Trump'ın etrafındaki adamlar: Teknoloji devleri Beyaz Saray’a kur yapıyor

Büyük şirketlerin liderlerinin kazanacakları çok şey olsa da özerkliklerini kaybetme riskiyle de karşı karşıyalar

Teknoloji devleri Trump'ın yemin töreninde adeta şov yaptı (Reuters)
Teknoloji devleri Trump'ın yemin töreninde adeta şov yaptı (Reuters)
TT

Trump'ın etrafındaki adamlar: Teknoloji devleri Beyaz Saray’a kur yapıyor

Teknoloji devleri Trump'ın yemin töreninde adeta şov yaptı (Reuters)
Teknoloji devleri Trump'ın yemin töreninde adeta şov yaptı (Reuters)

Tarık eş-Şami

Donald Trump ikinci kez ABD başkanı olarak göreve başladığında, 47’nci Başkan'ın Oval Ofis'e dönüşünü destekleyen ülkenin teknoloji sektörünün en büyük isimlerinden bazıları arka planda yer aldı. Ancak bu dev teknoloji şirketlerinin liderleri seçimi kazanmasından bu yana Trump'a daha da yakınlaştıkça, bu yakınlığın ABD'ye sağlayabileceği yararlar ve zararlar konusunda ‘Teknoloji sektörü Washington yönetiminin siyasi baskısı karşısında dayanabilir mi? Bu devler hızla değişen bir dünyada ekonomik çıkarlarını ve bağımsızlıklarını nasıl dengeleyebilir?’ gibi sorular da ortaya çıkmaya başladı.

Beyaz Saray'a geri dönen Başkan Trump’ın yemin töreninin Apple CEO'su Tim Cook ve Tesla CEO'su Elon Musk gibi uzun süredir kendisine yakın olan ya da Amazon'un kurucusu Jeff Bezos ve Meta CEO'su Mark Zuckerberg’in yanı sıra Trump'ın ABD’deki faaliyetleri ABD'li bir şirket tarafından satın alınana kadar fiili olarak tamamen kapatılmadan önce 75 gün süre TikTok’un CEO'su Shou Zi Chew gibi kendisiyle geçmişte gerginlik yaşayan, ancak dramatik bir şekilde değişen teknoloji sektörünün en ünlü ve en zengin isimleriyle dolu olması hiç şaşırtıcı değildi.

Trump bu durumu birkaç gün önce özel bir kutlamanın yapıldığı Mar-a-Lago'daki tatil köyünde, teknoloji devlerinin daha göreve gelmeden önce ABD’nin seçilmiş Başkanıyla aralarını düzeltmeye çalışan diğer iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılmasını sağlayan ziyaretler, yemekler, mali vaatler ve girişimler silsilesine atıfla söylediği “İlk dönemimde herkes benimle savaşıyordu, ama bu dönemimde herkes arkadaşım olmak istiyor” sözleriyle açıkladı.

Olağandışı artış

CEO’lar sadece yemin töreninde yer almakla kalmadılar, Trump’ı 2024 yılındaki seçim zaferinden bu yana milyonlarca dolarla desteklemek için birbirleriyle adeta yarıştılar, ancak bunların hiçbiri ABD başkanlarının yemin törenleri için sıra dışı şeyler değil. Teknoloji şirketleri ve yöneticileri de dahil olmak üzere, eski Başkan Joe Biden'ın yemin töreninde de bağışta bulunmuşlardı. Fakat burada ilginç olan teknoloji şirketlerinin Trump'ın açılış fonuna milyonlarca dolar akıtarak, daha önceki başkanlara yaptıkları bağışlara kıyasla yüzde 25'e varan bariz bir artış göstermeleri oldu. Trump geçmişte Bezos ve Zuckerberg gibi bazı dev teknoloji şirketlerinin CEO’larıyla kamuoyu önünde tartıştı. Hatta Zuckerberg’i hapse atmakla tehdit edecek kadar ileri gitti. Peki teknoloji endüstrisi Trump ile yenilenen ilişkilerden ne bekliyor?

fgrthyju
Trump yemin töreni sırasında bir katılımcıya bakarken (AFP)

Birinci neden teknoloji şirketleri son beş yılda Washington'ın gelecekleri için kritik öneme sahip olduğunun farkına vardılar. Bu yüzden doğal olarak ABD yönetimiyle daha yakın çalışmayı istemeye başladılar. İkinci neden ise Trump'ın sadakate değer vermesi ve insanların sadakatlerini ifade etme yollarından birinin ona para vermek olması. Yani Deepwater Asset Management'ın yönetici ortağı Gene Munster’ın dediği gibi Trump’ın sizi ciddiye alması için bunun bedelini ödemeniz gerekiyor.

