Trump'ın affettiği 6 Ocak isyancısı bir gün sonra yeniden tutuklandı

Ball, 6 Ocak'ta Kongre Binası'na düzenlenen saldırıya katılan binlerce kişiden biriydi (AFP)
Ball, 6 Ocak'ta Kongre Binası'na düzenlenen saldırıya katılan binlerce kişiden biriydi (AFP)
TT

Trump'ın affettiği 6 Ocak isyancısı bir gün sonra yeniden tutuklandı

Ball, 6 Ocak'ta Kongre Binası'na düzenlenen saldırıya katılan binlerce kişiden biriydi (AFP)
Ball, 6 Ocak'ta Kongre Binası'na düzenlenen saldırıya katılan binlerce kişiden biriydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın isyancılara kapsamlı bir af çıkarmasının ardından, şiddet suçundan yargılanan yüzlerce 6 Ocak isyancısından biri olan Daniel Charles Ball'un davası salı günü düşürülmüştü ama Ball, çarşamba günü yeniden tutuklandı.

39 yaşındaki Ball, 6 Ocak 2021'le bağlantılı davasının düşürülmesinin üzerinden bir gün geçmeden Florida Orta Bölge Mahkemesi'ndeki büyük jürinin yönelttiği ateşli silah suçlamasıyla Washington D.C.'de tutuklandı.

Çarşamba günü açıklanan iddianamede Ball'un, 2017'yle 2021 arasında üç suçtan hüküm giydiği halde Mayıs 2023'te ateşli silah ve mühimmat taşıdığı iddia ediliyor.

İddianameye göre Ball, 2017'de boğarak darp etme yoluyla aile içi şiddet, 2021'de de kolluk kuvvetlerine şiddetle direnme ve darp suçlarından hüküm giymişti.

Ateşli silah suçlaması, 6 Ocak davasında yöneltilen suçlamalarla bağlantılı değildi ama Ball, 6 Ocak duruşması için ön yargılama sürecindeyken yaklaşık iki yıl beklemede kalmıştı.

Bir yargıç, Ball'un "şiddet içeren davranışlar sergilediği" ve "hakkındaki suçlamaların 6 Ocak olaylarıyla ilgili en ağır suçlamalar arasında yer aldığı" için tutuklu yargılanmasına karar vermişti.

Savcılar, Ball'un o gün ABD Kongre Binası'na patlayıcı cihaz getirerek tünele doğru "fırlattığını", bunun da memurların günler ve aylar boyunca işitme bozukluğu yaşamasına yol açtığını iddia etmişti.

Ball'un, Kongre Binası'na girerken bir panjurdan tahta parçası alarak yaklaşık iki dakika boyunca yanında taşıdığı öne sürülüyor.

Büyük jüri, o günkü eylemleriyle ilgili patlayıcı madde taşımak, ölümcül bir silahla şiddet uygulamak, ölümcül bir silahla polis memurlarına saldırmak veya onları engellemek de dahil olmak üzere 12 suçtan Ball'a dava açmıştı.

Ball, tüm suçlamaları reddetmişti.

Ball'un duruşmasının ocakta yapılması planlanıyordu ama bir yargıç, ekimde duruşmayı iptal etmiş ve yeni bir duruşma tarihi belirlememişti. Salı günüyse yargıç davayı kesin olarak düşürdü.

Ball, Trump sayesinde suçlamaları sicilinden silinen 1500'e yakın 6 Ocak isyancısından biri. 6 Ocak'ı bir "barış" ve "sevgi" günü gibi göstermeye çalışan ABD Başkanı, göreve geldiğinde isyancıları affetmeye söz vermişti.

O gün Kongre Binası'nı basan öfkeli Trump destekçileri, Trump'ın 2020'deki başkanlık seçimlerini adaletsiz bir şekilde kaybettiğine ve Demokratların, eski başkan Joe Biden'ın kazandığına emin olmak için ülke genelinde toplu seçmen sahtekarlığı yaptığına inanıyordu.

2020'deki seçimlerde toplu seçmen sahtekarlığı yaşandığına dair kanıt yok.

