Trump yönetimi neden Mısır'ı ‘yardımların dondurulması’ kapsamı dışında tutmaya karar verdi?

ABD Başkanı Donald Trump, Mısırlı mevkidaşı Abdulfettah Sisi ile Eylül 2018'de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 73. oturumunun oturum aralarında yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
ABD Başkanı Donald Trump, Mısırlı mevkidaşı Abdulfettah Sisi ile Eylül 2018'de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 73. oturumunun oturum aralarında yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Trump yönetimi neden Mısır'ı ‘yardımların dondurulması’ kapsamı dışında tutmaya karar verdi?

ABD Başkanı Donald Trump, Mısırlı mevkidaşı Abdulfettah Sisi ile Eylül 2018'de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 73. oturumunun oturum aralarında yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
ABD Başkanı Donald Trump, Mısırlı mevkidaşı Abdulfettah Sisi ile Eylül 2018'de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 73. oturumunun oturum aralarında yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

ABD ve Mısır'dan uzmanlar, Kahire'nin ABD'nin dış yardım kesintisinden muaf tutulması kararının ‘Mısır'ın Ortadoğu'da güvenliğin sağlanmasındaki önemli rolü ve Mısır ile İsrail arasındaki barış anlaşmasıyla bağlantılı olduğu’ konusunda hemfikir.

Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar, bu istisnanın ‘Mısırlı yetkililer tarafından kesinlikle takdirle karşılanacağını ve iki taraf arasında bölgesel konularda iş birliğini arttıracağını’ vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı cuma günü, İsrail ve Mısır'a yönelik insani gıda programları ve askeri yardımların devam etmesine izin verilmesi dışında, dünya genelindeki neredeyse tüm ABD yardım programlarına yönelik yeni fonları dondurma kararı aldı.

ABD medyasına göre, dünyanın dört bir yanındaki ABD büyükelçiliklerine bir telgrafla gönderilen karar, yeni hükümet harcamalarını yasaklıyor ve bu da programların işleyişini yalnızca ellerinde nakit olduğu sürece sınırlıyor gibi görünüyor.

Karara göre Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin binlerce yardım ve kalkınma programından hangilerinin devam edebileceğini belirlemek için bir inceleme yapacak. Dışişleri Bakanlığı'nın kararı, Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump tarafından pazartesi günü imzalanan yardımların dondurulmasına yönelik Başkanlık Kararnamesi’ni uygulamaya koyuyor.

Cumhuriyetçi Parti üyesi Tom Harb, kararın kuşkusuz Mısır ile İsrail arasında ABD himayesinde imzalanan barış anlaşmasıyla ilgili olduğunu belirtti. Harb, “Söz konusu barış anlaşması, şu anda özellikle Gazze savaşıyla ilgili olarak Ortadoğu’daki güvenlik durumu ve Kızıldeniz'de seyrüsefere yönelik Husi tehditleri ışığında büyük önem taşıyor. Tüm bunlar Mısır ve İsrail'in yardımların askıya alınmasının dışında tutulmasında rol oynuyor. Washington iki ülkenin bölgede güvenliğin sağlanması açısından taşıdığı önemin farkında” ifadelerini kullandı.

Harb, “ABD yönetimi, Mısır'daki ekonomik krizi ve özellikle bölgedeki çalkantılı durum ve Süveyş Kanalı'ndaki seyrüseferin zarar görmesi nedeniyle önemli miktarda fon kaybettiği için bu tür bir yardıma olan ihtiyacını dikkate aldı” dedi.

ABD'nin Mısır'a yaptığı yardım, 1979'da Mısır-İsrail barış anlaşmasının imzalanmasının ardından Mısır'ın ABD'den aldığı yıllık sabit bir miktar. ABD Başkanı Jimmy Carter hem Mısır'a hem de İsrail'e yıllık ekonomik ve askeri yardım yapılacağını açıklamış ve bu yardım 1982'den bu yana İsrail için 3 milyar dolar ve Mısır için 2,1 milyar dolar olmak üzere geri ödemesiz hibelere dönüştürülmüştür. Bunun 815 milyon doları ekonomik yardım (son yıllarda çok azalmıştır) ve 1,3 milyar doları askeri yardımdır. Barış anlaşmasının imzalanmasından bu yana geçen on yıllar boyunca Mısır'ın aldığı toplam miktar yaklaşık 80 milyar dolardır.