Gerginlikten memnuniyete

Trump'la olan ilişkilerindeki değişimden en çok yararlananlar, Bezos ve Zuckerberg olabilir. Bezos'un yeni başkanla olan ilişkisi, Amazon CEO’sunun aynı zamanda Washington Post'un da sahibi olması nedeniyle ilk döneminde oldukça çalkantılıydı. Bezos ile sosyal medya platformları üzerinden tartışan Trump, seçim öncesinde Washington Post'un kendisiyle ilgili haberlerini Bezos'la ilişkilendirdi. Bu yüzden Bezos, prestijli gazetenin yayın kurulunun son başkanlık seçimlerinde eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris'i desteklemesini engellemek için bir adım attı. Bu desteğin bir önyargı algısı yarattığını söyleyen Bezos'un bu kararı, büyük bir öfkeyle karşılandı. Gazetenin önde gelen bazı gazetecileri istifa ederken yüz binlerce Washington Post abonesi aboneliklerini iptal etti.

Elon Musk'ın SpaceX Şirketi’nin rakibi Blue Origin'in sahibi olan Bezos için Trump'ın gözüne girmek, önümüzdeki yıllarda devlet ihalelerini kazanmak için daha iyi fırsatlar anlamına geliyor olabilir.

xscdvfgr
Bezos ve Zuckerberg, Trump'ın yemin törenine katıldı (AFP)

Zuckerberg yıllardır Trump'ın kötü tarafındaydı ve Başkan ilk döneminde onu eleştirerek META CEO'sunun şirketine bağlı sosyal medya platformlarında muhafazakâr sesleri kasıtlı olarak sansürlediğini iddia etti. İşler Zuckerberg'in 2020 ocağında Kongre Binası'na yapılan saldırının ardından Trump'ın Facebook hesabını askıya almasıyla daha da kötüleşti.

Trump'ın seçimi kazanma ihtimali arttıkça, Zuckerberg, durumu değiştirmek ve seçilmiş Başkanı kazanmak için kendisini ve şirketini kademeli olarak dönüştürmeye başladı. Öyle ki X platformu tarzı bir topluluk geri bildirim yaklaşımı çerçevesinde kimlik doğrulama kontrol programını kaldırmak gibi tartışmalı adımlar attı. Zuckerberg, şirketin çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık çabalarına son vererek benzer adımlar atan diğer CEO’lara katıldı.

Beklenen avantajlar

Öte yandan, Salesforce CEO'su Marc Benioff'un da söylediği gibi, Trump yönetiminin Biden yönetimine kıyasla sektör için önemli konuları dinlemeye daha ilgili görünmesinden cesaret alan büyük teknoloji şirketleri, Trump'ın ikinci döneminde çeşitli avantajlar elde etmeyi bekliyor.

ABD yönetimiyle ilişkilerini güçlendirebilen şirketlerin, daha düşük vergiler ve inovasyon için artan hükümet desteği gibi somut ekonomik avantajlar elde ettiği daha önce de görülmüştü. Washington'daki Brookings Enstitüsü tarafından hazırlanan bir rapora göre Trump'ın ilk döneminde teknoloji şirketlerinin kârlarında ortalama yüzde 15'lik bir artış görüldü.

Söz konusu CEO’lar Başkan Trump'ı nakit bağışlarla desteklerken, ABD yönetiminin iş dünyasına verdiği desteğin 2017 yılında olduğundan daha da artacağını ve yaptıkları büyük bağışlar sayesinde, politikalar belirlenirken masada söz sahibi olacaklarını düşünüyorlar. Bu durum, göreve başlamasının arifesinde dünyanın en değerli şirketi olan Apple'ın CEO'su Tim Cook ile görüşen Trump'ın attığı adımlarla açıkça görüldü. Dünyanın en değerli şirketi olan Apple, yapay zeka (YZ), gelişmekte olan teknolojiler ve diğer endüstrilerin ABD'de inşa edilmesini sağlamaya yardımcı olacak büyük yatırımlar yapacak.

