Philadelphia Koridoru… Mısır, İsrail'in çekilmeyi reddetmesi ihtimalini nasıl karşılıyor?

Kaynaklar, Netanyahu hükümetinin Hamas ‘ortadan kaldırılana’ kadar Philadelphia Koridoru’nda kalmaya niyetli olduğunu söylüyor

Gazze Şeridi'nin güneyi ile Mısır arasındaki sınırda bulunan Philadelphia Koridoru’nun genel görünümü (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyi ile Mısır arasındaki sınırda bulunan Philadelphia Koridoru’nun genel görünümü (AFP)
TT

Philadelphia Koridoru… Mısır, İsrail'in çekilmeyi reddetmesi ihtimalini nasıl karşılıyor?

Gazze Şeridi'nin güneyi ile Mısır arasındaki sınırda bulunan Philadelphia Koridoru’nun genel görünümü (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyi ile Mısır arasındaki sınırda bulunan Philadelphia Koridoru’nun genel görünümü (AFP)

İsrail'in ‘Gazze ateşkesi’ anlaşmasının bir parçası olarak Mısır'la olan Philadelphia Koridoru sınırından çekilme maddesini yerine getirmeyebileceğine dair yeni İsrail sızıntıları, özellikle de bunu yaklaşık bir yıldır defalarca reddeden Kahire'nin bu hamleyi nasıl karşılayacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor.

İsrail'in olasılığı Hamas'ın henüz ortadan kaldırılmamış olmasına dayanıyor. Ancak Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar bunu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun önleyici bir adımı olarak değerlendiriyor. Binyamin Netanyahu şu anda Beyaz Saray'daki görüşmelerde taleplerini güçlendirmek ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçilmesi halinde hükümetinin düşeceği tehdidini savuran seslere karşı bir konuşma yapmak üzere Washington'u ziyaret ediyor. Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşmenin bu konuda belirleyici olması bekleniyor.

Uzmanların tahminlerine göre Netanyahu, ateşkes anlaşmasının ve Mısır ile İsrail arasındaki barış anlaşmasının şartlarını ihlal etmeye devam ederse, Mısır da benzer şekilde Sina'daki güçlerini harekete geçirebilir. Mısır güçlerini daha fazla sayıda ve daha fazla silahla konumlandırabilir.

xcdfvgrt
Mısır-İsrail sınırı (Reuters)

Mısır Dışişleri Konseyi Genel Sekreteri ve eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali el-Hafni, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, İsrail'in anlaşmayı tam olarak uygulamakla yükümlü olduğunu ve Kahire'de anlaşmayı takip eden ve uygulanması için Washington ile lobi yapan ortak bir operasyon odası bulunduğunu söyledi. Mısır'ın özellikle İsrail tarafından sızdırılanlar karşısında itidal ve bilgelikle hareket ettiğini ve anlaşmanın tam olarak hayata geçirilmesine bağlı kalacağını vurgulayan el-Hafni, “Her türlü açıklama ciddiye alınır. Ancak bunların baskı oyununun bir parçası olduğunun ve ateşkes anlaşmasının uygulanmasını etkilemeye yönelik bir girişim olduğunun farkındayız” ifadelerini kullandı.

Medya baskısı

Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulunan Mısır Temsilciler Meclisi Savunma ve Ulusal Güvenlik Komitesi Genel Sekreteri Muhammed Abdurrahman Radi, “Bunlar İsrail medyasının baskıları… İkinci aşama ve İsrail'in anlaşmaya yönelik niyeti netleşene kadar bunun arkasına sığınmamalı ve spekülasyonlarla olayların önüne geçmemeliyiz” dedi. Radi, ‘Netanyahu'nun anlaşmayı tam olarak uygulamakla yükümlü olduğunu ve aksi yöndeki her şeye zamanı geldiğinde yanıt verileceğini’ belirtti.

Selahaddin Koridoru olarak da bilinen Philadelphia Koridoru, Sina Yarımadası ile Gazze Şeridi arasında, Akdeniz'den Filistin topraklarındaki Kerem Şalom Sınır Kapısı’na kadar uzanan 14,5 kilometre uzunluğunda bir sınır şerididir. Mısır ile İsrail arasında 1979 yılında imzalanan Camp David Anlaşması uyarınca tampon bölge olarak kabul edilen bu bölge mayıs ayında İsrail tarafından işgal edildi.

19 Ocak'ta başlayan ateşkes anlaşmasına göre, ‘42'nci günde ilk aşamadan kalan son esirin serbest bırakılmasının ardından İsrail güçleri geri çekilmeye başlayacak ve geri çekilme en geç 50'nci günde tamamlanacak.’

