Netanyahu Trump'a “altın kaplama çağrı cihazı” hediye etti... ve Başkan “Harika bir operasyondu”

Amerikalı lider İsrail'deki "derin devleti" eleştirdi

Netanyahu Trump'a “altın kaplama çağrı cihazı” hediye etti... ve Başkan “Harika bir operasyondu”
TT

Netanyahu Trump'a “altın kaplama çağrı cihazı” hediye etti... ve Başkan “Harika bir operasyondu”

Netanyahu Trump'a “altın kaplama çağrı cihazı” hediye etti... ve Başkan “Harika bir operasyondu”

İsrailli siyasi kaynaklar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Washington'da gerçekleşen ve yaklaşık 5 saat süren görüşmenin atmosferine ilişkin heyecan verici ayrıntılar verdi.

İsrail hükümet kaynaklarının verdiği bilgiye göre karşılama töreninin ardından Netanyahu ve Trump Beyaz Saray'daki Roosevelt Odası'na geçerek konuk defterini imzaladı. Netanyahu ardından Amerikan Başkanı'na “altın kaplama bir çağrı cihazı ve normal bir çağrı cihazı” içeren bir hediye sundu. Trump cevap verdi: “Harika bir operasyondu.”

İsrail geçtiğimiz eylül ayında Lübnan Hizbullah'ına eşi benzeri görülmemiş bir saldırı düzenlemiş, savaşçıları tarafından kullanılan çok sayıda çağrı cihazını havaya uçurarak 2 binden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuştu.

İsrail'den alınan bilgiye göre iki taraf, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz ve Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un da aralarında bulunduğu ABD'li yetkililerin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirirken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio görüşmeye, şifreli bir telefon hattı aracılığıyla katıldı.

İsrail tarafında ise toplantıya Bakan Ron Dermer, Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Tzachi Hanegbi, İsrail'in Washington Büyükelçisi Yehiel Lighter, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Tzachi Braverman ve Başbakanlık Askeri Sekreteri Tümgeneral Roman Goffman katıldı.

Baş başa kapalı toplantı

Yetkililerin de hazır bulunduğu görüşmenin ardından Netanyahu ve Trump baş başa bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmede ABD Başkanı, Başbakan'ın eşi Sara Netanyahu ve oğlu Yair'e sıcak selamlarını ileterek, Mar-a-Lago'da (Trump'ın tatil köyü) yedikleri akşam yemeğindeki izlenimlerine atıfta bulundu ve “Sara Netanyahu'nun tutukluların ve kayıp kişilerin kurtarılması için çalışılması gerektiği yönündeki tutumundan etkilendiğini” vurguladı.

Bire bir görüşmenin ardından taraflar Beyaz Saray'da yaklaşık iki saat süren bir kutlama yemeğinde bir arada bulunmaya devam etti.

Şarku’l Avsat’ın İsrail'de yapılan değerlendirmelerden elde ettiği bilgiye göre bu ziyaret “bir İsrail başbakanı ile bir ABD başkanı arasında şimdiye kadar gerçekleşen en dostane ziyaretti” ve “Netanyahu ile Trump arasındaki ilişkiler hiç bu kadar yakın ya da iyi olmamıştı”.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile 2020'de Beyaz Saray'da (Reuters)ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile 2020'de Beyaz Saray'da (Reuters)

İsrail kaynakları, Netanyahu İsrail'deki muhaliflerine açık bir mesajla şunları söyledi: "İki taraf arasında çatlaklar görmeyi uman herhangi bir taraf, büyük bir hayal kırıklığına uğramıştır; çünkü bu, kelimenin tam anlamıyla tarihi bir ziyarettir ve İsrail'in geleceği açısından büyük sonuçlar doğuracaktır."

İsrail hükümet kaynakları, "Trump Beyaz Saray'dayken sağcı bir hükümeti devirmenin sorumsuz bir davranış olduğu ve sağcı kampa ağır bir darbe anlamına geldiğini” belirtti ve şöyle dedi: "Tarihi değişikliklerin gerçekleştirilebileceği hâlâ yaklaşık iki yıl var ve bu fırsat kaçırılmamalıdır."

Derin Devlet

Görüşmeler sırasında ABD Başkanı İsrail'deki “derin devlet” konusuna değinerek “Ortadoğu'yu yeniden şekillendiren bir savaşı yürütürken, Başbakan'ın haftada üç kez mahkemeye çıkmasını mantıksız” olarak değerlendirdi.

ABD Başkanı Netanyahu'ya imzasıyla ikisinin birlikte bir fotoğrafını ve kişisel bir ithafı içeren hediye takdim etti: “Bibi'ye, büyük bir lidere.”