Yapay zeka geliştirme

YZ, hızlı değişimlerin ve yeteneklerinin muazzam gelişimi nedeniyle yeni yönetimin özellikle ilgisini çekecek gibi görünüyor. Bu yüzden Microsoft yöneticileri Trump'ın yakın müttefiki olan yatırımcı Marc Andreessen'i YZ politikasına yaklaşımlarını geliştirmeye ve Trump yönetimini ise teknoloji şirketlerinin YZ sistemlerini eğitmek için kamuya açık verileri kullanmasını zorlaştıracak telif hakkı yasalarını güçlendirme girişimlerinden geri adım atmaya çağırdı.

Trump, eski Başkan Joe Biden'ın YZ ile ilgili olarak bu teknolojinin geliştirilmesini engellemeden insanların haklarını ve güvenliğini korumayı amaçlayan kapsamlı kararnamesini iptal etti, ancak bunun yerine ne yapacağını belirtmedi. Trump, seçim kampanyası sırasında YZ teknolojisi geliştirilirken bunun ifade özgürlüğü ve insan refahının önemli bir parçası olması gerektiğini söyledi.

Teknoloji şirketleri, YZ’nin gelecekteki olası yasal ve düzenleyici düzenlemeleri söz konusu olduğunda Trump'ın desteğini almak için onu dinlemeye istekli olduklarından, Sam Altman'ın OpenAI şirketi Trump'ın seçim kampanyasına büyük bir bağışta bulundu. ABD’nin 47’nci Başkanı’na yakınlığıyla bilinen Musk, şirketi dağıtmaya çalışsa da Altman'ın bağışları Trump ile iyi ilişkiler kurulmasını sağlıyor.

Trump'ın İçişleri Bakanlığı'na aday gösterdiği Doug Burgum’un veri merkezlerinden ve YZ geliştiricilerinden gelen artan talebi karşılamak için elektrik üretimini artırma ihtiyacından bahsetmesi, Beyaz Saray yönetiminden teknoloji şirketleri yöneticilerine verilen umut verici bir karşılık olarak görüldü. YZ savaşının, savunmadan sağlığa, eğitimden üretkenliğe kadar her şeyi etkilediğini ve önümüzdeki 18 ay içinde YZ alanında devrim niteliğinde olacağını belirtti. Dolayısıyla Trump yönetiminde bununla uygun bir şekilde bu savaş için bir acil durum hali ve anlayış olduğu söylenebilir.

Birleşme ve rekabet

Teknoloji şirketleri ayrıca yeni yönetimin antitröst (ticaret engellerini ve piyasa rekabetini önlemek için hükümetlerce izlenen politikalar) uygulamalarına yaklaşımının büyük teknoloji platformlarının denetimini kolaylaştırmak ve daha geniş bir birleşme ve satın alma ortamını daha elverişli hale getirmek için önemli ölçüde değişeceğini umuyor. Bu, özellikle orta ölçekli teknoloji şirketleri için konsolidasyon fırsatlarının artmasına yol açacak olsa da büyük teknoloji platformları soruşturmalarla karşı karşıya kalmaya devam edebilir.

sdvfgrthy
Trump'ın yemin töreni sırasında cep telefonları teknoloji devlerinin elinden düşmedi (AFP)

Hem Microsoft’un hem de Google’ın birleşme ve satın almalar konusunda mercek altında oldukları bir dönemde antitröst sorunlarıyla karşılaştıklarında yardım isteyebilecekleri bir dönemde Trump ile olumlu bir ilişkiye sahip oldukları için muhtemelen buna minnettar olacaklar.

Ticaret ve tedarik zincirleri

Uluslararası ticaret politikalarının, özellikle Çin ile ilişkiler çerçevesinde teknoloji sektörü üzerinde önemli bir etkiye sahip olması bekleniyor. Trump, özellikle Çin'den gelen mallara odaklanarak, teknoloji şirketlerinin küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirebilecek büyük gümrük vergileri önerdi. Bu vergiler, bileşenlerin ve bitmiş ürünlerin maliyetlerini artırabilir ve şirketleri üretim ve kaynak bulma stratejilerini yeniden yapılandırmaya itebilir.

