Şara, Ankara’yı ziyaret ederken SDG, İsrail’den yardım talep etti

Türkiye'nin Suriye, Irak ve Ürdün ile bölgesel eksen oluşturma çabaları sürüyor.

Suriye Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara geçtiğimiz hafta Şam'da MİT Başkanı İbrahim Kalın ile bir araya geldi (AFP)
Suriye Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara geçtiğimiz hafta Şam'da MİT Başkanı İbrahim Kalın ile bir araya geldi (AFP)
TT

Şara, Ankara’yı ziyaret ederken SDG, İsrail’den yardım talep etti

Suriye Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara geçtiğimiz hafta Şam'da MİT Başkanı İbrahim Kalın ile bir araya geldi (AFP)
Suriye Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara geçtiğimiz hafta Şam'da MİT Başkanı İbrahim Kalın ile bir araya geldi (AFP)

Suriye Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaretin ardından bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetlisi olarak ikinci yurt dışı durağı olan Türkiye'yi ziyaret edecek.

Şara'nın Ankara ziyareti, Türkiye'nin Suriye, Irak ve Ürdün ile PKK, SDG ve DEAŞ'a karşı ortak çabaları koordine ederek SDG’nin omurgasını oluşturan Kürt ağırlıklı YPG'ye ABD desteğini sona erdirmeyi amaçlayan bölgesel bir eksen oluşturma çabaları sırasında gerçekleşiyor. Bu arada Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (KDSÖY), Türkiye ve desteklediği Suriyeli gruplar ile Halep'in doğusunda tırmanan çatışmalar çerçevesinde İsrail'i açıkça müdahaleye çağırdı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, “Suriye Arap Cumhuriyeti Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle 4 Şubat Salı günü (bugün) Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirecektir” denildi.

Açıklamada Erdoğan ve Şara'nın Suriye’deki son gelişmeleri bütün boyutlarıyla ele alacakları ve ülkedeki ekonomik toparlanma, sürdürülebilir istikrar ve güvenliğin tesisi için iki ülke tarafından atılacak ortak adımları değerlendirecekleri belirtildi. Açıklamaya göre görüşmelerde geçiş dönemi yönetimine ve Suriye halkına çok taraflı platformlarda sağlanabilecek destekler üzerinde de durulacak.

csdfvgrt
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman pazar günü Riyad'da Şara'yı kabul etti (Reuters)

Şara’nın Suriye'nin geçici cumhurbaşkanı olarak göreve başlamasının ardından ilk durağı Riyad oldu. Şara, pazar günü Riyad'da Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman ile Suriye'deki son gelişmeleri ve ülkenin güvenlik ve istikrarını destekleme yollarını görüştü.

Şara’nın Türkiye ziyareti öncesinde Türk tarafından Şam’a birçok ziyaret gerçekleşmiş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Şam'ı ziyaret etmişti. Aynı şekilde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın da Beşşar Esed rejiminin 11 Aralık'ta devrilmesinden sadece üç gün sonra ülkeyi ziyaret eden ilk üst düzey yabancı yetkili olarak aralık ayında iki kez Suriye’yi ziyaret etti. Kalın, geçtiğimiz hafta pazar günü Bağdat'ı ziyaret eden Fidan ile eş zamanlı olarak Şam’da Şara, Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ve Genel İstihbarat Şefi Enes Hattab ile bir araya geldi.

Suriye Dışişleri ve Savunma bakanları ile Genel İstihbarat Şefi’nden oluşan Suriyeli bir heyetin ocak ayı ortalarında Ankara'da Türk mevkidaşlarıyla gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Milli Savunma Bakanlığı'ndan bir heyet çarşamba günü Şam'ı ziyaret etti. Suriyeli heyet, Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da kabul edildi.