ABD yardımı, Mısır'ın Avrupa Birliği (AB), Japonya ve diğer ülkelerden aldığı toplam uluslararası yardım ve hibelerin yüzde 57'sini temsil ediyor; Yardım miktarı, Mısır'ın gayri safi yurt için hasılasının (GSYİH) yüzde 2'sini aşmıyor.

sdcfrgthy
Mısır-ABD ortak deniz eğitim tatbikatı ‘Kartal Savunucusu’ (Mısır Askeri Sözcüsü)

Uluslararası ilişkiler uzmanı Muhammed es-Satuhi, ‘Mısır'a yönelik kararın özellikle İsrail'le yapılan barış anlaşması ile ilgili olduğunu ve bu kararın keyfi olarak ya da tek başına ABD Başkanı tarafından değil, Amerikan vizyonu ve çalışması doğrultusunda alındığını’ belirtti.

Es-Satuhi, “Kararın bir başka kısmı da Washington'un özellikle Gazze Şeridi'ndeki olaylarla ilgili olarak Mısır'ın mevcut tutumunu değerlendirmesi ve ateşkes anlaşması ve ilgili düzenlemelerde herhangi bir karışıklık yaşanmasından korkmasıyla ilgilidir” dedi.

Es-Satuhi'ye göre üçüncü faktör ise ‘Cumhuriyetçilerin genel olarak Mısır'daki rejime karşı her zaman olumlu bir tutum içinde olmaları ve Washington ile Kahire arasındaki ilişkilerde, genellikle insan hakları dosyasıyla bağlantılı olan Demokrat yönetim dönemleri dışında, hiçbir zaman gerginlik yaşanmamış olmasıdır.’

Eylül 2024'te, eski Demokrat ABD Başkanı Joe Biden döneminde ilk kez Washington, insan hakları konularında ilerleme kaydedilmesi şartı olmaksızın Mısır'a tam askeri yardımı onaylamaya karar verdi. ABD Dışişleri Bakanlığı o dönemde bunun ‘ABD'nin ulusal güvenliğinin yararına’ olduğunu söyledi.

2021'de Biden yönetimi Mısır'ın insan hakları sicili nedeniyle 130 milyon doları alıkoydu ve 200 milyon dolarlık askeri yardım verdi. 2022'de Washington 130 milyon doları alıkoyup 75 milyon dolarlık askeri yardımı serbest bıraktı ve Kahire, terörle mücadele ve sınır güvenliği finansmanıyla ilgili yasal bir istisna kapsamında 95 milyon dolar daha aldı.

Biden yönetimi de Eylül 2023'te 235 milyon dolarlık yardım karşılığında Mısır'daki insan hakları kısıtlamalarından feragat etmeye karar verdiğini duyurmuş ve bunun karşılığında ABD'nin elde edeceği güvenlik faydalarını gerekçe göstermişti.

Ancak Biden yönetimi 7 Ocak'ta, Mısır'a tahsis edilen askeri yardımın 95 milyon dolarını Lübnan'a aktarmaya karar verdi. Biden yönetimini bunu yapmaya iten nedenlere ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Trump yönetiminin son kararının Biden yönetiminin Mısır'dan kestiği bu miktarı içerip içermediği henüz net değil.

zxscdfrgt
İsrail'in bir eve düzenlediği saldırının yapıldığı yerde toplanan Filistinliler (Reuters)