Şirketlerin olası gümrük vergileri ve ticari kısıtlamalar nedeniyle zarar görmelerini en aza indirmek için şirket içinde üretim yapmayı ya da tedarik zincirlerini çeşitlendirmeyi düşünmeleri gerekebilir. ABD yönetiminin yerli üretimi ve uluslararası ticaret ilişkilerini desteklemeye yönelik mevcut politikaları yeniden değerlendirmesi nedeniyle yarı iletken endüstrisi önemli değişikliklerle karşılaşabilir.

Apple CEO’su Tim Cook, Trump'ın planladığı gümrük tarifelerini ve bunların şirketin gelirleri üzerindeki etkilerinin yanı sıra şirketinin karşı karşıya kalmaya devam ettiği antitröst sorunlarını tartışmayı isteyebileceğini umuyor.  

Göç ve yetenekler

Başkan Trump tarafından uygulanması beklenen göç politikası değişikliklerinin, teknoloji sektörünün uluslararası yetenekleri çekme ve elinde tutma becerisini etkileyebilir. Sektör, özellikle Trump tarafından hükümetin verimliliğini yönetmek üzere Elon Musk ile birlikte atanan Vivek Ramaswamy tarafından uygulamaya konulan H1B vizesinin yarattığı kargaşanın ardından, teknoloji alanındaki işgücünün gelişimi için geleneksel olarak kritik öneme sahip olan H1B vize programlarında ve diğer göçmenlik politikalarında yapılacak olası düzenlemelerden çekiniyor. Ramaswamy, Trump yönetiminden ayrılmasına neden olabilecek ırkçı yorumlara maruz kalmıştı.

Şirketlerin yetenek stratejilerini uyarlamaları ve beceri eksikliklerini gidermek için yerel eğitim programlarına yatırımı artırmaları ya da göçmenlik kısıtlamalarını aşarken küresel yetenek havuzlarına erişmek için uzaktan çalışma seçenekleri geliştirmeyi içerebilecek alternatif yaklaşımları değerlendirmeleri gerekebilir.

Yönetime yakın olmanın zararları

Teknoloji analisti Dr. James Harris, vergi indirimleri edinmek, büyümeyi teşvik etmek ve kısıtlayıcı düzenlemeleri azaltmak için ABD yönetimiyle yakınlaşmanı avantajları olmasına rağmen bu yakınlaşmanın siyasi olarak aşırı güvene yol açabileceğine, çünkü şirketlerin değerleriyle veya uzun vadeli stratejileriyle çelişen tavizler vermek zorunda kalabileceğine dikkati çekti.

sxcdfvgh
Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünden en çok faydalanan kişi Musk gibi görünüyor (AFP)

Bir başka endişe kaynağı da bu ilişkinin şirketleri siyasi baskıya daha açık hale getirerek özgürce yenilik yapma kabiliyetlerini sınırlaması. Yale Üniversitesi’nden siyaset bilimci Dr. Robert Miller, yönetime yakın olmayı ‘iki ucu keskin bir bıçak’ olarak değerlendirdi. Miller’e göre bu yakınlık bazı ekonomik fırsatlar sağlarken, şirketleri stratejik kararlarını etkileyebilecek önemli bir siyasi baskı altına da sokacaktır.

Bağımsızlığını yitirme riski

Ancak şirketlerin bağımsızlıklarını kaybettiklerini söyleyebilir miyiz? Columbia Üniversitesi'nden ekonomist Dr. Carlos Rodriguez, ABD’li büyük şirketlerin halen kendi kararlarını alma konusunda önemli bir kabiliyete sahip olduklarını ve bu kararlar üzerinde hükümet politikalarının açıkça etkili olduğunu söyledi. Rodriguez'e göre gerçek özerklik, dış baskılar olmaksızın karar verebilme yeteneği anlamına geliyor. Şirketler büyük ölçüde özgürlüğe sahip olsalar da iktidarla yakın bağları olması bir karmaşıklığa neden olabiliyor.

Ancak Harvard Üniversitesi’nden yönetim uzmanı Laura Martinez, iktidarla yakınlaşmanın bağımsızlığın yitirilmesine yol açabileceği konusunda uyardı. Çünkü Martinez’e göre şirketler kendilerini, diğer paydaşların çıkarlarıyla çatışsa bile, iktidarın taleplerine uymak zorunluluğuyla karşı karşıya bulabilir.