SDG’ye karşı bölgesel bir eksen oluşturma çabaları

Türkiye, Şara liderliğindeki Suriye yönetiminin kendisini feshetmeyi ve birleşik Suriye ordusuna katılmayı reddetmesi halinde SDG/YPG'yi ortadan kaldıracağını defalarca ilan etti. Türkiye ayrıca, ABD’nin DEAŞ'a karşı savaşta müttefik olarak gördüğü Kürt birliklerine desteğini sürdürmek için bahane olarak kullandığı SDG tarafından korunan kuzeydoğu Suriye'deki binlerce DEAŞ üyesi ve ailelerinin bulunduğu hapishaneleri koruma görevinde destek vereceğini de teyit etti.

Türkiye son zamanlarda Irak, Suriye ve Ürdün ile birlikte, başta Kuzey Irak'taki PKK, Suriye'deki YPG ve DEAŞ olmak üzere terör örgütlerini ortadan kaldırmak için ortak çaba sarf etmeyi amaçlayan dört yönlü bir bölgesel eksen oluşturmaya çalışıyor.

zxscdfvg
Katar ve Türkiye dışişleri bakanları pazar günü Doha'da ortak basın toplantısı düzenlediler (AFP)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazar günü Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Doha'daki görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, ABD'nin Suriye'deki Kürt gruplarla bağlarını koparmasını sağlayacak bir hamleyle Türkiye, Suriye, Irak ve Ürdün'ün DEAŞ kalıntılarıyla mücadelede iş birliği yapacağını söyledi.

Asıl meselenin YPG'nin DEAŞ mahkumlarını koruması ve onları cezaevlerinde tutması olduğunu, başka bir şey yapmadığını da sözlerine ekledi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Fidan'ın pazartesi günü Ürdünlü mevkidaşı Eymen Safadi ile başta Suriye ve Filistin'deki gelişmeler olmak üzere bölgesel konuları ele aldığı belirtildi.

SDG'den İsrail'e çağrı

KDSÖY Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed, Halep'in doğusunda Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) grupları ile SDG arasındaki çatışmaların tırmanması üzerine İsrail'den Suriye'ye müdahale etmesini istedi. Suriye'ye uygulanan yaptırımların kaldırılmasını reddettiklerini ifade eden Ahmed, ABD’ye de YPG'ye desteğini kesmemesi çağrısında bulundu.

Pazar günü İsrail'in Jerusalem Post gazetesine konuşan İlham Ahmed, “Suriye'nin güvenliği İsrail'in müdahalesine ihtiyaç duyuyor. Ortadoğu krizi, İsrail ve Yahudi halkının rolü olmadan bölge için demokratik bir çözüme ulaşılamayacağını herkesin anlamasını gerektiriyor” ifadelerini kullandı.

cdfvgthy
İlham Ahmed (X platformu)

Ahmed, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suriye’nin kuzeyi ve doğunda özyönetim var, kıyı şehirleri özel bir statüye sahip ve Dürziler de kendilerini koruyan gruplar tarafından desteklenen kendi yönetimlerini kurdu. (Yeni Suriye yönetiminin tüm grupları ordu bünyesinde birleştirme girişimine atıfta bulunarak) Eğer birisi (aniden) tüm bu tarafları tek bir rejim altında toplamaya veya birleştirmeye çalışırsa, bu bir iç savaşa yol açar. Suriye'nin çeşitli bileşenleri bunu kabul etmeyecektir.”

Geçtiğimiz ay İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile bir telefon görüşmesi gerçekleştiren İlham Ahmed, HTŞ'nin terör listesinden çıkarılması ve Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılmasının HTŞ'nin ülkeyi tamamen kontrol etmesinin ve başkalarının yönetime katılımına izin vermeden ve ideolojisinde herhangi bir değişiklik olmadan ‘tek adam yönetimi’ yaklaşımının önünü açabileceği uyarısında bulunarak, “Hepimiz HTŞ'nin geçmişini ve tarihini biliyoruz” dedi.

dc
Suriye Ulusal Savunma mensupları Münbiç'te onlarca kadın tarım işçisinin ölümüne ve yaralanmasına yol açan patlamanın meydana geldiği yerde (Suriye Sivil Savunması - X)

Donald Trump başkanlığındaki yeni ABD yönetiminin Amerikan askerlerinin Suriye'den çekilmesi kararı almamasını umduğunu ifade eden Ahmed, çekilmenin olumsuz yansımaları olabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye'nin bombardımanı ve Suriyeli gruplar ile SDG arasındaki şiddetli çatışmalar Tişrin Barajı, Karakozak Köprüsü ve Halep'in doğusundaki diğer eksenlerde devam ederken, Türkiye Suriye'nin kuzeydoğusundaki SDG mevzilerini insansız hava araçları (İHA) ve topçularla hedef alıyor.