Kahire'de yaşayan uluslararası ilişkiler uzmanı Ahmed Seyyid Ahmed, Trump yönetiminin kararını şöyle açıkladı: “Gazze Şeridi'ndeki savaş, İsrail işgal güçlerinin Philadelphia Koridoru ve Refah Sınır Kapısı’ndaki varlığı nedeniyle Kahire ile Tel Aviv arasındaki gerilimin zaman zaman artmasına neden oldu. Bu nedenle Washington iki taraf arasındaki durumu yatıştırmak istiyor. Ayrıca Mısır'ın terörle mücadeledeki jeopolitik önemi, Mısır ve ABD orduları arasındaki askeri iş birliği ve savaş gemilerinin Süveyş Kanalı'ndan geçişi bu kararda göz önünde bulunduruluyor.”

Ahmed’e göre bir diğer faktör ise Washington'un Mısır ile arasındaki silah anlaşmalarını yeniden canlandırmak istemesi. Ahmed, “Bu yardım, Mısır'ın ABD'den silah satın alma anlaşmalarını finanse ediyor. Dolayısıyla durdurulması silah endüstrisi açısından ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit eder. Bu istisna, Mısırlı yetkililer tarafından kesinlikle çok takdir edilecek ve iki taraf arasında bölgesel konularda iş birliğini arttıracak” ifadelerini kullandı.

Söz konusu kararın ‘Mısır'ın statüsü ve barış anlaşmasında İsrail'le olan bağlantısının yanı sıra İsrail'in güvenliği için taşıdığı önemle de ilgili olduğunu’ belirten Mısırlı strateji uzmanı Semir Rağib, “Genel olarak, ABD yardımının reddedilmesi Kahire ile Tel Aviv arasındaki barış anlaşmasını hiçbir şekilde etkilemeyecektir” dedi.

Rağib, tarihsel olarak ‘ABD yardımlarının Mısır'daki iktidarın değişmesine ve iki ülke arasındaki gerginliklere bakılmaksızın her yıl Mısır'a ödendiğini, çünkü Mısır'ın ABD yönetimi ve bölgedeki çıkarları için önemli bir ülke olduğunu’ vurguladı.



Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Amerikalıların 10'da 6'sı artık Başkan Donald Trump'ın yaptığı işi onaylamıyor. Bu oran, şiddete başvuran destekçilerinden oluşan grubun 6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası'na saldırmasından bu yana en düşük seviye.

12 - 17 Şubat'ta yapılan yeni Washington Post/Ipsos anketine göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 58'i ve genel olarak Amerikalıların yüzde 60'ı Trump'ın başkanlık performansının kötü olduğunu düşünüyor. Amerikalıların yaklaşık yüzde 50'si ise görev performansını "kesinlikle" onaylamıyor.

Başkan, ülke çapında kitlesel sınır dışı etme kampanyası ve sürekli yüksek tüketici fiyatları nedeniyle, en önemli iki konusu olan göç ve ekonomide kan kaybetmeye devam ediyor.

Trump'ın Amerikalıları enflasyon baskılarının ya hiç olmadığı ya da hızla azaldığı konusunda ikna etme çabaları şimdiye kadar sonuç vermedi. Ankete göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 65'i başkanın fiyatları düşürmede kötü bir iş çıkardığını söylüyor.

Ayrıca çok sayıda Amerikalı, Trump'ın küresel gümrük vergilerine de karşı çıkıyor. Son ankete göre, Amerikalıların yüzde 64'ü bu stratejiye karşı çıktı; bu oran, göreve başlamasından bu yana neredeyse hiç değişmedi. Cuma günü Yüksek Mahkeme, Trump'ın gümrük vergisi gündeminin büyük bölümünün yasadışı olduğuna karar verdi.

Anketteki en yüksek onaylamama oranlarından biri (yüzde 58), Trump'ın göçmenlik konusundaki tutumuna yönelikti. Yönetimi, geniş çaplı sınır dışı etme tutuklamaları yapmak için bazı Amerikan şehirlerine ICE ajanlarını gönderdi. Minneapolis'te bu durum, protestocularla şiddetli çatışmalara ve bu kış ICE ajanları tarafından iki Amerikalı, Alex Pretti ve Renee Good'un öldürülmesine yol açtı.