ABD'li yetkililer, İran savaşındaki taktik hatasına işaret ediyor

ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
TT

ABD'li yetkililer, İran savaşındaki taktik hatasına işaret ediyor

ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)

Geçen yılın ortalarında, Trump yönetiminin, İran'ın yaygın kullandığı ölümcül drone'a karşı savunma sistemlerini güçlendirme konusunda Ukrayna'dan gelen yardım teklifini reddettiği bildirildi.

Şimdiyse, İran drone'larının çok sayıda ABD askerini öldürmesinin ardından, Amerikalı yetkililer ilk girişimin göz ardı edilmesini büyük bir hata olarak görüyor.

Bir ABD yetkilisi Axios'a, "Eğer bu [İran'daki savaş] öncesinde yaptığımız taktiksel bir hata veya yanlış varsa, işte buydu" diye konuştu

Geçen ağustosta, Ukraynalı yetkililerin, Rusya'nın Ukrayna'daki savaş için cephaneliğinin önemli bir parçası haline getirdiği İran'ın düşük maliyetli, isimsiz, kamikaze Şahid drone'larına karşı koymak için ABD'ye savaşta kendini kanıtlamış teknolojiyi satmaya çalıştığı bildirildi.

Ukraynalıların bu teklifi, 18 Ağustos'ta Beyaz Saray'da kapalı kapılar ardında yapılan toplantıda dile getirdiği ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'nin Trump'a ilişkileri güçlendirmenin bir yolu olarak önleyici drone teklif ettiği bildirildi. Hatta iddialara göre teklif, o dönemde varsayım olan bir İran savaşı sırasında drone'ların Ortadoğu'da nasıl bir tehdit oluşturabileceğini anlatan slaytları içeren PowerPoint sunumuyla son buldu.

Başkanın ekibinden Ukrayna'dan gelen teklifi incelemesini istediği ancak teklifin sonraki aylarda ele alınmadığı ve Trump yönetimindeki bazı isimlerin Zelenski'nin gösteriş yaptığını düşündüğü bildiriliyor.

Ağustosta gerçekleştiği bildirilen görüşmeden aylar önce, Trump ve Zelenski arasında Oval Ofis'te yapılan bir görüşme, Ukrayna liderinin ABD yardımına yeterince minnettar olmadığı yönünde gergin bir tartışmaya dönüşmüş, üstelik tüm bunlar haber kanallarının kameraları önünde yaşanmıştı.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, The Independent'a, "İran'ın misilleme saldırıları yüzde 90 azaldı çünkü balistik füze kabiliyetleri tamamen yok ediliyor" dedi.

Bu korkak isimsiz kaynakların yaptığı bu betimleme doğru değil ve sadece dışarıdan baktıklarını kanıtlıyor. Bakan Hegseth ve ordu, İran rejiminin olası tüm tepkilerine karşı planlama yaparken inanılmaz bir iş çıkardı ve Destansı Öfke Operasyonu'nun tartışmasız başarısı ortada.

Artık durum tersine döndü. ABD, İran Şahidleri'nin doğrudan tehdidi altında ve Ukrayna'nın dronesavar teknolojisi, Ortadoğu'daki ABD ve müttefik üslerindeki birçok yüksek maliyetli, geleneksel hava savunma sistemine göre çok daha ekonomik bir yol sunuyor.

sdfgrthyj
Rusya'nın ülkeye karşı savaşında düşük maliyetli drone'ları önemli bir unsur haline getirmesi nedeniyle Ukrayna, drone saldırılarına karşı koymada öncü hale geldi (AP)

Askeri liderlerin geçen hafta meclis üyelerine, İran drone'larının beklenenden daha fazla zorluk çıkardığını çünkü ABD hava savunmasının hepsini durduramadığını söylediği bildirildi.

Zelenski'ye göre ABD yardım için kendisine başvurdu ve Ukrayna lideri, Ürdün'deki ABD üslerini korumaya yardımcı olmak için drone ve uzmanlar gönderdiğini söyledi.

Ukrayna, kamuoyunda müttefik ülkelerden daha fazla ABD yapımı Patriot füzesi talep etti.

Ayrıca ABD, düşük maliyetli İran yapımı Şahid drone'larından esinlenerek geliştirdiği Lucas drone'larını da sahaya sürdü.

Başkanın oğulları Eric ve Donald Trump Jr.'ın, orduya tedarik sağlayabilecek Florida merkezli bir drone şirketini desteklediği bildiriliyor.