İsrail gazetesi Haaretz dün Netanyahu'ya Washington ziyaretinde eşlik eden bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Netanyahu'nun Trump'la yapacağı görüşmede ‘Hamas'ı ortadan kaldırmaya devam etmek için ABD'nin tam desteğini almayı’ hedeflediğini yazdı. Şarku’l Avsat’ın Haaretz’den aktardığı haberde, İsrail'in ‘bu hedefe ulaşmadan ikinci aşamada Gazze Şeridi'nden ve Philadelphia Koridoru’ndan tamamen çekilmeyi taahhüt edemeyeceği’ kaydedildi.

Mısır'ın çabaları

Trump'ın Ortadoğu temsilcisi ve anlaşmanın ilk aşamasının mimarlarından Steve Witkoff ile bir telefon görüşmesi yapan Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, ‘ateşkesin uygulanmasındaki son gelişmeleri ve üç aşamasının tam olarak uygulanmasına yönelik çalışmaları’ ele aldı. Mısır tarafından dün yapılan basın açıklamasına göre Abdulati, ‘anlaşmanın sürdürülmesi ve istikrara kavuşturulması ihtiyacını’ ve ‘anlaşmanın uygulanmasının sağlanmasında ABD'nin önemli rolünü’ vurguladı.

‘Barışı’ ihlal etmek

Strateji uzmanı ve Nasır Askeri Akademisi Ulusal Savunma Koleji eski müdürü Tümgeneral Muhammed el-Gabari, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, İsrail'in Philadelphia Koridoru’ndaki varlığını sürdürmesinin barış anlaşmasının ihlali anlamına geldiğini söyledi. El-Gabari, Netanyahu'nun, Hamas'ın esirlerin teslimi sırasındaki güç gösterisine boyun eğmiş görünmemek ve kendisini hükümetinin çöküşüyle tehdit edenleri kontrol altına almak için talepleri tırmandırmayı tercih ettiğine dikkat çekti.

Askeri uzman Semir Farac'a göre Netanyahu ile Trump arasındaki görüşme Philadelphia Koridoru’nda kalma konusunda belirleyici olacak. Farac, sızıntıların İsrail'in iç mesaj verme çabalarının bir parçası olduğunu ve diğerlerinin de müzakere alanı kazanmaya çalıştığını, özellikle de Hamas'ın esirleri teslim ettiği sahnelerin Netanyahu'nun Hamas'ı ortadan kaldırdığı iddiasını yalanlayan büyük bir gösteri olduğunu ve hükümetini düşürmekle tehdit eden muhalifleri karşısındaki zayıflığını arttırdığını belirtti.

Kahire, İsrail'in yeni sızıntıları hakkında resmi bir yorumda bulunmadı. Ancak İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes önlemlerinin uygulanmasını izlemek üzere Kahire'de bulunan ortak operasyon odasından bir kaynak daha önce Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, ocak ayı sonlarında yapılan Mısır-İsrail toplantısında Philadelphia Koridoru’yla ilgili bir ‘anlaşmazlığa’ tanık olunduğunu belirterek, “Farklılıklar teknik ve lojistiktir, muhakkak çözülecektir. İsrail koridordan kısmi çekilmeyi önerdi, ancak Mısır bu fikri kabul etmedi; tam bir çekilme ve savaştan önceki duruma geri dönülmesi konusunda ısrar etti” dedi.

İsrail medyasına göre Philadelphia Koridoru anlaşmazlığına Mısır'ın verdiği ‘en güçlü yanıt’, eylül ayında Mısır Genelkurmay Başkanı Korgeneral Ahmed Halife'nin Gazze Şeridi sınırına yaptığı sürpriz ziyaret ve Mısır tanklarının Refah Sınır Kapısı yakınlarına konuşlandırılması oldu.

El-Gabari, Mısır'ın kararlı ve sorumlu bir tutum sergilediğini ve İsrail koridordan çekilene kadar geri adım atmayacağını belirtirken, Philadelphia Koridoru üzerinden bir Mısır-İsrail gerginliği yaşanmasını ihtimal dışı bıraktı. İsrail'in Philadelphia Koridoru’ndan çekilmeyi taahhüt etmemesi durumunda Kahire'nin Sina'ya daha fazla asker getirme ve karşılık verme hakkına sahip olacağını ifade eden el-Gabari, “Netanyahu sadece iç nedenlerden dolayı ayak sürüyor… Çekilme er ya da geç gerçekleşecek” ifadelerini kullandı.



Beklenen saldırı dalgası İran savaşını sona erdirebilir mi?