İsyancılar, o gün Trump'ın düzenlediği "Hırsızlığı Durdurun" mitingi için Kongre'deydi. Başkan, destekçilerinden Kongre Binası'na ilerleyerek Kongre'nin seçim sonuçlarını onaylamasını "barışçıl" bir şekilde protesto etmeye yönlendirmişti.

Ayaklanma sırasında yüzlerce kişi yaralanmış ve o günle bağlantılı en az 5 kişi hayatını kaybetmişti.

Independent Türkçe



Trump’tan Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için uluslararası çevrelere baskı

Dün Tahran'da bir konut binasına düzenlenen saldırının ardından ortaya çıkan yıkıntıların arasında çalışan kurtarma ekipleri (Reuters)
Dün Tahran'da bir konut binasına düzenlenen saldırının ardından ortaya çıkan yıkıntıların arasında çalışan kurtarma ekipleri (Reuters)
TT

Trump’tan Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için uluslararası çevrelere baskı

Dün Tahran'da bir konut binasına düzenlenen saldırının ardından ortaya çıkan yıkıntıların arasında çalışan kurtarma ekipleri (Reuters)
Dün Tahran'da bir konut binasına düzenlenen saldırının ardından ortaya çıkan yıkıntıların arasında çalışan kurtarma ekipleri (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin güvenliğini sağlamaya katkıda bulunmaları için Washington'ın müttefiklerine yönelik baskılarını yoğunlaştırırken ‘bazı ülkelerin yardım etmeye hazırlandığını, bazılarının ise bu konuda oldukça istekli olduğunu’ söyledi. Ancak diğer ülkelerin tereddütlerinden duyduğu hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Trump, dün Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Washington'ın boğazı yeniden açacak askeri güce sahip olduğunu vurguladı. ABD güçlerinin mayın döşeme görevindeki 30 İran gemisinin tamamını hedef aldığını ekleyen Trump, ancak Tahran'ın mayınlama operasyonları için başka tekneler kullanabileceği konusunda uyardı. Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun yakında boğazın güvenliğini sağlamaya katılmayı kabul eden ülkelerin listesini açıklayacağını belirtti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD güçlerinin İran’ın deniz seyrüseferini tehdit etme kapasitesini zayıflatmayı amaçlayan bir operasyon yürüttüğünü söyledi. Savaşın başlamasından bu yana İran'ın askeri tesislerini ve gemilerini hedef alan 6 binden fazla savaş uçuşu gerçekleştirildiğini belirten Amiral Cooper, Hark Adası'ndaki askeri mevzilere düzenlenen saldırıda 90'dan fazla hedefin imha edildiğini de sözlerine ekledi.

Savaşın 17’nci gününde, İsrail hava saldırıları Tahran ve İran'ın çeşitli bölgelerindeki askeri mevzileri ve altyapı tesislerini hedef aldı. Bu hedefler arasında uydu karşıtı saldırı yeteneklerini geliştirmeye yönelik bir tesis de bulunuyordu. İran ordusu, İsrail'in askeri sanayi tesislerine insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlediğini açıkladı. Öte yandan İsrail ordusu sözcüsü Yarbay Nadav Shoshani, İsrail'in İran'la savaşı en az üç hafta sürdürme planları olduğunu ve ordunun daha uzun süreli planlar da hazırladığını söyledi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise İran'ın uzun bir savaşa hazırlandığını ve yeterli miktarda füze ve insansız hava aracı stoğuna sahip olduğunu açıkladı.

Diğer taraftan İran’ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) eski Genel Komutanı Muhsin Rızai'yi askeri danışmanı olarak atarken, babasının atadığı yetkilileri görevlerinde tuttu.


Trump, Çin'den ziyaretini “bir ay kadar” ertelemesini istedi

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'de daha önce gerçekleşen bir görüşme sırasında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'de daha önce gerçekleşen bir görüşme sırasında (Reuters)
TT

Trump, Çin'den ziyaretini “bir ay kadar” ertelemesini istedi

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'de daha önce gerçekleşen bir görüşme sırasında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'de daha önce gerçekleşen bir görüşme sırasında (Reuters)

Fransız Haber Ajansı AFP, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün, 31 Mart'tan 2 Nisan'a kadar sürmesi planlanan Çin’e yapılacak resmi ziyaretini ‘yaklaşık bir ay’ ertelenmesini talep ettiğini bildirdi.

Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ortadoğu'daki savaş nedeniyle burada olmak istiyorum” dedi. Ziyaretinin yaklaşık bir ay ertelenmesini talep ettiğini açıklayan ABD Başkanı, Pekin ile ilişkilerin ‘çok iyi’ olduğunu vurguladı.

Aylar önce başlayan ve Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında bir görüşmeyi de içeren bu ziyaretin hazırlıkları, iki dev arasındaki ticaret savaşının gerginliğini azaltabilir.

Ancak 18’inci gününe giren Ortadoğu'daki savaş, iki güç arasındaki ilişkileri aksattığı kadar ziyaretin gündemini de aksatıyor.

ABD-İsrail ortak savaşını ‘tüm dünyanın gelecekteki güvenliğinin garantisi’ olarak niteleyen Trump, İran petrolünün başlıca alıcısı olan Çin'in bu saldırı için ‘kendilerine teşekkür etmesi gerektiğini’ söyledi.

ABD Başkanı, İran'ın neredeyse tamamen durdurduğu Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin güvenliğini sağlamaya katkıda bulunmaları için müttefiklerine ve Çin'e baskı yapıyor.

Trump, geçtiğimiz pazar günü Financial Times gazetesine verdiği röportajda, ziyaretinin ertelenmesini Çin'in yardım talebine yanıt vermesiyle ilişkilendirdi.

İran petrolü

Çin'in deniz yoluyla Ortadoğu'dan gelen ham petrol ithalatının yarısından fazlası Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Enerji analiz şirketi Kpler’e göre savaş öncesinde İran'ın petrol ihracatının yüzde 80'inden fazlası Çin'e yapılıyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, pazartesi günü ziyaretin ertelenebileceğine işaret etmişti. Bessent, CNBC'ye yaptığı açıklamada, bunun ‘lojistik’ nedenlerden kaynaklandığını ve Pekin'e baskı yapmak amacıyla yapılmadığını vurguladı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian ise, “Çin ve ABD, Başkan Trump'ın ziyareti konusunda iletişimi sürdürüyor” dedi. Sözcü, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda Çin'in yardım etme olasılığına ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.

Çin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına öfkesini dile getirmiş, ancak İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını da eleştirmişti.

Sözcü Lin Jian dün yaptığı açıklamada, Çin'in ‘tüm tarafların askeri operasyonları derhal durdurması’ yönündeki çağrısını yineledi.

Uzmanlar, petrol rezervleri sayesinde krize diğerlerinden daha iyi hazırlıklı olan dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin, bu krize daha iyi hazırlıklı olduğunu düşünüyor.

Ancak Çin, Ortadoğu'daki durumun ticarete olası etkileri konusunda endişeli. 2026 yılının ilk iki ayına ait ekonomik göstergeler, uluslararası ticaretin Çin için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

“Korumacılık eğilimi”

Trump'ın Çin ziyareti, Cumhuriyetçi milyarderin Beyaz Saray'a dönüşünün ardından 2025 yılını damgalayan gerilimleri gidermek için önemli bir fırsat olarak sunuluyor.

Geçtiğimiz yıl, gümrük vergileri ve çeşitli kısıtlamalar konusunda şiddetli bir mücadele yaşandı; ta ki Ekim ayında Güney Kore'de Xi ile Trump arasında yapılan görüşmenin ardından bir ateşkes ilan edilene kadar.

ABD ve Çin'den üst düzey ekonomi yetkilileri hafta sonu Paris'te görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi.

Çin'in Baş Ticaret Müzakerecisi Li Chenggang, görüşmelerin ‘derin ve samimi’ geçtiğini söylerken ABD Hazine Bakanı Bessent, görüşmelerin ‘yapıcı olduğunu ve ilişkinin istikrarını gösterdiğini’ vurguladı.

Ancak Çin Ticaret Bakanlığı daha önce, görüşmelerin başlamasından kısa bir süre önce duyurulan ABD ticaret soruşturmalarına itiraz etmişti.