Trump'ın bu konuda daha kötü bir onaylanmama oranıyla karşılaştığı tek zaman, Post/Ipsos anketinde, ABD'ye küçük yaşta getirilen göçmenleri sınır dışı edilmekten koruyan DACA programını (Çocukluk Çağında Gelenler İçin Ertelenmiş Eylem) iptal etmesinden günler sonra, Eylül 2017'ydi.

Başkan, ABD'nin yabancı müttefikleriyle ilişkilerini sürdürme yeteneği konusunda düşük notlar aldı. Kanada'yla ticaret anlaşmazlıkları, Grönland konusunda NATO'yla yaşanan çekişmeler ve İran'a yönelik olası bir askeri saldırı nedeniyle onaylanmama oranı yüzde 62'ye ulaştı.

bghyju
Donald Trump'ın göçmenlik konusundaki onay oranları, 2017'de DACA'yı iptal etmesinden bu yana en düşük seviyede (AFP)

Cumhuriyetçiler, ağır kayıpların yaşanma ihtimallerinin giderek arttığı ara seçim dönemine doğru bocalayarak ilerliyor. Bunun sebepleri arasında Senato tablosunun bir anda kendileri için olumsuz hale gelmesi ve çekişmeli seçim bölgelerinde Demokratların açık ara önde olmasının Cumhuriyetçi üyeleri terletmesi var. Emeklilik dalgası da Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu düşük tek haneli rakamlara indirirken, Senato'daki çoğunluğu koruma çabalarını da zorlaştırıyor.

Post/Ipsos anketi, Trump'ın ekonomiyle ilgili rakamlarının son aylarda biraz toparlandığını gösterse de genel beğenilmeme oranının Cumhuriyetçi Parti için sorun olmaya devam ettiğini ve gelecek aylarda iyileşme olmazsa kasımdaki seçimlerdeki parti sonuçlarını kolayca aşağı çekebileceğine işaret ediyor.

Post/Ipsos anketinden elde edilen veriler, 12 - 17 Şubat'ta ​​2 bin 589 ABD'li yetişkinden oluşan bir örneklemden toplandı ve hata payı +/- yüzde 2. Kayıtlı seçmen örnekleminde ise 2 bin 87 seçmenin yanıtı yer alıyor ve ve hata payı +/- yüzde 2,2.

Independent Türkçe


Mar-a-Lago'ya silahla girmeye çalışan şüpheli hakkında tüm bilinenler

Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
TT

Mar-a-Lago'ya silahla girmeye çalışan şüpheli hakkında tüm bilinenler

Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)

21 yaşındaki Austin Tucker Martin'in, Mar-a-Lago'nun kuzey kapısının hemen ardında, saat 01.30 civarında, iki Gizli Servis ajanı ve bir Palm Beach County şerif yardımcısıyla karşılaştığında, elinde bir av tüfeği ve bir gaz tüpü olduğu iddia edildi. Başkan ve eşi o sırada Washington DC'deydi.

Palm Beach County Şerifi Ric Bradshaw pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada, memurların Martin'e teçhizatını bırakmasını emrettiğini söyledi. Martin daha sonra gaz tüpünü indirdi ancak "av tüfeğini ateş etmeye hazır konuma kaldırdı".

Şerif, "O anda, şerif yardımcısı ve iki Gizli Servis ajanı silahlarını ateşledi" dedi.

Aile üyeleri, hafta sonu Martin'in kaybolduğunu bildirmişti ve haber karşısında şaşkına döndüler.

İşte silahlı saldırgan olduğu iddia edilen Martin hakkında bildiklerimiz:

"Karıncayı bile incitmezdi"
Martin'i tanıyanlar, haneye tecavüz ve silahlı saldırıyı öğrenince şoke oldu.

Kuzeni Braeden Fields, Associated Press'e, "İyi bir çocuktu" diye konuştu.