Ortadoğu üzerinde gündüz devriye uçuşu yapan ABD’ye ait iki A-10 tipi savaş uçağı. (CENTCOM)
Ortadoğu üzerinde gündüz devriye uçuşu yapan ABD’ye ait iki A-10 tipi savaş uçağı. (CENTCOM)
TT

Beklenen saldırı dalgası İran savaşını sona erdirebilir mi?

Ortadoğu üzerinde gündüz devriye uçuşu yapan ABD’ye ait iki A-10 tipi savaş uçağı. (CENTCOM)
Ortadoğu üzerinde gündüz devriye uçuşu yapan ABD’ye ait iki A-10 tipi savaş uçağı. (CENTCOM)

ABD’nin İran’a yönelik geniş çaplı saldırıları yeniden başlatmaya hazırlandığı görülüyor. Ancak uzmanlara göre taraflardan herhangi birinin yıkıcı savaşı askerî yollarla kesin bir sonuca ulaştırması pek olası değil.

ABD ve İran güçleri, ticari gemilere yönelik saldırıların öne çıktığı bir çatışma düzenine yerleşmiş durumda. ABD, İran limanlarına abluka uygulamaya çalışırken, İran İslam Cumhuriyeti ise stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü pekiştirmeyi hedefliyor.

İki ülke de eylül ayının başından bu yana kara hedeflerine yönelik büyük çaplı saldırılar düzenlemedi. Ancak bu durum yakında değişebilir.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Brookings Enstitüsü Dış Politika Programı Direktörü Susan Maloney ajansa yaptığı açıklamada, “Şu anda ara seçimlerin hemen ardından saldırıların düzenlenebileceğini düşünüyorum” dedi. Maloney, 3 Kasım’da yapılacak ABD ara seçimlerine işaret etti.

ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat sabahı Mar-a-Lago’da, CIA Direktörü John Ratcliffe, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles ile birlikte İran’a yönelik “Destansı Öfke” operasyonunun başlangıcını takip ediyor. (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat sabahı Mar-a-Lago’da, CIA Direktörü John Ratcliffe, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles ile birlikte İran’a yönelik “Destansı Öfke” operasyonunun başlangıcını takip ediyor. (AP)

Maloney, Ortadoğu’ya ek ABD askerî birlikleri ve teçhizatının sevk edilmesi, bölgedeki Amerikalılara yönelik uyarılar ve İsrail ordusunda alarm seviyesinin yükseltilmesi gibi olası saldırılara işaret eden gelişmelere dikkat çekti.

Maloney, Trump’ın “ara seçimlerden önce saldırı düzenlemeyeceğini açıkça ilan ettiğini” belirterek, böyle bir adımın seçim sandığında kendisine avantaj sağlamayacağını ifade etti.

ABD’nin İran’a karşı İsrail’le birlikte yürüttüğü savaş, özellikle akaryakıt fiyatlarını ciddi ölçüde artırması nedeniyle ABD kamuoyunda büyük ölçüde destek görmüyor. Savaşın, kritik öneme sahip ara seçimlerde Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’ye yük getirmesi bekleniyor.

Maloney, mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını belirterek, ABD ablukasının “İranlılara daha fazla zarar verdiğini”, ancak Washington’ıun da çok sayıda deniz unsurunu ablukayı sürdürmekle meşgul ettiğini belirtti.

Trump cuma günü yaptığı açıklamada, Tahran’la bir anlaşmaya varılamaması hâlinde, şubat ayının sonlarında başlatılan İran’a yönelik ABD operasyonuna atıfla, “Destansı Öfke kapsamında küçük çaplı bir operasyon daha düzenleyebiliriz” dedi. Trump, bunun ne zaman gerçekleşebileceğine ilişkin bir tarih vermedi.

Öngörmek imkânsız

Ortadoğu Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Jason Campbell, yeni saldırıların yakın olabileceğine ya da ABD’nin, İran veya Yemen’deki müttefiki Husiler tarafından düzenlenebilecek saldırıları beklediğine ilişkin “kesinlikle güncel işaretler bulunduğunu” söyledi.

Campbell, USS Theodore Roosevelt uçak gemisinin Ortadoğu’ya konuşlandırılmasının planlandığını belirtti. Bu adımın, bölgedeki uçak gemisi taarruz gruplarının sayısını geçici olarak üçe çıkarabileceğini kaydetti. Ayrıca yeni bir ABD Deniz Piyadeleri seferî birliğinin bölgeye gönderilmesi kararına dikkat çekti.