Netanyahu ABD Başkanı'na savaş sırasında İsrail'e verilmeyen silah sevkiyatı üzerindeki kısıtlamaları kaldırmasının yanı sıra, İsrail'e ve Başbakan'ın şahsına verdiği “mutlak destek” için teşekkür etti.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
TT

Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)

Pakistan, bu sabah erken saatlerde, Afganistan'ın desteklediği silahlı grupların üstlendiği son intihar saldırılarına misilleme olarak Pakistan-Afganistan sınır bölgesindeki yedi noktaya hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan'ın ‘istihbarat bilgilerine dayanarak yedi terörist kampına ve sığınağına askeri operasyonlar düzenlediği’ belirtildi. Açıklamaya göre Ramazan'ın başlamasından bu yana üç intihar saldırısı düzenlendi.

Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, Pakistan'ın DEAŞ terör örgütünün bir kolunun hedef alındığını söyledi.

Tatar, açıklamada saldırıların yeri veya daha fazla ayrıntı belirtmedi.

Ancak Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mucahid bugün X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Pakistan tarafından Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika illerinde sivillerin bombaladığını, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere onlarca kişinin öldüğünü ve yaralandığını’ söyledi.

Bakanlık, operasyonların iki hafta önce İslamabad'daki bir Şii camisini hedef alan intihar bombalı saldırı ve son zamanlarda Pakistan'ın kuzeybatısında meydana gelen diğer intihar bombalı saldırılara misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

Pakistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İslamabad'ın defalarca kez talepte bulunmasına rağmen, Kabil'deki Taliban yetkililerinin Afganistan topraklarını Pakistan'da saldırılar düzenlemek için kullanan silahlı gruplara karşı harekete geçmediği belirtildi.

Enformasyon Bakanlığından yapılan açıklamada, “Pakistan her zaman bölgede barış ve istikrarı korumak için çaba göstermiştir, ancak aynı zamanda vatandaşlarımızın güvenliği ve emniyeti de bizim en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor” denildi.

İslamabad ayrıca uluslararası topluma, Kabil'i geçtiğimiz yıl Doha’da varılan anlaşma kapsamında diğer ülkelere karşı düşmanca eylemleri desteklememe yükümlülüğünü yerine getirmesi için baskı yapmaya çağırdı.

Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik, Taliban'ın 2021 yılında Kabil'in kontrolünü yeniden ele geçirmesinden bu yana tırmanıyor.

Son aylarda kanlı sınır çatışmalarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler keskin bir şekilde kötüleşti.

Ekim ayında patlak veren ve Katar ile Türkiye'nin arabuluculuğunda ateşkesle sona eren çatışmalarda 70'den fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Ancak, Doha ve İstanbul'da birkaç tur görüşme yapıldıysa da kalıcı bir anlaşma sağlanamadı.


Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
TT

Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı dün, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin Rus petrolünün akışına yeniden başlanmaması halinde Ukrayna'ya elektrik tedarikini kesme tehdidinde bulunmalarını "uyarı ve şantaj" olarak nitelendirerek kınadı.

Rus petrol sevkiyatları, Kiev'in 27 Ocak'ta Batı Ukrayna'da boru hattındaki ekipmanı bombalayan bir Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısını gerçekleştirdiğini açıklamasından bu yana Macaristan ve Slovakya'ya durdurulmuş durumda. Slovakya ve Macaristan, uzun süredir devam eden tedarik kesintilerinden Ukrayna'nın sorumlu olduğunu savunuyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün yaptığı açıklamada, Kiev'in Rus petrolünün Ukrayna toprakları üzerinden Slovakya'ya transit geçişine yeniden başlamaması halinde, iki gün içinde Ukrayna'ya acil durum elektrik tedarikini keseceğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Macaristan Başbakanı da birkaç gün önce benzer bir tehditte bulunmuştu.

Bu konu, Ukrayna ile komşuları Macaristan ve Slovakya arasında bugüne kadarki en ciddi anlaşmazlık noktalarından biri haline geldi. Bu ülkelerin liderleri, Moskova ile bağlarını güçlendirerek büyük ölçüde Ukrayna yanlısı Avrupa konsensüsünden ayrıldılar.

Macaristan ve Slovakya, Avrupa Birliği ve NATO üyesidir ve bloktaki diğer iki ülke olarak Ukrayna üzerinden Druzhba boru hattıyla taşınan Rus petrolüne hâlâ büyük ölçüde bağımlıdırlar.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Ukrayna, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin iki ülke arasındaki enerji tedarikine ilişkin uyarılarını ve şantajlarını reddediyor ve kınıyor. Bu uyarılar kesinlikle Kiev'e değil, Kremlin'e yöneltilmelidir” ifadelerini kullandı.