İran drone'larıyla ilgili zorluklara rağmen ABD, İran ordusunun büyük bir bölümünü felç ettiğini ve kamuoyu desteğini giderek kaybeden savaşın yakında sona ereceğini savunuyor ancak başkan ve ekibi ayrıntı vermiyor.

Independent Türkçe 


Trump ve Epstein'i "Titanik yaparken" gösteren heykel Washington'a dikildi

ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
TT

Trump ve Epstein'i "Titanik yaparken" gösteren heykel Washington'a dikildi

ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump ve ölü pedofil Jeffrey Epstein'i ünlü bir film sahnesini canlandırırken tasvir eden yeni heykel, salı günü ABD Kongre Binası yakınındaki National Mall’a yerleştirildi.

Dünyanın Kralı adlı büyük heykel, 1997 yapımı gişe canavarı Titanik'teki (Titanic), kahramanlarının batacak geminin pruvasında birlikte durdukları ünlü sahneye gönderme yapıyor.

Heykelin kaidesindeki levhada, "Jack ve Rose'un trajik aşk hikayesi lüks bir yolculuk, gürültülü partiler ve gizli çıplak çizimler üzerine kurulmuştu" deniyor.

Bu anıt, Donald Trump'la Jeffrey Epstein arasındaki bağı onurlandırıyor.

Turistler, Trump ve Epstein'in fotoğraflarının yanı sıra "Amerika'yı Yeniden Güvenli Yap" ifadesinin yer aldığı bir dizi pankartın önünde bulunan heykelin fotoğraflarını çekerken görüldü.

The New Republic'e göre bu, üyeleri anonim olan Secret Handshake adlı grup tarafından National Mall'a yerleştirilen en yeni protesto sanat eseri.

dsfbhtyj
Heykelin arkasında, Trump ve Epstein'in fotoğrafının yanı sıra "Amerika'yı Yeniden Güvenli Yap" ifadesini gösteren bir dizi pankart vardı (AFP)

Eylülde grup, Cumhuriyetçi başkan ve Epstein'in el ele tutuştuğu bir heykeli Kongre binasının önüne dikmiş, bu heykel hızla kaldırılmıştı.

6 Ocak isyancılarını eleştiren bir dışkı heykeli ve Trump'ın Epstein'e yazdığı iddia edilen doğum günü mektubunun büyük bir kopyasının da arkasında bu grup vardı.

Trump'ın Epstein'le ilişkisi, Adalet Bakanlığı'nın kasımda yürürlüğe giren Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası uyarınca ölen cinsel suçlu hakkındaki dosyalarını yayımlamaya başlamasından bu yana yoğun bir şekilde inceleniyor. Dosyaların birçoğunda Trump'ın yanı sıra diğer üst düzey isimlerin de adı geçiyor.

ABD Adalet Bakanlığı bu ay 79 yaşındaki başkanın adını içeren yeni bir dosya grubu yayımladı. Bu belgeler arasında Trump'ın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia eden bir kadınla FBI'ın yaptığı görüşmeleri detaylandıran üç not da bulunuyor. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, iddia hakkında "tamamen asılsız" ve "hiçbir güvenilir kanıtla desteklenmiyor" dedi.

Birçok Demokrat da başkanın, Bill ve Hillary Clinton'ın yanı sıra Epstein'in uzun süredir ortağı olan Les Wexner'ı da sorgulayan Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi önünde ifade vermesi çağrısında bulundu. Ancak komitedeki Cumhuriyetçiler, Trump'ın herhangi bir yanlış yapmadığının kanıtlandığını söyledi.

Trump, 1990'lar ve 2000'lerde Epstein'i sosyal olarak tanıyordu ve ikili, Mar-a-Lago ve New York'taki Plaza Oteli de dahil birçok yerde birlikte fotoğraflandı. Epstein, 2017'de hapishanede intihar olarak değerlendirilen ölümünden iki yıl önce, yazar Michael Wolffe'a Trump'ın "en yakın arkadaşı" olduğunu söylemişti.

Başkan, hüküm giymiş cinsel suçluyla ilişkisini yıllar önce kestiğini ve herhangi bir yanlış davranışta bulunmadığını defalarca dile getirdi. Epstein tartışmasını Demokratlar tarafından uydurulmuş bir "aldatmaca" diye niteledi.