Münbiç’te patlama

İlham Ahmed’in İsrail'in Suriye'ye müdahalesine ilişkin sözlerinin ardından Suriye Sivil Savunması, pazartesi günü Halep'in doğusundaki Münbiç kentinde bomba yüklü bir aracın infilak etmesi sonucunda 14'ü kadın, biri erkek 15 sivilin öldüğünü, 15 tarım işçisi kadının da tarlaya giderken yaralandığını açıkladı.

Sivil Savunma, patlamanın sivillerin yoğun olarak yaşadığı bir bölgede gerçekleştiğini, çok sayıda can kaybına yol açtığını ve mülkleri tahrip ettiğini söyledi.

Geçtiğimiz aralık ayında başlatılan Özgürlük Şafağı Operasyonu sırasında SMO gruplarının Münbiç'in kontrolünü ele geçirmesinden bu yana kent, SMO gruplarının konuşlandığı alanları ve kent merkezindeki hayati noktaları hedef alan bombalı araçla düzenlenen saldırılara sık sık sahne oluyor.

wefrgty
Geçtiğimiz cumartesi günü Münbiç'te Türkiye yanlısı gruplara ait bir mevzinin yakınlarında infilak eden bomba yüklü bir aracın kalıntıları (X platformu)

Dün meydana gelen patlama, Münbiç'in kontrolünün SDG'ye bağlı Münbiç Askeri Konseyi güçlerinden alınmasından bu yana meydana gelen altıncı patlama oldu. İki gün önce gruplara ait bir askeri mevzi yakınlarında bomba yüklü bir aracın infilak etmesi sonucu SMO gruplarının 9 üyesi öldü, aralarında sivillerin de bulunduğu 15 kişi yaralandı.

Halep'in doğusundaki çatışmalar

Halep'in doğusundaki son gelişmelere gelince Türk savaş uçakları, Karakozak Köprüsü yakınlarındaki Necm Kalesi'nin karşısındaki bir bölgeye 3 hava saldırısı ve Halep'in doğu kırsalındaki Ayn el-Arap'ta (Kobani) el-Ca'ada Okulu ve el-Camii çevresi ile Sarin kırsalındaki Dikan köyü bölgesine hava saldırıları düzenledi.

xcdfvgt
Türk savaş uçakları Halep'in doğusundaki Tişrin Barajı çevresini bombaladı (AFP)

Öte yandan SDG’ye ait İHA’ların Tişrin Barajı çevresindeki köylerde SMO gruplarına ait bir askeri aracı hedef alması sonucu 2 unsur öldü, 7 unsur yaralandı.

Bir diğer gelişmede MİT, terör örgütü PKK/YPG'nin sözde Ayn el-Arab (Kobani) sorumlularından Mahmut Ağca'yı Ayn el-Arap’ta nokta operasyonla etkisiz hale getirildi.

Türk güvenlik kaynakları pazartesi günü yaptıkları açıklamada, Ağca'nın 2006 yılında PKK'ya katıldıktan sonra 2015 yılından bu yana Türkiye topraklarında gerçekleştirilen ve Türk güvenlik güçleri mensuplarını hedef alan pek çok terör operasyonunun planlamasında yer aldığını belirttiler.

Diğer taraftan TSK ve onunla birlikte hareket eden SMO grupları, Rakka kırsalındaki Ayn İsa ilçesinin doğu kırsalındaki bölgeleri hedef aldı. Fırat'ın doğusundaki Barış Pınarı Harekatı bölgesinde kontrolleri altındaki bölgelerden Muşrife Ummu el-Beramil köyü çevresine 10 adet top mermisi düştü.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.