Tayvanlı general Çin'in adayı işgal etmesine yardım etmek için silahlı milis toplamakla suçlanıyor

Tayvanlı Emekli General Kao An-kuo (The Telegraph)
Tayvanlı Emekli General Kao An-kuo (The Telegraph)
TT

Tayvanlı general Çin'in adayı işgal etmesine yardım etmek için silahlı milis toplamakla suçlanıyor

Tayvanlı Emekli General Kao An-kuo (The Telegraph)
Tayvanlı Emekli General Kao An-kuo (The Telegraph)

The Telegraph'ın haberine göre emekli bir Tayvanlı general, bir işgal durumunda Çin kuvvetlerine yardım etmek üzere silahlı milisler toplamayı planlamakla suçlanıyor.

General Kao An Kuo, kız arkadaşı ve diğer dört eski askerle birlikte, Pekin yanlısı bir ayaklanma yaratmak için Çin'den para aldığı şüphesiyle adanın Ulusal Güvenlik Yasası uyarınca suçlandı.

Tayvan Yüksek Savcılığına göre 80 yaşındaki eski yüksek rütbeli subayın “iç işbirlikçi” olarak faaliyet gösteren bir “silahlı örgüt” kurmak için Çin'den 9,62 milyon NT$ (yaklaşık 285 bin $) aldığı iddia ediliyor.

Şahıslar ayrıca askeri personel toplamak ve gözetleme yapmak için insansız hava araçlarını kullanarak önemli askeri sahaları ve tatbikatları gözetlemekle suçlandı.

Çin Tayvan'ı haydut bir eyalet olarak görüyor ve kendi kendini yöneten adayı kontrolü altına almak için defalarca güç kullanma tehdidinde bulundu.

Pekin'in Tayvan'ı işgal etme planlarını hızlandırdığına dair korkular artıyor; ABD istihbaratı bunun 2027'ye kadar gerçekleşebileceğini öne sürerken, Çin savaş gemileri ve savaş uçakları 23 milyon nüfuslu adanın etrafında dolaşmaya devam ediyor.

Savcılar, Cao ve grubunun 2018-2024 yılları arasında ayrı ayrı ve birlikte birçok kez Çin'i ziyaret ederek talimat ve finansman için Çin askeri istihbarat personeliyle görüştüklerini belirtti.

“Ulusal Güvenliğe Ciddi Tehdit”

Cao'nun “ulusal güvenlik ve sosyal istikrar için ciddi bir tehdit” oluşturan “emekli ve aktif askeri personeli keşif, temas, ilişki kurma ve özümseme” faaliyetlerinde bulunmak için sözde “Çin Cumhuriyeti Tayvan Askeri Hükümeti”ni kurduğu söyleniyor. Grubun askeri tatbikatları ve teçhizatı izlemek ve bulgularını Pekin'e bildirmek için insansız hava araçları kullandığı iddia ediliyor.

Daha az incelikli bir strateji olarak Kao, Tayvanlı subayları Çin'e teslim olmaya ve 2021'de DPP hükümetini devirmeye çağıran üniformalı bir video yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın The Telegraph'tan aktardığı habere göre savcılar Kao'nun “kişisel çıkarları için ... ülkeye olan yüksek sadakat görevini” yerine getirmediğini belirterek en az 10 yıl hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Diğer sanıklar ise 8 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya.

Çin, egemenlik iddialarını kabul etmesi için ada üzerindeki baskıyı arttırmaya çalışırken, Tayvan'daki casusluk vakaları da arttı.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Yeni Yıl (2025) konuşmasında, “hiç kimsenin tarihi yeniden birleşme eğilimini durduramayacağı” uyarısında bulundu.

Tayvan Ulusal Güvenlik Bürosu, 2022'de 10 kişiye kıyasla geçen yıl Pekin adına casusluk yapmaktan 64 kişinin yargılandığını bildirdi.

Yakın tarihli bir raporda, casusluk yaparken yakalananların üçte ikisinin görevdeki ya da emekli askerler olduğu belirtildi.



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.