Campbell, İsrail savaş uçaklarının yakın zamanda İran’a yönelik önceki saldırıları andıran bir “güç gösterisi” gerçekleştirdiğini de belirtti. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu ile görüştüğünü hatırlattı.

Ancak Campbell, “Burada zamanlamayı öngörmek imkânsız” dedi. Söz konusu adımların, yalnızca İran’ı müzakere masasına geri dönmeye zorlamak amacıyla atılıyor olması hâlinde, bunların kapsamının oldukça geniş olduğuna dikkat çekti.

Campbell’a göre Trump’ın seçenekleri, çatışmanın başlangıcına kıyasla daralmış durumda. Bölgedeki ABD üslerinin uğradığı hasar, olası bir kara harekâtını daha da zorlaştırıyor.

Tahran sokaklarından birinde sergilenen İran füzeleri. (Reuters)
Tahran sokaklarından birinde sergilenen İran füzeleri. (Reuters)

Campbell, “Bu aşamada, böyle bir operasyonun gerektireceği binlerce, hatta bazı senaryolarda on binlerce askerin güvenli biçimde toplanabileceği bir yer yok” değerlendirmesinde bulundu.

Maloney ise İran’daki geleneksel askerî hedeflerin büyük bölümünün önceki saldırılarda ciddi ölçüde zayıflatıldığını söyledi. Bu nedenle yeni bir saldırı dalgasının, sivil altyapıya ve İran halkını doğrudan etkileyen hedeflere yönelik daha fazla saldırıyı içerebileceğini belirtti.

Ancak Maloney’ye göre bu tür saldırıların veya başka herhangi bir askerî müdahalenin savaşı kesin bir sonuca ulaştırması beklenmiyor.

Maloney, “En başından beri bu, taraflardan herhangi birinin gerilimi daha da artırmasıyla sona erdirilemeyecek bir savaştı” dedi.

Campbell da bu görüşe katılarak, “Savaşın ilk 50 günündekilere benzer yeni İran saldırılarının, İran yönetimi açısından stratejik dengeyi nasıl değiştirebileceğini göremiyorum” ifadelerini kullandı.

Campbell, İran’ın büyük çaplı fiziksel hasara katlanmaya istekli olduğunu gösterdiğini belirterek, “Hedeflerin önemli bir bölümünü karma kullanımlı temel altyapıyı, hatta doğrudan sivil altyapıyı kapsayacak şekilde değiştirmek bile bu durumu kayda değer ölçüde değiştirmeyecektir” değerlendirmesinde bulundu.


Musk, Ukrayna ordusunu Starlink kullanım koşullarını ihlal etmekle suçladı

Elon Musk’un silüeti, Starlink logosunun yanında görülüyor. (Reuters)
Elon Musk’un silüeti, Starlink logosunun yanında görülüyor. (Reuters)
TT

Musk, Ukrayna ordusunu Starlink kullanım koşullarını ihlal etmekle suçladı

Elon Musk’un silüeti, Starlink logosunun yanında görülüyor. (Reuters)
Elon Musk’un silüeti, Starlink logosunun yanında görülüyor. (Reuters)

ABD’li milyarder Elon Musk dün yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunu Starlink uydu internet hizmetini saldırı amaçlı insansız hava aracı (İHA) operasyonlarında kullanarak sivilleri öldürmekle suçladı. Musk, bu kullanımın hizmet şartlarını ihlal ettiğini öne sürdü.

Musk, sahibi olduğu X platformunda yaptığı paylaşımda, “Ukrayna ordusu Starlink hizmetinin kullanım şartlarını ihlal ederek insanları öldürmek amacıyla saldırı amaçlı İHA operasyonları düzenledi. Bu açık geçen hafta kapatıldı” ifadelerini kullandı.

Musk, iddialarını destekleyecek herhangi bir kanıt veya somut örnek sunmadı.

Musk’ın sahibi olduğu SpaceX tarafından işletilen Starlink, kendi açıklamasına göre askerî saldırı operasyonları için değil, sivil ve savunma amaçlı kullanım için tasarlanmış ticari bir hizmet. Musk, şirketin askerî amaçlara yönelik diğer hizmeti Starshield’ın ise ABD hükümetinin kontrolünde olduğunu belirtti.

Ukrayna ordusu, Rusya’nın işgaline karşı hava savunmasında Starlink’ten yararlanıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre  uydu internet hizmeti, İHA operasyonlarının yanı sıra lojistik faaliyetler ve askerî iletişim açısından da önemli bir rol oynuyor.