Böyle bir şey yapacağına inanmazdım. Akıl almaz bir şey.

Fields, "Karıncayı bile incitmezdi" diye ekledi.

Silah kullanmayı bile bilmiyor.

Fields, Martin'in ailesini "tutkulu Trump destekçileri" diye tanımladı ve 21 yaşındaki gencin "çok sessiz, hiçbir şeyden bahsetmeyen biri" olduğunu söyledi. Fields, Martin'in yerel bir golf sahasında çalıştığını da ekledi.

cdfgt
Polis, Martin'in Trump'ın Mar-a-Lago malikanesinin sınırını ihlal ederken bir av tüfeği taşıdığını söylüyor (Palm Beach County Şerif Bürosu)

The News & Observer'ın ulaştığı belgelere göre, Cameron'daki Union Pines Lisesi'nden 2023'te mezun olan Martin, seçmen kayıtlarında herhangi bir partiye kayıtlı görünmüyordu.

Geçen yıl Martin, golf sahalarının el yapımı çizimlerini yapan bir iş kurdu.

Girişimin internet sitesinde, "Fresh Sky Illustrations, esas olarak golf sahası sahnelerini çizerek ve çeşitli golf sahası hediyelik eşya dükkanlarında el yapımı eserlerin çerçeveli kopyalarını sunarak, bir yandan da kişisel siparişleri yerine getirerek golf sahasında olmanın umut dolu hissini hayata geçirmeye odaklanan bir sanat şirketidir" diye yazıyor.

Kuzey Karolina'nın Sanford kentindeki Quail Ridge Golf Sahası'nın baş golf profesyoneli Brandon Huneycutt, The News & Observer'a birkaç yıl önce Martin'le kısaca tanıştığını, golf arabası kullanmasına ve sahanın bazı bölümlerini görmesine izin verdiğini söyledi.

Huneycutt, "Sanırım onların fotoğraflarını çekti ve eve gidip resimleri gerçekten de elle çizdi" dedi.

Son derece iyi çalışmalardı.

dfvgbh
Martin''in kuzeni Braeden Fields, 21 yaşındaki gencin "iyi bir çocuk" ve silahlı saldırı haberinin "akıl almaz" olduğunu söyledi (AP)

Mar-a-Lago yakınlarında bulunan bir arabanın Martin'in gümüş renkli Volkswagen'i olduğu düşünülüyor. Polis, arabada Martin'in av tüfeğini taşıdığı anlaşılan bir kutu buldu.

Gizli Servis Sözcüsü Anthony Guglielmi'ye göre, dedektifler Martin'in silahı Florida'ya doğru güneye giderken aldığına inanıyor.

Soruşturmayı FBI yürütüyor.

Trump ve Mar-a-Lago yakınlarında bir dizi tehdit
Trump ve mülkleri, 2024 seçim kampanyası sezonundan bu yana bir dizi güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

Temmuz 2024'te Pensilvanya'da düzenlenen bir miting sırasında, daha sonra öldürülen bir silahlı saldırganın kurşunu Cumhuriyetçi adayı sıyırmıştı.

Federal savcılara göre, 59 yaşındaki Ryan Wesley Routh, aynı yılın sonlarında Mar-a-Lago yakınlarında Trump'ı öldürmeye teşebbüs etmiş ve Trump Uluslararası Golf Kulübü'nü çevreleyen bir çitin üzerinden tüfek doğrultmuştu.

Bu ay Routh, federal hapishanede ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme belgelerine göre Routh, mahkumiyetine ve cezasına itiraz başvurusunda bulundu.

Independent Türkçe


Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldı

Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
TT

Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldı

Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)

İngiliz polisi, İngiltere'nin eski Ekonomi Bakanı ve Washington  Büyükelçisi  Peter Mandelson'ı, cinsel suçlu Jeffrey Epstein'la bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına aldı.

