluyla katılacağı etkinlik için Çin ve Hindistan'a da davet gönderildiği fakat bu ülkelerin katılımının henüz kesinleşmediği aktarılıyor.

Kaynaklara göre Fransa yönetimi, Tahran'ın plana yanaşmamasına yol açacağı için ABD'nin sürece dahil edilmesini istemiyor. BK yönetimiyse Washington'ın planda yer almamasının operasyonun kapsamını sınırlandırabileceğini savunuyor.

Avrupa'nın üzerinde çalıştığı planın üç genel hedefi var. Birincisi, halihazırda Hürmüz'de mahsur kalmış yüzlerce geminin bölgeden ayrılmasını sağlamak için gerekli lojistik altyapıyı oluşturmak. Ardından gemilerin boğazın daha geniş bir bölümünü kullanabilmesi için mayın temizleme çalışması yürütülmesi öngörülüyor. Devrim Muhafızları, ABD-İsrail saldırılarıyla 28 Şubat'ta başlayan savaşta Hürmüz'ün bazı bölgelerine mayın döşemişti.

Analistlere göre Avrupa, mayın temizleme operasyonları için ABD'den çok daha fazla kaynağa sahip. ABD mayın temizleme filosunu büyük ölçüde hizmet dışı bırakmışken, Avrupa güçlerinin 150'den fazla gemisi var.

Planın nihai amacıysa nakliye şirketlerine Hürmüz'den geçmenin güvenli olduğuna dair teminat vermek. Bunun için fırkateyn ve muhripler aracılığıyla düzenli askeri eskort ve gözetim sağlanması öngörülüyor.

Washington ve Tahran heyetleri arasında 11-12 Nisan'da yapılan görüşmelerde sonuç elde edilememesi üzerine ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması talimatını vermişti.

Trump, dünkü açıklamasında İran'la müzakerelerin iki güne tekrar başlayabileceğini öne sürerken, Beyaz Saray ablukayı daha da sıkılaştırıyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ablukayla İran'ın ekonomik faaliyetlerinin yüzde 90'ının durdurulduğunu savundu.

Trump, Amerikan donanmasının Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesine NATO ve Körfez ülkelerinin de destek vereceğini iddia etmişti.

Ancak başta BK ve Fransa olmak üzere NATO müttefikleri, ablukaya destek vererek çatışmalara dahil olmayacaklarını bildirmişti.

Starmer, "Ablukayı desteklemiyoruz" derken, Macron Hürmüz'deki durumun normale dönmesini sağlamak amacıyla "çok uluslu bir misyon" kurulacağını duyurmuştu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, DW


Trump’ın Hürmüz ablukası, ABD-Çin ilişkilerini nasıl etkileyecek?

ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
TT

Trump’ın Hürmüz ablukası, ABD-Çin ilişkilerini nasıl etkileyecek?

ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka, Çin'le gerginliği düşürme stratejisinde sorun yaratabilir.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda pazartesi günü uygulamaya başladığı abluka, savaş öncesi dönemde İran petrolünün yüzde 80'inden fazlasını satın alan Çin'le ilişkilerde gerginliğe yol açabilir.

Donald Trump, nisanda yapmayı planladığı Çin ziyaretini İran savaşı nedeniyle mayısa ertelemişti. New York Times'a (NYT) konuşan kaynaklar, Hürmüz Boğazı'ndaki abluka sürse bile Trump'ın Pekin'de Çin lideri Şi Cinping'le görüşmeyi tekrar ertelemeyeceğini savunuyor.

Diğer yandan Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan pazartesi günü yapılan açıklamada, Beyaz Saray'ın abluka kararı "sorumsuzca ve tehlikeli" diye nitelenmişti.

Şi de salı günkü İspanya ziyaretinde, Pekin ve Madrid yönetimlerinin "dünyanın orman kanunlarına geri dönmesini engellemek için birlikte çalışacağını" söyledi.

ABD'nin ablukasına rağmen yaptırımlara tabi Çin menşeli "Rich Starry" gemisinin boğazdan geçmesi de dikkat çekmişti.

NYT'ye göre Trump, Şi yönetimine karşı tavrını yumuşak tutmaya çalışırken, İran savaşı Pekin'le ilişkilerinde elini zora sokuyor.

Joe Biden döneminde görev yapmış ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Kurt Campbell, şunları söylüyor:

Başkan Trump, en önemli iki hedefinin birbiriyle doğrudan çeliştiği bir durum yarattı. Bunlardan biri, Çin'inkiler de dahil Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm yük gemilerinin takibe alınması ve kontrol edilmesi. Diğeriyse Pekin'e yapacağı ziyaretin açıkça olumlu geçmesi yönündeki isteği.

Analize göre, yaklaşık bir ay sonra gerçekleşecek toplantı öncesinde ABD'nin ocak ayında Venezuela'ya baskın düzenleyip Nicolas Maduro'yu kaçırması ve Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka gibi kritik konuların nasıl bir çerçevede tartışılacağı henüz belirlenmedi.

Ayrıca iki liderin görüşmesinde büyük ihtimalle Tayvan meselesi, Çin'in nükleer silah cephaneliği ve Pekin'İn Güney Çin Denizi'ndeki askeri faaliyetleri gibi başlıklar da gündeme gelecek.

Georgetown Üniversitesi'nden Rush Doshi de "İran'daki durum, ABD ve Çin arasındaki gerginliği azaltma ortamını bozabilir" diyor.

Diğer yandan ABD merkezli Pew Araştırma Merkezi'nin salı günü yayımladığı anket sonuçlarına göre 2023 itibarıyla Amerikalıların yalnızca yüzde 14'ü Çin'e olumlu bakıyordu.

Ancak bu oranın son çalışmada yüzde 27'ye çıktığı görülüyor. Özellikle Demokratlar ve gençler arasında Çin'e yönelik tutumun değiştiğine dikkat çekiliyor.

Amerikalıların yüzde 17'si, Şi'nin dünyadaki sorunlarla ilgili doğru adımlar atacağına güven duyduğunu belirtiyor. Bu oran da 2023'tekine kıyasla iki kat arttı.

Öte yandan, halkın Trump'ın Çin hakkında doğru politika kararları alacağına duyduğu inanç azalıyor. Trump'a duyulan güven oranı yüzde 39'a gerileyerek geçen yıla göre 6 puan düştü.

Independent Türkçe, CNN, New York Times, Global Times, BBC