Independent Türkçe


İsrail ordusu: “İran yüzlerce füzeyle misket bombası attı”

İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
TT

İsrail ordusu: “İran yüzlerce füzeyle misket bombası attı”

İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)

İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) göre İran'ın şimdiye dek fırlattığı 300 balistik füzenin yaklaşık yarısı misket bombası taşıyordu.

IDF'nin salı günü yaptığı açıklamada, İran'ın kullandığı misket bombaları nedeniyle pazartesi günü iki kişinin öldüğü, bir kişinin de ağır yaralandığı bildirildi.

Açıklamada, İran füzelerindeki misket bombalarının yaklaşık 10 kilometre yarıçapında yayılarak kontrol edilemez şekilde hasar yarattığı belirtildi.

Salı günü de İsrail'in Kudüs bölgesindeki Beyt Şemeş şehrine misket bombası taşıyan bir füze fırlatıldığı fakat can kaybı yaşanmadığı aktarıldı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Times of Israel'e konuşan İsrailli askeri yetkililer, hava savunma sistemlerinin misket bombası taşıyan füzelerin etkisini tamamen engellemekte zorlandığını söylüyor.

Uluslararası Af Örgütü, geçen yıl haziranda patlak veren 12 günlük savaşta da İran'ın İsrail'e en az üç kez misket bombası attığını duyurmuştu.

Tahran yönetimi, misket bombası kullandığına dair iddialarla ilgili açıklama yapmadı.

Diğer yandan Guardian'ın Kasım 2025'teki analizinde, İsrail ordusunun Lübnan'a saldırılarda benzer misket bombaları kullandığı ortaya konmuştu. İsrail'in bunları 155 milimetrelik M999 Barak Eitan ve 227 milimetrelik Ra'am Eitan güdümlü füzelerine yerleştirdiği tespit edilmişti. Tel Aviv yönetimiyse iddiaları ne doğrulamış ne de reddetmişti.

2010'da yürürlüğe giren Misket Bombası Anlaşması (CCM), bu mühimmatın kullanımını, üretimini, stoklanmasını ve transferini yasaklıyor. Türkiye'nin yanı sıra ABD, İsrail ve İran da anlaşmaya taraf değil.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı harekatta ülkenin dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey yetkililer öldürülmüştü. Hamaney'in yerine oğlu Mücteba'nın geçtiği de 8 Mart'ta duyurulmuştu.

Tel Aviv ve Washington farklı hedeflere sahip

İran'a saldırılar sürerken Washington'la Tel Aviv'in savaşın gidişatına ilişkin görüş ayrılığı yaşadığı aktarılıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de pazartesi düzenlediği basın toplantısında, Tahran yönetimiyle savaşın "çok yakında biteceğini" öne sürmüş, İran ordusunun gücünü kaybettiğini savunmuştu. Cumhuriyetçi lider, önceki açıklamalarında operasyonun 4 haftadan uzun sürebileceğini söylemişti.

Wall Street Journal'ın analizine göre Trump, savaşı “kendi koşullarıyla" kısa sürede bitirmek isterken İsrail lideri Binyamin Netanyahu, İran'da rejim değişikliği koşulları oluşana dek harekatı sürdürmeyi planlıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla konuşan ABD'li yetkililer, Washington'ın İran'daki enerji altyapısını vuran İsrail'i uyararak bunu tekrarlamamasını istediğini de söylüyor.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu'ndan Ali Vaez şu değerlendirmeleri paylaşıyor:

Trump, insanlık tarihinin en eski dersini öğreniyor olabilir: Savaş başlatmak, sona erdirmekten çok daha kolaydır. İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini sürdürmek için her türlü motivasyona sahipken, İsrail ise kendi kampanyasını durdurmak için hiçbir neden görmeyebilir.

Times of Israel'in analizine göre savaşın yarattığı ekonomik sarsıntı da ABD'yle İsrail arasındaki görüş farklılıklarını etkiliyor.

George W. Bush döneminde Beyaz Saray'ın Ortadoğu danışmanı olarak görev yapan Michael Singh, İsrail'in saldırıları sürdürmek isteyeceğini vurgularken, "ABD uzun süreli bir çatışmaya pek istekli olmayabilir" diyor.

Analizde özellikle ABD ve Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik bağların ve Beyaz Saray'ın Ortadoğu'dan almak istediği yatırımların çatışmalar nedeniyle tehlike altında olduğuna dikkat çekiliyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, Wall Street Journal