Mandelson'ın, bakanlık döneminde Epstein'a bilgi aktardığı iddiasıyla soruşturulduğu, incelemeler çerçevesinde Wiltshire ve Camden'daki iki mülkünde arama yapıldığı bildirildi.

Polis sözcüsü, "Görevi kötüye kullanma şüphesiyle 72 yaşındaki bir erkek gözaltına alınmıştır. Şüpheli, 23 Şubat Pazartesi günü Camden'daki bir adreste yakalanmış, Londra'daki bir polis merkezine götürülerek ifadesi alınmaktadır. Soruşturma kapsamında Wiltshire ve Camden'daki iki adreste arama kararı uygulanmıştır" açıklamasını yaptı.

Yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü ve ayrıntıların kamuoyuyla daha sonra paylaşılacağını belirtti.

Mandelson'ın büyükelçi olarak atanması ve Epstein'la ilişkilerine dair iddialar, İngiltere Başbakanı Keir Starmer üzerindeki siyasi baskıyı da artırmıştı.

BBC ve Sky News, 72 yaşındaki Mandelson’ın Londra’nın merkezindeki evinden sivil kıyafetli bir erkek ve bir kadın eşliğinde çıkarılarak sivil bir araca bindirildiğini gösteren görüntüler yayımladı.

Bir dönem İşçi Partisi’nin önde gelen isimlerinden olan Mandelson’ın gözaltına alınması, Perşembe günü eski Prens Prens Andrew’ın Epstein davası kapsamında şüpheli sıfatıyla gözaltına alınmasından dört gün sonra gerçekleşti.

Eskiden York Dükü unvanını taşıyan Andrew’un, 2001–2011 yılları arasında Birleşik Krallık’ın uluslararası ticaret özel temsilcisi olarak görev yaptığı dönemde Epstein’a gizli nitelik taşıyabilecek bilgiler sızdırdığı şüphesi bulunuyor. Andrew, Perşembe akşamı birkaç saatlik gözaltının ardından “soruşturma kapsamında” serbest bırakıldı.

Londra polisi, 3 Şubat’ta Mandelson hakkında soruşturma başlatıldığını duyurmuştu. ABD Adalet Bakanlığı’nın Ocak ayı sonunda yayımladığı Epstein dosyalarındaki belgelerde, Mandelson’ın özellikle 2008–2010 yılları arasında Gordon Brown hükümetinde bakanlık yaptığı dönemde, piyasaları etkileyebilecek borsa bilgilerini Epstein’a sızdırmış olabileceğine işaret edildiği belirtilmişti.

Polis, üç gün sonra Mandelson’a ait iki konutta arama yapıldığını açıkladı. Bunlardan biri Londra’nın Camden semtinde, diğeri ise İngiltere’nin güneybatısındaki Wiltshire’da bulunuyor.

Bu gelişmeler, İşçi Partili Başbakan Keir Starmer hükümetini zayıflattı. Hükümet, 2024 yılı sonunda Mandelson’ı Washington’a büyükelçi olarak atamakla eleştiriliyor. Eleştiriler, eski bakan ve Avrupa Komiseri olan Mandelson’ın, cinsel suçlardan mahkûmiyetine rağmen Epstein ile yakın ilişkisini sürdürdüğünün bilindiği iddialarına dayanıyor.

Starmer, Mandelson’ı Aralık 2024’te, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü öncesinde bu hassas göreve atamıştı. Ancak Epstein ile ilişkisine dair ayrıntıların yer aldığı belgelerin yayımlanmasının ardından Eylül 2025’te görevden aldı.

Starmer, Jeffrey Epstein’ın mağdurlarından özür dilerken, özel kalem müdürü ve basın sorumlusu istifa etti.

Hükümet, Mandelson’ın atanması ve görevden alınmasına ilişkin tüm belgelerin yayımlanacağını taahhüt etti. Bir hükümet yetkilisinin Pazartesi günü verdiği bilgiye göre, ilk belge paketi Mart ayı başında kamuoyuna açıklanacak.