Bu soruşturmalar, Çin’in yanı sıra onlarca başka ülkeyi de hedef alıyor. ABD yönetimine göre bu soruşturmalar, zorla çalıştırma ile mücadelede olası eksiklikleri araştırmayı amaçlıyor. Bu soruşturmalar, yeni gümrük vergilerinin uygulanmasına yol açabilir.

Çin Ticaret Bakanlığı, soruşturmaları ‘tek taraflı, keyfi ve son derece ayrımcı’ olarak nitelendirerek, bunların ‘korumacılık eğiliminin bir örneği’ olduğunu belirtti.


Trump yönetimi, müttefiklerine DMO ve Hizbullah’ı terör örgütü olarak sınıflandırmaları için baskı yapacak

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
TT

Trump yönetimi, müttefiklerine DMO ve Hizbullah’ı terör örgütü olarak sınıflandırmaları için baskı yapacak

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)

 Reuters’ın ulaştığı ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait bir iç yazışmada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin dün yurtdışındaki diplomatlarına müttefiklerini, İran'ın Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) ve Lübnan'daki Hizbullah’ı terör örgütleri olarak sınıflandırmaya teşvik etmeleri yönünde talimat verdiği ortaya çıktı. Yazışmada, saldırı riskinin arttığına da işaret edildi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun imzasını taşıyan 16 Mart tarihli bu talimatlar, ABD’nin dünyanın dört bir yanındaki diplomatik ve konsolosluk misyonlarına gönderildi. Talimatlarda, ABD'li diplomatlardan bu mesajı ‘en üst düzeydeki’ meslektaşlarına en geç 20 Mart tarihine kadar iletmeleri isteniyor. Ayrıca, DMO ve Hizbullah’ın kara listeye alınması için yapılan çabaların ‘İsrailli meslektaşlarla koordineli olarak yürütülmesi’ gerektiği de belirtildi.

Trump yönetimi, iki hafta önce başlayan ABD-İsrail hava saldırısı öncesinde çoğuna haber verilmeyen tereddütlü müttefiklerini, askeri operasyonunu desteklemeleri için ikna etmeye çalışıyor.

Dün ABD’nin bazı müttefikleri, şu anda Washington’a Hürmüz Boğazı’nı açmada yardımcı olmak üzere gemi göndermeyi planlamadıklarını belirterek, Trump’ın petrol nakliyesi için hayati önem taşıyan bu su yolunu açık tutma çağrısını reddetmeleri bu çabaların karşılaştığı zorluklara dair bir örnek teşkil etti.

Telgrafta yer alan tartışmalı noktalardan birinde, “İran ve ortakları ile vekillerinin saldırı riski artarken, tüm hükümetler İran ve onunla ittifak halindeki terör örgütlerinin ülkelerimize ve vatandaşlarımıza saldırma kapasitelerini azaltmak için hızlıca harekete geçmeli” denildi.

ABD ve bazı diğer ülkeler, DMO ve Hizbullah'ı zaten terörist örgütler olarak sınıflandırmış durumda.

Telgrafta artan riskler hakkında detay verilmezken Tahran'ın Ortadoğu'daki komşularına nasıl saldırdığına dair örneklere değiniliyor ve ortak önlemler alınması gerektiği vurgulanıyor.

Telgrafta, Washington’ın değerlendirmesinin ‘İran rejiminin tek taraflı önlemlere kıyasla toplu önlemlere karşı daha duyarlı olduğu ve ortak baskıların, tek taraflı önlemlerin tek başına uygulandığı duruma kıyasla rejimi yaklaşımını daha fazla değiştirmeye zorlama olasılığının bulunduğu’ yönünde olduğu belirtiliyor.

Telgrafta, bu sınıflandırmanın Tahran üzerindeki baskıyı artıracağı ve dünyanın dört bir yanındaki ‘terör faaliyetlerini destekleme yeteneğini’ sınırlayacağı belirtiliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı açıklamada, “Başkan Trump, Ortadoğu'da barışı sağlamaya odaklanıyor” ifadelerini kullandı.

Sözcü, “DMO, Hizbullah ve İran'ın desteklediği diğer vekil gruplar, hükümetlerin istikrarını bozuyor ve bölgesel barışı baltalıyor” diye ekledi.