Ukrayna, son günlerde ABD merkezli uydu internet hizmetine erişimin yavaşlatıldığından şikâyet etmişti. Ancak yaşanan aksaklıktan kimin sorumlu olduğu netlik kazanmamıştı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, dün yaptığı açıklamada Starlink ve Starshield iletişim hizmetlerinin yeniden çalışır duruma getirildiğini söyledi.

Zelenskiy, “Starlink ve Starshield hizmetleri, tüm kısıtlamalar uygulanmadan önceki hızlarına yeniden kavuştu. Şu anda hızlar olması gereken seviyede” dedi.


Pezeşkiyan, Putin ile görüşmek üzere gelecek hafta Moskova’yı ziyaret edecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 19 Ekim 2026 Pazartesi günü Tahran’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’u kabul etti. (AP)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 19 Ekim 2026 Pazartesi günü Tahran’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’u kabul etti. (AP)
TT

Pezeşkiyan, Putin ile görüşmek üzere gelecek hafta Moskova’yı ziyaret edecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 19 Ekim 2026 Pazartesi günü Tahran’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’u kabul etti. (AP)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 19 Ekim 2026 Pazartesi günü Tahran’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’u kabul etti. (AP)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın gelecek hafta Rusya’nın başkenti Moskova’ya giderek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşeceğini açıkladı. Ziyaretin, iki ülke arasında ikili iş birliği ve bölgesel gelişmelere ilişkin istişarelerin sürdürülmesi kapsamında gerçekleştirileceği belirtildi.

Arakçi, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un yakın zamanda Tahran’a gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin mesajında, görüşmelerde siyasi ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi, ortak anlaşmaların uygulanması ve İran ile Rusya arasındaki kapsamlı stratejik ortaklığın güçlendirilmesinin ele alındığını ifade etti.

Şarku’l Avsat'ın Mehr Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Arakçi, “Bu ziyarette ortak çıkarlarımızı korumak, bölgesel barış ve istikrarı güçlendirmek amacıyla istişarelerin sürdürülmesinin önemini vurguladık. Diyalog ve istişareler, gelecek hafta iki ülkenin cumhurbaşkanlarının Moskova’da bir araya gelmesiyle devam edecek” ifadelerini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan. (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan. (AFP)

Lavrov’un Tahran ziyareti

Lavrov, 28 Şubat’ta savaşın başlamasından bu yana İran’a ilk ziyaretini geçen pazartesi günü gerçekleştirdi. Tahran’da Pezeşkiyan ve Arakçi ile bir araya gelen Lavrov, Arakçi ile düzenlediği ortak basın toplantısında Pezeşkiyan’ın “önümüzdeki günlerde” Moskova’yı ziyaret edebileceğini söylemiş, ancak kesin tarih vermemişti.

Lavrov, Tahran’dan yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nda savaş öncesindeki duruma dönülmesi çağrısında bulundu. Bu kapsamda “seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması ve saldırıların tekrarlanmayacağına dair güvenceler verilmesi” gerektiğini belirten Rus Bakan, krize çözüm bulmak için çalışmaya hazır olduklarını ifade etti.

Rusya’nın “zor koşullara” rağmen İran ile ekonomik ve yatırım anlaşmalarını uygulamaktan vazgeçme niyetinde olmadığını söyleyen Lavrov, Rus uzmanların Buşehr Nükleer Santrali’ne kademeli olarak geri döndüğünü belirtti. Lavrov ayrıca iki ülke arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 21 arttığını kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 19 Ekim Pazartesi günü Tahran’da Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile görüştü. (EPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 19 Ekim Pazartesi günü Tahran’da Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile görüştü. (EPA)

Arakçi ise söz konusu görüşmeler sırasında bölgedeki “güvensizlikten” ABD’yi sorumlu tuttu. “Ekonomik abluka, bölgemizdeki güvensizliğin başlıca nedenidir” diyen Arakçi, Rusya ile ilişkilerini “stratejik” olarak nitelendirdi. Kapsamlı stratejik ortaklık anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından bu ilişkilerin “yeni boyutlar kazandığını” belirtti.

Pezeşkiyan ile Putin son olarak Türkmenistan’da bir araya gelmişti. Putin, ekim ayının başında yaptığı görüşmede Moskova’nın arabuluculuk çabalarına katkıda bulunmaya hazır olduğunu Pezeşkiyan’a bildirmişti.

Lavrov, Tahran ziyaretinden bir gün önce yaptığı açıklamada ise Tahran ile Washington arasındaki görüşmelerin çıkmaza girdiği bir dönemde Rusya’nın çabalarının “geniş çaplı bir savaşın yeniden başlamasını önlemeyi” amaçladığını söyledi.